AU_AZ/ TÜRKÇE SÖZLÜK - -
Ana sayfa

KELİME İNDEKSİ

AR_AU <-- AU_AZ --> BA_BD



aut
auta atmak
auta çıkmak
av
av avlanmış, tav tavlanmış
av avlayanın, kemer bağlayanın
av dönemi
av hayvanı
av köpeği
av köpeği avdan kalmaz
av kuşu
av mevsimi
av tezkeresi
av vuranın değil alanın
av yasağı
ava çıkmak
ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
ava giden avlanır
avadancı
avadanlık
aval
aval aval
avalca
avallaşma
avallaşmak
avam
avamca
avan proje
avanak
avanakça
avanaklık
avanaklık etmek
AVANE
avangart
avans
avans almak
avans çekmek
avans vermek
avanta
avantacı
avantacılık
avantadan
avantaj
avantajlı
avantajlılık
avantajsız
avantalı
avantasız
avantür
avantüriye
avantüriyer
AVAR
avara
avara etmek
avara kasnak işlemek (veya dönmek)
avaraya almak
avarca
avare
avare dolaşmak
avare etmek
avare olmak
avareleşme
avareleşmek
avareleştirme
avareleştirmek
avarelik
avarız
avarya
avaz
avaz avaz
avaz avaz bağırmak
avazı çıktığı kadar
avcı
avcı çantası
avcı eri
avcı hattı
avcı kuş
avcı kuşu
avcı ne kadar hile bilse ayı o kadar yol bilir
avcı otu
avcı uçağı
avcılar
avcılık
avcılık etmek
avdet
avdet etmek
avdetî
averaj
avisto
avize
avize ağacı
avlak
avlama
avlamak
avlanabilme
avlanabilmek
avlanış
AVLANMA
avlanmak
AVLATMA
AVLATMAK
avlayabilme
avlayabilmek
avlayış
avlayıverme
avlayıvermek
avlu
avokado
avradı eri saklar, peyniri deri
avrat
avrat malı, kapı mandalı
avrat pazarı
avrat tuz dedi mi ciğeri cız der
avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar
avrat var, arpa unundan aş yapar; avrat var, buğday unundan keş yapar
avret
AVRO
avrovil
Avrupa
avrupa kayını
Avrupai
Avrupalı
avrupalılaşma
Avrupalılaşmak
avrupalılaştırma
avrupalılaştırmak
avrupalılık
Avşar
avucu kaşınmak
avucuna saymak
avucunu yalamak
avucunun içi gibi bilmek
avucunun içinde tutmak
avucunun içine almak
avuç
avuç (veya avucunu) açmak
avuç avuç
avuç dolusu
avuç içi
avuç içi kadar
avuçlama
avuçlamak
avuçlanma
avuçlanmak
avuçlayabilme
avuçlayabilmek
avuçlayış
avuçlayıverme
avuçlayıvermek
avukat
avukat tutmak
avukatlık
avunabilme
avunabilmek
avunç
avundurma
avundurmak
avunma
avunmak
avuntu
avunulma
avunulmak
avunuverme
avunuvermek
avurdu avurduna geçmek
avurt
avurt (veya avurtlarını) şişirmek
avurt satmak (veya avurt zavurt etmek)
avurt ünsüzü
avurtlama
avurtlamak
avurtları çökmek (veya birbirine geçmek)
avurtlu
Avustralya
avustralya karatavuğu
Avustralyalı
Avusturyalı
avutabilme
avutabilmek
avutma
avutmak
avutucu
avutulma
avutulmak
avutuluş
avutuş
avutuverme
avutuvermek
ay
Ay ağılı
ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta
ay aydın, hesap belli
Ay balığı
ay balığıgiller
Ay balta
Ay başı
ay çekirdeği
Ay çöreği
ay dönümü
Ay gibi
Ay gün takvimi
Ay gün yılı
ay hali
Ay harmanlanmak
Ay ışığı
ay ışığında ceviz silkilmez
Ay karanlığı
Ay modülü
ay örümceği
ay parçası
Ay takvimi
Ay tutulması
ay var yılı besler, yıl var ayı beslemez
Ay yıldız
Ay yılı
aya
ayağa düşmek
ayağa fırlamak
ayağa kaldırmak
ayağa kalkmak
ayağı (veya ayakları) dolaşmak
ayağı (veya ayakları) suya ermek
ayağı alışmak
ayağı almak
ayağı bağlı
ayağı düşmek
ayağı düze basmak
ayağı gitmemek
ayağı ile gelmek
ayağı uğurlu
ayağı üzengide
ayağı yerden kesilmek
ayağı yürüten baştır
ayağına (veya ayaklarına) kapanmak
ayağına bağ olmak
ayağına bağ vurmak
ayağına çabuk
ayağına çağırmak
ayağına çelme takmak
ayağına dolanmak (veya dolaşmak)
ayağına düşmek
ayağına geçirmek
ayağına gelmek
ayağına getirmek
ayağına gitmek
ayağına ip takmak
ayağına kira istemek
ayağına sağlık
ayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?
