KA_KD/ TÜRKÇE SÖZLÜK - -
Ana sayfa

KELİME İNDEKSİ

JU_JZ <-- KA_KD --> KE_KH



kaba
kaba but
kaba düzen
kaba et
kaba kağıt
kaba kurgu
kaba kuşluk
kaba kuvvet
kaba saba
kaba sakal
kaba sıva
kaba sofu
kaba su
kaba tekne
kaba yapı
kaba yel
kababurun
kabaca
kabadayı
kabadayıca
kabadayılanma
kabadayılanmak
kabadayılaşma
kabadayılaşmak
kabadayılık
kabadayılık etmek
kabadayılık taslamak
kabahat
kabahat bulmak
kabahat etmek (veya işlemek)
kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz
kabahati (birine veya bir şeye) yüklemek
kabahatli
kabahatlilik
kabahatsiz
kabahatsizlik
kabak
kabak (birinin) başına (veya başında) patlamak
kabak çekirdeği
kabak çıkmak
kabak çiçeği
kabak çiçeği gibi açılmak
kabak dolması
kabak elması
kabak gibi
kabak kafalı
kabak kemane
kabak tadı
kabak tadı vermek
kabak tatlısı
KABAKÇI
kabakgiller
kabaklama
kabaklamak
kabaklaşma
kabaklaşmak
kabaklık
kabakulak
kabakulak olmak
kabakulak otu
kabala
kabalacı
kabalacılık
kabalak
kabalaşma
kabalaşmak
kabalaştırma
kabalaştırmak
kabalık
kabalist
kaballama
Kaballamak
kaban
KABANA
kabara
kabarabilme
kabarabilmek
kabaralı
kabarcık
kabarcıklı
kabarcıklı düzeç
kabare
kabare tiyatrosu
kabareci
kabarecilik
kabarık
kabarık deniz
kabarıklık
kabarış
kabarıverme
kabarıvermek
kabarma
kabarmak
kabartabilme
kabartabilmek
kabartı
kabartıcı
kabartılı
kabartma
kabartma tozu
kabartmak
kabartmalı
kabasını almak
kabaşiş
kabataslak
Kabe
kabına sığmamak
kabına varamamak
kabız
kabız olmak
kabızlık
kabil
kabil değil
kabile
kabilinden
kabiliyet
kabiliyetli
kabiliyetli çırak ustayı geçer
kabiliyetsiz
kabiliyetsizlik
kabin
kabin amiri
kabine
kabine çekilmek
kabine düşmek
kabir
kabir azabı
kabir azabı çekmek
kabir suali
kablelmilat
kablelvuku
kablo
kablo gemisi
kablocu
kabloculuk
kablolu
kablolu yayın
kablosuz
kabotaj
kabotaj bayramı
kabotaj gemisi
kabotaj hakkı
kabristan
kabuğu dışına çıkmak
kabuğumsu
kabuğuna çekilmek
kabuğunu çatlatmak (veya kırmak)
kabuk
kabuk bağlamak (veya tutmak)
kabuk bilimi
kabuk böcekleri
kabuk değiştirme
kabuk gibi
kabuk kahvesi
kabuk yönetim
kabuklanma
kabuklanmak
kabuklaşma
kabuklaşmak
kabuklu
kabuklu bit
kabuklular
kabuksu
kabuksuz
kabuksuz yumurtlatmak
kabul
kabul etmek (veya eylemek)
kabul günü
kabul kredisi
kabul odası
kabul resmi
kabul salonu
kabul töreni
kabul yeri
kabullendirme
kabullendirmek
kabullenme
kabullenmek
kabullenmişlik
kaburga
kaburgaları çıkmak (veya sayılmak)
kaburgalı
kaburgasız
kabus
kabus basmak (veya çökmek)
kabus görmek
kabuslu
kabussuz
kabza
KABZIMAL
kabzımallık
kaç
kaç baharın yoğurdunu yemek
kaç kaç
kaç para eder?
kaç paralık (adam veya şey)
kaç parça olayım!
kaç zamandır
kaça
kaça kaç
kaça patlamak?
kaçabilme
kaçabilmek
Kaçacak delik aramak
kaçak
kaçak güreşmek
kaçakçı
kaçakçılık
kaçaklık
kaçamak
kaçamak yapmak
kaçamak yol
kaçamaklı
kaçan balık büyük olur
kaçanı kovmazlar, yıkılanı vurmazlar
Kaçanın anası ağlamamış
kaçar
kaçgöç
KAÇI
kaçık
kaçık öz
kaçıkça
kaçıklık
KAÇILMA
kaçılmak
kaçımsama
kaçımsamak
kaçımsar
kaçın kurası
kaçınabilme
kaçınabilmek
kaçıncı
kaçındırma
kaçındırmak
kaçıngan
kaçınganlık
Kaçınık
kaçınılmaz
kaçınılmazlık
kaçınma
kaçınmak
kaçıntı
kaçırabilme
kaçırabilmek
kaçırılma
kaçırılmak
kaçırış
kaçırma
kaçırmak
kaçırtma
kaçırtmak
kaçış
kaçışılma
kaçışılmak
kaçışma
kaçışmak
kaçıverme
kaçıvermek
kaçkın
kaçlı
kaçlık
kaçma
kaçmak
kaçmaklık
Kaçmaktan kovalamaya vakit olmamak
kaçta
kadar
kadastro
kadastrolama
kadastrolamak
kadastrolanma
kadastrolanmak
kadastroya geçmek
kadavra
kadavralaşma
kadavralaşmak
kadayıf
kadayıfçı
kadayıfçılık
kadeh
kadeh arkadaşı
kadeh arkadaşlığı
kadeh kaldırmak
kadeh tokuşturmak
kadehçik
kadehdaş
kadehdaşlık
kadem
kademe
kademe ilerlemesi
kademe kademe
kademeleme
kademelemek
kademelendirme
kademelendirmek
kademelenme
kademelenmek
kademeli
kademesiz
kademhane
kademli
kademli olsun!
