DE_DH/ TÜRKÇE SÖZLÜK - -
Ana sayfa

KELİME İNDEKSİ

DA_DD <-- DE_DH --> DI_DL



debagat
DEBBAĞ
debbe
debboy
debdebe
debdebeli
debdebesiz
debelenebilme
debelenebilmek
debeleniş
Debelenme
debelenmek
debi
debil
debillik
debimetre
debriyaj
debriyaj pedalı
Deccal
deccallık
dedantör
dede
dede (veya dedesi) koruk yer, torununun dişi kamaşır
dededen kalma
dedektif
dedektiflik
dedektör
dedelik
dedi mi
Dediği çıkmak
Dediği dedik
dediğim dedik, öttürdüğüm (veya çaldığım) düdük
dediğim dedikçi
Dediğinden (dışarı) çıkmak
dediğine gelmek
dedikodu
dedikodu çıkarmak
dedikodu etmek (veya yapmak)
dedikodu kumkuması
dedikodu sermayesi olmak
dedikoducu
dedikoduculuk
dedikodulu
dedikodusuz
DEDİRME
dedirmek
dedirtebilme
dedirtebilmek
dedirtme
dedirtmek
dedüksiyon
def
defa
DEFAAT
defaatle
defalarca
defans
defansif
defaten
defedebilme
defedebilmek
defedilebilme
defedilebilmek
defediliş
defedilme
defedilmek
defediş
defediverme
defedivermek
DEFETME
defetmek
DEFİ
defibela kabilinden
defibratör
defigam etmek
defihacet
defihacet etmek
defile
defin
defin ruhsatı
define
defineci
definecilik
deflasyon
deflatör
DEFLEME
deflemek
defleyiş
defne
defne yağı
defne yaprağı
defnediliş
defnedilme
defnedilmek
defnediş
defnegiller
Defnetme
defnetmek
defneyaprağı
defnolunma
defnolunmak
defo
Defol!
DEFOLMA
defolmak
defolu
defoluş
deformasyon
deforme
deforme olmak
defosuz
defroster
defter
defter açmak
defter emini
defter tutmak
defterci
deftercilik
defterdar
defterdarlık
defterden (veya defterinden) silmek
defterhane
defteri dürülmek
defteri kapamak (veya kapatmak)
defterihakani
defterikebir
defterinde olmamak
defterinde yazmamak
defterini dürmek
DEGAJ
degaj yapmak
DEGAJE
degaje yaka
degajman
değdirebilme
değdirebilmek
değdirilebilme
değdirilebilmek
değdiriliş
değdirilme
değdirilmek
değdiriş
değdiriverme
değdirivermek
değdirme
değdirmek
değebilme
değebilmek
değeç
değer
değer analizi
değer artırma
değer biçmek
değer düşümü
değer düşümüne uğramak
değer düşürme
değer düşürümü
değer katma
değer kuramı
değer vermek
değer yargısı
değerbilir
değerbilirlik
değerbilmez
değerbilmezlik
değerleme
Değerlemek
değerlendirebilme
Değerlendirebilmek
değerlendirilebilme
değerlendirilebilmek
değerlendiriliş
değerlendirilme
değerlendirilmek
değerlendiriverme
değerlendirivermek
değerlendirme
değerlendirmek
değerlenebilme
değerlenebilmek
değerleniş
değerleniverme
değerlenivermek
değerlenme
değerlenmek
değerler dizisi
değerli
değerli kağıt
değerlik
değerlilik
değersiz
değersizleşebilme
değersizleşebilmek
Değersizleşme
değersizleşmek
değersizleştirebilme
değersizleştirebilmek
değersizleştirme
değersizleştirmek
değersizlik
değgin
değil
değil mi ki
değim
değimli
değimsiz
değin
değinebilme
değinebilmek
değini
değinilebilme
değinilebilmek
değiniliş
değinilme
değinilmek
değiniş
değiniverme
değinivermek
değinme
değinmek
değinti
DEĞİRME
değirmek
değirmen
değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan
değirmen taşı
değirmen taşının altından diri çıkar
değirmenci
değirmencilik
değirmenden gelenden poğaça umarlar
değirmendere fındığı
değirmene gelen nöbet bekler
değirmenin suyu nereden geliyor?