ayağına sıkmak
ayağına üşenmemek
ayağında donu yok, fesleğen ister (veya takar) başına
ayağını (veya ayaklarını) altına almak
ayağını (veya ayaklarını) öpeyim
ayağını (veya ayaklarını) sürümek
ayağını alamamak
ayağını bağlamak
ayağını çekmek
ayağını denk almak
ayağını denk basmak
ayağını giymek
ayağını kaydırmak
ayağını kesmek
ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin
ayağını tek almak
ayağını vurmak
ayağını yorganına göre uzat
ayağının (veya ayaklar) altında
ayağının (veya ayaklarının) altını öpeyim
ayağının altına almak
ayağının altına karpuz kabuğu koymak
ayağının bağını çözmek
ayağının bastığı yerde ot bitmez
ayağının pabucu olamamak
ayağının pabucunu başına giymek
ayağının tozu ile
ayağının tozunu silmeden
ayağının türabı olmak
ayak
ayak açmak (veya vermek)
ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz
ayak almak
ayak atışı
ayak atmak
ayak atmamak
ayak ayak üstüne atmak
ayak bağı
ayak bağı olmak
ayak basmak
ayak basmamak
ayak bileği
ayak çekmek
ayak değiştirmek
ayak diremek
ayak divanı
ayak hatası
ayak havlusu
ayak işi
ayak izi
ayak keseri
ayak kirası
ayak oyunu
ayak oyununa gelmek
ayak perde
ayak satıcısı
ayak sürümek
ayak tabanı
ayak tarağı
ayak tedavisi
ayak teri
ayak topu
ayak tutmak
ayak ucu
ayak uydurmak
ayak üstünde olmak
ayak vermek
ayak yapmak
ayakaltı
ayakaltına almak
ayakaltında bırakmak
ayakaltında dolaşmak
ayakbastı
ayakçak
ayakçı
ayakçılık
ayakçın
ayakkabı
ayakkabı vurmak
ayakkabıcı
ayakkabıcılık
ayakkabılarını çevirmek
ayakkabılık
ayaklama
ayaklamak
ayaklanabilme
ayaklanabilmek
ayaklandırabilme
ayaklandırabilmek
ayaklandırılabilme
ayaklandırılabilmek
ayaklandırılma
ayaklandırılmak
ayaklandırma
ayaklandırmak
ayaklanış
ayaklanıverme
ayaklanıvermek
ayaklanma
ayaklanmak
ayaklar altına almak
ayaklar baş, başlar ayak olmak
ayakları geri geri gitmek
ayakları üstünde durmak
ayakları yere değmemek
ayaklarına (veya ayağına) kara su (veya sular) inmek
ayaklarını yerden kesmek
ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak
ayaklı
ayaklı canavar
ayaklı gazete
ayaklı koşma
ayaklı kütüphane
ayaklı mani
ayaklık
ayaklılık
AYAKSI
ayaksız
ayaksızlar
ayakta
ayakta kalmak
ayakta tedavi
ayakta tutmak
ayakta uyumak
ayaktakımı
ayaktaş
ayaktaşlık
ayakucu
ayaküstü
ayaküzeri
ayakyolu
ayal
ayan
ayan beyan
ayan olmak
ayancık
ayandon
ayar
ayar etmek
ayarcı
ayarı bozuk
ayarlama
ayarlamak
ayarlanabilme
ayarlanabilmek
ayarlanış
ayarlanma
ayarlanmak
ayarlatabilme
ayarlatabilmek
ayarlatma
ayarlatmak
ayarlayabilme
ayarlayabilmek
ayarlayış
ayarlayıverme
ayarlayıvermek
ayarlı
ayarlı pense
ayarsız
ayarsızlık
ayartabilme
