iki emini bir yemin aralar TÜRKÇE SÖZLÜK - IKI EMINI BIR YEMIN ARALAR - iki emini bir yemin aralar
Ana sayfa


iki emini bir yemin aralar
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • "birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri, hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa artık güven bozulmuş demektir, ayrılmaları gerekir" anlamında kullanılan bir söz.




    İlgili Kelimeler

    ... bir hal almak (hale girmek)
    ... damgasını vurmak
    ... duygusu uyandırmak
    ... düşkünü
    ... -e kuvvet
    ... fırın ekmek yemesi lazım
    ... kisvesi altında
    ... meraklısı
    ... nere ... nere
    ... nerede ... orada
    ... ziyafeti çekmek
    ...-e gelince
    ...-inde değil
    ...-meye görsün (veya gör)
    aba altında er yatar
    aba altından sopa (veya değnek) göstermek
    aba güreşi
    aba vakti yaba, yaba vakti aba
    abacı kebeci (ara yerde) sen neci?
    abadi
    abajur
    abandırmak
    abanın kadri yağmurda bilinir
    abanmak
    abanozgiller
    abartabilmek
    abartı
    abartılı
    abartısız
    abartmak
    abaza peyniri
    abbas
    abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır
    abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz
    abdala `kar yağıyor` demişler, `titremeye hazırım` demiş
    abdala malum olur
    abdalın dostluğu köy görününceye kadar
    abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır (veya yolda olur)
    abdest
    abdest almak
    abdestbozan otu
    abdestlik
    abdiaciz
    abdülleziz
    abe
    abes
    Abhaz
    abıhayat
    abla
    ablatya
    abone
    abone etmek
    abone olmak
    abonman
    aborda
    aborda etmek
    aborda olmak
    abosa
    abra
    abramak
    abraş
    absent
    ABU
    abuk sabuk
    abukça
    abur cubur
    acaba
    acar
    acayip
    acayip olmak
    acayipleşmek
    acayipleştirmek
    acele ile menzil alınmaz
    acele işe şeytan karışır
    acele posta
    acele yürüyen yolda kalır
    aceleye gelmek
    aceleye getirmek
    Acem
    acem halayı
    acem kılıcı gibi
    acem lalesi
    acem pilavı
    acemborusu
    acembuselik
    acemi
    acemi katır kapı önünde yük indirir
    acemi nalbant gavur eşeğinde öğrenir
    acemilik çekmek
    acemkürdi
    acente
    acı
    acı acı
    acı acıyı keser, su sancıyı
    acı ağaç
    acı badem
    acı badem kurabiyesi
    acı balık
    acı ceviz
    acı çiğdem
    acı kök
    acı marul
    acı ot
    acı patlıcanı kırağı çalmaz
    acı söylemek
    acı söz insanı dininden çıkarır
    acı yonca
    acıkan doymam, susayan kanmam sanır
    acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler
    acıkara
    acıklı başta akıl olmaz
    acıkmış kudurmuştan beterdir
    acılaşmak
    acılaştırmak
    acıma
    acımak
    acımasızca
    acından kimse ölmemiş
    acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur
    acındırmak
    acısı çıkmak
    acısı içine (veya yüreğine) çökmek (veya işlemek)
    acısına dayanamamak
    acısını bağrına (veya içine) basmak (veya gömmek)
    acısını çekmek
    acısını çıkarmak
    acısını görmek
    acıyan uyumuş, acıkan uyumamış
    aciz
    aciz kalmak
    acizane
    acizleri
    acizleşebilmek
    acur
    acyo
    acze düşmek
    aç aç ile yatınca arada dilenci doğar
    aç açına
    aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez
    aç at yol almaz, aç it av almaz
    aç ayı oynamaz
    aç biilaç
    aç doymam, tok acıkmam sanır
    aç elini kora sokar
    aç esner, aşık gerinir
    aç gezmektense tok ölmek yeğdir
    aç gözünü, açarlar gözünü
    aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun
    aç ile eceli gelen söyleşir
    aç karnına
    aç köpek fırın deler
    aç kurt aslana saldırır
    aç kurt gibi
    aç kurt yavrusunu yer
    aç ne yemez, tok ne demez
    aç susuz kalmak
    aç tavuk kendini arpa ambarında sanır
    açelya
    açgözlüce
    açgözlülük etmek
    açı
    açığa alınmak
    açığa almak
    açığa çıkmak
    AÇIK
    açık ağız aç kalmaz
    açık artırma
    açık bilet
    açık devre
    açık dolaşım sistemi
    açık düşmek
    açık eksiltme
    açık görüş
    açık gri
    açık hava müzesi
    açık imza
    açık kahverengi
    açık kalp ameliyatı
    açık kapı bırakmak
    açık kapı politikası
    açık kestane
    açık kırmızı
    açık maaşı
    açık mavi
    açık olmak
    açık oturum
    açık pembe
    açık sarı
    açık sayım
    açık seçik
    açık şehir
    açık tohumlular
    açık tutmak
    açık vermek
    açık yaraya tuz ekilmez
    açık yeşil
    açık yüreklilikle
    açıkağız
    açıkça
    açıkçası
    açıklama yapmak
    açıklamak
    açıklanabilmek
    açıklaştırabilmek
    açıklayıcı
    açıklığa kavuşturmak
    açıklık
    açıklık getirmek
    açıklık kazanmak
    açıklıkla
    açıklıkölçer
    açıkta bırakmak
    açıkta kalmak (veya olmak)
    açıktan
    açıktan almak
    açıktan atamak
    açıktan atanmak
    açıktan para almak
    açılama
    açılan solar, ağlayan güler
    açılım
    açılış
    açılış konuşması
    açılış töreni
    açılma
    açımlamak
    açımlayıcı
    açın gözü ekmek teknesinde olur
    açın imanı olmaz
    açın karnı doyar, gözü doymaz
    açın koynunda ekmek durmaz
    açın kursağına çörek dayanmaz
    açın uykusu gelmez
    açındırmak
    açınım
    açınsamak
    açıortay
    açıortay düzlemi
    açısal hız
    açısal sapma
    açış konuşması
    açıt
    açkı
    açlık grevi
    açlık ile yokluğun arası yarım yufka
    açlık sınırı
    açma
    açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna
    açmak
    açmaz
    açmaz düğümü
    açmaza getirmek (veya düşürmek)
    açtı ağzını, yumdu gözünü
    açtırma ağzımı
    Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü
    ad
    ad durumu
    ad kökü
    ada
    ada bana, adayım sana
    ada çayı
    ada soğanı
    ada tavşanı
    ada tepe
    adacyo
    adak adamak
    adam
    adam adama
    adam adama gerek olur
    adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil
    adam adamdan korkmaz, utanır
    adam adamı bir kez aldatır
    adam başına
    adam boyu
    adam değilim
    adam etmek
    adam içine karışmak
    adam olacak çocuk bokundan belli olur
    adam olana bir söz yeter
    adam olana çok bile
    adam olmak
    adam sen de!
