KI_KL/ TÜRKÇE SÖZLÜK - -
Ana sayfa

KELİME İNDEKSİ

KE_KH <-- KI_KL --> KM_KP



kıble
kıblenüma
kıbrısçık
Kıbrıslı
kıç
kıç atmak
kıç attırmak
kıçı kırık
kıçın kıçın
kıçın kıçın gitmek
kıçına bakarak (veya baka baka)
kıçına kına yakmak
kıçına tekmeyi atmak (veya vurmak veya yapıştırmak)
kıçını yırtmak
kıçtan bacaklı
kıçtankara
kıçüstü
kıçüstü oturmak
kıdem
kıdem tazminatı
kıdemce
kıdemli
kıdemli başçavuş
kıdemli üstçavuş
kıdemlilik
kıdemsiz
kıdemsizlik
kığ
KIĞI
kığılama
kığılamak
kıkır kıkır
kıkır kıkır gülmek
kıkırdak
kıkırdak bilimi
kıkırdak doku
kıkırdaklı
kıkırdaksız
kıkırdama
kıkırdamak
kıkırdatma
kıkırdatmak
kıkırdayış
kıkırlık
kıkırtı
kıl
kıl (kadar) kalmak
kıl burun
kıl çadır
kıl dönmesi
kıl gibi
kıl kapmak
kıl keçisi
kıl kuyruk
kıl olmak
kıl otu
kıl payı
kıl testere
kıl yumağı
kılabilme
kılabilmek
KILADE
kılağı
kılağılama
kılağılamak
kılağılı
kılağısını almak
kılağısız
kılaptan
kılavuz
kılavuz gemisi
kılavuz kaptan
kılavuzlama
kılavuzlamak
kılavuzluk
kılavuzluk etmek
kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz
kılbaz
kılcal
kılcal boru
kılcal damar
kılcal etki
kılcal kök
kılcallık
kılcan
kılçık
kılçık atmak
kılçıklı
kılçıksız
kıldırabilme
kıldırabilmek
kıldırma
kıldırmak
kıldırtma
kıldırtmak
kılgı
kılgılı
kılgın
kılgısal
kılı kılına
kılı kıpırdamamak
kılı kırk yarmak
kılıbık
kılıbıklaşma
kılıbıklaşmak
kılıbıklık
kılıbıklık etmek
kılıcı kınına koymak
kılıcına
kılıç
kılıç alayı
kılıç bacak
kılıç balığı
kılıç balığıgiller
kılıç çalmak
kılıç çekmek
kılıç gagalı
kılıç kalkan
kılıç kınını kesmez
kılıç kuşanma
kılıç kuşanmak (veya takmak)
kılıç oynatmak
kılıç oyuncusu
kılıç oyunu
kılıç pabucu
kılıç sallamak
kılıç üşürmek
kılıççı
kılıçhane
kılıçkuyruk
kılıçlama
kılıçlama kaçmak
kılıçlamak
kılıçlayış
kılıçlı
kılıçtan geçirmek
kılıf
KILIFÇI
kılıfına uydurmak
kılıflama
kılıflamak
kılıflı
kılıfsız
kılığına girmek
kılık
kılık kıyafet
kılık kıyafet düşkünü
kılık kıyafet köpeklere ziyafet
kılık kıyafeti düzmek
kılıklı
kılıklı kıyafetli
kılıksız
kılıksızlaşma
kılıksızlaşmak
kılıksızlık
kılıktan kılığa girmek
kılına dokunmamak
kılına halel gelmemek
kılınabilme
kılınabilmek
kılını (bile) kıpırdatmamak (veya oynatmamak)
kılınış
kılınma
kılınmak
kılır
kılış
kılıverme
kılıvermek
kılkapan
kılkıran
kılkuyruk
kıllanma
kıllanmak
kıllı
kılma
kılmak
kılsız
kılükal
kımıl
kımıl kımıl
kımıldama
kımıldamak
kımıldanış
kımıldanma
kımıldanmak
kımıldatabilme
kımıldatabilmek
kımıldatma
kımıldatmak
kımıldayabilme
kımıldayabilmek