ayartabilmek
ayartı
ayartıcı
ayartıcılık
ayartılabilme
ayartılabilmek
ayartılış
ayartılma
ayartılmak
ayartış
AYARTMA
ayartmak
ayaz
ayaz kesmek
ayaz paşa kol geziyor
ayaz vurmak
ayaza çekmek
ayazda kalmak
ayazlama
ayazlamak
ayazlandırılma
ayazlandırılmak
ayazlandırılmış rakı
ayazlandırma
ayazlandırmak
ayazlanma
ayazlanmak
ayazlatma
ayazlatmak
ayazlık
ayazma
aybastı
aybaşı
aybaşılı
aybeay
ayça
ayçiçeği
ayçiçeği yağı
Ayda yılda bir
aydan aya
aydede
aydedeye misafir olmak
aydemir
aydın
aydıncık
aydınger
aydınlanabilme
aydınlanabilmek
aydınlanış
aydınlanıverme
aydınlanıvermek
aydınlanma
aydınlanmak
aydınlaşma
aydınlaşmak
aydınlatabilme
aydınlatabilmek
aydınlatıcı
aydınlatıcılık
aydınlatılış
aydınlatılma
aydınlatılmak
aydınlatış
aydınlatıverme
aydınlatıvermek
aydınlatma
aydınlatmak
aydınlı
aydınlık
aydınlıkölçer
aydınlılık
ayet
ayevi
aygın baygın
aygır
aygır deposu
aygır gibi
aygıt
ayı
ayı balığı
ayı gibi
ayı gördüm, yıldıza itibarım (veya minnetim) yok
ayı görmeden bayram etme
ayı gülü
ayı sevdiği yavrusunu hırpalar
ayı üzümü
ayı yavrusu ile oynuyor
ayı yürüyüşü
ayıbacağı
ayıbını yüzüne vurmak
ayıboğan
ayıcı
ayıcılık
ayıgiller
ayık
Ayıkla pirincin taşını!
ayıklama
ayıklamak
ayıklanabilme
ayıklanabilmek
ayıklanıverme
ayıklanıvermek
ayıklanma
Ayıklanmak
ayıklatabilme
ayıklatabilmek
ayıklatma
ayıklatmak
ayıklayabilme
ayıklayabilmek
ayıklayıcı
ayıklayıverme
ayıklayıvermek
ayıklık
AYIKMA
ayıkmak
ayıkulağı
ayılabilme
ayılabilmek
ayılaşma
ayılaşmak
ayılık
ayılık etmek
ayılıp bayılmak
AYILMA
ayılmak
ayıltabilme
ayıltabilmek
ayıltı
ayıltılma
ayıltılmak
AYILTMA
ayıltmak
ayın
Ayın on dördü
Ayın on dördü gibi
ayınga
ayıngacı
ayıngacılık
ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne
ayınları çatlatmak
ayıp
ayıp etmek
ayıp kaçmak
ayıp yerler
ayıplama
ayıplamak
ayıplanma
ayıplanmak
ayıplayabilme
ayıplayabilmek
ayıplayıcı
ayıplı
ayıpsız
ayıpsız dost isteyen dostsuz kalır
ayıptır söylemesi
ayırabilme
ayırabilmek
ayıraç
ayıran
ayırıcı
ayırıcılık
ayırış
ayırıverme
ayırıvermek
ayırma
ayırmaç
ayırmak
ayırt
ayırt edebilme
ayırt edebilmek
ayırt edilebilme
ayırt edilebilmek
ayırt edilme
ayırt edilmek
ayırt etme
ayırt etmek
ayırt ettirme
ayırt ettirmek
ayırtabilme
ayırtabilmek
ayırtaç
ayırtı
ayırtılma
ayırtılmak
AYIRTMA
ayırtmak
ayırtman
ayırtmanlık
ayırttırma
ayırttırmak
ayıt
ayıya kaval çalmak
ayıyı fırına atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış
ayıyı vurmadan postunu satmak
ayin
ayinicem
aykırı
aykırı doğrular
aykırı düşmek
aykırı düşünce
aykırı katmanlaşma
aykırı olmak
aykırılama
aykırılamak
aykırılaşma
aykırılaşmak
aykırılık
