AE_AH/ TÜRKÇE SÖZLÜK - -
Ana sayfa

KELİME İNDEKSİ

AA_AD <-- AE_AH --> AI_AL



aerobik
aerobik solunum
aerodinamik
aeroloji
aerolojik
af
af buyurun!
af çıkarmak
af dilemek
afacan
afacanlaşma
afacanlaşmak
afacanlık
afak
afakan
afaki
afakilik
AFAL
afal afal
afal afal bakmak
afallama
afallamak
afallaşma
afallaşmak
afallaştırma
afallaştırmak
afallatma
afallatmak
afat
afazi
aferin
aferin almak
AFERİST
afet
afet istasyonu
afetzede
affa uğramak
affedebilme
affedebilmek
affedersin (veya affedersiniz)
affedilebilme
affedilebilmek
affediliş
affedilme
affedilmek
affediş
AFFETME
affetmek
affetmişsin
affettirebilme
affettirebilmek
affettiriş
affettirme
affettirmek
affettuoso
affeyleme
affeylemek
affını dilemek (veya istemek)
affınıza sığınarak
affolunabilme
affolunabilmek
affolunma
affolunmak
Afgan
Afganlı
afi
afi kesmek (veya satmak veya yapmak)
afif
AFİFE
afili
AFİS
afiş
afiş yutmak
afişçi
afişçilik
afişe
afişe etmek
afişe olmak
afişte kalmak
afiyet
afiyet (veya afiyet şeker) olsun
afiyet bulmak
afiyet üzere olmak
afiyetle
afoni
aforizm
aforizma
aforoz
aforoz etmek
aforozlama
aforozlamak
aforozlanma
aforozlanmak
aforozlu
afra tafra
afra tafra yapmak
afralı tafralı
Afrika
afrika çekirgesi
afrika domuzu
afrika menekşesi
Afrikalı
afrikalılık
afrodizyak
afsun
afsuncu
afsunculuk
afsunlama
afsunlamak
afsunlanma
afsunlanmak
afsunlu
Afşar
AFT
aftos
afur tafur
afura tafura gelmemek
afyon
afyon çekmek
afyon kaymağı
afyon ruhu
afyon sakızı
afyon yutmak
Afyonkarahisar
afyonkarahisarlı
afyonkarahisarlılık
afyonkeş
afyonkeşlik
Afyonlama
afyonlamak
afyonlanma
afyonlanmak
afyonlu
afyonu başına vurmak
afyonu patlamak
afyonunu patlatmak
Ag
agah
agah olmak
AGAMİ
aganta
Agaragar
agel
agitato
aglütinasyon
aglütinin
agnosi
agnostik
agnostisizm
agnozi
agop
agora
agorafobi
agraf
agrafi
agrandisman
agrandisör
AGREGA
agreman
AGRESİF
agresiflik
agronomi
agu
agucuk
AGULAMA
agulamak
AGUŞ

ağ atmak (veya bırakmak)
ağ çekmek
ağ iğnesi
ağ ipliği
ağ kayığı
ağ kepçe
ağ kurdu
ağ kurşunu
ağ mantarlar
ağ tabaka
ağ tonoz
ağ torba
ağ yatak
ağa
ağa borç eder, uşak harç
ağa kapısı
ağa yamağı
ağababa
ağabey
ağabeylik
ağabeylik etmek (veya yapmak)
ağaca balta vurmuşlar `sapı bedenimden` demiş
ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur
ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz
ağaca dayanma kurur, adama (veya insana) dayanma ölür
ağacı kurt, insanı dert yer
ağacımsı
ağacın kurdu içinde olur
ağaç
ağaç arısı
ağaç balı
ağaç bilimci
ağaç bilimi
ağaç bilimsel
ağaç biti
ağaç çileği
ağaç ebegümeci
ağaç kaplama
ağaç kavunu
ağaç kökünden yıkılır
ağaç kurbağası
ağaç kurdu
ağaç mantarı
ağaç meyvesi olunca başını aşağı salar
ağaç minesi
ağaç mobilya
ağaç ne kadar uzasa göğe ermez
ağaç nemi
ağaç olmak
ağaç oyma
ağaç parkı
ağaç sakızı
ağaç sansarı
ağaç serçesi
ağaç yaşken eğilir
ağaç yılanı
ağaççık
ağaççılık
ağaçdelen
ağaçkakan
ağaçkesen
ağaçküpesi
ağaçlama
ağaçlamak
ağaçlandırabilme
ağaçlandırabilmek
ağaçlandırılış
ağaçlandırılma
ağaçlandırılmak
ağaçlandırış
ağaçlandırma
ağaçlandırmak
ağaçlanma
ağaçlanmak
ağaçlaşma
ağaçlaşmak
ağaçlı
ağaçlık
ağaçlıklı
ağaçsı
ağaçsıl
ağaçsız
ağaçsızlık
ağaçtan maşa olmaz
ağalanma
ağalanmak
ağalık
ağanın alnı terlemezse ırgadın burnu kanamaz
ağanın eli tutulmaz
ağanın gözü ata tımardır
ağanın gözü öküzü semiz eder
ağanın gözü, yiğidin sözü
ağanın malı çıkar, uşağın canı
ağarabilme
ağarabilmek
ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez
ağarık
ağarıverme
ağarıvermek
ağarma
ağarmak
ağartabilme
ağartabilmek
ağartı
ağartıcı
ağartıcılık
ağartılış
ağartılma
ağartılmak
ağartma
ağartmak
ağbenek
ağbeneklilik
ağcı
AĞCIK
ağcılık
ağda
ağda yapmak
ağdacı
ağdacılık
ağdalanış
ağdalanma
ağdalanmak
ağdalaşabilme
ağdalaşabilmek
ağdalaşıverme
ağdalaşıvermek
ağdalaşma
ağdalaşmak
ağdalaştırılma
ağdalaştırılmak
ağdalaştırma
ağdalaştırmak
ağdalı
ağdalık
ağdalılık
ağdırma
ağdırmak
ağı
ağı ağacı
ağı çiçeği
ağı gibi
ağı otu
ağıl
ağılama
ağılamak
ağılandırma
ağılandırmak
ağılanma
ağılanmak
ağılaşma
ağılaşmak
ağılda oğlak doğsa ovada otu biter
ağılı
ağılı böcek
ağıllanma
ağıllanmak
ağım
ağımlı
ağın
ağına düşürmek
AĞINMA
ağınmak
ağır
ağır ağır
ağır aksak
ağır araç
ağır basar, yeğni kalkar
ağır basmak
ağır ceza
ağır çekim
ağır çekmek
ağır durmak
ağır ezgi
ağır gelmek
ağır git ki yol alasın
ağır hapis cezası
ağır hasta
ağır hastalık
ağır hava
ağır hidrojen
ağır iş
ağır işitmek (veya duymak)
ağır kaçmak
ağır kayba uğramak
ağır kayıp
ağır kazan geç kaynar
ağır kusur
ağır küre
ağır makineli
ağır ol!