kımıldayış
kımıltı
kımıltılı
kımıltısız
kımıltısızlık
kımız
kımkım
kımkım etmek
kımlanma
kımlanmak
kın
kın kanat
kın kanatlılar
kına
kına (veya kınalar) yakmak (veya koymak veya sürmek veya vurmak veya yakınmak veya yakılmak)
kına ağacı
kına çiçeği
kına çiçeğigiller
kına gecesi
kına gibi
kınacık
kınakına
kınalama
kınalamak
kınalanma
kınalanmak
kınalı
kınalı bamya
kınalı keklik
kınalı kuzu
kınalı yapıncak
kınama
kınama cezası
kınamak
kınanma
kınanmak
KINASIZ
kınayabilme
kınayabilmek
kınayış
kındıra
kındıraç
KINIK
KINLAMA
kınlamak
kınlı
kınnap
kınsız
Kıpçak
Kıpçakça
kıpık
kıpık gözlü
kıpıklık
kıpır kıpır
kıpırdak
kıpırdaklık
kıpırdama
kıpırdamak
kıpırdanma
kıpırdanmak
kıpırdaşma
kıpırdaşmak
kıpırdatabilme
kıpırdatabilmek
kıpırdatma
kıpırdatmak
kıpırdayabilme
kıpırdayabilmek
kıpırtı
kıpırtılı
kıpırtısız
kıpışık
kıpıştırma
kıpıştırmak
kıpkıp
kıpkırmızı
kıpkırmızı kesilmek (veya olmak)
kıpkızıl
kıpma
kıpmak
KIPRAMA
KIPRAMAK
kıprayış
kıprayışlı
kıprayışsız
Kıpti
Kıptilik
kır
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
kır bekçisi
Kır boynunu!
kır çiçeği
kır eğlencesi
kır gerillası
kır gülü
kır kahvesi
kır serdarı
kıraat
kıraat etmek
kıraathane
kıraathaneci
kıraathanecilik
kırabilme
kırabilmek
kıracak
kıraç
kıraçlaşma
kıraçlaşmak
kıraçlık
kırağı
kırağı çalmak (veya vurmak)
kırağı düşmek (veya yağmak)
kırağılı
kıran
kıran girmek
Kıran kırana
kıranta
kırat
kıratını ölçmek
kıratlık
KIRAY
kırba
kırbacık
kırbaç
kırbaç kurdu
kırbaç kurtları
kırbaçlama
kırbaçlamak
kırbaçlanma
kırbaçlanmak
kırbaçlatma
kırbaçlatmak
KIRCA
kırcı
kırcı mantı
kırcın
kırç
kırçıl
kırçıllanma
kırçıllanmak
kırçıllaşma
kırçıllaşmak
kırçıllık
kırdığı koz (veya ceviz) kırkı (veya bini) aşmak
kırdırabilme
kırdırabilmek
kırdırma
kırdırmak
kırdırtma
kırdırtmak
kırgın
kırgınlık
Kırgız
Kırgızca
kırıcı
kırıcılık
kırığı olmak
kırık
kırık çizgi
kırık dökük
kırık dölü
kırık hava
kırık plak gibi
kırıkçı
kırıkçılık
Kırıkkale
kırıkkaleli
kırıkkalelilik
kırıklama
kırıklamak
kırıklık
kırılgan
kırılganlık
Kırılıp bükülmek
kırılıp dökülmek
kırılış
kırılma
kırılma noktası
kırılmak
kırım
kırım kırım
kırınım
KIRINMA
kırınmak
kırıntı
kırıntı külte
kırıntılı
Kırıp dökmek
Kırıp geçirmek
Kırıp sarmak
kırış kırış
kırış kırış olmak
kırışık
kırışıklı
kırışıklık
kırışıksız
kırışma
kırışmak
kırıştırma
kırıştırmak
kırıtım
kırıtım kırıtım
kırıtış
kırıtkan
kırıtkanlık
kırıtma
kırıtmak
kırıverme
kırıvermek
kırk
kırk basmak
kırk basması
kırk bir (buçuk) kere maşallah!