kademsiz
kademsizlik
kader
kader birliği
kader birliği etmek
kader çizgisi
kader olmayınca kadir bilinmez
kaderci
kadercilik
kadere boyun eğmek
kaderiye
KADERSİZ
kadersizlik
kadı
kadı anlatışa göre fetva verir
Kadıköy
kadıköy taşı
kadılık
kadın
kadın avcısı
kadın başına
kadın berberi
kadın hareketi
kadın hastalıkları
kadın kadına
kadın kadıncık
kadın olmak
kadın terzisi
kadın ticareti
kadınana
kadınbudu
kadınca
kadıncağız
kadıncasına
kadıncık
kadıncıl
kadındüğmesi
kadınevi
kadıngöbeği
kadınımsı
kadının fendi, erkeği yendi
kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası
kadınlar hamamı
kadınlaşma
kadınlaşmak
kadınlaştırma
kadınlaştırmak
KADINLI
kadınlı erkekli
kadınlık
kadınnine
KADINSAL
kadınsı
kadınsılaşma
kadınsılaşmak
kadınsılık
kadınsız
kadıntuzluğu
kadırga
kadırga balığı
kadidi çıkmak
kadife
kadife çiçeği
kadife devrim
kadife elli
kadife gibi
kadifeleşme
kadifeleşmek
kadifeleştirme
kadifeleştirmek
kadifelik
kadim
kadim dost
kadimî
kadir
kadir gecesi
kadir gecesi doğmuş
kadir olmak
kadirbilir
kadirbilirlik
kadirbilmez
kadirbilmezlik
Kadiri
Kadirilik
kadiriye
kadirşinas
kadirşinaslık
kadit
kadmiyum
kadmiyumlu
kadraj
kadran
kadrat
kadril
kadrini anlamak
kadrini bilmek
kadro
kadrocu
kadroculuk
kadrolandırma
kadrolandırmak
kadrolaşma
kadrolaşmak
kadrolaştırma
kadrolaştırmak
kadrolu
kadrosuz
kadrosuzluk
kadük
kadük olmak (veya kalmak)
kadüklük
kafa
kafa (veya kafasını) dinlendirmek
kafa (veya kafasını) karıştırmak
kafa (veya kafasını) şişirmek
kafa (veya kafasını) ütülemek
kafa (veya kafayı veya kafasını) dinlemek
kafa (veya kafayı) çekmek
kafa atmak
kafa bulmak
kafa cilalamak
kafa çıkışı
kafa dengi
kafa eskitmek
kafa göz yarmak
kafa içi
kafa işçisi
kafa kafaya vermek
kafa kağıdı
kafa kalmamak
kafa koçanı
kafa patlatmak
kafa sallamak
kafa sesi
kafa tutmak
kafa yapmak
kafa yok!
kafa yormak
KAFACA
KAFADAN
kafadan atmak
kafadan bacaklılar
kafadan gayrimüsellah
kafadan kontak
kafadar
kafadarlık
kafadaş
kafadaşlık
kafakol
kafakola almak
kafalı
kafalılık
kafası (veya kafasına) takılmak
kafası almamak
kafası boş
kafası bozulmak
kafası bulanmak
kafası bulutlu
kafası çatlak
kafası dönmek
kafası dumanlanmak
kafası dumanlı
kafası durmak
kafası düzelmek
kafası ile oynamak
kafası işlemek (veya çalışmak)
kafası iyi
kafası karışmak
kafası kazan (gibi) olmak
kafası kıyak
kafası kızmak
kafası kontak
kafası küflü
kafası örümcekli
kafası sarmamak
kafası sersem sepet (olmak)
kafası şişmek
kafası tembel
kafası yerinde olmamak
kafası yerine gelmek
kafasına dank etmek
kafasına estiği gibi
kafasına geçirmek
kafasına girmek
kafasına girmemek
kafasına göre
kafasına koymak
kafasına sığmamak
kafasına söz girmemek
kafasına uymak
kafasına vur, ekmeğini elinden al
kafasına vura vura
kafasına vurmak
kafasında şimşek çakmak
kafasında tutmak
kafasından çıkarmak (veya atmak)
kafasından geçirmek
kafasını ezmek
kafasını işletmek
kafasını kaldırmak
kafasını kaldırmamak
kafasını kaşıyacak vakti olmamak
kafasını kırmak
kafasını kullanmak
kafasını kurcalamak
kafasını sokmak
kafasını taştan taşa çarpmak (veya vurmak)
kafasını toplamak
kafasını tütsülemek
kafasını uçurmak
kafasını vurmak
kafasının bir tahtası eksik (veya noksan) (olmak)
kafasının dikine gitmek
kafasının etini yemek
kafasının kontağı atmak
kafasız
kafasızlık
kafatasçı
kafatasçılık
kafatası
kafaya almak
kafaya çıkmak
kafayı (bir yere) vurmak
kafayı bulandırmak
kafayı bulmak
kafayı çalıştırmak (veya işletmek)
kafayı değiştirmek
kafayı tütsülemek
kafayı üşütmek
kafayı yemek
Kafdağı
KAFE
kafein
kafes
kafes gibi
kafes teli
kafesçi
kafesçilik
kafese girmek
kafese koymak
kafesleme
kafeslemek
kafesli
kafeşantan
kafeterya
kaffesi
kafi
kafi gelmek
kafile
kafir
kafiristan
kafirleşme
kafirleşmek
kafirlik
kafiye
kafiyeli
kafiyesiz
kafiyesizlik
kafkas tavuğu
kaftan
KAFTANCI
kafur
kafur ağacı
kagir
kağan
kağanlık
kağıda dökmek
kağıt
kağıt açmak
kağıt ağacı
kağıt balığı
kağıt balığıgiller
kağıt dutu
kağıt helvacı
kağıt helvası
kağıt kaleme sarılmak
kağıt kebabı