ağır ol, batman gel
ağır otur ki bey (veya molla) desinler
ağır oturmak
ağır para cezası
ağır sanayi
ağır sıklet
ağır söylemek
ağır söz
ağır su
ağır taş yerinden oynamaz
ağır uyku
ağır vasıta
ağır vasıta ehliyeti
ağır yağ
ağır yara
ağır yara almak
ağır yongayı yel kaldırmaz
ağırayak
ağırbaşlı
ağırbaşlılık
AĞIRCA
ağırcanlı
ağırcanlılık
ağırdan almak
ağırelli
ağırellilik
ağırına gitmek
ağırkanlı
ağırkanlılık
ağırlama
ağırlamak
ağırlanabilme
ağırlanabilmek
ağırlanış
ağırlanma
ağırlanmak
ağırlaşabilme
ağırlaşabilmek
ağırlaşma
ağırlaşmak
ağırlaştırabilme
ağırlaştırabilmek
ağırlaştırıcı
ağırlaştırıcı neden
ağırlaştırıcı sebep
ağırlaştırılabilme
ağırlaştırılabilmek
ağırlaştırılma
ağırlaştırılmak
ağırlaştırma
ağırlaştırmak
ağırlatabilme
ağırlatabilmek
ağırlatma
ağırlatmak
ağırlayabilme
ağırlayabilmek
ağırlayış
ağırlığı olmak
ağırlığınca altın etmek (veya değmek)
ağırlığını (ortaya) koymak
ağırlık
ağırlık basmak (veya çökmek)
ağırlık merkezi
ağırlık olmak
ağırlık yitimi
ağırlıklı
ağırlıksız
ağırsama
ağırsamak
ağırşak
ağırşaklanma
ağırşaklanmak
ağırtop
ağış
ağıt
ağıt yakmak (veya düzmek veya tutturmak)
ağıtçı
ağıtçılık
ağıtlama
ağıtsal
ağız
ağız (veya ağzını) açmak
ağız açtırmamak
ağız ağıza
ağız ağıza vermek (veya konuşmak)
ağız alışkanlığı
ağız aramak (veya yoklamak)
ağız bağı
ağız bağı yapmak
ağız birliği
ağız birliği etmek
ağız burun birbirine karışmak
ağız dalaşı
ağız değişikliği
ağız değiştirmek
ağız dil vermemek
ağız dolusu
ağız kalabalığı
ağız kalabalığına getirmek
ağız kavafı
ağız kavgası
ağız kokusu
ağız kullanmak
ağız kuşağı
ağız nişanı
ağız satmak
ağız şakası
ağız tadı
ağız tamburası çalmak
ağız tatsızlığı
ağız tüfeği
ağız tütünü
ağız ünlüsü
ağız ünsüzü
ağız yapmak
ağız yaymak
ağız yer, yüz utanır
Ağızcıl
ağızda dağılmak
ağızda sakız gibi çiğnemek
ağızdan
ağızdan ağıza
ağızdan ağıza dolaşmak (veya geçmek)
ağızdan burun yakın, kardeşten karın yakın
ağızdan dolma
Ağızlama
ağızlamak
ağızlaşma
ağızlaşmak
ağızlı
ağızlık
ağızlıkçı
ağızlıkçılık
ağızotu
ağızsıl
ağızsıl ünlü
ağızsız
ağlak
ağlama
ağlama duvarı
ağlama duvarına dönmek
ağlama ölü için, ağla deli için
ağlamak
ağlamak para etmez
ağlamakla yar ele girmez
ağlamaklı
ağlamaklı olmak
ağlamalı
ağlamalı olmak
Ağlamayan çocuğa meme vermezler
ağlamsı
ağlanma
ağlanmak
AĞLANTI
ağlar gözden, sahte sözden kendini sakın
ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar
AĞLAŞMA
ağlaşmak
ağlatabilme
ağlatabilmek
ağlatan gülmez
ağlatı
ağlatıcı
AĞLATIŞ
AĞLATMA
ağlatmak
ağlayabilme
ağlayabilmek
ağlayanın malı gülene hayretmez
ağlayıcı
ağlayıcılık
ağlayıp da gözden mi olayım?