kırk dereden su getirmek
kırk evin kedisi
kırk gün günahkar, bir gün tövbekar
kırk gün taban eti, bir gün av eti
kırk hamamı
kırk kapının ipini çekmek
kırk kere
kırk para
kırk paralık
kırk tarakta bezi olmak
kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş
kırkabilme
kırkabilmek
kırkağaç
kırkağaç kavunu
kırkambar
kırkar
kırkayak
kırkbayır
kırkbeşlik
kırkbudak
kırkgeçit
kırkı
kırkı (veya kırkları) karışmak
kırkı çıkmak
kırkıcı
kırkılma
kırkılmak
kırkım
kırkımcı
kırkıncı
kırkından sonra at olup da kuyruk mu sallayacak
kırkından sonra azanı teneşir paklar
kırkından sonra azmak
kırkından sonra saz çalmak
kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar
kırkıntı
kırkikilik
kırkikindi
kırklama
kırklamak
kırklanma
kırklanmak
Kırklar
Kırklara karışmak
Kırklareli
kırklarelili
kırklarelililik
kırklı
kırklık
kırkma
kırkmak
kırkmerak
kırkmerdiven
kırktırma
kırktırmak
kırkyama
kırkyıl
kırkyıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş
kırkyılda bir
kırkyılın başı
kırkyıllık
kırkyıllık yani, olur mu kani
kırlangıcın zararını biberciden sor
kırlangıç
kırlangıç balığı
kırlangıç balığıgiller
kırlangıç dönümü
kırlangıç fırtınası
kırlangıç otu
kırlangıçgiller
kırlangıçkuyruğu
kırlaşma
kırlaşmak
kırlent
kırlık
kırma
kırmacı
kırmacılık
kırmak
kırmalı
kırmalık
kırmasız
kırmız
kırmız böceği
kırmız madeni
kırmızı
kırmızı bayrak
kırmızı bülten
kırmızı çizgi
kırmızı çürük
kırmızı dipli mumla davet etmek
kırmızı et
kırmızı gömlek
kırmızı kart
kırmızı kart görmek
kırmızı kart göstermek
kırmızı nokta
kırmızı oy
kırmızı pasaport
kırmızı plaka
kırmızıbiber
kırmızıçizgi
kırmızıfener
kırmızılahana
kırmızılaşma
kırmızılaşmak
kırmızılaştırma
kırmızılaştırmak
kırmızılık
kırmızımsı
kırmızımtırak
kırmızıturp
kırnak
kırnav
kırpabilme
kırpabilmek
kırpık
kırpılma
kırpılmak
kırpıntı
kırpıntı bohçası
kırpışma
kırpışmak
kırpıştırma
kırpıştırmak
kırpma
kırpmak
kırptırma
kırptırmak
kırsal
kırsal alan
kırsal bölge
kırsal mazot
kırsal motorin
kırsal nüfus
Kırşehir
kırşehirli
kırşehirlilik
kırt kırt
kırtasiye
kırtasiyeci
kırtasiyecilik
kırtıpil
kırtıpilleşme
kırtıpilleşmek
kırtlama
kıs kıs
kısa
kısa çizgi
kısa dalga
kısa devre
kısa far
kısa görüşlü
kısa görüşlülük
kısa günün karı
kısa günün karı az olur
kısa kafalı
kısa kesmek
kısa mesafe
kısa ömürlü
kısa tutmak
kısa ünlü
kısa ünlülü
kısa vadeli
kısa yoldan
kısabilme
kısabilmek
kısaca
kısacası
kısacık
kısalık
kısalış
kısalma
kısalmak
kısaltabilme
kısaltabilmek
kısaltılma
kısaltılmak
kısaltım
kısaltış
kısaltma
kısaltmak
kısaltmalı
kısaltmalı kelime