değirmenlik
değirmi
değirmi sakal
değirmileme
değirmilemek
değirmileşme
değirmileşmek
değirmilik
değiş
değiş etmek
değiş tokuş
değişebilme
değişebilmek
Değişen yıldız
değişici
değişicilik
değişik
değişiklik
değişiklik önergesi
değişiklik teklifi
değişiklik yapmak
değişim
değişim yönetimi
değişimli
değişimli ünsüzler
değişimsiz
değişinim
değişinimci
değişinimcilik
değişiş
değişiverme
değişivermek
değişke
değişken
değişken maliyet
değişkenlik
değişkin
değişkinlik
değişme
değişmek
değişmez
değişmez maliyet
değişmezlik
değiştirge
değiştirgeç
değiştirici
değiştiricilik
değiştirilebilme
değiştirilebilmek
değiştiriliş
değiştiriliverme
değiştirilivermek
değiştirilme
değiştirilmek
değiştirim
değiştiriş
değiştiriverme
değiştirivermek
değiştirme
değiştirmek
değiştirtme
değiştirtmek
değme
Değme gitsin
değme keyfine
değme sarhoşa yıkılana kadar gitsin
değmek
değnek
değnek gibi
değnekçi
değnekçilik
değnekleme
değneklemek
deh
deha
dehalet
dehdeh
dehhaş
DEHLEME
dehlemek
dehlenme
dehlenmek
DEHLETME
Dehletmek
dehliz
dehşet
dehşet saçmak
dehşete düşürmek
dehşete kapılmak (veya düşmek)
dehşetlenme
dehşetlenmek
dehşetli
DEİST
DEİZM
dejavu
dejenerasyon
dejenere
dejenere etmek
dejenere olmak
dejenereleşme
dejenereleşmek
dejenerelik
dek
dekadan
dekadanlık
dekadans
dekagram
dekalitre
dekametre
dekan
dekan yardımcılığı
dekan yardımcısı
dekanlık
dekar
Dekartçı
Dekartçılık
dekaster
dekatlon
dekatloncu
deke düşmek
deklanşör
deklarasyon
deklare
deklare etmek
dekoder
dekolte
dekolte konuşmak
dekont
dekor
dekorasyon
dekoratif
dekoratör
dekoratörlük
dekorcu
dekorculuk
dekore
dekore etmek
dekovil
dekreşendo
dekstrin
dekstroz
delalet
delalet etmek
deldirebilme
deldirebilmek
deldirilme
deldirilmek
deldiriş
deldirme
deldirmek
deldirtme
deldirtmek
delebilme
delebilmek
DELECEK
delegasyon
delege
delegelik
delep delep
delepme
delepmek
delgeç
delgi
DELGİÇ
deli
deli alacası
deli arlanmaz, soyu arlanır
deli bal
deli bayrağı açmak
deli çıkmak
deli dana (veya danalar) gibi dönmek
deli dana hastalığı
deli deli akanı, bura bura tıkarlar
deli deliden hoşlanır, imam ölüden
deli deliyi görünce çomağını saklar
deli divane
deli divane aşık olmak
deli divane olmak
deli dolu
deli etmek
deli gibi
deli gömleği
deli güllabicisi
deli ırmak
deli ile çıkma yola, başına getirir bela
deli kızın çeyizi gibi
deli olmak
deli olmak işten değil
deli orman
deli otu
deli pösteki sayar gibi
deli raziye gibi
deli saçması
deli saraylı gibi
delibalta
delibaltalık
delibaş
deliboynuz
delibozuk
delibozukluk
delice
delice bakla
delice doğan
delicesine
delici
delici kılıç
delicilik
deliden al uslu haberi
delifişek
delifişeklik
deliğe tıkmak
delik
delik büyük, yama küçük
delik deşik
delik deşik etmek
delik deşik olmak
delik eğirmek
delikanlı
delikanlıca
delikanlılaşma
delikanlılaşmak
delikanlılık
delikleşme
delikleşmek
delikli
delikli boncuk (veya taş) yerde kalmaz
delikli demir
delikliler
deliksiz
deliksiz uyku
delil
delilendirme
delilendirmek
delilenme
delilenmek
deliliğe vurmak
deliliği tutmak
delilik
delimsirek
delinebilme
delinebilmek
delinin eline değnek vermek
deliniverme
delinivermek
DELİNME
delinmek
delirebilme
delirebilmek
deliriş
deliriverme
delirivermek
DELİRME
delirmek
delirtebilme
delirtebilmek
delirtici
delirtilebilme
delirtilebilmek
delirtilme
delirtilmek
DELİRTME
delirtmek
delisi (veya olmak)
delişmen
delişmence
delişmenlik
delişmenlik etmek
deliverme
delivermek
deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış
deliye dönmek
deliye her gün bayram
deliye taş atma, başını yarar
delk
delme
delmek
delta
delta kası
dem
dem çekmek
dem dökmek
dem tutmak
dem vurmak
demagog
demagogluk
demagoji
demagoji yapmak
demagojik
demarke
demarke olmak
dembedem
demci
deme
Deme gitsin
Deme!
