KE_KH/ TÜRKÇE SÖZLÜK - -
Ana sayfa

KELİME İNDEKSİ

KA_KD <-- KE_KH --> KI_KL



kebap
kebapçı
kebapçılık
kebaplı
kebaplık
kebe
kebere
kebir
kebze
kebzeci
keçe
keçe külah etmek
keçe külah olmak
keçeci
keçecilik
keçeleme
keçelemek
keçelenme
keçelenmek
keçeleşme
keçeleşmek
keçeleştirme
keçeleştirmek
keçeli
keçesini sudan çıkarmak
keçeyi suya atmak
keçi
keçi geberse de kuyruğunu indirmez
keçi inadı
keçi mantarı
keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar
keçi postu
keçi sakal
keçi sakallı
keçi sakallılık
keçi söğüdü
keçi yemişi
keçi yolu
keçiboynuzu
keçiboynuzu gibi
keçide de sakal var
keçiler
keçileri kaçırmak
keçileşme
keçileşmek
keçilik
keçilik etmek
keçimemesi
keçinin uyuzu, çeşmenin gözünden su içer
keçisağan
keçisakalı
keçisedefi
keçitırnağı
keçiye can kaygısı, kasaba et (veya yağ) kaygısı
keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur
keder
keder çekmek
keder vermek
kederlendirme
kederlendirmek
kederleniş
kederlenme
kederlenmek
kederli
kedersiz
kedersizlik
kedi
kedi balı
kedi balığı
kedi balığıgiller
kedi ciğere bakar gibi bakmak (veya süzmek veya seyretmek)
kedi gibi
kedi gibi dört ayak üzerine düşmek
kedi ile harara (veya çuvala) girmek
kedi ile köpek gibi
kedi nanesi
kedi ne, budu ne?
kedi olalı bir fare tuttu
kedi otu
kedi otugiller
kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir
kedi yetişemediği (veya uzanamadığı) ciğere pis (veya murdar) dermiş
kediayağı
kedibastı
kedidili
kedigiller
kedigözü
kedinin boynuna ciğer asılmaz
kedinin gideceği samanlığa kadar
kedinin kabahatini önüne koyarlar, öyle döverler
kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı
kedinin usluluğu sıçan görünceye kadar
kediyaladı
kediye peynir (veya ciğer) ısmarlamak
kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır
kef
kefal
kefalet
kefalet mektubu
kefalet senedi
kefaleten
kefaletname
kefalgiller
kefaller
kefaret
kefaretini ödemek
kefe
kefeki
kefeki tutmak
kefekiye dönmek
kefeleme
kefelemek
KEFELİ
kefen
kefen alacak kişi yüzünden belli olur
kefen parası
kefen soyucu
KEFENCİ
kefeni boynunda olmak
kefeni yırtmak
kefenin cebi yok
kefenleme
kefenlemek
kefenleyiş
kefenli
kefenlik
kefensiz
kefere
KEFESİZ
kefil
kefil göstermek
kefil olmak
kefillik
kefir
kefiye
kefne
kehanet
kehanette bulunmak
Kehkeşan
kehle
kehribar
kehribar balı
kehribar gibi
kehribarcı
kek
keka
keke
kekeç
kekeleme
kekelemek
kekeleyiş
kekelik
kekeme
kekemeleşme
kekemeleşmek
kekemelik
kekik
kekik yağı
kekikli
kekleme
keklemek
keklik
keklik gibi
kekre
kekrelik
kekremsi
kekremsilik
kel
kel başa şimşir tarak
kel kahya
kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur
kel yanında kabak anılmaz
kelalaka
kelam
kelam-ı kadim
kelamıkibar
kelaynak
kele
kele köseden yardım olmaz
kelebek
kelebek camı
kelebek çiçeği
kelebek gözlük
kelebek otu
kelebekler
KELECİ
kelek
kelek atmak
kelek yapmak
keleklik
keleklik etmek
kelem
keleme
keleme olmak
kelep
kelepçe
kelepçe vurmak (veya takmak)
kelepçeleme
kelepçelemek
kelepçelenme
kelepçelenmek
kelepçeletme
kelepçeletmek
kelepçeli
kelepçesiz
kelepçeye vurmak
kelepçi
kelepçilik
kelepir
kelepir yakalamak
kelepirci
kelepircilik
kelepire konmak
