EI_EL/ TÜRKÇE SÖZLÜK - -
Ana sayfa

KELİME İNDEKSİ

EE_EH <-- EI_EL --> EM_EP



ejder
ejder (veya ejderha) gibi
ejderha
ejektör
ek
ek bent olmak
ek bileziği
ek bütçe
ek ders
ek eylem
ek fiil
ek görev
ek gün
ek kart
ek kök
ek oylum
ek ödenek
ek poliçe
ek süre
ek tahsisat
ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını
ekabir
ekalliyet
ekarte
ekarte etmek
eke
EKECEK
eken biçer, konan göçer
ekenek
ekici
ekicilik
ekili
EKİLME
ekilmek
ekim
ekin
ekin biti
ekin iti
ekin kargası
ekinci
ekincilik
ekini belli etmemek
ekinlik
ekinokok
ekinoks
EKİNTİ
ekip
Ekip biçmek
ekipman
ekipman yatırımı
eklektik
eklektizm
eklem
eklem bacaklılar
ekleme
ekleme dişi
eklemek
eklemeli
eklemleme
eklemlemek
eklemlendirme
eklemlendirmek
eklemlenme
eklemlenmek
eklemli
eklemliler
eklemsiz
eklemsizler
EKLENME
eklenmek
eklenti
eklentiler
EKLER
eklesil
EKLEŞME
ekleşmek
ekleştirme
ekleştirmek
EKLETME
ekletmek
ekli
ekli püklü
ekliptik
ekliptik düzlem
ekme
Ekmeden biçilmez
ekmediği yerden biter
ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver
ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur
ekmeğinden etmek
ekmeğinden olmak
ekmeğine göz koymak (veya dikmek)
ekmeğine yağ sürmek
ekmeğini çıkarmak
ekmeğini kana doğramak
ekmeğini kazanmak
ekmeğini taştan çıkarmak
ekmeğini yemek
ekmeğiyle oynamak
ekmek
ekmek ağacı
ekmek aslanın ağzında
ekmek ayvası
ekmek çarpsın!
ekmek dolması
ekmek düşmanı
ekmek elden su gölden
ekmek istemez su istemez
ekmek kadayıfı
ekmek kapısı
ekmek kavgası
ekmek kaygısı
ekmek kırıntısı
ekmek küfü
ekmek mayası
ekmek öpmek
ekmek parası
ekmek tahtası
ekmek tatlısı
ekmek ufağı
ekmekçi
ekmekçilik
ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır
ekmeklik
EKMEKSİ
ekmeksiz
ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil
eko
ekol
ekol kurmak
ekolali
Ekolog
ekoloji
ekoloji uzmanı
ekolojik
ekolojik ortam
ekolojik tarım
ekolojist
ekolojizm
ekonometri
ekonomi
ekonomi coğrafyası
ekonomi politik
ekonomi yapmak
ekonomik
ekonomik ambargo
ekonomik davranmak
ekonomist
ekonomizm
ekopraksi
ekose
ekran
ekran koruyucu
eksantrik
eksantrik mili
ekselans
eksen
eksen oyuncu
eksen ülke
ekser
ekseri
ekseriya
ekseriyet
ekseriyetle
eksi
eksi sayı
eksi uç
eksibe
eksibisyonizm
eksik
eksik artık
eksik çıkmak
eksik doğmak
eksik etek
eksik etmemek
eksik gedik
eksik gedik kapamak
eksik gelmek
eksik olma!