ayla
aylak
aylak adam işidir
aylak olmak
aylakçı
aylakçılık
aylaklık
aylaklık etmek
aylama
aylamak
aylandız
aylanma
aylanmak
aylarca
aylı
aylığa geçmek
aylığına
aylık
aylık almak
aylık bağlamak
aylık vermek
aylıkçı
aylıkçılık
aylıklı
AYMA
aymak
aymaz
aymazlaşabilme
aymazlaşabilmek
aymazlaşma
aymazlaşmak
aymazlık
AYN
ayna
ayna gibi
ayna taşı
ayna tırnağı
aynabakar
aynacı
aynacılık
aynagöz
aynakol
aynalı
aynalı sazan
aynalık
aynalık tahtası
aynasız
aynasızlık
aynaz
aynen
aynı
aynı ağzı kullanmak
aynı kapıya çıkmak
aynı potada erimek
aynı telden çalmak
aynı yolun yolcusu (olmak)
aynı zamanda
aynılaşma
aynılaşmak
aynılık
aynısefa
aynısı
aynıyla
aynıyla vaki
ayni
ayni hak
ayniyat
ayniyet
aynştaynyum
ayol
ayraç
ayraç açmak
ayran
ayran ağızlı
ayran budalası
ayran delisi
ayran gönüllü
ayran gönüllülük
ayrancı
ayrancılık
ayranı kabarmak
ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya
ayranım budur, yarısı sudur
ayranlaşma
ayranlaşmak
AYRI
ayrı ayrı
ayrı basım
ayrı baş çekmek
ayrı cinsten
ayrı çanak yapraklılar
ayrı düşmek
ayrı eve çıkmak
ayrı gayrı
ayrı seçi yapmak
ayrı taç yapraklılar
ayrı tutmak
ayrıca
ayrıcalı
ayrıcalık
ayrıcalık gözetmek
ayrıcalık tanımak (veya göstermek)
ayrıcalıklı
ayrıcalıklılık
ayrıcalıksız
ayrıcalıksızlık
ayrıcasız
ayrıç
ayrık
ayrık kümeler
ayrık otu
ayrıklı
ayrıklık
ayrıksı
ayrıksı ay
ayrıksı yıl
ayrıksılık
ayrıksız
ayrılabilme
Ayrılabilmek
ayrılanma
ayrılanmak
ayrılaşma
ayrılaşmak
ayrılı
ayrılık
ayrılış
ayrılışma
ayrılışmak
ayrılıverme
ayrılıvermek
ayrılma
ayrılma durumu
ayrılmak
ayrılmazlık
ayrım
ayrım yapmak
ayrımcı
ayrımcık
ayrımcılık
ayrımlama
ayrımlamak
ayrımlaşma
ayrımlaşmak
ayrımlı
ayrımlılık
Ayrımsama
ayrımsamak
ayrımsanma
ayrımsanmak
ayrımsayış
ayrımsız
ayrımsızlık
ayrıntı
ayrıntıcı
ayrıntıcılık
ayrıntıda boğulmak
ayrıntılandırabilme
ayrıntılandırabilmek
ayrıntılandırılma
ayrıntılandırılmak
ayrıntılandırış
ayrıntılandırma
ayrıntılandırmak
ayrıntılı
ayrıntısız
ayrıntıya inmek
ayrısı gayrısı olmamak
ayrışabilme
ayrışabilmek
ayrışık
ayrışıklık
ayrışım
ayrışma
ayrışmak
ayrıştırabilme
ayrıştırabilmek
ayrıştırıcı
ayrıştırıcılık
Ayrıştırma
ayrıştırmak
ayrıt
ayrıyeten
aysar
aysarlık
aysberg
aysfilt
aysız
ayşekadın
aytışma
aytışmak
ayva
ayva göbekli
ayva hoşafı
ayva kompostosu
ayva marmeladı
ayva reçeli
ayva tüyü
ayvacık
ayvadana
ayvalık
ayvan
ayvayı yemek
ayvaz
ayvaz, kasap hep bir hesap
ayvazlık
ayyar
ayyar tilki art ayağından tutulur
ayyarlık
ayyaş
ayyaşlaşma
ayyaşlaşmak
ayyaşlık
ayyuk
ayyuka çıkmak
az
az alıcı
az ateş çok odunu yakar
az az
az buçuk
az bulmak
az buz olmamak
az çok
az daha
az değil!