kağıt oynamak
kağıt oyunu
kağıt para
kağıt torba
kağıt üzerinde (veya üstünde) kalmak
kağıtçı
kağıtçılık
kağıtlama
kağıtlamak
kağıtlanma
kağıtlanmak
kağıtlı
kağıtlık
kağıtsı
kağnı
kağnı arabası
kağnı gibi gitmek
kağnı mazısı
kağşak
kağşama
kağşamak
kah
kahhar
kahır
kahır (veya kahrını) çekmek
kahır yüzünden lütfa uğramak
kahırlanma
kahırlanmak
kahırlı
kahil
kahillik
kahin
kahinlik
kahir
kahir ekseriyet
kahir kuvvet
kahkaha
kahkaha (veya kahkahayı) basmak (veya koparmak veya salıvermek)
kahkaha atmak
kahkaha çiçeği
kahkaha fırtınası
kahkaha tufanı
kahkaha tufanı kopmak
kahkahadan kırılmak
kahkahayı ağzında söndürmek
kahpe
kahpe felek
kahpece
kahpecik
kahpelenme
kahpelenmek
kahpeleşme
kahpeleşmek
kahpelik
kahpelik etmek
kahpenin dölü
kahraman
kahramanca
kahramancasına
kahramanlaşma
kahramanlaşmak
kahramanlaştırma
kahramanlaştırmak
kahramanlık
Kahramanmaraş
kahramanmaraşlı
kahramanmaraşlılık
kahretme
kahretmek
kahreyleme
kahreylemek
kahreyleyiş
kahrından ölmek
kahrolası
kahrolma
kahrolmak
kahrolsun
kahroluş
kahvaltı
kahvaltı etmek
kahvaltıcı
kahvaltılık
kahve
kahve ağabeyi
kahve ağası
kahve cezvesi
kahve değirmeni
kahve dibeği
kahve dolabı
kahve dövücünün hınk deyicisi
kahve falı
kahve fincanı
kahve kaşığı
kahve makinesi
kahve ocağı
kahve parası
kahve tabağı
kahve takımı
kahve tepsisi
kahveci
kahvecilik
kahveevi
kahvehane
kahvehaneci
kahverengi
kahverengimsi
kahya
kahyalık
kahyalık etmek
kaide
kaideci
kaidecilik
kaideli
kaidesiz
kaidesizlik
kail
kail olmak
kaim
kaim olmak
kaime
kaimelik
kain
kainat
kak
kaka
kaka yapmak
kakaç
kakalak
kakalama
kakalamak
kakalanma
kakalanmak
kakao
KAKAOLU
kakaolu kek
kakavan
kakavanlık
kakavanlık etmek
kakıç
kakılıp kalmak
kakılma
kakılmak
kakım
KAKIMA
kakımak
kakınç
KAKINTI
kakır kakır
kakır kakır gülmek
KAKIRCA
kakırdak
kakırdak poğaçası
kakırdama
kakırdamak
kakırtı
KAKIŞ
kakışma
kakışmak
kakıştırma
kakıştırmak
KAKLIK
kakma
kakma aşı
kakmacı
kakmacılık
kakmak
kakmalı
kaknem
kakofoni
kaktırma
Kaktırmak
kaktüs
kaktüsgiller
kakule
kakuleli
kakül
kaküllü
kal
kala
Kala kala
kalaba
kalabalık
kalabalık ağızlı
kalabalık etmek
kalabalıkça
kalabalıklaşma
kalabalıklaşmak
kalabalıklaştırma
kalabalıklaştırmak
kalabilme
kalabilmek
kalafat
kalafat kalemi
kalafat yeri
kalafata çekmek
kalafatçı
kalafatçılar
kalafatçılık
kalafatlama
kalafatlamak
kalafatlanma
kalafatlanmak
kalafatlı
kalafatsız
kalak
kalakalma
kalakalmak
kalamar
KALAMATA
kalamata zeytini
kalamazo
kalamin
kalamit
kalan
Kalandır
kalandır makinesi
kalandırcı
kalanlı bölme
kalantor
kalantorca
kalantorluk
kalas
kalas gibi
kalastra
KALAVRA
kalavrahane
kalay
kalaybalık
kalaycı
kalaycılık
kalayhane
kalayı basmak
kalaylama
kalaylamak
kalaylanma
kalaylanmak
kalaylatma
kalaylatmak
kalaylı
kalaylı bakır küflenmez
KALAYSI
kalaysız
kalbe (veya kalbine) doğmak
kalbe dokunmak
kalbe işlemek
kalben
kalbî
kalbi ağzına gelmek
kalbi boş olmak
kalbi çarpmak
kalbi dayanmamak
kalbi dolu olmak
kalbi ferahlamak
kalbi kararmak
kalbi kırık
kalbi parçalanmak
kalbi sıkışmak
kalbi sızlamak
kalbi temiz
kalbi yerinden oynamak (veya fırlamak)
kalbi yıkmak kolay, yapmak zordur
kalbi yırtılmak
kalbin yolu mideden geçer
kalbine girmek
kalbine göre
kalbine saplanmak
kalbini açmak
kalbini burmak
kalbini çalmak
kalbini doldurmak
kalbini eritmek
kalbini okumak
kalbiselim
kalbiyle konuşmak
kalbur
kalbur gibi
kalbur kemiği
kalbura çevirmek
kalbura dönmek
kalburabastı
kalburcu
kalburculuk
kalburdan geçirmek
kalburla su taşımak
kalburlama
kalburlamak
kalburlanma
kalburlanmak
kalburlatma
kalburlatmak
kalburüstü
kalburüstü kalmak
kalburüstüne gelmek
kalcı
kalça
kalça kemiği
kalçalı
kalçalık
kalçasız
kalçete
kalçın
kalçıncı
Kaldı ki
kaldırabilme
Kaldırabilmek
kaldıraç
kaldıran
kaldırıcı
kaldırılış
kaldırılma
kaldırılmak
kaldırım
kaldırım çiğnemek
kaldırım işçisi
kaldırım kabadayılığı
kaldırım kabadayısı
kaldırım mühendisi
kaldırım mühendisliği
kaldırım süpürgesi
kaldırım taşı
kaldırım taşlı
kaldırım yosması
kaldırıma düşmek
kaldırımcı