demeç
demeç vermek
demediğini bırakmamak (veya koymamak)
demek
demek istemek
demek ki (veya demek oluyor ki)
demek olmak
demem o (ki)
DEMEMEK
demet
demetçi
demetçik
demetleme
demetlemek
demetleniş
demetlenme
demetlenmek
demetletiş
demetletme
demetletmek
demetleyiş
demetli
demevi
demin
demincek
deminden
deminki
demir
demir ağacı
demir almak
demir atmak
demir bilek
demir boku
demir dikeni
demir gibi
demir hat
demir ıslanmaz, deli uslanmaz
demir kapı
demir kırı
demir leblebi
demir nemden, insan gamdan çürür
demir oksit
demir para
demir pası
demir perde
demir rengi
demir resmi
demir sülfat
demir taramak
demir tavında dövülür
demir üzerinde
demir yeri
demir yolcu
demir yolculuk
demir yolu
demir yumruk
demirbaş
demirbaştan düşmek
demirci
demirci mengenesi
demircik
demircilik
demire vurmak
demirhindi
demirhindi şerbeti
demirî
demirimsi
demirkapan
Demirkazık
demirleblebi
demirleme
demirlemek
demirlenme
demirlenmek
demirleşme
demirleşmek
demirletilme
demirletilmek
demirletme
demirletmek
demirleyebilme
demirleyebilmek
demirleyiş
demirli
demirli beton
demirperde
demirsi
DEMİRSİZ
demirsizlik
demiurgos
demkeş
DEMLEME
demlemek
demlendiriliş
demlendirilme
demlendirilmek
demlendiriş
demlendirme
demlendirmek
demlenebilme
demlenebilmek
demleniş
demlenme
demlenmek
demletebilme
demletebilmek
demletme
demletmek
demleyebilme
demleyebilmek
demleyiş
demleyiverme
demleyivermek
demli
demlik
demlik poşet
demo
demode
demode olmak
demodeleşme
demodeleşmek
demodelik
demograf
demografi
demografik
demokles
demokrasi
demokrat
demokratik
demokratikleşebilme
demokratikleşebilmek
demokratikleşme
demokratikleşmek
demokratikleştirebilme
Demokratikleştirebilmek
demokratikleştirilme
demokratikleştirilmek
demokratikleştirme
demokratikleştirmek
demokratiklik
demokratlaşabilme
demokratlaşabilmek
demokratlaşma
demokratlaşmak
demokratlık
demonstrasyon
demoralizasyon
demoralize
demoralize etmek
demoralize olmak
-den yana
-den yana çıkmak
-den yana olmak
denaet
denden
denden işareti
dendrolog
dendroloji
dendrolojik
dendrolojist
denebilme
denebilmek
denek
denek taşı
deneklik
deneme
deneme hayvanı
deneme tahtası
deneme yayını
denemeci
denemecilik
denemek
denenebilme
denenebilmek
DENENME
denenmek
deneştirme
denet
denetçi
denetçilik
denetici
deneticilik
denetilme
denetilmek
denetim
denetim kurulu
denetim noktası
denetim pulu
denetimci
denetimcilik
denetimli
denetimlilik
denetimsiz
denetimsizlik
denetleme
denetleme kurulu
denetleme yapmak
denetlemek
denetlenebilme
denetlenebilmek
denetlenme
denetlenmek
denetletebilme
denetletebilmek
denetletme
denetletmek
denetlettirme
denetlettirmek
denetleyebilme
denetleyebilmek
denetleyici
denetleyicilik
denetleyiş
denetleyiverme
denetleyivermek
DENETME
Denetmek
denetmen
Denetmenlik
denettirme
denettirmek
deney
deney kabı
deney tüpü
deneyci
deneycilik
deneyebilme
deneyebilmek
deneyim
deneyim kazanmak
deneyimci
deneyimcilik
deneyimli
deneyimlilik
deneyimsiz
deneyimsizlik
deneyiş
deneyiverme
deneyivermek
deneyleme
deneylemek
deneyli
deneysel
deneyselcilik
deneysellik
deneysiz
deneyüstü
deneyüstücülük
denge
denge fiyatı
denge kalası