az gelişmiş
az gelmek
az görmek
az günün adamı olmamak
az kaldı (veya kalsın)
az kaz, uz kaz, boyunca kaz
az olsun, uz olsun
az sonra
az söyle, çok dinle
az tamah çok ziyan getirir
az veren candan, çok veren maldan
az yiyen çok uyur, çok yiyen güç uyur
aza
aza çoğa bakmamak
aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz
aza sormuşlar: `nereye?` `çoğun yanına` demiş
azabilme
azabilmek
azade
azadelik
azalabilme
azalabilmek
azalış
azalma
azalmak
azaltabilme
azaltabilmek
azaltılabilme
azaltılabilmek
azaltılma
azaltılmak
AZALTMA
azaltmak
azalttırma
azalttırmak
azamet
azamet satmak
azametli
azami
azan kurda kızan köpek
azap
azap çekmek
azap duymak
azap vermek
azaplı
azapsız
azar
azar azar
azar işitmek
azarlama
azarlamak
azarlanabilme
azarlanabilmek
azarlanma
azarlanmak
azarlatma
azarlatmak
azarlayabilme
azarlayabilmek
azarlayış
azarlayıverme
azarlayıvermek
azat
azat etmek (veya eylemek)
azat olmak
azatlı
azatlık
azatsız
azca
azdırabilme
azdırabilmek
azdırılma
azdırılmak
AZDIRMA
azdırmak
azel
azelleşme
azelleşmek
Azerbaycanlı
Azeri
Azerice
azgın
azgınlaşma
azgınlaşmak
azgınlaştırma
azgınlaştırmak
azgınlık
azı
azı çoğa saymak (veya tutmak)
azı dişi
azıcık
azıcık aşım ağrısız başım
azık
azıklı
azıklık
azıksız
azıksız yola çıkanın iki gözü el torbasında olur
azıksızlık
azılı
azımsama
azımsamak
azımsanabilme
azımsanabilmek
azımsanma
azımsanmak
azımsayabilme
azımsayabilmek
azımsayış
azınlık
azınlık hükûmeti
azınlıkta kalmak
azış
AZIŞMA
azışmak
azıştırma
azıştırmak
azıtabilme
azıtabilmek
azıtılma
azıtılmak
azıtma
azıtmak
azıttırma
azıttırmak
azil
azim
azimet
azimet etmek
azimkar
azimkarane
azimli
azimlilik
azimsiz
azimsizlik
AZİT
aziz
azize
aziziye
azizlik
azizlik etmek
azledilebilme
azledilebilmek
azledilme
azledilmek
AZLETME
azletmek
azlettirme
azlettirmek
azlık
azlolunma
azlolunmak
azma
azmak
azman
azmankaya
azmanlaşma
azmanlaşmak
azmanlık
AZMETME
azmetmek
azmettirme
azmettirmek
azmış kudurmuştan beterdir
aznavur
aznavur gibi
aznif
azoik
AZOL
azonal
azot
azotlama
azotlamak
azotlu
azotometre
azotölçer
Azrail
azrail gelince oğul, uşak sormaz
azvay


Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


©2005 birsozluk.com

0,0078125