    adam sırasına geçmek (veya girmek)
    adama benzemek (veya dönmek)
    adamak
    adamak kolay, ödemek zordur
    adamakla mal tükenmez
    adamca
    adamdan saymak
    ADAMI
    adamın iyisi işbaşında (veya alışverişte) belli olur
    adamın kötüsü olmaz, meğer züğürt ola
    adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork
    adamlık sende kalsın
    adamotu
    adana kebabı
    adaptör
    aday
    aday adayı
    aday göstermek
    aday olmak
    adaylığını koymak
    adaylık
    ademcilik
    adet edinmek
    adet olmak
    adet yerini bulsun diye
    adezyon kuvveti
    adı batası (veya batasıca)
    adı batmak
    adı bile okunmamak
    adı çıkmak
    adı çıkmış dokuza, inmez sekize
    adı kalmak
    adı karışmak
    adı sanı
    adım
    adım (veya adımını) atmak
    adım adım izlemek
    adımını attırmamak
    adımını geri atmak
    adımlamak
    ADINA
    adını ...-ye çıkarmak
    adını ağzına abdestle almak
    adını ağzına almamak
    adını anmak
    adını çıkarmak
    adi adım
    adi defter
    adi ıskarmoz
    adi palanga
    adileşivermek
    adileşmek
    adlandırmak
    adlar dizgesi
    adlı adıyla
    adli sicil
    adli yıl
    adli zabıta
    adres
    adres kitabı
    adsız
    aerobik
    aerobik solunum
    aerodinamik
    af
    af buyurun!
    af çıkarmak
    afaki
    afal afal
    afal afal bakmak
    afallaşmak
    afallaştırmak
    affedersin (veya affedersiniz)
    affetmişsin
    affettuoso
    affını dilemek (veya istemek)
    affınıza sığınarak
    afiş
    afişe olmak
    afiyet (veya afiyet şeker) olsun
    afra tafra
    afrika çekirgesi
    afrika domuzu
    afrika menekşesi
    afura tafura gelmemek
    afyon
    afyon kaymağı
    afyon sakızı
    afyonlamak
    aganta
    Agaragar
    agitato
    agnozi
    agop
    agucuk
    ağ kurdu
    ağ torba
    ağa borç eder, uşak harç
    ağababa
    ağabey
    ağaca balta vurmuşlar `sapı bedenimden` demiş
    ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur
    ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz
    ağaca dayanma kurur, adama (veya insana) dayanma ölür
    ağacı kurt, insanı dert yer
    ağacın kurdu içinde olur
    ağaç biti
    ağaç ebegümeci
    ağaç kavunu
    ağaç kökünden yıkılır
    ağaç kurbağası
    ağaç meyvesi olunca başını aşağı salar
    ağaç minesi
    ağaç ne kadar uzasa göğe ermez
    ağaç olmak
    ağaç oyma
    ağaç sansarı
    ağaç yaşken eğilir
    ağaç yılanı
    ağaçkesen
    ağaçlandırabilmek
    ağaçlandırmak
    ağaçtan maşa olmaz
    ağanın alnı terlemezse ırgadın burnu kanamaz
    ağanın eli tutulmaz
    ağanın gözü ata tımardır
    ağanın gözü öküzü semiz eder
    ağanın gözü, yiğidin sözü
    ağanın malı çıkar, uşağın canı
    ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez
    ağartı
    ağda
    ağdırmak
    ağılamak
    ağılda oğlak doğsa ovada otu biter
    ağıllanmak
    ağır
    ağır ağır
    ağır aksak
    ağır basar, yeğni kalkar
    ağır basmak
    ağır çekim
    ağır git ki yol alasın
    ağır kazan geç kaynar
    ağır ol!
    ağır ol, batman gel
    ağır otur ki bey (veya molla) desinler
    ağır taş yerinden oynamaz
    ağır yara
    ağır yara almak
    ağır yongayı yel kaldırmaz
    AĞIRCA
    ağırdan almak
    ağırlama
    ağırlaşmak
    ağırlaştırmak
    ağırlık
    ağırlık basmak (veya çökmek)
    ağırlık merkezi
    ağırsamak
    ağırşaklanmak
    ağıt
    ağıt yakmak (veya düzmek veya tutturmak)
    ağız
    ağız ağıza vermek (veya konuşmak)
    ağız alışkanlığı
    ağız bağı
    ağız bağı yapmak
    ağız birliği
    ağız birliği etmek
    ağız değişikliği
    ağız kokusu
    ağız kuşağı
    ağız tatsızlığı
    ağız tüfeği
    ağız tütünü
    ağız yer, yüz utanır
    ağızda sakız gibi çiğnemek
    ağızdan ağıza dolaşmak (veya geçmek)
    ağızdan burun yakın, kardeşten karın yakın
    ağızlamak
    ağızlı
    ağızlık
    ağlama ölü için, ağla deli için
    ağlamak
    ağlamak para etmez
    ağlamakla yar ele girmez
    Ağlamayan çocuğa meme vermezler
    ağlar gözden, sahte sözden kendini sakın
    ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar
    ağlatan gülmez
    ağlayanın malı gülene hayretmez
    ağlayıp da gözden mi olayım?
    ağmak
    ağrı
    ağrılarda göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı
    ağrımak
    ağrısı tutmak
    ağrısız baş mezarda olur
    ağrısız başına kaşbastı bağlamak
    ağustos böceği
    ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar
    ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar
    ağustosun yarısı yaz, yarısı kıştır
    ağza tat, boğaza feryat
    ağzı dili bağlanmak
    ağzı dili tutulmak
    ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur
    ağzı kara
    ağzı kurusun
    ağzı olan konuşuyor
    ağzı oynamak
    ağzı torba değil ki büzesin
    ağzı var dili yok
    ağzı yanmak
    ağzına ... koymamak
    ağzına biber sürerim (veya çalarım)
    ağzına bir kemik atmak
    ağzına bir parmak bal çalmak
    ağzına bir zeytin verir, altına (veya ardına) tulum tutar
    ağzına burnuna bulaştırmak
    ağzına kadar
    ağzına layık
    ağzına sağlık
    ağzına sıçmak
    ağzına sürmemek
    ağzına takılmak
    ağzına volta almak
    ağzına vur, lokmasını al
    ağzına yüzüne bulaştırmak
    ağzında yaş kalmamak
    ağzından çıkmak
    ağzından girip burnundan çıkmak
    ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme
    ağzını açacağına gözünü aç
    ağzını bağlamak
    ağzını burnunu çarşamba pazarına (veya çanağına) çevirmek
    ağzını burnunu dağıtmak (veya kırmak veya parçalamak)
    ağzını hayra aç!
    ağzını kapamak
    ağzını kapamak (veya kilitlemek)
    ağzını kiraya vermek
    ağzını öpeyim (veya seveyim)
    ağzını tutmak
    ağzının içine girmek
    ağzının kaşığı (veya kalıbı veya lokması) olmamak
    ağzının kokusunu çekmek
    ağzının payını (veya ölçüsünü) almak
    ağzının payını (veya ölçüsünü) vermek
    ağzının perhizi yok
    ağzının tadı bozulmak (veya kaçmak)
    ağzının tadını kaçırmak
    ağzıyla içmesini bilmek
    ağzıyla kuş tutsa...