ağlayıp sızlamak
ağlayış
ağlayıverme
ağlayıvermek
ağlı
ağma
ağmak
ağnam
ağnama
ağnamak
ağnamcı
AĞRAZ
ağrı
ağrı kesici
ağrı kesimi
ağrı sızı
ağrı yitimi
ağrılarda göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı
ağrılı
ağrılılık
ağrıma
ağrıma asalakları
ağrımak
ağrısı tutmak
ağrısız
ağrısız baş mezarda olur
ağrısız başına kaşbastı bağlamak
ağrısızlık
ağrıtabilme
ağrıtabilmek
AĞRITMA
ağrıtmak
ağrıyabilme
ağrıyabilmek
ağrıyış
ağsı
ağustos
ağustos böceği
ağustos böcekleri
ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar
ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar
ağustosun yarısı yaz, yarısı kıştır
ağyar
ağza (veya ağızlara) düşmek
ağza alınmaz (veya alınmayacak)
ağza almamak
ağza tat, boğaza feryat
ağzı açık
ağzı açık (veya bir karış açık) kalmak
ağzı açık ayran delisi (veya budalası)
ağzı açık kalmak
ağzı açıklık
ağzı bir
ağzı bozuk
ağzı bozukluk
ağzı burnu yerinde
ağzı büyük
ağzı çiriş çanağına dönmek
ağzı dili (veya ağzı) kurumak
ağzı dili bağlanmak
ağzı dili tutulmak
ağzı dolu dolu konuşmak
ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur
ağzı gevşek
ağzı gevşeklik
ağzı havada
ağzı kalabalık
ağzı kara
ağzı kenetli
ağzı kilitlenmek
ağzı kilitli
ağzı köpürmek
ağzı kulaklarına varmak
ağzı kulaklarında
ağzı kurusun
ağzı laf (veya lakırtı) yapmak
ağzı olan konuşuyor
ağzı oynamak
ağzı pek
ağzı pis
ağzı sıkı
ağzı sıkılık
ağzı sulanmak
ağzı süt kokmak
ağzı teneke kaplı
ağzı torba değil ki büzesin
ağzı var dili yok
ağzı varmamak
ağzı yanmak
ağzına ... koymamak
ağzına almak
ağzına atmak
ağzına bakakalmak
ağzına baktırmak
ağzına biber sürerim (veya çalarım)
ağzına bir kemik atmak
ağzına bir lokma koymamak
ağzına bir parmak bal çalmak
ağzına bir zeytin verir, altına (veya ardına) tulum tutar
ağzına burnuna bulaştırmak
ağzına düşmek
ağzına etmek
ağzına geldiği gibi
ağzına geleni söylemek
ağzına gem vurmak
ağzına kadar
ağzına kilit takmak (veya vurmak)
ağzına kira istemek
ağzına layık
ağzına sağlık
ağzına sakız olmak
ağzına sıçmak
ağzına sürmemek
ağzına takılmak
ağzına taş almak
ağzına tıkmak
ağzına tükürmek
ağzına verilmesini beklemek (veya istemek)
ağzına volta almak
ağzına vur, lokmasını al
ağzına yakışmamak
ağzına yüzüne bulaştırmak
ağzında bakla ıslanmamak
ağzında büyümek
ağzında çalkalanmak
ağzında gevelemek
ağzında yaş kalmamak
ağzından
ağzından (söz veya lakırtı) dirhemle çıkmak
ağzından baklayı çıkarmak
ağzından bal akmak
ağzından burnundan getirmek
ağzından çıkanı (veya çıkan sözü) kulağı duymamak (veya işitmemek)
ağzından çıkmak
ağzından çıt çıkmamak
ağzından dökülmek
ağzından düşmemek (veya düşürmemek)
ağzından girip burnundan çıkmak
ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme
ağzından kaçırmak
ağzından kapmak
ağzından lakırtı (veya laf) almak (veya çekmek)
ağzından lokmasını almak
ağzından yel alsın!
ağzını açacağına gözünü aç
ağzını açıp gözünü yummak
ağzını aramak (veya yoklamak)
ağzını bağlamak
ağzını bıçak açmamak
ağzını bırakıp kıçıyla (veya bir tarafıyla) gülmek
ağzını bozmak
ağzını burnunu çarşamba pazarına (veya çanağına) çevirmek
ağzını burnunu dağıtmak (veya kırmak veya parçalamak)
ağzını dilini bağlamak
ağzını havaya (veya poyraza) açmak
ağzını hayra aç!