kısalttırma
kısalttırmak
kısarak
kısas
kısas etmek
kısasa kısas
kısayol
kısık
KISIKÇA
kısıklık
kısılış
kısılma
kısılmak
kısım
kısımlama
kısımlamak
kısınma
kısınmak
kısıntı
kısıntı yapmak
kısıntılı
kısıntısız
kısır
kısır döngü
kısırgan
kısırganma
kısırganmak
kısırlaşma
kısırlaşmak
kısırlaştırma
kısırlaştırmak
kısırlık
KISIŞ
kısıt
kısıt altına almak
kısıtlama
kısıtlamak
kısıtlanış
kısıtlanma
kısıtlanmak
kısıtlayabilme
kısıtlayabilmek
kısıtlayıcı
kısıtlayıcılık
kısıtlayış
kısıtlı
kısıtlılık
kısıverme
kısıvermek
kıska
kıskacı
kıskacılık
kıskacında olmak
kıskaç
kıskaç gözlük
kıskaçlama
kıskaçlamak
kıskanabilme
kıskanabilmek
kıskanç
kıskançlık
kıskançlık etmek
kıskandırabilme
kıskandırabilmek
kıskandırma
kıskandırmak
kıskanılma
kıskanılmak
kıskanış
kıskanma
kıskanmak
kıskı
kıskıvrak
kıskıvrak yakalamak (veya bağlamak)
kısma
kısma ad
kısmak
kısmen
kısmet
kısmet (veya kısmeti) çıkmak
kısmet ağacı
kısmet beklemek
kısmet gökten zembille inmez
kısmet kapısı
kısmet olmak
kısmeti açılmak
kısmeti ayağına (kadar) gelmek
kısmeti bağlanmak
kısmeti kapanmak
kısmeti kesilmek
kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar
kısmetine mani olmak
kısmetini ayağıyla tepmek
kısmetini bağlamak
kısmetli
kısmetsiz
kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır
kısmetsizlik
kısmık
kısmi
kısmi felç
kısmi seçim
kısrak
kıssa
kıssadan hisse
kıssadan hisse almak (veya çıkarmak)
kıstak
kıstas
kıstas tutmak
kıstırabilme
kıstırabilmek
kıstırılma
kıstırılmak
kıstırma
kıstırmak
kış
kış basmak
kış dönemi
kış dönencesi
kış günü
kış kayıtı
kış kışlığını, kuş kuşluğunu gösterir
kış kıyamet
kış uykusu
kış yapmak
kışı geçirmek
kışın
kışır
kışkırtabilme
kışkırtabilmek
kışkırtı
kışkırtıcı
kışkırtıcı ajan
kışkırtıcılık
kışkırtılı
kışkırtılma
kışkırtılmak
kışkırtış
kışkırtma
Kışkırtmacı
kışkırtmacılık
kışkırtmak
kışkışlama
kışkışlamak
kışla
kışlak
kışlama
kışlamak
kışlatma
kışlatmak
kışlık
kıt
kıt kanaat
kıta
kıta sahanlığı
kıtaat
kıtal
kıtalar arası
kıtı kıtına
kıtık
kıtıklama
kıtıklamak
kıtıklı
kıtır
kıtır atmak
kıtır kıtır
kıtır kıtır kesmek
kıtıra almak
kıtırcı
kıtırdama
kıtırdamak
kıtırdatma
kıtırdatmak
kıtırtı
kıtipiyoz
kıtipiyozluk
kıtlama
kıtlama şekeri
KITLAMAK
kıtlaşma
kıtlaşmak
kıtlık
kıtlıktan çıkmış
kıtlıktan çıkmış gibi yemek
kıvam
kıvamına (veya kıvama) gelmek
kıvamını bulmak
kıvamlanma
kıvamlanmak
kıvamlaştırıcı
kıvamlaştırma
kıvamlaştırmak
kıvamlı
kıvamsız
kıvanç
kıvanç duymak
kıvançlanma
kıvançlanmak
kıvançlı
kıvandırma
kıvandırmak
kıvanış
kıvanma
kıvanmak
kıvıl kıvıl