    ah
    ah alan onmaz
    ah çekmek
    ah yerde kalmaz
    ahali
    ahar
    ahbap
    ahbap kusuruna bakan ahbapsız kalır
    ahdetmek
    aheste
    ahfeş
    ahıra çekmek
    Ahilik
    ahit
    ahkam yürütmek
    ahlak
    ahlakçılık
    ahlaklılık
    ahlaksızca
    ahlat
    ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez
    ahmak gelin yengeyi halayığı sanır
    ahmak misafir ev sahibini ağırlar
    ahmak yerine koymak
    ahmakça
    ahmaklaşmak
    ahtapot
    ahududu
    aidat
    aile
    aile bütçesi
    aile doktoru
    aile fotoğrafı
    ajan
    ak akçe kara gün içindir
    ak benek
    ak gün ağartır, kara gün karartır
    ak koyun kara koyun geçit başında belli olur
    ak koyunu gören içi dolu yağ sanır
    ak koyunun kara kuzusu da olur
    ak köpeğin pamuk pazarına zararı vardır
    ak sülümen
    Akacak kan damarda durmaz
    akaç
    akaçlamak
    akağaç
    akait
    akala
    akamber
    akar amber
    akar edinmek
    akara kokara bakma, çuvala girene bak
    akarı kokarı olmamak
    akarsu
    akarsu çukurunu kendi kazır
    akarsu pislik tutmaz
    akarsu santrali
    akarsuya inanma, eloğluna dayanma
    akasma
    akasya
    akbaba
    akbabagiller
    akbalık
    akbalıkçıl
    akbaş
    akciğer
    akciğerliler
    akça armudu
    akçaağaç
    akçaağaçgiller
    akçalamak
    akçöpleme
    akdoğan
    akgünlük
    akı
    akı karası geçitte belli olur
    akıbet
    akıbetine uğramak
    akıcı ünsüz
    akıcılık ölçeği
    akıl akıl, gel çengele takıl
    akıl akıldan üstündür
    akıl danışmak
    akıl durdurmak
    akıl etmek
    akıl hocalığı taslamak
    akıl hocalığı yapmak
    akıl için yol (veya tarik) birdir
    akıl işi değil
    akıl karı olmamak
    akıl kişiye sermayedir
    akıl para ile satılmaz
    akıl sır ermemek
    akıl terelelli
    akıl var, izan (veya mantık veya yakın) var
    akıl yaşta değil baştadır
    akıl yürütmek
    akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi akılını almış (veya akıllar gelin olmuş, herkes kendininkini beğenmiş)
    akıllı
    akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (veya oğlunu) everir
    akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer
    akıllıca
    akıllım
    akılsallaştırmak
    akılsız başın cezasını ayaklar çeker
    akılsız iti (veya köpeği) yol kocatır
    akılsızca
    akım
    akım ölçümü
    akım trafosu
    AKIMCI
    akımölçer
    akın
    akınkayası
    akıntı
    akıntı çağanozu
    akıntıölçer
    akıntıya (veya akıntıya karşı) kürek çekmek
    akıntıya kapılmak
    akışkanlaştırma
    AKIŞMA
    akıtma
    akideyi bozmak (veya akidesi bozulmak)
    akik
    akis
    akis uyandırmak
    akkaraman
    akkarınca
    akkavak
    akkefal
    akkelebek
    akkuyruk
    akla gelmeyen başa gelir
    akla karayı seçmek
    akla sığar gibi
    akla zarar
    aklan
    aklı (bir şeye) takılmak
    aklı almamak
    aklı başa yaş getirir
    aklı bir yerde olmak
    aklı dağılmak
    aklı durmak
    aklı fikri bir şeyde olmak
    aklı kalmak
    aklı kesmek
    aklı sonradan gelmek
    aklık
    aklıma gelen başıma geldi
    AKLIMDA
    aklın yolu birdir
    aklına bir şey gelmesin
    aklına düşmek
    aklına geleni işleme, her ağacı taşlama
    aklına gelmek
    aklına koymak
    aklına sığdırmak
    aklına şaşayım (veya şaşarım)
    aklına takmak
    aklına tüküreyim
    aklında olsun (veya kalsın!)
    aklından geçirmek
    aklını (bir şeyle) bozmak
    aklını başından almak
    aklını başka yere vermek
    aklını şaşırmak
    aklının terazisi bozulmak
    aklınla bin yaşa
    akma sınırı
    akmak
    akmantar
    Akmasa da damlar
    akompanyatör
    akonitin
    akont
    akor
    akordiyon
    akort
    akortsuzlaştırmak
    akrep
    akrostiş
    aksak
    aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz
    aksakal
    aksamak
    aksan
    aksanı bozuk
    aksatmak
    aksedir
    aksesuar
    aksetmek
    aksırık
    aksırıvermek
    aksi şeytan
    aksi tesadüf
    aksilik
    aksiyon
    aksöğüt
    akşam ahıra sabah çayıra
    akşam akşam
    akşam ise yat, sabah ise git
    akşam piyasası
    akşama doğru
    akşama karşı gitme, tana karşı yatma
    akşama sabaha
    akşamcılık etmek
    akşamdan kavur, sabaha savur
    akşamdan sonra merhaba
    akşamın hayrından sabahın şerri iyidir
    akşamın işini sabaha (veya yarına) bırakma
    akşamlamak
    akşamsefası
    aktarıcı
    aktarma
    aktarma yapmak
    aktarmak
    aktavşan
    aktif
    aktif taşıma
    aktinyum
    aktör
    AKVA
    akvaryum
    akya balığı
    akzambak
    Al aşağı vur yukarı
    Al benden de o kadar
    al birini, vur ötekine (veya birine)
    al elmaya taş atan çok olur
    al giymedim ki alınayım
    Al gülüm ver gülüm
    al ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz
    al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur (veya gocunsun)
    al kiraz üstüne kar yağmış
    al malın iyisini, çekme kaygısını
    al sana bir ... daha
    Al takke ver külah
    ala ala hey
    ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz
    alabalık
    alabalık yağı
    alabalıkgiller
    alabanda ateş
    alabaş
    alabildiğine
    alabora
    alaca
    alacabalıkçıl
    alacağı olmak
    alacağı olsun!
    alacağım olsun da alakargada olsun
    alacağına saymak (veya tutmak)
    alacak
    alacak verecekle ödenmez
    alacaklı olmak
    alacalanmak
    alacalık
    alaçam
    alafranga saat
    alageyik
    alakalanmak
    alakarga
    alamana
    alamana ağı
    alan
    alan araştırması
    alan denetimi
    alan hızı
    alan koruması
    alan talan etmek
    alan talan olmak
    alarga
    alarga durmak
    alargada durmak (veya tutmak)
    alarm
    alaşım
    alavere
    alavere dalavere yapmak (veya çevirmek)
    alay
    alay etmek
    alaya çıkmak
    alaybozan
    alazlamak
    albatros
    albüm
    alçacık eşeğe herkes biner
    alçak uçan yüce konar, yüce konan alçak uçar
    alçak yer yiğidi hor gösterir
    alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır
    alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır
    alçalıvermek
    alçı kalıp
    alçılı sargı
    alçıya almak (veya koymak)
    aldanmak
    aldatmak
    aldehit
    Aldı
    aldı sazı eline
    aldırmak
    aldırmaz
    alegori
    alelusul
    alem
    alemi var mı?
    alerjen
    alerji
    alet
    alet edevat
    alet etmek
    alet işler, el övünür
    alet olmak
    alev alev
    alev lambası
    aleyh
    aleyhine olmak
    aleyhtarlık
    alfa
    alfabe
    alfabe dışı
    alfenit
    algarina
    algı
    algılamak
    algoritma
    alıcı
    alıcı kuşun ömrü az olur
    alıç
    alıkça
    alıklaşmak
    alıklık
    alıkoymak
    alın
    alın teri dökmek
    alın yazısı değişmez
    alındı
    alındısız
    alınganlaşmak
    alınmak
    alıntı
    alıntılamak
    Alıp vereceği olmamak
    Alıp vermek
    alış fiyatı
    alışık
    alışılmak
    alışkanlık
    alışkanlık edinmek
    alışkanlık haline getirmek
    alışkanlıktan (veya alışkanlığından) kopamamak
    alışkın
    alışmak
    Alışmış kudurmuştan beterdir
    alışmış kursak bulamacını ister
    alıştırma
    alışveriş sigortası
    ALİ
    ALİCENAP
    alim unutmuş, kalem unutmamış
    alimallah
    alinazik
    alkarna
    alkış
    alkış kopmak
    alkış tutmak
    alkışlamak
    Allah
    allah (binbir) bereket versin
    allah (seni) inandırsın
    Allah acısını unutturmasın
    allah akıl fikir (veya akıllar) versin
    Allah Allah!