denge taşı
dengeci
dengecilik
dengelem
Dengeleme
dengelemek
dengelenebilme
dengelenebilmek
dengelenme
dengelenmek
dengeleyebilme
dengeleyebilmek
dengeleyici
dengeleyicilik
dengeli
dengeli beslenme
dengeli kılmak
dengelik
dengelilik
dengesi bozulmak
dengesini kaybetmek
dengesiz
dengesiz beslenme
dengesizleşebilme
dengesizleşebilmek
dengesizleşme
dengesizleşmek
dengesizleştirebilme
dengesizleştirebilmek
dengesizleştirilme
dengesizleştirilmek
dengesizleştirme
dengesizleştirmek
dengesizlik
dengeşik
dengeyi sağlamak
dengi dengine
dengine getirmek
dengiyle karşılamak
deni
denilebilme
denilebilmek
DENİLME
denilmek
denim
deniz
deniz akıntısı
deniz altı
deniz ataşesi
deniz aynası
deniz basması
deniz bilimci
deniz bilimi
deniz bindirmek
deniz boyu
deniz buzu
deniz çıkmak
deniz çulluğu
deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz
deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız
deniz depremi
deniz durmak (veya düşmek)
deniz feneri
deniz geçişi
deniz hamamı
deniz haritası
deniz hırsızı
deniz hukuku
deniz iklimi
deniz kaplumbağaları
deniz kaplumbağası
deniz kazı
deniz kenarında dalga eksik olmaz
deniz kırlangıcı
deniz kızı
deniz kulağı
deniz kurdu
deniz kuşu
deniz Kuvvetleri
deniz marulu
deniz mavisi
deniz menekşesi
deniz mili
deniz motoru
deniz otobüsü
deniz ördeği
deniz örümceği
deniz piyadesi
deniz rezenesi
deniz sarmaşığı
deniz seviyesi
deniz suyu
deniz tavşancılı
deniz tutmak
deniz tutması
deniz uçağı
deniz üssü
deniz yeli
deniz yılanı
deniz yolu
deniz yolu ile
deniz yolu ulaşımı
deniz yosunu
deniz yüksekliği
denizalası
denizaltı
denizaltıcı
denizaltıcılık
denizanası
denizaslanı
denizaşırı
denizatı
denizaygırı
denizayısı
denizci
denizcilik
denizçakısı
denizde kum, onda para
denizdeki balığın karada komisyonculuğunu yapmak
denizdeki balığın pazarlığı olmaz
denizden (veya denizi) geçip çayda boğulmak
denizden çıkmış balığa dönmek
denize açılmak
denize çıkmak
denize dökmek
denize düşen yılana sarılır
denize indirmek
denizgergedanı
denizgülü
denizgüzeli
denizhıyarı
denizhıyarları
denizısırganları
denizibiği
deniziğnesi
denizineği
denizkabuğu
denizkadayıfı
denizkedisi
denizkestanesi
denizkızı
denizkozalağı
denizköpüğü
denizkulağı
denizlaleleri
Denizli
denizlik
denizlili
denizlililik
denizmaymunu
denizpalamudu
denizpelidi
denizpırasası
denizşakayığı
denizşakayıkları
deniztarağı
deniztavşanı
deniztilkisi
denizüzümü
denizyıldızı
denizyıldızları
denk
denk düşmek
denk gelmek
denk getirmek
denk küme
denk yapmak
denkçi
denkçilik
denklem
DENKLEME
denklemek
denklemler sistemi
denklenme
denklenmek
denkleşme
denkleşmek
denkleştirebilme
denkleştirebilmek
denkleştirici
denkleştirilebilme
denkleştirilebilmek
denkleştirilme
denkleştirilmek
denkleştiriverme
denkleştirivermek
Denkleştirme
denkleştirmek
denklik
denktaş
denktaşlık
denli
denli densiz söz söylemek
denlilik
DENME
denmek
densimetre
densiz
densizce
densizlenme
densizlenmek
densizleşebilme
densizleşebilmek
densizleşme
densizleşmek
densizlik
densizlik etmek
denşirme
denşirmek
DENYO
deodorant
deontoloji
deontolojik
depar
depara geçmek
depara kalkmak
departman
depderin
