ahmak yerine koymak TÜRKÇE SÖZLÜK - AHMAK YERINE KOYMAK - ahmak yerine koymak
Ana sayfa


ahmak yerine koymak
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • bir kimseye aptalmış, anlamazmış gibi davranmak:
    "Beni bir ahmak yerine koyarak bu yığını babamın rahat rahat uyuduğu bir yatak diye göstermesi..."- Y. K. Karaosmanoğlu.




    İlgili Kelimeler

    ... gözüyle bakmak
    abonman
    acizleri
    açık ağızlı
    açık vermek
    adalet
    adamak kolay, ödemek zordur
    ADINA
    adil
    adlandırıvermek
    adlandırmak
    affını dilemek (veya istemek)

    ağır su
    ağız yer, yüz utanır
    ağzına atmak
    ahmak gelin yengeyi halayığı sanır
    ahmakça
    ahmaklaşmak
    aile meclisi
    aktarmak
    alegori
    allah (seni) inandırsın
    almak
    ambargo koymak
    amel
    amin
    amit
    andavallı
    aneroit
    angut
    anlamak
    aptal
    ardıl
    arma donatmak
    arpalık
    arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser
    arzusu kalmak
    asa
    asit
    ateşe vurmak
    atmak
    avukat tutmak
    ayağının türabı olmak
    aygıt
    ayırmak
    AZİT
    baba değil, tırabzan babası
    baderna
    bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu
    bakanlar Kurulu
    bankaya yatırmak
    barajı aşmak
    basmak
    başkan vekili
    başüstüne
    battaniye
    bedduası tutmak
    bedel tutmak
    bel etmek
    belediye encümeni
    Belitlemek
    bendeniz
    benzer
    bey
    beyefendi
    bez bağlamak
    BEZLEMEK
    bırakmak
    bindirme
    bir köşeye atmak
    bir sözünü (veya dediğini) iki etmemek
    biz
    bloke etmek
    borcunu bilmek
    borç
    borsa acentesi
    boru bileziği
    boyutlamak
    bön
    bre
    budala
    Budistlik
    buyruğu altına girmek
    cam mozaik
    canı gelmek
    cariyeniz (veya cariyeleri)
    cezve sürmek
    contalamak
    cuk
    çamura yatmak
    çek
    çekilmek
    çekip çevirmek
    çekmek
    çeşnilenmek
    çevirmek
    çıkacak
    çıkarma botu
    çıkarmak
    çivisiz kalkan
    çok gezen tavuk ayağında pislik getirir
    çözüm
    çürütmek
    da / de
    dalga boyu
    damlatmak
    darı
    dayaklamak
    dayanmak
    dayatmak
    değer biçmek
    değiş etmek
    değişimli ünsüzler
    değişmek
    değiştirmek
    depolamak
    dermeyan etmek
    dert gider amma yeri boş kalmaz
    desteklemek
    deveyi düze çıkarmak
    devletle
    dikey geçiş
    dikilmek
    dikiş payı
    dikmek
    dinelmek
    dini bütün
    dinlenmek
    direksiyona geçmek
    diremek
    dizel motoru
    doğaçlama
    doğrulamak
    dokunmak
    dolak
    dolaşım
    dolaylama
    dosyalamak
    doygunluk
    dökmek
    döndürmek
    döşek
    dramatize etmek
    duygudaşlık
    düzmek
    eda
    eda etmek
    el tazelemek
    elektron mikroskobu
    elini arı kovanına sokmak
    elini kulağına atmak
    embesil
    emir subayı
    emzik
    erim er olsun da yerim çalı dibi olsun
    erkekliği kesilmek
    erkeklik
    erkeklik öldü mü?
    esastan bozma
    eslek
    eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış
    eteklerini indirmek
    etiketlemek
    etkin öğretim
    etlik
    evrilir
    façuna
    falan
    falanıncı
    faşizm
    faturalamak
    fedakarlık yapmak (veya göstermek)
    fes
    fıçılamak
    fiş
    fizyoloji
    formalite
    gabi
    garibe bir selam bin altın değer
    gecelik entari
    geçici personel
    gelen gidene rahmet okutur (veya gelen gideni aratır)
    gelir ortaklığı
    gerçeklemek
    gerçekleştirmek
    gizlemek
    göç
    göğsünü kabartmak
    göğsünü yırtmak
    göğüs germek
    gönlünü hoş etmek
    görev
    Görevdaşlık
    götürmek
    gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
    güvence akçesi
    güvence vermek
    hacet
    hacı
    haciz koymak
    haczetmek
    hakkını vermek
    halef selef olmak
    halletmek
    hamiş
    hangi peygambere kulluk edeceğini şaşırmak
    hanımefendi
    hapsetmek
    hareke koymak
    harekelemek
    hartama
    hasta bakıcı
    hava yapmak
    hazırlamak
    hediye çeki
    hırt
    hint pirinci
    hormon
    höllük
    hükmünde olmak
    hüner göstermek
    hürmette kusur etmemek
    ıskartaya çıkarmak (veya ayırmak)
    ibadet
    ibadet etmek
    ibraz etmek
    icabet
    icabına bakmak
    İCAPÇI
    icra
    icracı
    iç salgı bezi
    idam etmek
    idaresini bilmek
    idraksiz
    ifa
    ifa etmek
    ihrama girmek
    ikame
    ikame etmek
    ikame mal
    ilaç yapmak (veya hazırlamak)
    imlemek
    infaz
    infaz etmek
    infaz masası
    infaz memuru
    ipotek etmek
    isabetli
    isimlendirmek
    islim arkadan gelsin
    ismi var cismi yok
    istek
    isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara

    işaretlemek
    işlevci
    iyileşmek
    jandarma
    jeton
    joker
    kaim
    kaim olmak
    kaldırmak
    kalite riski
    kambiyo
    kamu kurumu
    kan gazı
    kanalize etmek
    kanıtlamak
    kar koymak
    kar merkezi
    kara kovan
    karakterize etmek
    karılık etmek
    karlık
    karşılayıcı
    kart basmak
    kavanço
    kavuzlular
    kaya sarımsağı
    kayarlamak
    kaza
    kaza etmek
    kefalet
    kefil
    kefil olmak
    kemerlik
    kendi
    kendini dirhem dirhem satmak
    kendini göstermek
    keramette bulunmak
    kesin kayıt
    kesmek
    keyfini yapmak
    kıble
    kılıflamak
    kınalamak
    kıvamını bulmak
    kızak yapmak
    kızaklamak
    kimse kimsenin çukurunu doldurmaz
    kirliye atmak
    kişi zamiri
    Klorürleştirmek
    konsültasyon yapmak
    kotlamak
    koyma
    koyuvermek
    kök
    köleniz (veya köleleri)
    Köprüleme
    köşelemek
    kredi kartı
    krediaçan
    kul köle olmak
    kullanmak
    kulunuz
    kundak sokmak (veya koymak)
    kurban
    kurban kesmek
    kurdunu kırmak
    kurmak
    kurşuna dizmek
    kurye
    kutulamak
    külah
    küsmek
    laboratuvar
    lapa vurmak
    liman cüzdanı
    lojistik hizmet
    mahkeme
    malı taşı
    mantarlar
    marka
    markalamak
    maşlah
    matmazel
    mayalamak
    mazeret bulmak
    mecelle
    mırın kırın etmek
    miat
    mim koymak (veya yapıştırmak)
    mimlemek
    montaj
    monte etmek
    muamma asmak
    mukavemet etmek (veya göstermek)
    mum yakmak
    murada (veya muradına) ermek
    mübadil
    mücbir sebep
    mühür
    mühürlemek
    mümanaat etmek
    Müslüman
    müteselsil kefil
    müzekkere
    nakdî vergi
    nakış
    namaz (veya namazını) kılmak
    namına
    namus borcu
    nanik yapmak
    nazına katlanmak
    nazını çekmek
    nişanlamak
    nokta koymak
    noktalamak
    nomografi
    noter
    numaralamak
    omzuna atmak
    organ
    organ nakli
    organik
    ornatma
    ornatmak
    orospu bohçası
    ortaya koymak
    oruç tutmak
    orunlama
    oturtmak
    oylamak
    oynatmak
    ödenekli tiyatro
    ödev
    ödev bilmek (veya saymak)
    ödevcil
    ödünleme
    ön şart
    öne sermek
    örmek
    örtmek
    özel ulak
    palaska
    para basmak
    parantez açmak
    parmak basmak
    peçiç
    pekitmek
    perde duvar
    pırlak
    pırpıt
    pilaki
    pirsing
    raf
    rakamlamak
    rayına oturtmak
    rehin almak
    rehine
    rehine koymak (veya vermek)
    resimlemek
    rest çekmek
    resti görmek
    robot
    rulman
    sabitkadem
    sadakatsizlik göstermek