kelepleme
keleplemek
kelepser
keler
keler balığı
kelergiller
keles
keleş
keleşlik
keleye çekmek
keli görünmek
keli kızmak
keli körü toplamak
kelifit
KELİK
kelime
kelime cambazı
kelime cambazlığı
kelime hazinesi
kelime kadrosu
kelime karışıklığı
kelime oyunu
kelime sıklığı
kelime türü
kelime vurgusu
kelimeişehadet
kelimeleri tartarak konuşmak
kelimeleşme
kelimeleşmek
kelimenin tam anlamıyla
kelimesi kelimesine
kelimesiz
kelin ayıbını takke örter
kelin merhemi olsa başına sürer (veya kelin medarı olsa kendi başında olur)
kelle
kelle götürmek
kelle koltukta gezmek
kelle koparmak
kelle koşturmak
kelle kulak yerinde
kelle sağ olsun da külah bulunur
KELLECİ
kellesinden olmak
kellesini koltuğuna almak
kellesini uçurmak
kellesini vurdurmak
kelleşme
kelleşmek
kelleyi koltuğun altına almak
kelleyi vermek
kelli
kelli felli
kellik
Keloğlan
kem
kem göz
kem gözle bakmak
kem küm
kem küm etmek
kem söz, kalp (veya kem) akçe sahibinindir
kemakan
kemal
kemal bulmak
kemale ermek (veya gelmek)
kemaliafiyet
Kemalist
Kemalizm
kemalpaşa tatlısı
keman
keman gibi
keman yayı
kemancı
kemancılık
kemançe
kemane
kemane balığı
kemane çekme
kemani
kemankeş
keme
kemençe
kemençeci
kemençecilik
kement
kement atmak
kementleme
kementlemek
kemer
kemer (veya kemerini) sıkmak
kemer bağlama
kemer gözü
kemer patlıcanı
kemerci
kemere
kemeri dolu olmak
kemerleme
kemerlemek
kemerli
kemerlik
KEMERSİZ
kemha
kemiğine (veya kemiklerine) kadar
kemiğini kurutmak
kemik
kemik atmak
kemik bilimci
kemik bilimi
kemik doku
kemik gibi
kemik rengi
kemik yalayıcı
kemik yalayıcılık
kemik zarı
kemikçik
kemikleri sayılmak
kemikleri sızlamak
kemiklerini kırmak
kemikleşme
kemikleşmek
kemikleştirme
kemikleştirmek
kemikli
kemikli balıklar
kemiksi
kemiksi bölge
kemiksiz
kemiksizlik
kemircik
kemirdek
kemirgen
kemirgenler
kemirici
kemiriciler
kemiricilik
kemirilme
kemirilmek
kemiriş
kemirme
kemirmek
kemiyet
kemlik
kemlik etmek
kemoterapi
kemre
kemre bağlamak
kemreleme
kemrelemek
kemrelik
kenar
kenar (veya kenarını) bastırmak
kenar atışı
kenar bobini
kenar gezmek
kenar mahalle
kenar semt
kenar suyu
kenara atmak
kenara çekilmek
kenarcı
kenarda kalmak
kenarda köşede
kenarın dilberi
kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz
kenarlı
kenarlık
kenarortay
kenarsız
kendi
kendi adına
kendi ağzıyla tutulmak
kendi alemine dalmak
kendi ayağı ile gelmek
kendi başına
kendi beslek
kendi derdine düşmek
kendi düşen ağlamaz
kendi göbeğini kendi kesmek
kendi gölgesinden korkmak
kendi halinde
kendi halinde bırakmak
kendi haline bırakmak
kendi havasında gitmek (veya olmak)
kendi içine çekilmek
kendi kabuğuna çekilmek
kendi kanatlarıyla uçmak
kendi kendine
kendi kendine gelin güveyi olmak
kendi kendini didiklemek
kendi kendini yemek
kendi keyfine gitmek
kendi köşesinde yaşamak
kendi kuyusunu kendi kazmak
kendi payına
kendi söyler kendi dinler
kendi üstüne yormak
kendi yağıyla kavrulmak
kendigelen
kendiliğinden
kendiliğinden üreme
kendiliğindenlik
kendilik
kendimi bildim bileli
kendince
kendinde
kendinde olmamak
kendinde toplamak
kendinden
kendinden geçmek
kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
kendine dert etmek
kendine gel!