deplase
deplase etmek
deplase olmak
deplasman
deplasmana gitmek (veya çıkmak)
depo
depo etmek
depocu
depoculuk
Depolama
depolamak
depolanabilme
depolanabilmek
depolanış
depolanma
depolanmak
depolatılma
depolatılmak
depolatma
depolatmak
depolayabilme
depolayabilmek
depolayış
depolitizasyon
depozit
depozito
depozitolu
depozitosuz
deprem
deprem bilimci
deprem bilimi
deprem bölgesi
deprem konteyneri
deprem kuşağı
deprem merkezi
deprem ocağı
deprem ortası
depremçizer
depremsiz
depremsizlik
depremyazar
depremzede
deprenebilme
deprenebilmek
depreniş
deprenme
deprenmek
depresyon
depreşebilme
depreşebilmek
depreşme
depreşmek
depreştirebilme
depreştirebilmek
depreştirme
depreştirmek
Der demez
Der oğlu der
derakap
derbeder
derbederce
derbedercesine
derbederlik
derbent
derbi
dercetme
dercetmek
derç
derde (veya derdine) derman olmak
derde düçar olmak
derdest
derdest etmek
derdi başından aşkın (olmak)
derdi günü
derdi veren devasını da verir
derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
derdine deva bulmak
derdine düşmek
derdine yanmak
derdini çekmek
derdini deşmek (veya depreştirmek)
derdini dökmek
derdini söylemeyen derman bulamaz
dere
dere tepe
dere tepe düz gitmek
derebeyi
derebeylik
derebilme
derebilmek
derebucak
derece
derece almak (veya yapmak)
derece derece
Dereceleme
derecelemek
derecelendirebilme
derecelendirebilmek
derecelendirilebilme
derecelendirilebilmek
derecelendirilme
derecelendirilmek
derecelendirme
Derecelendirmek
dereceleniş
derecelenme
derecelenmek
dereceli
derecesiz
dereceye girmek
derecik
derede tarla sel için, tepede harman yel için
dereden tepeden konuşmak
dereke
dereotu
dereyi (veya çayı veya ırmağı) geçerken at değiştirilmez
dereyi görmeden paçaları sıvamak
dergah
dergi
dergici
dergicilik
derhal
derhatır
derhatır etmek
deri
deri altı
derici
dericilik
derik
derili
DERİLME
derilmek
derin
derin derin
derin derin düşünmek
derin devlet
derin dondurucu
derin soğutma
derin soğutucu
derin uyku
derin uykuya dalmak
derince
derinden
derinden derine
derine inmek
derinlemesine
derinleşebilme
derinleşebilmek
derinleşiverme
derinleşivermek
derinleşme
derinleşmek
derinleştirebilme
derinleştirebilmek
derinleştirilebilme
derinleştirilebilmek
derinleştirilme
derinleştirilmek
derinleştirme
derinleştirmek
derinletme
derinletmek
derinliğine
derinlik
derinlik kayaçları
derinlik ölçümü
derinlikli
derinlikölçer
derinliksiz
derinti
derisi dikenliler
derisi kemiklerine yapışmak
derisine sığmaz
derisini yüzmek
derişik
derişiklik
derişim
derişme
derişmek
deriştirme
deriştirmek
derivasyon
derk
derk etmek
derken
derkenar
derkenar etmek
derlem
derlemci
derlemcilik
derleme
derlemeci
derlemecilik
derlemek
derlendirme
derlendirmek
derlenebilme
derlenebilmek
derleniş
derlenme
derlenmek
derletilme
derletilmek
derletme
derletmek
derleyebilme
derleyebilmek
derleyici
derleyicilik
derleyip toplamak (veya toparlamak)
derleyiş
derleyiverme
derleyivermek
derli toplu
derman
dermanı kesilmek (veya dermandan kesilmek)
dermansız
dermansızlaşma
dermansızlaşmak
dermansızlık
dermatit
dermatolog
dermatoloji
dermatolojik
derme
derme çatma
dermek