eksik olmamak
eksik olmasın
eksik olsun
eksiklenme
eksiklenmek
eksikli
eksiklik
eksiksiz
eksiksizlik
eksilen
EKSİLİŞ
eksilme
eksilmek
eksilti
eksiltili
eksiltilme
eksiltilmek
eksiltme
eksiltmek
eksiltmeye çıkarmak
eksin
eksiz
ekskavatör
eksper
eksperimantalizm
eksperlik
ekspertiz
eksperyans
ekspoze
ekspoze etmek
ekspozisyon
ekspres
ekspres yol
ekspresyonist
ekspresyonizm
ekstern öğrenci
ekstra
ekstrafor
ekstrasistol
EKSTRE
ekstrem
ekşi
ekşi elma
ekşi kiraz
ekşi maya
ekşi surat
ekşi yemedim ki karnım ağrısın
ekşi yonca
ekşi yoncagiller
ekşi yüz
ekşikulak
ekşili
ekşili çorba
ekşilik
EKŞİME
ekşimek
ekşimik
ekşimikli
ekşimiksiz
ekşimsi
ekşimtırak
ekşitilme
ekşitilmek
EKŞİTME
ekşitmek
ekti
ekti püktü
ektilik
ektirme
ektirmek
ektoderm
EKÜ
eküri
Ekvator
ekvatoral
ekzotermik
el
el açmak
el adamı
el ağzına bakan, karısını tez boşar
el alem
el alemin ağzı torba değil ki büzesin
el alışkanlığı
el almak
el altında
el altından
el arabası
el arı düşman gayreti
el atmak
el ayak (veya el etek) çekilmek
el ayak çekmek
el ayası
el bağlamak
el basmak
el bebek gül bebek
el beğenmezse yer beğensin
el bende!
el bezi
el birliği
el birliği etmek
el bombası
el çabukluğu
el çantası
el çekmek
el çektirmek
el çırpmak
el değirmeni
el değiştirmek
el değmemiş
el dokunulmamak
el duşu
el el ile, değirmen yel ile
el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
el el üstünde oturmak
el elde baş başta
el elden kalmaz, dil dilden kalmaz
el elden üstündür (ta arşa kadar)
el ele
el ele vermek
el eli yıkar, iki el yüzü
el elin aynasıdır
el elin eşeğini türkü çağırarak arar
el elin nesine, gülerek gider yasına
el eliyle yılan tutulur
el emeği
el emeği göz nuru
el ense çekmek (veya etmek)
el erimi
el erki
el ermez, güç yetmez
el etek çekmek
el etek öpmek
el etek tutmak
el etmek
el falı
el feneri
el freni
el frenini çekmek
el havlusu
el için ağlayan gözden olur
el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer
el için yanma nara, yak çubuğunu bak keyfine
el ilanı
el ile gelen düğün, bayram
el işçiliği
el işi
el işi göz nuru
el işi kağıdı
el iyisi olmak
el kadar
el kaldırmak
el kantarı
el kapısı
el kapısına düşmek
el katmak
el kazanıyla aş kaynamaz
el kazanıyla aş kaynatmak
el keseri
el kılavuzu
el kiri
el kitabı
el koymak
el mi yaman bey mi yaman? el yaman!
el notu
el oltası
el öpenlerin çok olsun!
el öpmek
el öpmekle ağız aşınmaz
el pençe
el pençe divan
el sabunu
el sanatları
el sıkmak
el sözlüğü
el sürmemek
el şakası
el tası
el tazelemek
el telefonu
el telsizi
el terazi göz mizan
el topu
el tutmak
el ulağı
el ulaklığı
el uzatmak
el uzluğu
el üstünde tutmak
el vergisi, gönül sevgisi
el vermek
el vurmamak
el yarası onulur, dil yarası onulmaz
el yatkınlığı
el yazısı
el yazması
el yıkamak
el yordamı
el yordamıyla
el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır
ela
elaman
elaman çekmek
elaman demek
elan
elastik
elastiki
elastikiyet
Elazığ
elazığlı
elazığlılık
elbasan tavası
elbet
elbette
elbise
elbise dolabı
elbiseli
elbiselik
elbisesiz
ELBİSTAN
ELCİ
elcik
elçek
elçekli
elçi
elçilik
elçilik etmek (veya yapmak)
elçilik uzmanı
ELÇİM
elçiye zeval olmaz
ELDE
elde avuçta (bir şey) kalmamak
elde avuçta (ne varsa)
elde bir
elde bulunan beyde bulunmaz
elde etmek
elde kalmak
elde olmamak
elde tutmak
eldeci
eldeki yara, yarasıza duvar deliği
eldeli
ELDEN
elden ağza yaşamak
elden almak
elden ayaktan düşmek (veya kesilmek)
elden bırakmamak (veya düşürmemek)
elden çıkarmak
elden çıkmak
elden düşme
elden ele
elden ele dolaşmak
elden ele geçmek
elden geçirmek
elden gel!
elden geldiği kadar
elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz
elden gelmemek
elden gitmek
elden kaçırmak
elden kaçmak
elden ne gelir?