kendine gelmek
kendine has
kendine hisse çıkarmak
kendine kıymak
kendine mahsus
kendine mal etmek
kendine özgü
kendine yedirememek
kendine yontmak
kendini (kapıp) koyuvermek
kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
kendini adamak
kendini ağır satmak
kendini alamamak
kendini aşağı görmek
kendini ateşe atmak
kendini atmak
kendini avutmak
kendini beğendirmek
kendini beğenmek
kendini bırakmak
kendini bilmek
kendini bir şey sanmak
kendini bir yerde bulmak
kendini bulmak
kendini dağıtmak
kendini dar atmak
kendini dev aynasında görmek
kendini dinlemek
kendini dirhem dirhem satmak
kendini düşünmek
kendini ele vermek
kendini fasulye gibi nimetten saymak
kendini göstermek
kendini harap etmek
kendini hissettirmek
kendini kapının dışında bulmak
kendini kaptırmak
kendini kaybetmek
kendini matah sanmak
kendini naza çekmek
kendini paralamak
kendini satmak
kendini sıkmak
kendini sıyıramamak
kendini sokağa (veya dışarı) atmak
kendini tartmak
kendini toparlamak (veya toplamak)
kendini tutamamak
kendini tutmak
kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
kendini yemek
kendini yiyip bitirmek
kendini yoklamak
kendir
KENDİRCİ
kendircilik
kendirgiller
kendirik
kendisince
kene
kene ağacı
kene gibi yapışmak
kene göz
kene otu
kenef
keneler
kenet
kenet etmek
kenet gibi yapışmak
kenet mili
kenetleme
kenetlemek
kenetleniş
kenetlenme
kenetlenmek
kenetli
kenevir
kenevir helvası
kenevir yağı
kenevirci
kenevircilik
kengel
kengel sakızı
KENGER
kenger sakızı
kent
kent efsanesi
kent soylu
kent soyluluk
kental
kentçi
kentçilik
KENTER
kentet
kentilyon
kentler arası
kentleşme
kentleşmek
kentli
kentlileşme
kentlileşmek
kentsel
kentsel dönüşüm
kenttaş
kenttaşlık
KENYALI
kep
kepaze
kepaze etmek
kepaze olmak
kepazelik
kepbastı
kepçe
kepçe gibi
kepçe kulak
kepçe kuyruk
kepçe surat
kepçeburun
kepçeleme
kepçelemek
kepçeli
kepek
kepekçi
kepekçilik
kepeklenme
kepeklenmek
kepekli
kepeksiz
kepenek
kepenek altında er yatar
kepenk
kepenk kapatmak
kepenkleri indirmek
kepez
kepir
KEPME
kepmek
KEPSUT
ker
kerahet
kerahet vakti
keramet
keramet buyurdunuz (veya keramette bulundunuz)
keramet sahibi
kerameti kendinden menkul
kerametli
keramette bulunmak
kerata
keratin
keratinleşme
Keratinleşmek
keratinli
keratinsiz
KERDE
kere
kerem
kerem buyurun (veya eyleyin)
kerem etmek
kerem sahibi
kerempe
keres
kereste
keresteci
kerestecilik
keresteli
kerestelik
kerevet
kerevit
kereviz
kerh
kerhane
kerhaneci
kerhen
kerih
kerim
kerime
keriz
kerizci
kerkenez
KERKES
kerki
kerkinme
kerkinmek
kerli ferli
kermen
kermes
kerpeten
kerpiç
kerpiç dökmek
kerpiç gibi
kerpiççi
kerpiçleşme
kerpiçleşmek
kerrake
kerrakeli
kerrat cetveli
kerte
kerteleme
kerteles
kertenkele
kertenkeleler
kerteriz
kerteriz almak (veya etmek)
kerteriz noktası
kerterizleme
kerterizlemek
kertesine gelmek
kertesine getirmek
kerti
kertik
kertikleme
kertiklemek
kertikli
kertiksiz
kertilme
kertilmek
kertme
kertmek
kervan
kervan çulluğu
kervan yıldızı
kervana katılmak
kervanbaşı
kervancı
Kervankıran
kervansaray
kes
kes parmağını çık pazara, merhem buyuran çok olur
kesafet
kesat
kesatlaşma
kesatlaşmak
kesatlık
kesbetme
kesbetmek
kesbî
kese
kese çiçeği
kese kağıdı
kesecik
kesedar
keseden yemek
kesek