    sağ para
    sağlamak
    sağmal inek
    sahnelemek
    sakarin
    saklamak
    salıncak
    salmak
    sandıklamak
    sapma
    sarmak
    satışa çıkarmak
    savcı
    savunma yapmak
    savunmak
    saymak
    SEÇAL
    seçenek
    seçme hakkı
    seme
    seme tavuk
    senet sepet
    sepetlemek
    serbest çalışma
    set üstü ocak
    seyfiye
    sıkıştırmak
    sıracı
    sıralamak
    sırım
    sofra donatmak
    son görev
    sömürmek
    söz karışıklığı
    sözünde durmak
    sözünden dönmek
    sözüne sahip
    sözünü tutmak
    sözünün eri
    Süreletme
    sürşarj
    şa
    şaheser yaratmak
    şefaat
    şefaat etmek
    şekerlemek
    şey
    şeytan taşlama
    şezlong
    şiddet
    taahhütlü mektup
    taat
    tadını bulmak
    tahakkuk
    takma
    takma ayak
    takma kirpik
    takma kol
    takmak
    takozlamak
    takva
    tamamlatmak
    tamponlamak
    tanıtlamak
    Tanrılaştırmak
    tapalamak
    tarh etmek
    taş sarımsağı
    taşın altına elini koymak
    taşlama
    tecrit etmek
    tefe koyup çalmak
    telafi
    telalamak
    tembel
    terakki göstermek
    terhin etmek
    tertiplemek
    tesirini göstermek
    testilik
    tesviye
    tıkıştırmak
    tirelemek
    tomruğa atmak
    torbalamak
    tozutmak
    trakeliler
    tuğra
    tuğra çekmek
    tutmak
    tutunmak
    tüfeklik
    uygulamak
    ücretlendirme makinesi
    üç kat
    ültimatom
    vaadini tutmak
    vaat
    vadetmek
    vadolunmak
    varil
    varlık göstermek
    vasi
    vazetmek
    vazife görmek
    vaziyet etmek
    vazo
    vejetalin
    vekalet etmek
    vekil
    vekillik
    vekillik etmek
    vergilemek
    vur dediyse öldür demedi
    vurmak
    vurunmak
    yağdırmak
    yakınmak
    yakıştırmak
    yakmak
    yalancı çıkarmak
    yalancı çıkmak
    yama vurmak
    yangı
    yapmak
    yaptırım
    yaptırım gücü
    yaratmak
    yardımcı hakem
    yargı gücü
    yargıç
    yasamak
    yastık
    yastıkaltı
    Yastıklamak
    yaşamak
    yayılma
    yazılı emir
    yedek oyuncu
    yedek parça
    yeldirme
    yemlemek
    yeni türk harfleri
    yenilemek
    yenilenmek
    yerel
    yerine geçmek
    yerini almak
    yerini doldurmak
    yerleşmek
    yerleştirmek
    yermek
    yeterli
    yeterlilik
    yetmezlik
    yığmak
    yoğurt çalmak
    yoluna koymak
    yolunu tutmak
    yuvaya dönüş
    yüklemek
    yürütmek
    yürütmeyi durdurma
    yüzüne kan gelmek
    zahit
    zahmet olmazsa
    zarflamak
    zor alıma çarpmak


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,0859375