elden vefa, zehirden şifa
eldesiz
eldiven
eldivenli
eldivensiz
ele alınır
ele alınmaz
ele almak
ele avuca sığmamak
ele bakmak
ele geçirmek
ele geçmek
ele gelmek
ele verir talkını (veya telkini), kendi yutar salkımı
ele vermek
elebaşı
elebaşılık
eleğimsağma
ELEJİ
elek
elekçi
elekçilik
elekleme
eleklemek
eleklik
elekten geçirmek
elektrifikasyon
elektriği kesmek
elektriği yakmak
elektrik
elektrik almak
elektrik anahtarı
elektrik çarpması
elektrik dinamosu
elektrik direği
elektrik düğmesi
elektrik fabrikası
elektrik feneri
elektrik fırını
elektrik fincanı
elektrik kaçağı
elektrik kaynağı
elektrik ocağı
elektrik saati
elektrik santrali
elektrik sayacı
elektrik süpürgesi
elektrik teli
elektrik üreteci
elektrik vermek
elektrik yayı
elektrik zili
elektrikçi
elektrikçilik
elektrikleme
elektriklemek
elektriklendirme
elektriklendirmek
elektriklenme
elektriklenmek
elektrikli
elektrikli basaç
elektrikli daktilo
elektrikli ısıtıcı
elektrikli sandalye
elektrikli süpürge
elektrikli tren
elektriksiz
elektriksizlik
elektro
elektrobiyoloji
elektrobiyolojik
elektrodinamik
elektrodinamometre
elektrodiyaliz
elektroensefalografi
elektroensefalogram
elektrofil
elektrofon
elektrogitar
elektrojen
elektrokardiyograf
elektrokardiyografi
elektrokardiyogram
elektrokimya
elektrolit
elektrolit dengesi
elektroliz
elektromanyetik
elektromanyetik dalgalar
elektromanyetik güç
elektromanyetizma
elektromekanik
elektrometalürji
elektrometre
elektromıknatıs
elektromobil
elektromotor
elektron
elektron akışı
elektron demeti
elektron gazı
elektron lambası
elektron mikroskobu
elektronegatif
elektronik
elektronik beyin
elektronik çalgılar
elektronik imza
elektronik müzik
elektronik posta
elektronik saat
elektronik sazlar
elektronikçi
elektronikçilik
elektropozitif
elektroradyoloji
elektrosaz
elektroskop
elektrostatik
elektrostatik serpme
elektroşok
elektrot
elektroteknik
elem
eleman
eleman sayısı
eleme
eleme sınavı
elemek
element
elemge
elemli
ELEMSİZ
elenme
elenmek
elenti
eleşkirt
eleştirel
eleştirellik
eleştiri
eleştirici
eleştiricilik
eleştirilme
eleştirilmek
eleştirim
eleştirimci
eleştirimcilik
eleştirisel
eleştirme
eleştirmeci
eleştirmecilik
eleştirmek
eleştirmeli
eleştirmen
eleştirmenlik
ELETME
eletmek
elezer
elezerlik
elgin
elgün
ELHAK
elhamdülillah
elhasıl
eli açık
eli ağır
eli alışmak
eli altında olmak
eli armut devşirmek
eli ayağı (olmak)
eli ayağı (veya ayağına) dolaşmak
eli ayağı (veya eli kolu) bağlı olmak
eli ayağı buz kesilmek (veya tutmamak)
eli ayağı düzgün
eli ayağı titremek
eli ayağı tutmak
eli aza varmamak
eli bayraklı
eli belinde
eli bol
eli boş
eli boş çıkmak
eli boş dönmek (veya çevrilmek veya geri gelmek)
eli boş gelmek
eli böğründe
eli böğründe kalmak
eli çabuk
eli dar
eli dar (veya darda) olmak
eli değmek
eli dursa ayağı durmaz
eli ekmek tutmak
eli eline değmemek
eli ermek
eli ermez gücü yetmez
eli geniş
eli genişlemek
eli gitmek
eli hafif
eli harama uzanmak
eli işe yatmak
eli kalem tutmak
eli kırılmak
eli kırılsın!
eli kolu bağlı kalmak (veya durmak veya olmak)
eli koynunda
eli koynunda kalmak
eli kulağında
eli kurusun!