kıvılcım
kıvılcımlanma
kıvılcımlanmak
kıvılcımlı
kıvılcımsız
kıvır kıvır
kıvır zıvır
kıvırabilme
kıvırabilmek
kıvırcık
kıvırcık koyun
kıvırcık marul
kıvırcıklaşma
kıvırcıklaşmak
kıvırcıklaştırma
kıvırcıklaştırmak
kıvırış
kıvırma
kıvırmak
kıvırtma
kıvırtmak
kıvracık
kıvrak
kıvrak kıvrak
kıvrakça
kıvraklaşma
kıvraklaşmak
kıvraklık
KIVRAMA
kıvramak
kıvrandırma
kıvrandırmak
kıvranış
kıvranma
kıvranmak
kıvrantı
kıvratma
kıvratmak
kıvrık
kıvrıklık
kıvrılabilme
kıvrılabilmek
kıvrılış
kıvrılıverme
kıvrılıvermek
kıvrılma
kıvrılmak
kıvrım
kıvrım kıvrım
kıvrım kıvrım kıvranmak
kıvrımlanma
kıvrımlanmak
kıvrımlı
kıvrımsız
kıvrıntı
kıya
kıyabilme
kıyabilmek
kıyacı
kıyafet
kıyafet balosu
kıyafet düşkünü
kıyafetli
kıyafetname
kıyafetsiz
kıyafetsizlik
kıyak
kıyak geçmek (veya çekmek)
kıyak kaçmak
kıyak yapmak
kıyakçı
kıyakçılık
kıyaklaşma
kıyaklaşmak
kıyaklık
kıyam
kıyamet
kıyamet alameti
kıyamet gibi (veya kadar)
kıyamet günü
kıyamet kopmak
kıyamet mi kopar?
kıyamete kadar
kıyamete kalmak
kıyametler koparmak
kıyas
kıyas etmek (veya eylemek)
kıyas kabul etmez
kıyasa muhalefet
kıyasen
kıyasımukassem
kıyasıya
kıyasi
kıyaslama
kıyaslama yapmak
kıyaslamak
kıyaslanma
kıyaslanmak
kıydırma
kıydırmak
kıygı
kıygın
kıygınlık
kıyı
kıyı balıkçılığı
kıyı bankacılığı
kıyı bucak
kıyı dili
kıyı seyri
kıyı tırmığı
kıyıcı
kıyıcılık
kıyıcılık etmek
kıyıda bucakta
kıyıda köşede
kıyıda köşede kalmak
kıyıdaş
kıyık
kıyılama
kıyılamak
KIYILIK
kıyılma
kıyılmak
kıyım
kıyım kıyım
kıyımlı
kıyımlık
kıyın
kıyın kıyın
KIYINMA
kıyınmak
kıyıntı
kıyış
kıyışma
kıyışmak
kıyıya atmak
kıyıya çıkmak
kıyma
kıymak
kıymalı
kıymalı börek
kıymalı ıspanak
kıymalı makarna
kıymalı pide
kıymalı yumurta
kıymalık
kıymasız
kıymet
kıymete binmek
kıymetiharbiye
kıymetini bilmek
kıymetlendirme
kıymetlendirmek
kıymetlenme
kıymetlenmek
kıymetleşme
kıymetleşmek
kıymetleştirme
kıymetleştirmek
kıymetli
kıymetli evrak
kıymetlilik
kıymetsiz
kıymetsizlik
kıymettar
kıymık
kıymıklı
kıymıksız
kıytırık
kıytırıklık
kıyye
kız
kız almak
kız başına
kız beşikte (veya kundakta), çeyiz sandıkta
kız böceği
kız böcekleri
kız gibi
kız istemek
kız kaçırmak
kız kardeş
kız kızan
kız kilimi
kız kurusu
kız kuşu
kız tavlası
kız vermek
kızabilme
kızabilmek
kızağa çekmek
kızak
kızak yapmak
kızaklama
kızaklamak
kızaklık
kızamık
kızamıkçık
kızamıklı
kızan
kızana gelmek
kızanlık
KIZARIK
kızarıklık
Kızarıp bozarmak
kızarış
kızarma
kızarmak
kızartabilme
kızartabilmek
kızartı
kızartıcı
kızartılı
kızartılma
kızartılmak
kızartma
kızartmak
kızcağız
kızdırabilme
kızdırabilmek