kaldırımcılık
kaldırımları arşınlamak
kaldırımlı
kaldırımsı
kaldırımsız
kaldırış
kaldırıverme
kaldırıvermek
kaldırma
kaldırma kolcusu
kaldırmak
kaldırtabilme
kaldırtabilmek
kaldırtma
kaldırtmak
kale
kale almamak
kale bedeni
kale çizgisi
kale gibi
kale vuruşu
kalebent
kalebent etmek
kalebentlik
kaleci
kalecik
kalecikkarası
kalecilik
kalem
kalem açacağı
kalem açmak
kalem aşısı
kalem beyi
kalem çekmek
kalem efendisi
kalem erbabı
kalem işi
kalem kalem
kalem kaşlı
kalem kavgası
kalem kırmak
kalem kömürü
kalem kulaklı
kalem kutusu
kalem oynatmak
kalem parmaklı
kalem pil
kalem sahibi
kalem savaşçısı
kalem şuarası
kalembek
kaleme (veya kaleme kağıda) sarılmak
kaleme almak
kaleme gelmek
kalemi olmak
kaleminden çıkmak
kaleminden kan damlamak
kalemis
kalemiyle yaşamak (veya geçinmek)
kalemkar
kalemkarlık
kalemlik
kalemşor
kalemtıraş
kalender
kalender meşrep
kalenderce
kalenderî
Kalenderiye
kalenderleşme
kalenderleşmek
kalenderlik
kalensöve
kaleska
kalevi
kaleydoskop
kaleyi içinden fethetmek
kalfa
kalfalık
kalgıma
kalgımak
kalhane
kalıba dökmek
kalıba vurmak
kalıbı değiştirmek (veya dinlendirmek)
kalıbı kıyafeti yerinde olmak
kalıbını basmak
kalıbının adamı olmamak
kalıcı
kalıcı makyaj
kalıcı ruj
kalıcılık
kalıç
kalık
kalıklık
kalım
kalımlı
kalımlılık
kalımsız
kalın
kalın bağırsak
kalın incelene kadar ince üzülür
kalın kafa
kalın kafalı
kalın kafalılık
kalın ses
kalın sesli
kalın seslilik
kalın ünlü
kalın yağ
kalınca
kalınlaşma
kalınlaşmak
kalınlaştırma
kalınlaştırmak
kalınlaştırtma
kalınlaştırtmak
kalınlatma
kalınlatmak
kalınlık
KALINMA
kalınmak
kalıntı
kalıp
kalıp gibi oturmak
kalıp gibi serilmek
kalıp gibi uyumak
kalıp kesilmek
kalıp kıyafet
kalıp kıyafetle adam adam olmaz
kalıp sigarası
kalıpçı
kalıpçılık
kalıplama
kalıplamak
kalıplanma
kalıplanmak
kalıplaşma
kalıplaşmak
kalıplaşmış
kalıplaşmışlık
kalıplaştırma
kalıplaştırmak
kalıplatma
kalıplatmak
kalıplı
kalıplı kıyafetli
kalıplık
kalıpsız
kalıpsız kıyafetsiz
kalıptan kalıba girmek
kalır yeri yok
kalış
kalıt
kalıtçı
kalıtım
kalıtım bilimi
kalıtımsal
kalıtsal
kalıtsallık
kalıverme
kalıvermek
kaliborit
kalibraj
kalibrasyon
kalibrasyon testi
kalibre
kalifikasyon
kalifiye
kalifiye işçi
kaliforniyum
kaligrafi
kaliko
kalinis
kalinos
kalipso
kaliptra
kalitatif
kalite
kalite çemberleri
kalite kontrolcü
kalite kontrolcülük
kalite kontrolü
kalite riski
kaliteli
kalitesiz
kalitesizlik
Kalk borusu
kalkabilme
kalkabilmek
kalkan
kalkan balığı
kalkan balığıgiller
kalkan bezi
kalkan böcekleri
kalkancık
kalker
kalkerleşme
kalkerleşmek
kalkerli
kalkersiz
kalkık
kalkıklık
kalkınabilme
kalkınabilmek
kalkındırabilme
kalkındırabilmek
kalkındırma
kalkındırmak
kalkınış
kalkınma
kalkınma hızı
kalkınmak
Kalkıp kalkıp oturmak
kalkış
kalkış yarışı
kalkışa geçmek
kalkışabilme
kalkışabilmek
kalkışılma
kalkışılmak
kalkışma
kalkışmak
kalkıverme
kalkıvermek
kalkma
kalkmak
kalkojen
kalkolitik
kallavi
kallavi fincan
kalleş
kalleşçe
kalleşlik
kalleşlik etmek
kalma
kalma durumu
kalmak
kalmalı
kalmalı tümleç
kaloma
kaloma etmek (veya vermek)
kalomel
kalori
kalorifer
kalorifer borusu
kalorifer dairesi
kalorifer kazanı
kalorifer peteği
kaloriferci
kalorifercilik
kalorimetre
kalorimetri
kalotip
kalp
kalp (veya kalbini) kazanmak (veya fethetmek)
kalp (veya kalbini) kırmak
kalp acısı
kalp ağrısı
kalp akçe
kalp aksesi
kalp çarpıntısı
kalp etmek
kalp hastası
kalp kalbe karşıdır
kalp kası
kalp krizi
kalp olmak
kalp olmamak
kalp sektesi
kalp spazmı
kalp yarası
kalp yetmezliği
kalpak
kalpakçı
kalpakçılık
kalpaklı
kalpaklık
kalpazan
kalpazanlık
KALPÇİ
kalpgah
kalplaşma
kalplaşmak
kalplık
kalpli
kalplilik
kalpsiz
kalpsizlik
kalpten
kalsa (veya kalırsa)
kalseduan
kalsemi
kalsifikasyon
kalsit
kalsiyum
kalsiyum fosfat
kalsiyum karbonat
kalsiyum klorür
kalsiyum oksit
kalsiyumlu
kalsiyumsuz
kaltaban
kaltabanlık
kaltak
kaltakçı
kaltaklık
kalubela
kalubeladan beri
Kalvenci
Kalvencilik
Kalvenizm
kalya
kalyon
kalyoncu
Kam
kam almak
kama
kama basmak
kamacı
kamacılık
kamalama
kamalamak
kamalı