dermeyan
dermeyan etmek
dernek
dernek kurmak
dernekçi
dernekçilik
Dernekevi
dernekleşme
dernekleşmek
derneşik
derogasyon
derpiş
derpiş etmek
DERRACE
ders
ders (veya dersi) asmak
ders almak
ders başı
ders başı etmek (veya yapmak)
ders çalışmak
ders dışı
ders görmek
ders içi
ders notu
ders olmak
ders programı
ders vermek
ders yapmak
DERSHANE
dershaneci
dershanecilik
dersiam
dersiz topsuz
derslik
dert
dert ağlatır, aşk söyletir
dert anlatmak
dert babası
dert değil
dert eğirmek
dert etmek (veya edinmek)
dert gider amma yeri boş kalmaz
dert küpü
dert olmak (veya kesilmek)
dert ortağı
dert sahibi
dert yanmak
dert, çekene göredir
dertlenebilme
dertlenebilmek
dertlenilme
dertlenilmek
dertleniş
dertlenme
dertlenmek
dertleşebilme
dertleşebilmek
dertleşiş
dertleşme
dertleşmek
dertli
dertlilik
dertop
dertsiz
dertsiz baş terkide gerek
dertsiz başını derde sokmak
dertsiz kul olmaz
dertsizlik
deruhte
deruhte etmek
derun
deruni
derviş
dervişane
dervişçe
dervişin fikri ne ise zikri de odur
dervişlik
derya
derya gibi
deryadil
derz
desen
desenci
desencilik
desenleme
desenlemek
desenli
desenli kaplama
desensiz
desibel
desigram
desikatör
desilitre
desimal
desimetre
desinatör
desinatörlük
desise
desister
deskriptif
despot
despotça
despotik
despotizm
despotlaşabilme
despotlaşabilmek
despotlaşma
despotlaşmak
despotluk
dessas
destan
destan düzmek
destan gibi
destan yazmak
destancı
destancılık
destanımsı
destani
destanlaşabilme
destanlaşabilmek
destanlaşma
destanlaşmak
destanlaştırılma
destanlaştırılmak
destanlaştırma
destanlaştırmak
destanlı
destanlık
destansal
destansı
destansız
destar
destari
destarlı
deste
desteci
destecilik
destek
destek doku
destek görmek
destek olmak
destekçi
destekçilik
destekleme
destekleme alımı
desteklemek
desteklenebilme
desteklenebilmek
destekleniş
desteklenme
desteklenmek
destekleşme
destekleşmek
destekletme
destekletmek
destekleyebilme
destekleyebilmek
destekleyici
destekleyiş
destekli
destekli bütçe
desteksiz
desteksiz atmak
desteksizlik
Desteleme
destelemek
desteleniş
destelenme
destelenmek
desteletme
desteletmek
desteleyebilme
desteleyebilmek
desteleyici
desteleyicilik
destinasyon
destinasyon turizmi
destroyer
destur
destur almak
destur vermek
desturlu
destursuz
destursuz atmak
destursuz bağa gireni sopa ile kovarlar
desturun
deşarj
deşarj olmak
deşebilme
deşebilmek
deşeleme
deşelemek
deşeleyiş
deşifre
deşifre etmek
deşifre olmak
deşik
deşilebilme
deşilebilmek
deşilme
deşilmek
DEŞME
deşmek
detant
detay
detaylandırılma
detaylandırılmak
detaylandırma
detaylandırmak
detaylı
detaysız
deterjan
deterjancı
deterjancılık
determinant
determinasyon
determinist
determinizm
DETONE
detone olmak
dev
dev adımlarla ilerlemek
dev anası
dev aynası
dev dalga
dev gibi
dev köpek balığıgiller
deva
devaimisk
devalüasyon
devalüe
devalüe etmek
devalüe olmak
devam
devam etmek
devam ettirmek
devamlı
devamlı otlatma
devamlılık
devamsız
devamsızlık
devasa
devasız
devasızlık
devce
deve
deve bir akçeye, deve bin akçeye
deve boynuz ararken kulaktan olmuş
deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder
deve deve yerine çöker
deve dikeni