    Allah aratmasın
    Allah artırsın
    Allah aşkına
    Allah bağışlasın
    Allah bahtından güldürsün
    allah bal mumu yakana bal mumu, yağ mumu yakana yağ mumu verir
    Allah bana, ben de sana
    Allah belasını versin
    allah beterinden saklasın (veya esirgesin)
    Allah bilir
    allah bilir ama kul da sezer
    allah bir
    Allah bir dediğinden başka sözüne inanılmaz
    Allah bir yastıkta kocatsın
    allah büyüktür
    Allah canını alsın
    Allah dağına göre kar verir
    Allah derim
    Allah dirlik düzenlik versin
    Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz
    Allah dört gözden ayırmasın
    Allah düşmanıma vermesin
    Allah ecir sabır versin
    Allah eksik etmesin
    Allah eksikliğini göstermesin
    Allah emeklerini eline vermesin
    allah esirgesin (veya saklasın)
    Allah etmesin
    allah göstermesin
    allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar
    allah hakkı için
    allah halil ibrahim bereketi versin
    allah hayırlı etsin
    allah herkesin gönlüne göre versin
    allah hoşnut olsun
    allah iki iyilikten birini versin
    allah iyiliğini (veya layığını) versin
    allah kahretsin
    allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış
    allah kavuştursun
    allah kerim
    allah kısmet ederse
    allah korusun (veya saklasın)
    allah kulundan geçmez
    allah kulunu kısmeti ile yaratır
    allah kuru iftiradan saklasın
    allah manda şifalığı versin
    allah mübarek etsin
    allah müstahakını versin
    allah ne verdiyse
    allah ömürler versin
    allah övmüş de yaratmış
    allah rahatlık versin
    allah rahmet eylesin
    allah rızası için
    allah sabırlı kulunu sever
    allah sağ gözü (veya eli) sol göze (veya ele) muhtaç etmesin
    allah selamet versin
    allah senden razı olsun
    allah seni (veya sizi) inandırsın
    allah sevdiğine dert verir
    allah son gürlüğü versin
    allah sonunu hayır etsin
    allah taksimi
    allah taksiratını affetsin
    allah tamamına erdirsin (veya eriştirsin)
    allah tekrarına erdirsin
    allah utandırmasın
    allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez
    allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
    allah vermesin
    allah versin
    allah yazdı ise bozsun
    allah yürü ya kulum demiş
    allah ziyade etsin
    allah!
    allahı çok, insanı az bir yer
    allahualem
    allak bullak etmek
    allegretto
    allegro
    allem
    alma
    alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste
    almaç
    almadığın hayvanın kuyruğunu tutma
    almak
    alman gümüşü
    alman papatyası
    Alman usulü
    Almanca
    almaş
    almaşık yapraklar
    alna yazılan başa gelir
    alnına kara sürmek
    alnında yazılmış olmak
    alnının akıyla
    alo
    alpaka
    alpyıldızı
    alşimi
    alt
    alt başlık
    alt cins
    alt değirmen güçlü akar
    alt familya
    alt geçit
    alt karşıt
    alt kat
    alt kurul
    alt sınıf
    alt şube
    alt takım
    alt tür
    alt yanı çıkmaz sokak
    alt yazı
    altı
    altı alay üstü kalay
    altı kaval, üstü şişhane (veya şeşhane)
    altı yaş olmak
    altık
    altılı
    altılık
    altın adı pul oldu, kız adı dul oldu
    altın anahtar her kapıyı açar
    altın ateşte, insan mihnette belli olur
    altın böcek
    altın çağı
    altın eli bıçak kesmez
    altın eşik gümüş eşiğe muhtaç olur
    altın kaplama
    altın kökü
    altın pas tutmaz
    altın suyu
    altın tutsa toprak olur (veya altına yapışsa elinde bakır kesilir)
    altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz
    altın yere düşmekle pul olmaz
    altınbaş
    altınbeşik
    altından çapanoğlu çıkmak
    altından kalkamamak
    altını çizmek
    altını üstüne getirmek
    altının kıymetini sarraf bilir
    altıntop
    altıparmak
    altışar
    altız
    altlamak
    altmış
    altmışaltı
    altmışaltıya bağlamak
    altmışar
    altmışdörtlük
    altta kalanın canı çıksın
    altta kalmak
    alttan almak
    altüst böreği
    altyapı
    alümin
    alüminyum
    ama
    ama ne
    amabile
    amaç
    amaç edinmek
    amaç gütmek
    amaçlamak
    amaçlı
    amaçsız
    amaçsızca
    aman
    aman derim!
    aman diyene kılıç kalkmaz
    amansızca
    aması maması yok!
    aması var
    amasya elması
    amatör
    amatörce
    ambalajlı
    ambalajsız
    AMBALE
    ambarda kurutma
    ambargo
    ambargo koymak
    amber
    amber ağacı
    amber balığı
    amberbu
    amca
    amcamla dayım, hepsinden aldım payım
    amel
    amele pazarı
    amenna
    AMENTÜ
    Amerika
    amerika armudu
    amerika bademi
    amerika elması
    amerika tavşanı
    amerikanvari
    Amerikyum
    ametist
    amfibol
    amfibyumlar
    amfizem
    amilaz
    amin
    amino asit
    amip
    amipler
    amir
    AMİRCE
    amit
    amma
    amma da yaptın ha!
    amonyak
    amonyaklamak
    amonyum
    AMOR
    amorti etmek
    amortisman
    amper saat
    ampul
    ampütasyon
    amuda kalkmak
    amyant
    ana
    ana bir, baba ayrı
    ana çizgi
    ana doğrusu
    ana duvar
    ana erki
    ana fikir
    ana gibi yar olmaz, bağdat gibi diyar olmaz
    ana ile kız, helva ile koz
    ana kadın
    ana kapı
    ana kent
    ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar (veya ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış)
    ana kitap
    ana kucağı
    ana kuyu
    ana motif
    ana sayaç
    ana toplardamar
    ana vatan
    ana yapı
    ANACIK
    anadan doğmuşa dönmek (veya anadan yeni doğmuş gibi olmak)
    ANADOLU
    ANAGRAM
    anahtar
    anahtar bitkiler
    anahtar kelime
    anahtar uydurmak
    analı kuzu, kınalı kuzu
    analık fenalık
    ANAM
    anam avradım olsun
    anam babam
    anamal
    anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım
    anan güzel idi, hani yeri, baban zengin idi, hani evi?
    anan yahşi, baban yahşi
    ananas
    ananasgiller
    ananın (veya anasının) ak sütü gibi (helal olsun)
    ananın bahtı kızına
    ananın bastığı yavru incinmez
    ANASIL
    anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al
    anasından emdiği süt burnundan (fitil fitil) gelmek
    anasından emdiği sütü burnundan getirmek
    anasını ağlatmak
    anasını eşek kovalasın!
    anasını sat! (veya satayım!)