kamanço
kamanço etmek
kamara
kamaracı
kamarilla
kamarot
kamarotluk
kamasız
kamaşma
kamaşmak
kamaştırma
kamaştırmak
kamber
Kambersiz düğün olmaz
kambiyo
kambiyo ajanı
kambiyo cirosu
kambiyo senedi
kambiyocu
kambiyoculuk
kambiyum
kambriyen
kambriyen öncesi
kambur
kambur felek
kambur üstüne kambur (veya kambur kambur üstüne)
kambur zambur
kambura
kambura makinesi
kambura vermek
kambura yatmak
kamburlaşma
kamburlaşmak
kamburlaştırma
kamburlaştırmak
kamburluk
kamburu çıkmak
kamburunu çıkarmak
kamçı
kamçı çalmak (veya vurmak)
kamçıbaşı
kamçıkuyruk
kamçılama
kamçılamak
kamçılanış
kamçılanma
kamçılanmak
kamçılaşma
kamçılaşmak
kamçılatma
kamçılatmak
kamçılayış
kamçılı
kamçılılar
kame
kamelya
kamer
kamer balığı
kamera
kamera şakası
kameraman
kamerî
kamerî ay
kamerî takvim
kamerî yıl
kameriye
kameriyeli
KAMERSİZ
kamerunlu
kamet
kamet getirmek
kameti artırmak
kamga
kamış
kamış atmak (veya koymak)
kamış kalem
kamış kemiği
kamışçık
kamışkulak
kamışlı
kamışlık
kamışsı
kamikaze
kamikazelik
kamil
kamilen
kamineto
KAMKAZ
kamp
kamp kurmak
kamp yapmak
kampa girmek
kampana
kampana çalmak
kampanacı
kampanya
kampanyacı
kampçı
kampçılık
kamping
kamplaşma
kamplaşmak
kamplaştırma
kamplaştırmak
KAMPÜS
kamu
kamu davası
kamu denetçiliği
kamu denetçisi
kamu düzeni
kamu eczacısı
kamu görevlisi
kamu güvenliği
kamu hizmeti
kamu hukuku
kamu idaresi
kamu kesimi
kamu kurumu
kamu personeli
kamu sağlığı
kamu sektörü
kamu tanrıcı
kamu tanrıcılık
kamu yararı
kamu yönetimi
kamuflaj
kamufle
kamufle etmek
kamulaştırabilme
kamulaştırabilmek
kamulaştırılma
kamulaştırılmak
kamulaştırma
kamulaştırmak
kamuoyu
kamuoyu oluşturmak (veya yaratmak)
kamus
kamusal
kamusal alan
kamusallaşma
kamusallaşmak
kamusallaştırma
kamusallaştırmak
kamutay
kamyon
kamyon faresi
kamyoncu
kamyonculuk
kamyonet
kamyonetçi
kamyonetçilik
kan
kan (veya kanı) başına çıkmak (veya sıçramak veya toplanmak)
kan ağlamak
kan akçesi
kan akıtmak
kan akmak
kan aktarımı
kan alacak damarı bilmek
kan almak
kan bağı
kan bankası
kan basıncı
kan beynine sıçramak (veya çıkmak)
kan bilimci
kan bilimi
kan boğmak
kan çanağı gibi
kan çekmek
kan çıbanı
kan çıkmak
kan davası
kan dere gibi akmak
kan doku
kan dolaşımı
kan dökmek
kan gazı
kan gelmek
kan gitmek
kan gövdeyi götürmek
kan grubu
kan gütmek
kan istemek
kan kanseri
kan kardeşi
kan kardeşliği
kan kaybetmek
kan kırmızı
kan kusturmak
kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek
kan nakli
kan olmak
kan otu
kan oturmak
kan pahası
kan pahasına
kan parası
kan plazması
kan portakalı
kan pulcuğu
kan revan içinde
kan revan içinde kalmak
kan serumu
kan şekeri
kan taşı
kan ter içinde
kan tere batmak
kan tutmak
kan unu
kan vermek
kan yürümek
kan zehirlenmesi
kana
kana boyamak (veya bulamak)
kana kan
kana kan istemek
kana susamak
kanaat
kanaat etmek
kanaat getirmek
kanaat gibi devlet olmaz
kanaatkar
kanaatkarlık
kanaatli
kanaatsiz
kanaatsizlik
kanabilme
kanabilmek
kanada geyiği
kanada kavağı
KANADALI
kanadı altına almak
kanadiyen
kanal
kanalcık
kanalcıklı
KANALET
kanalıyla
kanalizasyon
KANALİZE
kanalize etmek
kanalize olmak
kanama
kanamak
kanamalı
kanara
kanarya
kanarya çiçeği
kanarya otu
kanaryalık
kanasta
kanat
kanat açmak
kanat alıştırmak
kanat çırpmak
kanat germek
kanata
kanatçık
kanatılmak
kanatış
kanatlandırma
kanatlandırmak
kanatlanış
kanatlanma
kanatlanmak
kanatlı
kanatlılar
kanatma
kanatmak
kanatsız
kanatsız kuş uçmaz
kanatsızlar
KANAVİÇE
kanayaklı
kanayan yara olmak
kanayış
kanbiyit
kanca
kanca burunlu
kancabaş
kancacı
kancalama
kancalamak
kancalanma
kancalanmak
kancalı
kancalı iğne
kancalı kurt
KANCASIZ
kancayı takmak (veya atmak)
kancık
kancıkça
kancıklık
kancıklık etmek (veya yapmak)
kancıl
kancur
kançılar
kançılarlık
kançılarya
kandamlası
kandaş
kandaşlık
kandela
KANDIRA
kandıra ağacı
kandıra otu
kandırabilme
kandırabilmek
kandırıcı
kandırıcılık
kandırılış
kandırılma
kandırılmak
kandırış
kandırma
kandırmaca
kandırmak
kandidoz
kandil
kandil çiçeği
kandil çöreği
kandil gecesi
kandil günü
kandil simidi