ağzını kapamak
ağzını kapamak (veya kilitlemek)
ağzını kiraya vermek
ağzını koklamak
ağzını kullanmak (veya satmak)
ağzını mühürlemek
ağzını öpeyim (veya seveyim)
ağzını sıkı (veya pek) tutmak
ağzını tıkamak
ağzını toplamak
ağzını tutmak
ağzının içi yangın yerine dönmek
ağzının içine bakmak
ağzının içine baktırmak
ağzının içine girmek
ağzının kahyası olmak
ağzının kaşığı (veya kalıbı veya lokması) olmamak
ağzının kokusunu çekmek
ağzının mührü ile
ağzının payını (veya ölçüsünü) almak
ağzının payını (veya ölçüsünü) vermek
ağzının perhizi yok
ağzının suyu akmak
ağzının tadı bozulmak (veya kaçmak)
ağzının tadını bilmek
ağzının tadını kaçırmak
ağzıyla içmesini bilmek
ağzıyla kuş tutsa...
ah
ah alan onmaz
ah almak
ah çekmek
ah etmek
ah vah
ah vah demek
ah vah etmek (veya demek)
ah yerde kalmaz
aha
ahacık
ahali
ahar
aharlama
aharlamak
aharlı
ahbap
ahbap çavuş ilişkisi
ahbap çavuşlar
ahbap çıkmak
ahbap kusuruna bakan ahbapsız kalır
ahbap olmak
ahbapça
ahbaplığa dökmek
ahbaplık
ahbaplık etmek
ahcar
ahçı
ahde vefa
ahde vefa etmek
ahdetme
ahdetmek
ahdî
ahd-i atik
ahd-i cedit
ahengi bozulmak
ahenk
ahenk almak
ahenk kaidesi
ahenk kurmak
ahenk sağlamak
ahenk tahtası
ahenk vermek
ahenk yapmak
ahenkleştirme
ahenkleştirmek
ahenkli
ahenklilik
ahenksiz
ahenksizlik
ahenktar
aheste
aheste aheste
aheste beste
ahestelik
ahfat
ahfeş
ahı çıkmak
ahı gidip vahı kalmak
ahı gitmek vahı kalmak
ahı tutmak
ahı yerde kalmamak
ahım şahım
ahını almak
ahını yerde koymamak
ahır
ahıra çekmek
ahıra çevirmek
ahırdaş
ahırlama
ahırlamak
ahıska türkleri
Ahi
Ahilik
ahir
ahir vakit
ahir zaman
ahiren
ahiret
ahiret adamı
ahiret suali
ahiret yolculuğu
ahireti boylamak
ahiretini yapmak (veya zenginleştirmek)
ahiretlik
ahirette on parmağı yakasında olmak
ahit
ahitleşme
ahitleşmek
ahitname
ahiz
ahize
ahkam
ahkam çıkarmak
ahkam kesmek
ahkam yürütmek
ahlaf
ahlak
ahlak bilimci
ahlak bilimi
ahlak bilimsel
ahlak dışı
ahlak yasası
ahlak zabıtası
AHLAKÇA
ahlakçı
ahlakçılık
AHLAKEN
ahlaki
ahlaki vazife
ahlakilik
ahlakiyat
ahlaklı
ahlaklılık
ahlaksız
ahlaksızca
ahlaksızcasına
ahlaksızlık
ahlaksızlık etmek
AHLAMA
ahlamak
ahlat
ahlatıerbaa
ahlatın iyisini (dağda) ayılar yer
ahlayış
ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez
ahmak
ahmak gelin yengeyi halayığı sanır
ahmak misafir ev sahibini ağırlar
ahmak yerine koymak
ahmakça
ahmakıslatan
ahmaklaşabilme
ahmaklaşabilmek
ahmaklaşma
ahmaklaşmak
ahmaklaştırabilme
ahmaklaştırabilmek
ahmaklaştırma
ahmaklaştırmak
ahmaklık
AHMETLİ
ahraz
ahrazlık
ahret kardeşi
ahretlik
ahşa
ahşap
ahtapot
ahtapot gibi
ahu
ahu gibi
ahu gözlü
ahu parçası
ahududu
ahududu şurubu
ahuvah
ahval
ahzetme
ahzetmek
ahzüita
ahzükabz


Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


©2005 birsozluk.com

0,0078125