    anasının nikahını istemek
    anason
    anatomi
    anayasa
    anca beraber, kanca beraber
    ancak
    andante
    andantino
    andız
    andız otu
    anele
    aneroit
    anestezi
    anestezi bilimi
    anevrizma
    angarya
    angarya (veya angaryasını) çekmek
    angaryaya koşmak
    angıç
    angut
    angutça
    anık
    anımsamak
    anımsatıvermek
    anımsatmak
    anıştırmak
    anıt
    ANİF
    anilin
    animato
    Anjiyografi
    Anka
    ankara çiğdemi
    ankara taşı
    ankara tavşanı
    ankastre
    anket yapmak
    Anladımsa Arap olayım
    anlam
    anlam aykırılığı
    anlam çıkarmak
    anlam daralması
    anlam genişlemesi
    anlam iyileşmesi
    anlam kayması
    anlam kötüleşmesi
    anlam vermek
    anlama
    anlamak
    anlamazlık
    anlamazlıktan (veya anlamazlığa) gelmek (veya vurmak)
    anlamına gelmek
    anlamlı
    anlamsız
    anlamsızca
    Anlarsın ya!
    anlaşılmaz
    anlaşmalı iflas
    anlaşmaya varmak
    anlaşmazlık çıkmak
    anlata anlata bitirememek
    anlatı
    anlatım
    anlatımlı
    anlatmak
    anlattırmak
    anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
    Anlayıp dinlemek
    anlayış
    anlayış göstermek
    anlayışlı
    anlık
    anma
    anma gerilim
    anma töreni
    anmak
    anofel
    anonimleşmek
    anonimleştirmek
    anons etmek
    ansızın
    ansiklopedi
    ansiklopedicilik
    ansiklopedik sözlük
    ant
    ant içmek
    ant olsun
    ant verdirmek
    ant vermek
    antefleksiyon
    antep baklavası
    antep fıstığı
    antep fıstığıgiller
    antep işi
    antifriz
    antika
    antika mobilya
    antikalaşmak
    antikatot
    antilop
    antiloplar
    antimon
    antrasit
    antrenman
    antrikot
    ANÜRİ
    anzarot
    apaçıklık
    apak
    apandis
    aparat
    apartman
    apazlama
    apış
    apıştırmak
    aplikasyon
    aplike
    apoletleri sökülmek
    appassionato
    apse yapmak
    apsent
    apsis
    aptal
    aptallaşabilmek
    aptallığa vurmak
    ar dünyası değil kar dünyası
    ar yılı değil, kar yılı
    ara
    ara bulucu
    ara cümle
    ara kararı
    ara nağme
    ara sıra
    ara vermek
    araba devrilince yol gösteren çok olur
    araba falakası
    araba ile tavşan avlanmaz
    arabalı vapur
    araban
    arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer
    arabankürdi
    arabesk
    arabistan defnesi
    aracı
    aracı banka
    aracı koymak
    aracılık etmek
    araç
    araçsız
    arada çıkarmak
    arada kalmak
    arada kaynamak
    araf
    aragonit
    arak
    ARAKİYE
    araları limoni olmak
    araları şekerrenk (veya serin) olmak
    aralarına kara kedi girmek
    aralık
    aralık vermek
    aralıkla
    arama
    arama motoru
    arama yapmak
    aramak
    aramakla bulunmaz
    Arami
    aramice
    aranıp taranmak
    aranmak
    Arap
    Arap olayım
    arap sabunu
    arap tavşanı
    arap zamkı
    arapsaçı
    arapsaçına dönmek
    arasını (veya aralarını) açmak (veya bozmak)
    arasını (veya aralarını) bulmak
    arasta
    araştırma filmi
    araştırma geliştirme
    araştırmak
    aratmak
    araya almak
    araya girmek
    araya koymak
    araya vermek
    arayıcı
    arayıcı fişeği
    Arayıp da bulamamak
    arazbar
    arazbarbuselik
    arazi taraması
    ardı ardına
    ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz
    ardıç
    ardıç kuşu
    ardıl
    ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz
    ardından sapan taşı yetişmez
    ardışık devre
    ardışık görüntü
    ardışık olgular
    ardışık sayılar
    ardiye
    argon
    argonot
    ARGÜMAN
    arı bal alacak çiçeği bilir
    arı bey olan kovana üşer
    arı beyi
    arı gibi
    arı gibi eri olanın dağ kadar yeri olur
    arı kızdıranı sokar
    arı kil
    arı kovanı gibi işlemek
    arı kuşu
    arı kuşugiller
    arı söğüdü, akıllı öğüdü sever
    arık ata kuyruğu da yüktür
    arık etten yağlı tirit olmaz
    arık öküze bıçak çalınmaz
    Arıkovanı
    arılamak
    arılar
    arıza
    arızasız
    arif olan anlasın (veya anlar)
    arifane
    arife
    arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara çıkar
    arifeyi gösterip bayramı göstermemek
    arioso
    aritmetik dizi
    aritmetik orta
    ariyet
    ariza
    arka
    arka bulmak
    arka çıkmak
    arka müziği
    arka plan
    arka üstü
    arka yüz
    arkabahçe
    arkada bırakmak
    arkada kalanlar (veya arkadakiler)
    arkadan söylemek
    arkadan vurmak
    arkadaş
    arkadaş değil, arka taşı
    arkadaş olmak
    arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim
    arkadaşlık etmek
    arkaizm
    arkalamak
    arkalık
    arkası alınmak
    arkası pek
    arkasına bakmadan gitmek (veya kaçmak)
    arkasına düşmek (veya takılmak)
    arkasında dolaşmak (veya gezmek)
    arkasından atlı kovalamak
    arkasından zil takıp oynamak
    arkasını almak
    arkasını getirememek
    arkasını sağlama almak
    arkeopteriks
    arkoz
    arlanmazca
    arlı arından, huysuz huyundan vazgeçmez
    arma
    arma soymak
    armağan
    armağan etmek
    ARMATÜR
    armoni
    armudu soy ye, elmayı say ye
    armudun iyisini (dağda) ayılar yer
    armudun önü, kirazın sonu
    armut
    armut dalının dibine düşer
    armut kabağı
    armut piş ağzıma düş!
    Arnavut
    arpa
    arpa eken buğday biçmez
    arpa ektim, darı çıktı
    arpa güvesi
    arpa samanıyla, kömür dumanıyla
    arpa unundan kadayıf olmaz
    arpa verilmeyen at, kamçı zoruyla yürümez
    arpacıya borç eden, ahırını tez satar
    arpalama
    arpalık
    arpalık etmek (veya yapmak)
    arpej
    arsız arsız
    ARSIZCA
    arsızın yüzüne tükürmüşler, `yağmur yağıyor` demiş
    arsızlaştırmak
    arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser
    art
    art düşünce
    artçı
    artı güç
    artı para
    artık
    artık yıl
    artırım
    artırmak
    artistçe
    artmak
    Aryanizm
    arz
    arzu duymak
    as
    asa
    asabi
    asalak
    asalaksavar
    asalet
    asaleten
    asaleten atamak
    asaleten atanmak
    asansör
    asayiş
    asayiş berkemal
    asbest
    aselbent
    asetilen
    aseton
    asfalt
    asgari müşterek
    asgari tutar
    asgari ücret
    asıda olmak (veya kalmak)
    asık suratlı
    asıl
    asıl azmaz, bal kokmaz
    asıl nüsha
    asılanmak
    asılı
    asıllı
    asılmak
    asılmışadam
    asıltı
    asıntı
    Asıp kesmek
    aside
    asimetrik
    asimile
    asitölçer
    askat
    asker çıkarmak
    askerce
    askercilik
    askerî ambargo
    askerî ataşe
    askerîleşmek
    askerîleştirmek
    askerlik yoklaması
    askı
    askıda kalmak
    askıya almak
    Aslan
    aslan kocayınca sıçan deliği gözetir
    aslan kükrerse atın ayağı kösteklenir
    aslan postunda, gönül dostunda
    aslan yatağından belli olur
    aslanağzı
    aslanca
    aslanım!