kandil yağı
kandilci
kandilcilik
kandilin yağı tükenmek
kandilisa
kandilleşme
kandilleşmek
kandilli
kandilli küfür
kandilli selam
kandilli temenna
kandillik
kandilsiz
kanepe
kangal
kangal köpeği
kangallama
kangallamak
kangallanma
kangallanmak
kangren
kangren olmak
kangrenleşme
kangrenleşmek
kangrenleştirme
kangrenleştirmek
kangrenli
kanguru
kangurugiller
kanı
kanı ayaklı
kanı bozuk
kanı donmak
kanı ısınmak
kanı içine akmak
kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar
kanı kaynamak
kanı kurumak
kanı sıcak
kanı sulanmak
kanı temizlenmek
kanık
kanıklanma
kanıklanmak
kanıklık
KANIKMA
kanıkmak
kanıksama
kanıksamak
kanıksatma
kanıksatmak
kanıksayış
kanına dokunmak
kanına ekmek doğramak
kanına girmek
kanına işlemek
kanına susamak
kanını emmek
kanını içine akıtmak
kanını kaynatmak
kanını kurutmak
kanını yerde koymak
kanırma
kanırmak
kanırtma
kanırtmaç
kanırtmak
kanısında olmak
kanış
kanıt
kanıtlama
kanıtlamak
kanıtlandırma
kanıtlandırmak
kanıtlanış
kanıtlanma
kanıtlanmak
kanıtlayabilme
kanıtlayabilmek
kanıtlı
kanıtsama
kanıtsamak
kanıtsız
kanıya varmak
kanıyla ödemek
kani
kani olmak
kaniş
KANKA
kankan
kankırmızı
kankızıl
kankurutan
kanlama
kanlamak
kanlandırma
kanlandırmak
kanlanma
kanlanmak
kanlı
kanlı bıçaklı
kanlı bıçaklı olmak
kanlı canlı
kanlı gömlek gizlenemez
kanlı ishal
kanlı katil
kanlı yaş (veya yaşlar) dökmek
kanlılık
kanlısı olmak
kanma
kanmak
kanmazlık
kano
kanon
kanotiye
kanser
kanser bilimi
kanserleşme
kanserleşmek
kanserleştirme
kanserleştirmek
kanserli
kanserojen
kanseroloji
kanserolojik
kansız
kansız ameliyat
kansız cansız
kansızlaşma
kansızlaşmak
kansızlık
kant
kantar
kantar ağası
kantar kabağı
kantar kolu
kantar topu
kantara çekmek (veya vurmak)
kantarcı
kantarcılık
kantarı belinde
kantarın topunu kaçırmak
kantariye
kantarlama
kantarlamak
kantarlı
kantarlı küfür
kantarlık
kantarlıyı savurmak
kantarma
kantaron
kantat
Kantçı
Kantçılık
kantin
kantinci
kantincilik
kantitatif
kantite
kantiyane
kanto
kantocu
kantoculuk
kanton
kantonit
kanun
kanun adamı
kanun çıkarmak
kanun çiğnemek
kanun dışı
kanun hükmünde kararname
kanun koyucu
kanun koyuculuğu
kanun layihası
kanun maddesi
kanun sözcüsü
kanun tasarısı
kanun teklifi
kanuncu
kanunculuk
kanunen
kanuni
kanuniyet
kanuniyet kesbetmek
kanunlaşma
kanunlaşmak
kanunlaştırılma
kanunlaştırılmak
kanunlaştırma
kanunlaştırmak
kanunname
kanunsuz
kanunsuzluk
kanunuesasi
kanunuevvel
kanunusani
kanyak
kanyon
kaolin
kaolinit
kaolinli
kaos
kaotik
kap
kap kacak
kapağı atmak
kapak
kapak atmak
kapak bıçkıcısı
kapak bıçkısı
kapak kızı
kapak tahtası
kapak takımı
kapak taşı
kapak yıldızı
kapakçık
kapaklanma
kapaklanmak
kapaklı
kapaklı valf
kapaklık
kapaksız
kapalı
kapalı bölge
kapalı çarşı
kapalı devre
kapalı devre yayını
kapalı duruşma
kapalı duruşma yapmak
kapalı geçmek
kapalı gişe
kapalı görüş
kapalı hava
kapalı hece
kapalı kalp ameliyatı
kapalı kutu
kapalı olmak
kapalı oturum
kapalı rejim
kapalı tohumlular
kapalı toplum
kapalı tribün
kapalı yer korkusu
kapalı yetişmek
kapalı yüzme havuzu
kapalılık
kapama
kapamacı
kapamaç
kapamak
kapan
kapan duygu
Kapan kapana
kapan kurmak
kapana düşmek (veya girmek veya kısılmak veya koymak veya tutulmak veya yakalanmak)
kapana düşürmek (veya kıstırmak)
kapana sıkıştırmak
kapanabilme
kapanabilmek
kapanca
KAPANCI
kapanık
kapanıklık
Kapanın elinde kalmak
kapanış
kapaniçe
kapanma
kapanmak
kapantı
kapari
kaparoz
kaparozcu
kaparozculuk
kaparozlama
kaparozlamak
kapasite
kapasiteli
kapasitesiz
kapasitesizlik
kapatabilme
kapatabilmek
kapatılış
kapatılma
kapatılmak
kapatış
kapatma
kapatmak
kapattırma
kapattırmak
kapayabilme
kapayabilmek
kapçak
kapçık
kapçık meyve
kapçıklı
kapela
kapı
kapı açmak
kapı ağası
kapı ağzı
kapı almak (veya yapmak)
kapı aralamak
kapı aramak
kapı baca açık
kapı bir komşu
kapı çuhadarı
kapı dışarı etmek (veya atmak)
kapı duvar
kapı gibi
kapı halkı
kapı kadar
kapı kahyası
kapı kapamaca
kapı kapı aramak
kapı kapı dolaşmak (veya gezmek)
kapı karşı komşu
kapı kethüdası
kapı kolu
kapı komşu