kızdırılabilme
kızdırılabilmek
kızdırılma
kızdırılmak
kızdırma
kızdırmak
kızevi
kızevi naz evi
kızgın
kızgın bulut
kızgınlaşma
kızgınlaşmak
kızgınlık
kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (veya varır) ya zurnacıya
kızı kısrağı
KIZIK
kızıl
kızıl ısı
kızıl iblis
kızıl kıyamet
kızıl ötesi
kızıl su yosunları
kızıl yel
kızılağaç
Kızılbaş
Kızılbaşlık
kızılboya
kızılca
kızılca kıyamet
kızılca kıyamet kopmak
kızılcadişi
kızılcık
kızılcık reçeli
kızılcık şerbeti
kızılcık şurubu
kızılcık tarhanası
kızılcıkgiller
kızılçam
Kızılderili
Kızılelma
kızılımsı
kızılımtırak
Kızılırmak
kızılış
kızılkanat
kızılkantaron
kızılkantarongiller
kızılkök
kızılkurt
kızılkuyruk
kızıllaşma
kızıllaşmak
kızıllık
kızılma
kızılmak
kızılsöğüt
kızılşap
kızıltı
kızılyaprak
kızılyara
kızılyörük
kızım sana söylüyorum (veya dedim) gelinim sen işit
kızını (veya evladını) dövmeyen dizini döver
kızıp durmak
KIZIŞ
kızışık
kızışma
kızışmak
kızıştırış
kızıştırma
kızıştırmak
kızkalbi
kızlar ağası
kızlı erkekli
kızlık
kızlık zarı
kızma
kızmabirader
KIZMACA
kızmak
kızmemesi
kızoğlan
kızoğlankız
ki
kibar
kibar düşkünü
kibar lokması
kibarca
kibarcasına
kibarlar alemi
kibarlaşma
kibarlaşmak
kibarlaştırma
kibarlaştırmak
kibarlığı tutmak
kibarlık
kibarlık akmak
kibarlık budalası
kibarlık düşkünü
kibarlık etmek
kibarlık taslamak
kibarzade
kibernetik
kibir
kibirleniş
kibirlenme
kibirlenmek
kibirli
kibirlilik
kibirsiz
kibirsizlik
kibrine dokunmak
kibrine yedirememek
kibrit
kibrit çakmak
kibrit suyu
kibritçi
kibritlik
kibutz
kifaf
kifafınefis
kifaflanma
kifaflanmak
kifayet
kifayet etmek
kifayetli
kifayetsiz
kifayetsizlik
kiğı
kik
kikirik
kikla
kiklon
kiklotron
kil
kil taşı
kildan
kile
kiler
kilerci
kilermeni
kilidi küreği olmamak
kilim
kilimci
kilimci ile kör hacı
kilimcilik
kilis
kilise
kilise çanı
kilise direği gibi
kilise hukuku
kilisli
kilislilik
kilit
kilit altına almak
kilit dili
kilit gibi olmak
kilit kürek altına almak
kilit kürek olmak
kilit mevki
kilit nokta
kilit sarma
kilit taşı
kilit vurmak
kilit yeri
kilitleme
kilitlemek
kilitlenme
kilitlenmek
kilitletme
kilitletmek
kilitleyici
kilitli
kilitsiz
kilitsiz küreksiz
kiliz
kiliz balığı
kilizman
killeme
killemek
killi
kilo
kilo almak
kilo vermek
kiloamper
kilogram
kilogramağırlık
kilogramkuvvet
kilogramlık
kilogrammetre
kilohertz
kilojul
kilokalori
KİLOLU
kiloluk
kilometre
kilometre taşı
kilometre yapmak
kilometrekare
kilometrelerce
kilometrelik
kilosikl
kiloton
kilovat
kilovat saat
kilovolt
kils
kilsi
kilüs
Kim
kim bilir
kim kime dum duma
kim oluyor?