    aslankulağı
    aslankuyruğu
    aslanpençesi
    asma
    asma biti
    asma kabağı
    asma kilit
    asma merdiven
    asmak
    aspidistra
    aspiratör
    assolist
    astar
    astar bol olmayınca yüze gelmez
    astar kaplama
    astarı yüzünden pahalı olmak (veya pahalıya gelmek)
    astarlı zarf
    astarya
    astasım
    astropikal
    Asurca
    aş taşınca kepçeye paha olmaz
    aş tuz ile, tuz oran ile
    aşağı
    aşağı (falan) yukarı
    aşağı kalmamak
    aşağı kurtarmaz
    aşağı mahalle
    aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık
    aşağı yukarı
    aşağı yukarı yürümek
    aşağısamak
    aşama
    aşama sırası
    aşar
    aşçıbaşı
    aşı
    aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur
    aşığa bağdat sorulmaz
    aşığa bağdat uzak değil
    aşığı cuk oturmak
    aşığın gözü kördür
    aşık
    aşık daima bey oturmaz
    aşık kemiği
    aşık, alemi kör, dört yanını duvar sanır
    aşıkane
    aşılamak
    aşılı
    aşındırmak
    aşını, eşini, işini bil
    aşırı
    aşırı bellem
    aşırı doyma
    aşırı duyarlık
    aşırı duyu
    aşırı erime
    aşırma
    aşırma kayış
    aşırmacı
    aşırmacılık
    aşırmak
    aşısız
    AŞİR
    aşiret
    aşk ağlatır, dert söyletir
    aşk olmayınca meşk olmaz
    aşk olsun
    aşka gelmek
    aşkın
    aşmak
    aşoz
    aşure
    aşure yemeye giden kaşığını taşır
    At
    at at oluncaya kadar sahibi mat olur
    at beslenirken kız istenirken
    at binenin, kılıç kuşananın
    at binicisine göre kişner
    at bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz
    at ile avrat yiğidin bahtına
    at izi it izine karışmak
    at kestanesi
    at kestanesigiller
    at olur, meydan olmaz (veya bulunmaz), meydan olur (veya bulunur), at olmaz (veya bulunmaz)
    at ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır
    at ölür, itlere bayram olur
    at pazarında eşek osurtmuyoruz!
    at sineği
    at var, meydan yok
    at yedi günde, it yediği günde
    at yiğidin yoldaşıdır
    at, adımına göre değil adamına göre yürür
    ata arpa yiğide pilav
    ata binen nalını mıhını arar
    ata da soy gerek, ite de
    ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli
    ata dostu oğla mirastır
    ata et, ite ot vermek
    ata eyer gerek, eyere er gerek
    ata malı mal olmaz, kendin kazanmak gerek
    atabey
    atacılık
    atalar çıkarayım der tahta, döner dolaşır gelir bahta
    atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar
    atamak
    atanmak
    ATARİ
    atarkanal
    atasarısı
    ataşe
    atel
    ateş almaya mı geldin?
    ateş bacayı (veya saçağı) sarmak
    ateş çiçeği
    ateş demekle ağız yanmaz
    ateş düştüğü yeri yakar
    ateş gecesi
    ateş gemisi
    ateş gibi kesilmek
    ateş olmayan yerden duman çıkmaz
    ateş olsa cirmi kadar yer yakar
    ateşe vermek
    ateşe vurmak
    ateşe vursa duman vermez
    ateşine yanmak
    ateşkes
    ateşle barut bir yerde durmaz
    ateşle oynamak
    ateşler içinde yanmak
    ateşli ateşli
    atfetmek
    atı atasıyla, katırı anasıyla
    atılan ok geri dönmez
    atılım
    atılmak
    atım
    atım tepmez, itim kapmaz deme
    atımlık
    atın bahtsızı arabaya düşer
    atın dorusu, yiğidin delisi
    atın ölümü arpadan olsun
    atın ürkeği, yiğidin korkağı
    atın varken yol tanı, ağan varken el tanı
    atına bakan ardına bakmaz
    atıp (veya atmak) tutmak
    atışmak
    atıyorum
    atkuyruğu
    atkuyruğugiller
    atladı geçti genç osman!
    atlama
    atlama tahtası
    atlama taşı
    atlama taşı yapmak
    atlamak
    atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz
    atlar tepişir, arada eşekler ezilir
    atlas
    atlatmak
    atlı karınca
    atlıkarınca
    atlıya saat olmaz
    atma recep, din kardeşiyiz
    atmaca
    atmak
    atmosfer
    atom
    atom ağırlığı
    atom sayısı
    atonal
    atölye resmi
    atropin
    atsan atılmaz, satsan satılmaz
    atta, avratta uğur vardır
    attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek
    attan inip eşeğe binmek
    attığı tırnak kadar olamamak
    av
    av avlanmış, tav tavlanmış
    av avlayanın, kemer bağlayanın
    av köpeği avdan kalmaz
    av vuranın değil alanın
    ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
    ava giden avlanır
    avadancı
    avadanlık
    aval
    aval aval
    avalca
    avamca
    avanakça
    avanta
    AVAR
    avara
    avara etmek
    avare etmek
    avarya
    avcı
    avcı ne kadar hile bilse ayı o kadar yol bilir
    avcı otu
    avisto
    avize ağacı
    avlamak
    avlu
    avradı eri saklar, peyniri deri
    avrat malı, kapı mandalı
    avrat tuz dedi mi ciğeri cız der
    avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar
    avrat var, arpa unundan aş yapar; avrat var, buğday unundan keş yapar
    avrupa kayını
    avucu kaşınmak
    avucunun içi gibi bilmek
    avucunun içine almak
    avuç dolusu
    avukat tutmak
    avunmak
    avuntu
    Avustralya
    avustralya karatavuğu
    avutmak
    ay
    ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta
    ay aydın, hesap belli
    Ay balığı
    ay balığıgiller
    ay ışığında ceviz silkilmez
    ay var yılı besler, yıl var ayı beslemez
    Ay yılı
    ayağı (veya ayakları) suya ermek
    ayağı alışmak
    ayağı düze basmak
    ayağı yerden kesilmek
    ayağı yürüten baştır
    ayağına bağ vurmak
    ayağına çabuk
    ayağına geçirmek
    ayağına ip takmak
    ayağına sağlık
    ayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?