kapı komşusu yapmak (veya etmek)
kapı kulu
kapı mandalı
kapı oğlanı
kapı perdesi
kapı tokmağı
kapı yapmak
kapı yoldaşı
kapıcı
kapıcık
kapıcılık
KAPIDA
kapıda kalmak
kapıdan çevirmek
kapıdan kovsan bacadan düşer
kapıkule
kapılabilme
kapılabilmek
kapılandırma
kapılandırmak
kapılanma
kapılanmak
kapılar yüzüne (veya üzerine veya üstüne) kapanmak
kapıları açık tutmak
kapıları kapamak
kapılgan
kapılganlık
kapılı
kapılış
kapılıverme
kapılıvermek
kapılma
kapılmak
kapımandalı
Kapıp koyuvermek
kapısı açık
kapısına kilit vurmak
kapısını aşındırmak
kapısını çalmak
kapısız
kapış
kapış kapış gitmek
kapış kapış yapmak
kapışabilme
kapışabilmek
kapışılma
kapışılmak
kapışma
kapışmak
kapıştırma
kapıştırmak
kapıya dayanmak
kapıyı açmak
kapıyı büyük açmak
kapıyı göstermek
kapik
kapital
kapitalist
kapitalistleşme
kapitalistleşmek
kapitalistleştirme
kapitalistleştirmek
kapitalizasyon
kapitalizm
kapitone
kapitülasyon
kapkaç
kapkaççı
kapkaççılık
kapkara
kapkaranlık
kaplam
kaplama
kaplamacı
kaplamacılık
kaplamak
kaplamalı
kaplamalı mobilya
kaplamlı
kaplamsal
kaplamsallık
kaplan
kaplan atlaması
kaplan böcek
kaplan böcekler
kaplan derisi
kaplanboğan
kaplanış
kaplanma
kaplanmak
kaplatış
kaplatma
kaplatmak
kaplattırma
kaplattırmak
kaplayabilme
kaplayabilmek
kaplayış
kaplı
kaplıca
kaplıcalık
kaplık
kaplumbağa
kaplumbağa gibi
kaplumbağa yürüyüşü
kaplumbağalar
kapma
kapmaca
kapmak
kapnisit
kapora
kapora vermek
kaporalı
kaporasız
kaporta
kaporta kafesi
kaportacı
kaportacılık
kapriçyo
kapris
kapris yapmak
kaprisli
kaprissiz
kapsam
kapsama
kapsama alanı
kapsamak
kapsamını genişletmek
kapsamlı
kapsatma
kapsatmak
kapsayabilme
kapsayabilmek
kapsayıcı
kapsayıcılık
kapsız
kapsül
kaptan
kaptan köprüsü
kaptan köşkü
kaptan paşa
kaptan pilot
kaptanıderya
kaptanlık
kaptanpaşakuzusu
kaptıkaçtı
kaptırma
kaptırmak
kapuçin
kapuçino
kapuska
kaput
kaput bezi
kaput etmek
kaput gitmek (veya olmak)
kaputluk
kapuz
kapüşon
kar
kar baykuşu
kar beyaz
kar bırakmak
kar çiçeği
kar dikeni
kar etmek
kar etmemek
kar getirmek
kar gibi
kar haddi
kar helvası
kar ispinozu
kar koymak
kar kuşu
kar kuytuda, para pintide eğleşir
kar kuyusu
kar marjı
kar merkezi
kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz
kar payı
kar paylaşımı
kar sapanı
kar susuzluk kandırmaz
kar topu
kar yükü
kar zararın kardeşidir
kara
kara ağızlı
kara baht
kara bahtlı
kara boya
kara bulut
kara cahil
kara cümle
kara çalmak
kara damaklı
kara delik
kara düzen
kara elmas
kara et
kara fırın
kara gün
kara gün dostu
kara gün kararıp kalmaz
kara haber
kara haber tez duyulur
kara iklimi
kara kalem
kara kaplı kitap
kara kara düşünmek
kara kehribar
kara kış
kara koca
kara kovan
kara kullukçu
kara kurbağası
kara kuru
kara kusmuk
kara kuvvet
kara Kuvvetleri
kara liste
kara listeye almak
kara maşa
kara mili
kara mizah
kara nokta
kara para
kara para aklamak
kara paracı
kara paracılık
kara pazar
kara saban
kara sarı
kara sevda
kara sevdalı
kara su
kara suları
kara sürmek
kara tahta
kara talih
kara tren
kara vapuru
kara yağız
kara yas
kara yasa bürünmek
kara yazı
kara yel
kara yeli
kara yer
kara yolu
kara yolu ile
kara yosunları
kara yosunu
kara yüz
kara yüzlü
karaağaç
karaağaçgiller
karaardıç
karaasma
karabacak
karabakal
karabaldır
karabalık
karaballık
karabasan
karabaş
karabatak
karabatak gibi
karabatakgiller
karabet
karabiber
karabibergiller
karabilme
karabilmek
karabina
karabinyer
karaborsa
karaborsacı
karaborsacılık
karaborsaya düşmek
karabuğday
karabuğdaygiller
karabulut
karaburçak
Karabük
karabüklü
karabüklülük
karaca
karaca darısı
karaca kemiği
karaca kuruca
karacaot
karacı
karacılık
karaciğer
karaçalı
karaçalılık
KARAÇAM
karaçavuş
karaçayca
karaçayır
karada ölüm yok
karadağlı
karadavar
karadelik
Karadeniz
karadul
karadut
karadut şerbeti
karaevli
karafa
karafatma
karagevrek
karagöz
karagöz oynatmak
karagözcü
karagözcülük
karagözlük
karagözlük etmek
karagül
karagürgen
karağı
karahalile
karahindiba
karahumma
karaiğne
Karaim
Karaimce
karakabarcık
karakaçan
karakafes