kim vurduya gitmek
kime ne
kimesne
kimi
kimi kimsesi olmamak
kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye
kimi vakit
kimi zaman
kimileyin
kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır
kimin nesi?
kimine hay hay, kimine vay vay
kiminin parası, kiminin duası
kiminle dans ettiğini biliyor musun?
kimisi
kimlik
kimlik belgesi
kimlik kartı
kimono
kimse
kimse bilmez, kim kazana kim yiye
kimse kendi memleketinde peygamber olmaz
kimse kimsenin çukurunu doldurmaz
kimse yoğurdum ekşi demez
kimsecik
kimseden kimseye hayır yok (veya gelmez)
kimsenin ahı kimsede kalmaz
kimsesiz
kimsesizlik
kimüs
kimya
kimya doğrulumu
kimya göçümü
kimya olmak
kimyaca
kimyacı
kimyacılık
kimyager
kimyagerlik
kimyasal
kimyasal savaş
kimyasal silah
kimyasal tedavi
kimyevi
kimyon
kimyon rengi
kimyoni
kimyonlu
kin
kin bağlamak
kin beslemek (veya tutmak)
kin duymak
kin gütmek
kinaye
kinayeli
kinci
kincilik
kindar
kindarlık
kinematik
kinestezi
kinetik
kinetik enerji
kinik
kinin
kinin gibi
kinin sülfatı
kininli
kininsiz
kiniş
kinizm
kinlenme
kinlenmek
kinli
kinsiz
kinsizlik
kip
kip gelmek
kipe
kipkirli
kiplik
kir
kir götürmek
kir pas
kir tutmak
kira
kira arabası
kira bedeli
kira kontratı
kira sözleşmesi
kiracı
kiracılık
kirada olmak
kirada oturmak
kiralama
kiralamak
kiralanma
kiralanmak
kiralatma
kiralatmak
kiralayabilme
kiralayabilmek
kiralayıcı
kiralı
kiralık
kiralık adam
kiralık kadın
kiralık kasa
kiralık katil
kiralık kız
kiraya vermek
kiraz
kiraz dudaklı
kiraz elması
kiraz reçeli
kiraz zamkı
kirazlık
kirde
kirdeci
kirebolu
kirecimsi
kireç
kireç fabrikası
kireç kaymağı
kireç kuyusu
kireç ocağı
kireç söndürmek
kireç suyu
kireç sütü
kireç taşı
kireççi
kireççil
kireççilik
kireçleme
kireçlemek
kireçlenme
kireçlenmek
kireçleşme
kireçleşmek
kireçli
kireçlik
kireçsi
kireçsileme
kireçsilemek
kireçsiz
kireçsizlenme
kireçsizleştirme
kireçsizleştirmek
kireçyeren
kiremit
kiremit aktarmak
kiremit fabrikası
kiremit rengi
kiremitçi
kiremitçilik
kiremithane
kiremitli
kiri kabarmak
kiril
kiril alfabesi
kiriş
kirişçi
kirişhane
kirişi kırmak
kirişleme
kirişlemek
kirişli
kirişlik
kirişsiz
kirizma
kirizma yapmak (veya etmek)
kirizmalama
kirizmalamak
kirkit
kirlenme
kirlenmek
kirletme
kirletmek
kirli
kirli çamaşır
kirli çamaşırlarını ortaya dökmek
kirli çıkı
kirli kan