deve dişi
deve dişi gibi
deve döşlü
deve gibi
deve hamuru
deve kini
deve kolu
deve kuşu
deve kuşu gibi (yüke gelince kuş, uçmaya gelince deve)
deve kuşu gibi başını kuma sokmak (veya gömmek)
deve nalbanda bakar gibi
deve olmak
deve tımarı
deve tüyü
deve yapmak
deve yerine deve çöker
deve yükü
deve yürekli
deveboynu
deveci
deveci armudu
deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı
devecilik
devede kulak
devede kulak kalmak
deveden büyük fil var
deveelması
devegözü
develik
developman
devenin derisi eşeğe yük olur
deveran
deveranıdem
devetabanı
devetüyü
deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez
deveye burç gerek olursa boynunu uzatır
deveye hendek atlatmak
deveyi düze çıkarmak
deveyi havuduyla yutmak
deveyi yardan uçuran bir tutam ottur
devim
devim bilimi
devimli
devimsel
devimselcilik
devimsellik
devimsiz
devin duyumu
devindirebilme
devindirebilmek
devindirici
devindirilebilme
devindirilebilmek
devindiriliş
devindirilme
devindirilmek
Devindirme
devindirmek
devinebilme
devinebilmek
devingen
devingenlik
devinim
devinimli
devinimsiz
devinme
devinme olayı
devinmek
devir
devir açmak
devirebilme
devirebilmek
deviriş
deviriverme
devirivermek
devirli
DEVİRME
devirmek
devirtme
devirtmek
devitken
devitkenlik
devitme
devitmek
devleşebilme
devleşebilmek
devleşme
devleşmek
devleştirebilme
devleştirebilmek
devleştirme
devleştirmek
devlet
devlet adama ayağıyla gelmez
devlet adamı
devlet baba
devlet bakanı
devlet bankası
devlet başkanı
devlet dili
devlet düşkünü
devlet kapısı
devlet kuşu
devlet nişanı
devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmen
devlet sanatçısı
devlet tahvili
devletçi
devletçilik
devlethane
devletle
devletler arası
devletleştirebilme
devletleştirebilmek
devletleştirilebilme
devletleştirilebilmek
devletleştirilme
devletleştirilmek
devletleştiriş
devletleştirme
devletleştirmek
devletli
devoniyen
devralabilme
devralabilmek
DEVRALMA
devralmak
devran
devre
devre arası
devre dışı
devre dışı kalmak
devre dışı tutmak (veya bırakmak)
devre mülk
devredilebilirlik
devredilebilme
devredilebilmek
devrediliş
devredilme
devredilmek
devredilmezlik
DEVREK
devren
devretme
devretmek
devreye alınmak
devreye girmek
devreye sokmak
devrî
devrialem
devridaim
devridaim pompası
devrihindi
devrik
devrik cümle
devrik tümce
devrikebir
devriklik
devrilebilme
devrilebilmek
devrileyazma
devrileyazmak
devriliş
devriliverme
devrilivermek
Devrilme
devrilmek
devrim
devrimci
devrimcilik
devrirevan
devrisaadet
devrisi
devriye
devriye gezmek
devrolma
devrolmak
devrolunma
devrolunmak
devşirebilme
devşirebilmek
devşirilebilme
devşirilebilmek
devşirilme
devşirilmek
devşirim
devşirimli
devşirimsiz
devşiriş
devşirme
devşirmeci
devşirmecilik
devşirmek
devşirtilme
devşirtilmek
devşirtme
devşirtmek
deyi
deyim
deyimleşebilme
deyimleşebilmek
deyimleşme
deyimleşmek
deyimleştirme
deyimleştirmek
Deyip de geçmemek
deyiş
deyiverme
deyivermek
deyyus
deyyusluk
dezavantaj
dezenfeksiyon
dezenfektan
dezenfekte
dezenfekte etmek
dezenformasyon


Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


©2005 birsozluk.com

4,101563E-02