    ayağında donu yok, fesleğen ister (veya takar) başına
    ayağını (veya ayaklarını) öpeyim
    ayağını (veya ayaklarını) sürümek
    ayağını alamamak
    ayağını çekmek
    ayağını kaydırmak
    ayağını kesmek
    ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin
    ayağını tek almak
    ayağını yorganına göre uzat
    ayağının (veya ayaklar) altında
    ayağının (veya ayaklarının) altını öpeyim
    ayağının altına karpuz kabuğu koymak
    ayağının bağını çözmek
    ayağının bastığı yerde ot bitmez
    ayağının pabucunu başına giymek
    ayağının türabı olmak
    ayak
    ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz
    ayak atışı
    ayak atmamak
    ayak ayak üstüne atmak
    ayak bağı
    ayak bağı olmak
    ayak basmak
    ayak basmamak
    ayak değiştirmek
    ayak diremek
    ayak divanı
    ayak izi
    ayak sürümek
    ayak tedavisi
    ayak teri
    ayak tutmak
    ayak ucu
    ayakaltında dolaşmak
    ayakbastı
    ayakçı
    ayakkabılarını çevirmek
    ayakları geri geri gitmek
    ayakları üstünde durmak
    ayaklarını yerden kesmek
    ayaklı
    ayaklı mani
    ayaklık
    ayaksızlar
    ayakta
    ayakta tutmak
    ayakucu
    ayan beyan
    ayandon
    ayar
    ayar etmek
    ayarı bozuk
    ayarlamak
    ayarlı
    ayarsız
    ayaz paşa kol geziyor
    ayazda kalmak
    ayazlamak
    aybaşı
    ayçiçeği
    aydemir
    aydınger
    aydınlanma
    aydınlanmak
    aydınlatıcı
    aydınlatmak
    aydınlık
    aydınlıkölçer
    aygıt
    ayı
    ayı gördüm, yıldıza itibarım (veya minnetim) yok
    ayı görmeden bayram etme
    ayı gülü
    ayı sevdiği yavrusunu hırpalar
    ayı üzümü
    ayı yavrusu ile oynuyor
    ayıgiller
    ayık
    Ayıkla pirincin taşını!
    ayıklamak
    ayıkulağı
    ayılmak
    ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne
    ayıpsız dost isteyen dostsuz kalır
    ayıptır söylemesi
    ayırmaç
    ayırmak
    ayırtaç
    ayıt
    ayıya kaval çalmak
    ayıyı fırına atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış
    ayıyı vurmadan postunu satmak
    aykırı katmanlaşma
    aylak adam işidir
    aylak olmak
    aylamak
    aylanmak
    aylarca
    aylığa geçmek
    aylığına
    aylık
    aylık almak
    aylık bağlamak
    ayna
    aynabakar
    aynalı sazan
    aynısefa
    ayol
    ayraç
    ayraç açmak
    ayranı kabarmak
    ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya
    ayranım budur, yarısı sudur
    AYRI
    ayrı basım
    ayrıca
    ayrıcasız
    ayrıç
    ayrık otu
    ayrıklık
    ayrıksı ay
    ayrıksı yıl
    ayrılaşmak
    ayrılık
    ayrılma
    ayrılmak
    ayrım
    ayrımlaşma
    ayrımsamak
    ayrıntı
    ayrıntıda boğulmak
    ayrıntılandırmak
    ayrıntıya inmek
    ayrıştırıcı
    ayşekadın
    aytışmak
    ayva
    ayvadana
    ayvaz, kasap hep bir hesap
    ayyar tilki art ayağından tutulur
    ayyaşlaşmak
    ayyuk
    az ateş çok odunu yakar
    az buçuk
    az buz olmamak
    az çok
    az değil!
    az kaldı (veya kalsın)
    az kaz, uz kaz, boyunca kaz
    az olsun, uz olsun
    az sonra
    az söyle, çok dinle
    az tamah çok ziyan getirir
    az veren candan, çok veren maldan
    az yiyen çok uyur, çok yiyen güç uyur
    aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz
    aza sormuşlar: `nereye?` `çoğun yanına` demiş
    azalmak
    azaltmak
    azan kurda kızan köpek
    azı
    azı çoğa saymak (veya tutmak)
    azıcık
    azıcık aşım ağrısız başım
    azıksız yola çıkanın iki gözü el torbasında olur
    azılı
    azımsamak
    azınlık
    azınlık hükûmeti
    azınlıkta kalmak
    azim
    AZİT
    azletmek
    azmak
    azmankaya
    azmetmek
    azmettirmek
    azmış kudurmuştan beterdir
    aznif
    AZOL
    azonal
    azotölçer
    azrail gelince oğul, uşak sormaz
    baba
    baba koruk (veya erik) yer, oğlunun dişi kamaşır
    baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana
    baba ocağı
    baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş
    baba tatlısı
    baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk
    babaköş
    babalık
    babalık fırın has işler
    babam sağ olsun
    babam!
    babamın adı hıdır, elimden gelen budur
    babana rahmet
    babanın sanatı oğla mirastır
    babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır
    babasının (veya babalarının) çiftliği
    babasız oğlan doğurmak
    babayiğit
    babayiğitçe
    baca dolgusu
    baca eğri de olsa duman doğru çıkar
    baca kaşı
    baca kulağı
    bacağına geçirmek
    bacak bacak üstüne atmak
    bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var
    bacakkıran
    bacaksız
    bacı
    badat
    badeli aşık
    badem ağacı
    badem bıyık
    badem şekeri
    bademcik
    badi badi yürümek (veya gitmek veya koşmak)
    badiklemek
    bağ
    bağ babadan, zeytin dededen kalmalı
    bağ bayırda, tarla çayırda
    bağa bak, üzüm olsun, yemeye yüzün olsun
    bağdamak
    BAĞDAT
    bağı ağlayanın yüzü güler
    bağıl
    bağıl değer
    bağıl nem
    bağım
    bağımlamak
    bağımlaşmak
    bağımlı
    bağımlı akım kaynağı
    bağımlılaştırılmak
    bağımsız
    bağımsız bölüm
    bağımsız milletvekili
    bağıntı
    bağırdak
    bağırgan
    bağırsak askısı
    bağırsak düğümlenmesi
    bağırsaklarını deşerim
    bağırtlak
    bağırtmak
    bağışık
    bağışlamak
    bağıtçı
    bağlaç grubu
    bağlam
    bağlama
    bağlamak
    bağlamsal anlam
    bağlanmak
    bağlantı doku
    bağlaşım
    bağlaşmak
    bağlayıcı
    bağlayıcı ünsüz
    bağlı
    bağlılaşık
    bağnaz
    bağnazlık
    bağrıkara
    Bahailik
    bahane
    bahane aramak
    bahane bulmak
    bahane etmek
    bahçe makası
    bahçe nanesi
    bahçıvan
    bahçıvan kebabı
    bahis
    bahis açmak
    bahriye
    bahriye çiftetellisi
    bahse girmek (veya tutuşmak)
    bahsetmek
    bahsi geçmek
    bahsi kapamak
    bahşiş
    bahşiş atın dişine (veya yaşına) bakılmaz
    baht
    baht olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta
    bahtı açık olmak
    bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu
    Bak bak!
    bak hele!
    bak!
    bakalım (veya bakayım)
    bakalit
    bakam
    bakan göze bağ olmaz
    bakan yemez, kapan yer
    bakar mısınız?
    bakara
    bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur
    bakarsın
    bakı
    bakıcı
    bakım
    bakımlık
    bakındı
    bakış açısı
    bakış atmak
    bakışım
    baki
    baki kalmak
    bakkala bırakma!
    bakla
    bakla çiçeği
    bakla falı
    baklagiller
    baklan
    baklava
    baklava börek
    baklava börek olsa yemem
    baklayı ağzından çıkarmak
    bakma sen
    bakmak
    bakmakla usta olunsa köpekler kasap olurdu
    baksana! (veya baksanıza!)
    baktıkça alır
    baktın kar havası, eve gel kör olası
    bal bal demekle ağız tatlanmaz
    bal dök de yala
    bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil
    bal kabağı
    bal kelebeği
    bal mumu yapıştırmak
    bal olan yerde sinek de olur
    bal tutan parmağını yalar
    balaban
    balaban kuşu
    BALAT
    balata
    balcı kızı daha tatlı
    balcının var bal tası, oduncunun var baltası
    baldır kemiği
    baldırpatlatan
    baldırsokan
    balgam taşı
    balgümeci
    balı dibinden, yağı yüzünden
    balı olan bal yemez mi?