eli mahkûm
eli mahkûm olmak
eli maşalı
eli nimetli
eli olmak
eli para görmek
eli selek
eli sıkı
eli sıkılık
eli silah tutmak
eli sopalı
eli şakağında
eli uz
eli uzun
eli uzunluk
eli varmamak (veya gitmemek)
eli yatkın
eli yatkınlık
eli yatmak
eli yordamlı
eli yüzü düzgün
elibelinde
eliböğründe
elif
elifba
elifî
elifi elifine
elifi mertek sanmak
elifin hecesi var, gündüzün gecesi var
elik
elim
elimi sallasam ellisi, başımı sallasam tellisi
eliminasyon
ELİMİNE
elimine etmek
elimine olmak (veya edilmek)
elimsende
elin ağzı torba değil ki büzesin
elinde ... var
elinde avucunda nesi varsa
elinde bulunmak (veya olmak)
elinde büyümek
elinde kalmak
elinde olmak
elinde olmamak
elinde patlamak
elinde tutmak
elinden
elinden almak
elinden bir iş (veya şey) gelmemek
elinden bir kaza (veya sakatlık) çıkmak
elinden geleni ardına (veya arkasına) koymamak
elinden geleni yapmak
elinden gelmek
elinden hiçbir şey kurtulmamak
elinden iş çıkmamak
elinden iyi iş gelmek
elinden kan çıkmak
elinden kurtulmak
elinden tutmak
eline (veya elinize veya ellerinize) sağlık
eline ağır
eline almak
eline ayağına çabuk
eline ayağına kapanmak (veya sarılmak veya düşmek)
eline ayağına üşenmemek
eline bakmak
eline çabuk
eline doğmak
eline düşmek
eline erkek eli değmemiş olmak
eline eteğine doğru
eline eteğine sarılmak
eline fırsat geçmek
eline geçmek
eline kalmak
eline su dökemez
eline tutuşturmak
eline yüzüne bulaştırmak
elini arı kovanına sokmak
elini ayağını kesmek (veya çekmek)
elini ayağını öpeyim
elini belli etmek (veya göstermek)
elini çabuk tutmak
elini eteğini çekmek (veya kesmek)
elini kana bulamak (veya bulaştırmak)
elini kolunu bağlamak
elini kolunu sallaya sallaya gelmek
elini kolunu sallaya sallaya gezmek
elini kulağına atmak
elini oynatmak
elini sallasa ellisi (başını sallasa tellisi)
elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak
elini sürmemek
elini taşın altına koymak (veya sokmak)
elini uzatmak
elini veren kolunu alamaz
elini vicdanına koymak
elinin altında (olmak)
elinin hamuruyla erkek işine karışmak
elinin körü
elinin tersiyle çarpmak
elinin tersiyle itmek
elinle ver, ayağınla ara
elips
elipsoidal
elipsoit
eliptik
elit
ELİTLİK
ELİYLE
eliyle koymuş gibi
elk
elkızı
elle tutulacak tarafı (veya yanı) kalmamak
elle tutulur
elle tutulur gözle görülür (veya dille anlatılır)
elle tutulur tarafı olmamak
elleme
ellemek
ELLENME
ellenmek
Ellenmiş dillenmiş
eller yukarı!
ellerde gezmek
ellerim yanıma gelsin
ellerin dert görmesin
ELLEŞME
elleşmek
ELLETME
elletmek
ellettirme
ellettirmek
elli
ellibir
ellik
ellilik
ellinci
ellişer
elma
elma çayı
elma da alma da demesini biliriz
elma gibi
elma hoşafı
elma kompostosu
elma sirkesi
elma suyu
elma şarabı
elma şekeri
elma şurubu
elma yanaklı
elmabaş
ELMACI
elmacık
elmacık kemiği
elmacılık
elmalık
elmamsı
elmanın dibi göl, armudun dibi yol
elmas
elmas gibi
elmasımsı
elmasiye
elmaslı
elmastıraş
elmayı çayıra, armudu bayıra
elmayı soy da ye, armudu say da ye
ELMEK
eloğlu
ELÖPEN
elti
elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar
elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz
eltieltiyeküstü
ELTİLİK
elvan
elvan elvan
elveda
elverdiğince
Elverir ki
elverişli
elverişlilik
elverişsiz
elverişsizlik
ELVERME
elvermek
elyaf
elzem


Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


©2005 birsozluk.com

0,0078125