boş durmak TÜRKÇE SÖZLÜK - BOŞ DURMAK - boş durmak
Ana sayfa


boş durmak
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • işsiz kalmak, çalışmamak:
    "Mustafa Kemal'in hiç boş durduğu yoktu."- F. R. Atay.




    İlgili Kelimeler

    abes
    abur cubur
    AÇIK
    açık bono
    açık imza
    açıklık
    açındırmak
    ağıllanmak
    ağız
    ağızda sakız gibi çiğnemek
    ağzına kadar
    ağzından kaçırmak
    ahde vefa etmek
    aklını (bir şeyle) bozmak
    alarga durmak
    alarga gitmek
    alargada durmak (veya tutmak)
    ara vermek
    asma kat
    avlama
    avukatlık
    ayağa kalkmak
    ayazda kalmak
    ayazlamak
    ayıpsız dost isteyen dostsuz kalır
    aylak
    aylak olmak
    aylaklık etmek
    bakmak
    başına dikilmek
    batıl
    batıl inanç
    BAZA
    beklemek
    berhava
    bir kalem geçmek
    blastula
    bomboş
    bomboş olmak (veya kalmak)
    boru
    boş bırakmak
    boş kafalılık
    boş kile dipsiz ambar
    boşa vermek
    boşalmak
    boşaltmak
    boşlaşmak
    boşluk
    boşuna
    boynuzlugiller
    can damarına basmak
    cebel
    cılk çıkmak
    çakılı kalmak
    çekimsenmek
    çene yormak
    çıkrıkçı
    çizginmek
    dalga saymak
    dara
    dayanmak
    debelenmek
    deşmek
    deve deve yerine çöker
    dikelmek
    dikilip durmak (veya kalmak)
    dikilmek
    dikleşmek
    dinelmek
    dinmek
    dipsiz kile, boş ambar
    dipsiz testi
    divan durmak
    doğru durmak
    doldurmak
    dolmuş
    dolu
    dönelemek
    duba
    dudak payı bırakmak
    durak
    duraklamak
    durma
    duruvermek
    düdük
    edebiyat
    eğlenmek
    el bağlamak
    el el üstünde oturmak
    elektron gazı
    eli armut devşirmek
    eli boş
    eli koynunda
    es geçmek
    eteğini çekmek
    etliye sütlüye karışmamak
    evinsiz
    faça
    fare düşse başı yarılır
    fart furt
    fart furt etmek
    fasa fiso
    fasarya
    felce uğramak
    fos
    fos çıkmak
    gaflet
    gayrimeskûn
    gazel okumak
    geleme
    gemiyi tutmak
    gen
    gereksiz
    geyik yapmak
    gezinmek
    gır gırcı
    girift
    göğüslemek
    gördün deli, savul geri!
    hali
    ham hum
    hamiş
    hava
    hava gazı
    havacıva
    havadan
    havadan cıvadan
    havai
    havaiyat
    havasını almak
    haybe
    hayhuy
    hiç
    horozayağı
    horozdan kaçmak
    humbara
    HUMOR
    iskan etmek
    istinkaf etmek
    istop etmek
    işin içinden çıkmak (veya sıyrılmak)
    işin mi yok
    işin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol
    kaçınmak
    kaçırmak
    kaçmak
    kakalamak
    kalbi dayanmamak
    kale
    kamet getirmek
    kamışsı
    kapçık
    kapılmak
    karın
    karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar
    karşısına dikilmek
    kavanoz dipli dünya
    kavuk
    kavuz
    kendini göstermek
    kesilmek
    kesintiye uğramak
    kıl
    kılı kırk yarmak
    kır
    kırpıştırmak
    kimsesiz
    kişiselleştirmek
    kof
    kofluk
    koruk
    köpürmek
    köşe kapmaca oynamak
    kurcalamak
    kuru laf
    kuru laf karın doyurmaz
    kuruntuya kapılmak
    laf kalabalığı
    laf salatası
    lafı sulandırmak
    lafügüzaf
    laga luga
    LAKIRTI
    lakırtıya boğmak
    laklaka
    laklakiyat
    leyleğin ömrü (veya günü) laklakla geçer
    lüzumsuz adam
    lüzumsuz yere
    maça
    MALAYANİ
    manasız
    medreseye düşmek
    mır mır etmek
    mim koymak (veya yapıştırmak)
    muattal
    mum kesilmek
    münhal
    nafile
    nafile yere
    nahak yere
    ne fayda
    nefes etmek
    nefes tüketmek
    nefesi kesilmek (veya daralmak veya tutulmak)
    oturmak
    oyuk
    önüne çıkmak
    önüne dikilmek
    ötmek
    palavra
    patinaj yapmak
    pelikül
    pervane kesilmek
    piç etmek
    pisi pisine
    profil boru
    rekreasyon
    rekreasyon alanı
    rüzgarlanmak
    safsata
    safsatacı
    sakınmak
    sallanmak
    sepette pamuğu olmamak
    sert çıkmak
    sinek avlamak
    sokağa atmak
    sorutmak
    stop etmek
    surat etmek
    susak ağızlı
    susta durmak
    sustaya kalkmak
    sürerlik fiili
    sürerlik görünümü
    sürgit yapmak
    Sürtünüp durmak
    sürüklenmek
    sürünceme
    sürüncemede bırakmak (veya tutmak)
    sürüncemede kalmak
    şaha kalkmak
    şahlanmak
    şahsiyat yapmak
    şamandıra
    şart olsun
    şenelmek
    şişinmek
    tabutluk
    tafsilata girmek
    takılmak
    tamtakır kuru (veya kırmızı) bakır
    tangır tangır
    tangır tungur
    tavır almak (veya takınmak veya koymak)
    tay tay
    tehi
    tek durmak
    tekin
    telef
    tenhalık
    tevakkuf etmek
    tevekkeli
    tıka basa
    tıkıştırmak
    tıklım tıklım
    tıngır
    TINTIN
    tırı vırı
    TURLAMAK
    tüp
    uçmak
    ulaçlı birleşik zaman
    uykuda olmak
    üçten dokuza
    üstelemek
    vahi
    vakit nakittir
    yakışmak
    yatmak
    yayla
    yedek
    yer almak
    yola çıkmak
    yüzmek
    zaman öldürmek
    zayi
    zınk
    zınk diye durmak
    zırva
    zırvalamak
    zifos
    zihni takılmak
    zihnini kurcalamak (veya tırmalamak)
    ziyan etmek
    ziyan zebil olmak


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,0859375