keseklenme
keseklenmek
kesekli
KESEL
kesel gelmek
kesel perdesi
keseleme
keselemek
keseleniş
keselenme
keselenmek
keseletme
keseletmek
keseli
keseli kurt
keseliler
kesen
kesene
keseneğe almak
keseneğe vermek
kesenek
kesenekçi
kesenin ağzını açmak
kesenin dibi görünmek
kesenize bereket
keser
kesesi elvermemek
kesesine bir şey girmemek
kesesine göre
kesesine güvenmek
kesesini doldurmak
KESESİZ
keseye danış, pazarlığa sonra giriş
keseye davranmak
kesici
kesici diş
kesici kılıç
kesicilik
kesif
kesif yem
kesik
kesik hava
kesik kelime
kesik kerem
kesik kesik
kesik koni
kesik piramit
kesik prizma
kesikli
kesiklik
kesiklik vermek
kesiksiz
kesilen baş yerine konmaz
kesiliş
kesilme
kesilmek
kesim
kesimci
kesimcilik
kesimevi
kesimhane
kesimlik
kesin
kesin bilgi
kesin fiyat
kesin kayıt
kesin olarak
kesinkes
kesinleme
Kesinlemek
kesinleşme
kesinleşmek
kesinleştirme
kesinleştirmek
kesinlik
kesinlikle
KESİNME
kesinmek
kesinsizlik
kesinti
kesintili
kesintisiz
kesintisiz güç kaynağı
kesintisizlik
kesintiye almak
kesintiye uğramak
kesip atmak
kesip biçmek
kesir
kesir ölçek
kesirli
kesirli sayı
kesirsiz
kesiş
kesişen
kesişme
kesişmek
kesiştirme
kesiştirmek
kesit
keskenme
keskenmek
keski
keskin
keskin nişancı
keskin nişancılık
keskin sirke küpüne (veya kabına) zarar
keskin zeka keramete kıç attırır
keskinci
keskincilik
keskinleşme
keskinleşmek
keskinleştirme
keskinleştirmek
keskinletme
keskinletmek
keskinlik
kesme
kesme imi
kesme işareti
kesme kaya
kesme şeker
kesme taş
kesmece
kesmek
kesmelik
kesmik
kesmikli
kesp
kesre
kesret
kestane
kestane dorusu
kestane fişeği
kestane kabağı
kestane kabuğundan çıkmış da kabuğunu beğenmemiş
kestane kargası
kestane rengi
kestane suyu gibi
kestane şekeri
kestaneci
kestanecik
kestanecilik
kestanelik
kestere
kestiği tırnak olamamak
kestirilme
kestirilmek
kestirim
Kestirip atmak
kestiriş
kestirme
kestirmece
kestirmeden
kestirmek
kestirtme
kestirtmek
kesyap
kesyapıştır
keş
keşap
keşen
keşfedilme
keşfedilmek
keşfetme
keşfetmek
keşfettirme
keşfettirmek
keşide
Keşideci
keşif
keşif kolu
keşik
keşikleme
keşikleşme
keşikleşmek
keşiş
keşiş hayatı sürmek
keşişhane
keşişleme
keşişlik
keşke
keşkek
keşkekçi
keşki
keşkül
keşkülüfukara
KEŞLEME
KEŞLEMEK
keşmekeş
keşmekeşlik
KEŞŞAF
keşşaflık
ket
ket vurmak
ketal
ketçap
kete
ketebe kaydı
keten
keten helva
keten helvacı
keten kuşu
keten tohumu
ketencik
ketengiller
ketenpere
ketenpereye gelmek
ketenpereye getirmek
kethüda
kethüda bey
kethüdalık
keton
ketum
ketum olmak
ketumiyet
ketumluk
KEVEL
kevelci
keven
kevgir
Kevser
Kevser gibi
keyfekeder
keyfetme
keyfetmek
keyfî
keyfi bilmek
keyfi bozulmak
keyfi gelmek
keyfi kaçmak
keyfi oluncaya kadar
keyfi sıra
keyfi tıkırında
keyfi yerinde
keyfi yerinde olmak
keyfi yolunda
keyfîlik
keyfince
keyfinden bayılmak (veya dörtköşe olmak)
keyfine bakmak
keyfine diyecek olmamak
keyfini çıkarmak
keyfini kaçırmak (veya bozmak)
keyfini yapmak
keyfinin kahyası olmamak
keyfiyet
keyif
keyif çatmak
keyif ehli
keyif hali
keyif sormak
keyif sürmek
keyif vermek
keyiflendirme
keyiflendirmek
keyiflenme
keyiflenmek
keyifli
keyifsiz
keyifsizlik
kez
keza
KEZALİK
kezzap


Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


©2005 birsozluk.com

0,0078125