karakalpakça
karakarga
karakaş
karakavak
karakavuk
karakavza
karakeçi
karakeme
karakılçık
karakol
karakol gemisi
karakol gezmek
karakol hattı
karakol kurmak
karakola düşmek
karakolluk
karakolluk olmak
karakoncolos
karakter
karakteristik
karakterize
karakterize etmek
karakterli
karakteroloji
karakterolojik
karaktersiz
karaktersizlik
karakucak
karakul
karakulak
karakuş
karakuşi
karakutu
karalahana
karalahana çorbası
karalama
karalama defteri
Karalamacı
karalamak
karalanma
karalanmak
karalar bağlamak (veya giymek)
karalatma
karalatmak
karalayabilme
karalayabilmek
karalayış
karalayıverme
karalayıvermek
karaleylek
karalı
karalı beyazlı
karalık
karaltı
KARAMA
karamak
karaman
karamandola
Karamanlı
karamanlı türkçesi
Karamanlıca
karamanlılık
karambol
karambole getirmek
karamel
karamela
karamsar
karamsar olmak
karamsarlaşma
karamsarlaşmak
karamsarlaştırma
karamsarlaştırmak
karamsarlık
KARAMSI
karamuk
karamusal
karamürsel sepeti
karamürsel sepeti sanmak
karanfil
karanfil yağı
karanfilci
karanfilgiller
karanfili sıkmak
karanlığa gömülmek
karanlığa kalmak
karanlığı deşmek (veya yırtmak)
karanlık
karanlık basmak (veya çökmek)
karanlık etmek
karanlık kesilmek
karanlık oda
karanlıkta göz kırpmak
karantina
karantina müddeti
karantina süresi
karapürçek
karar
karar almak
karar altına almak
karar bulmak
karar kılmak
karar vermek
karara bağlamak
karara kalmak
karara varmak
karargah
kararınca
kararında bırakmak
kararış
kararlama
kararlamadan
kararlamak
kararlaşma
kararlaşmak
kararlaştırabilme
kararlaştırabilmek
kararlaştırılma
kararlaştırılmak
kararlaştırma
kararlaştırmak
kararlı
kararlı dalga
kararlı denge
kararlılık
kararma
kararmak
kararname
kararsız
kararsız denge
kararsızlık
karartabilme
karartabilmek
karartı
karartılma
karartılmak
karartma
karartmak
karasakız
karasal
karasal iklim
karasal kumul
karasal oluşuk
karasığır
karasinek
karasu
karaşın
karataban
karatavuk
karatavukgiller
karate
karateci
karatecilik
karaturp
karavan
karavana
karavana borusu
karavana çıkmak
karavanacı
karavanadan yemek
karavaş
karavaşlık
KARAVEL
karavela
karavide
Karay
KARAYA
karaya ayak basmak
karaya çıkarmak
karaya düşmek
karaya oturmak
karaya sabun, deliye öğüt neylesin
karaya vurmak
karayaka
karayandık
karayanık
karayazı
karayemiş
karayemiş ağacı
karayılan
karbojen
karboksil
karboksilik
karboksilli
karbon
karbon dönemi
karbon kağıdı
karbonado
karbonat
karbonatlama
karbonatlamak
karbonatlı
karbondioksit
karbonhidrat
karbonifer
karbonik
karbonik asit
karbonil
karbonit
karbonizasyon
karbonlama
karbonlamak
karbonlaşma
karbonlaşmak
karbonlu
karbonmonoksit
karborundum
karbür
karbüratör
karbürleme
karcığar
karda yürüyüp (veya gezip) izini belli etmemek
kardan adam
kardelen
kardeş
kardeş kanı
kardeş kardeş
kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş
kardeş kardeşin ne öldüğünü ister ne onduğunu
kardeş kavgası
kardeş okul
kardeş parti
kardeş payı
kardeş şehir
kardeşçe
kardeşim olsun da kanlım olsun
kardeşkanı
kardeşkanı ağacı
kardeşlenme
kardeşlenmek
kardeşli
kardeşlik
kardeşlik etmek
kardeşsiz
kardırma
kardırmak
kardinal
kardinal kuşu
kardinallik
KARDİYAK
kardiyograf
kardiyografi
kardiyogram
kardiyolog
kardiyoloji
kardiyolojik
kardiyopati
kardiyoskleroz
kardiyoskop
kardiyoskopi
kare
kare kare
karekök
karekök almak
kareleme
karelemek
kareli
karesel bölge
karesini almak
karfiçe
karga
karga bok yemeden
karga burun
karga düleği
karga etmek
karga gibi
karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış
karga mandayı babası hayrına bitlemez
karga tulumba
karga tulumba etmek
karga yürüyüşü
kargabeyni
kargaburnu
kargabüken
kargacık burgacık
kargadan başka kuş tanımamak
kargadelen
kargagiller
kargasekmez
kargaşa
kargaşa çıkarmak
kargaşacı
kargaşacılık
Kargaşalı
kargaşalık
kargaşasız
kargı
kargılama
kargılamak
kargılık
kargıma
kargımak
kargın
kargış
kargış etmek (veya vermek)
kargışlama
kargışlamak
kargışlı
kargir
kargo
KARGOCU


Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


©2005 birsozluk.com

0,328125