kirli kartopu
kirli sarı
kirlihanım peyniri
kirlilik
kirliye atmak
kirloş
kirmen
kirpi
kirpigiller
kirpiği kirpiğine değmemek
kirpik
kirpik besleyici
kirpikli
kirpikliler
kirpiksi
kirpiksi cisim
kirtikli
kirtil
kirve
kirvelik
kirvelik etmek
kispet
kispet çıkarılması
kist
kistleşme
kistleşmek
kisve
kisveye bürünmek
kişi
kişi arkadaşından bellidir
kişi başına
kişi eki
kişi ne yaparsa kendine yapar
kişi refikinden azar
kişi zamiri
kişiler arası
kişiler arası ilişki
kişileşme
kişileşmek
kişileştirme
kişileştirmek
kişilik
kişilik dışı
kişilik kazanmak
kişilikli
kişiliklilik
kişiliksiz
kişiliksizlik
kişinin kendine ettiğini kimse edemez
kişioğlu
kişisel
kişiselleştirme
kişiselleştirmek
kişiye özel
kişiyi vezir eden de karısı, rezil eden de
kişizade
kişmiri
kişmiş
kişneme
kişnemek
kişnetme
kişnetmek
kişneyiş
kişniş
kişniş şekeri
KİT
kitaba (veya kitabına) uydurmak
kitaba el basmak
kitabe
kitabet
kitabevi
kitabı kapamak
kitab-ı mukaddes
kitabında yer almamak
kitabi
kitap
kitap (veya kitaplar) devirmek (veya devretmek)
kitap açacağı
kitap dolabı
kitap düşkünlüğü
kitap düşkünü
kitap ehli
kitap fuarı
kitap kurdu
kitap sarayı
kitapça
kitapçı
kitapçık
kitapçılık
kitaplaşmak
kitaplaştırma
kitaplaştırmak
kitaplık
kitaplık bilimci
kitaplık bilimi
kitapsever
kitapseverlik
kitapsız
kitapsızlık
kitapta yeri olmak
kitin
kitle
kitle haberleşmesi
kitle iletişimi
kitle turizmi
kitre
kivi
kivigiller
kiyanus
kiyaset
kizir
klakson
klakson çalmak
klan
klapa
klarnet
klarnetçi
klarnetçilik
klas
klasik
klasikleşme
klasikleşmek
klasikleştirme
klasikleştirmek
klasiklik
klasisizm
klasman
klasör
klavsen
klavsenci
klavye
klavyeli
klavyesiz
kleptoman
kleptomani
klerikalizm
klik
klikçi
klikçilik
klikleme
kliklemek
klikleşme
klikleşmek
klima
klimatolog
klimatoloji
klimatolojik
klinik
klinik vaka
klinker
klinometre
klip
klips
klişe
klişeci
klişecilik
klişehane
klişeleşme
klişeleşmek
klitoris
KLON
klonlama
klonlamak
klor
klor hidrat
klor hidrik asit
klorik
klorik asit
klorlama
klorlamak
klorlanma
klorlanmak
klorlu
klorofil
kloroform
klorometri
kloroplast
kloroz
klorölçer
klorür
klorürlendirme
klorürlendirmek
klorürleştirme
Klorürleştirmek
klostrofobi
klostrofobik
kloş
KLOZET
klüz


Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


©2005 birsozluk.com

0,015625