    balı parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer
    balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir
    balık baştan avlanır
    balık baştan kokar
    balık çorbası
    balık istifi
    balık otu
    balıkçıl
    balıkçılgiller
    balıkçın
    balıklama
    balıknefesi
    balıksırtı
    balın alası oğlun tazesinden
    balina çubuğu
    balkon
    ballandırmak
    ballı börek
    ballıbaba
    ballıbabagiller
    balon
    balon balığı
    balon lastik
    balon uçurmak
    balsıra
    balta değmedik ağaç olmaz
    balta olmak
    baltalama
    baltalamak
    baltalık
    baltası kütükten çıkmak
    balyoz
    bambu
    bambul otu
    bamya
    bamya dolması
    ban ağacı
    ban otu
    bana bak!
    bana da ... demesinler
    bana dokunmayan yılan bin yaşasın
    banda almak
    bandıra
    bandırma
    banjo
    banket
    banko
    banko geçmek
    banmak
    bant çözmek
    bant doldurmak
    bantlamak
    banttan vermek
    banyo
    banyo bataryası
    baobap
    bar
    bar bar
    baraj
    baraj yapmak (veya kurmak)
    barajı aşmak
    barak
    barbarca
    barbarizm
    barbunya
    barbunyagiller
    barbut
    barda
    bardacık
    bardak eriği
    bardakaltı
    baret
    barfiks
    bargam
    barınmak
    barış
    barikat
    barikat yapmak
    barit
    bariton
    bark
    BARLAM
    baro
    barograf
    baroskop
    barparalel
    barsam
    barut
    baryum
    baryum karbonat
    bas bas
    bas! (veya bas git!)
    basamak
    basamak yapmak
    basarna
    basgitar
    basıklaşmak
    basıklık
    basıla
    basıla vermek
    basın özeti
    basın toplantısı
    basın yasağı
    basınç
    basınç anahtarı
    basınç duyumu
    basınç tedavisi
    basınç yapmak
    Basınçlanma
    basınçlı hava
    basıölçer
    basireti bağlanmak
    basit faiz
    basite indirgemek
    basitleştirilmek
    basketbol
    baskı
    baskı grubu
    baskı sayısı
    baskı yapmak
    baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir
    baskılık
    baskın
    baskın basanındır
    baskın yapmak
    baskına uğramak
    baskısız büyümek
    baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır
    baskül
    basma
    basmak
    basmakalıp
    bastana salatası
    bastığı yerde ot bitmez
    bastırmak
    bastika
    basur otu
    basya
    baş
    baş ağır gerek, kulak sağır
    baş alamamak
    baş bağlamak
    baş baş
    baş başa bırakmak
    baş başa kalmak
    baş başa vermek
    baş dille tartılır
    baş dümeni
    baş edebilmek
    baş kes, yaş kesme
    baş kıç olmak
    baş kırılır (veya yarılır) fes (veya börk) içinde, kol kırılır yen (veya kürk) içinde
    baş koşmak
    baş koymak
    baş nereye giderse ayak da oraya gider
    baş ol da istersen soğan başı ol
    baş olan boş olmaz
    baş olmak
    baş sağlığı, dünya varlığı
    baş tutamamak
    baş ucu
    baş üstünde yeri var
    baş yarılır börk içinde, kol kırılır yen içinde
    baş yastığı baş derdini bilmez
    başa baş noktası
    başa çıkmak
    başa gelen çekilir
    başa gelmek
    başa gelmeyince bilinmez
    başa güreşmek
    başarı
    başarılı
    BAŞARIM
    başarmak
    başat karakter
    başbayi
    başbuğ
    başdizgici
    başhekim
    başhemşire
    başı belada olmak
    başı belaya girmek (veya uğramak)
    başı çekmek
    başı derde girmek
    başı dertte
    başı dönmek
    başı göğe ermek (veya değmek)
    başı hoş olmamak
    başı için
    başı kalabalık
    başı kazan gibi olmak
    başı nara yanmak
    başı sıkılmak (veya sıkışmak)
    başı sıkıya gelmek
    başı taşa değmek
    başı üstünde yeri olmak
    başıboş
    başım gözüm üstüne
    başın başı, başın da başı var
    başına bela açmak
    başına bela almak
    başına bir hal gelmek
    başına çalmak
    başına çalsın!
    başına dert açmak
    başına devlet (veya talih) kuşu konmak
    başına dikilmek
    başına dikmek
    başına geçirmek
    başına geçmek
    başına gelen başmakçıdır
    başına gelmek
    başına iş açmak
    başına iş çıkarmak
    başına iş çıkmak
    başına kakmak (veya kakınç etmek)
    başına kalmak
    başına oturmak
    başına vur, ağzından lokmasını al
    başında
    başında paralansın
    başından aşağı kaynar sular dökülmek
    başından atmak
    başından savmak
    başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinden eksik etmez
    başını ağrıtmak
    başını alamamak
    başını ateşlere yakmak
    başını belaya sokmak
    başını bir yere bağlamak
    başını derde sokmak
    başını ezmek
    başını gözünü yarmak
    başını kaldırmamak (veya kaldıramamak)
    başını kaşımaya (veya kaşıyacak) vakti olmamak
    başını koltuğunun altına almak
    başını kurtarmak
    başını nara yakmak
    başını ortaya koymak
    başını sokmak
    başını toplamak
    başını yakmak
    başının altında
    başının derdine düşmek
    başının gözünün sadakası
    başka
    başka biri
    başka işi yok mu?
    başkahraman
    başkalaşım
    başkalaşma
    başkalaşmak
    başkalaştırmak
    başkaldırı
    başkan
    başkanlık etmek
    başkanlık sistemi
    BAŞKASI
    başkatip
    başkent
    başkomutan
    başköşe
    Başlama!
    başlamak
    başlangıç
    başlangıç noktası
    başlangıç tutmak (veya almak)
    başlatıcı
    başlayıcı
    başlı başına
    başlık
    başlık atmak (veya koymak)
    başmüzakereci
    başoyuncu
    başpapaz
    başsağlığı
    başsağlığı dilemek
    başta (veya başında) bulunmak
    baştaban
    baştan
    baştan başa
    baştan savmacı
    baştan savmacılık
    baştankara
    baştankaragiller
    baştarda
    başucu
    başucu noktası
    başucu uzaklığı
    başüstüne
    başvurmak
    başvuru
    başvurucu
    başyardımcı
    başyazar
    başyönetmen
    başyukarı
    bat
    batağa saplanmak
    batakhane
    bataklık baykuşu
    bataklık çulluğu
    bataklık kırlangıcı
    bataklık nergisi
    batarya
    batarya ateşi
    BATIRIK
    batırmak
    batik
    batma
    batmak
    Battı balık yan gider
    bayağılaşmak
    bayan
    bayati
    bayatiaraban
    bayatibuselik
    baygın
    baygın baygın bakmak
    baygıntı
    bayındırlaştırmak
    bayır turpu
    bayilik
    baykuş
    baykuşun kısmeti ayağına gelir
    baypas ameliyatı
    bayrak
    bayrak açmak
    bayrak çekmek (veya asmak)
    bayrak dikmek
    bayrak gibi
    bayraktarlığını yapmak
    bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü
    bayram havası
    bayram koçu gibi
    bayramda borç ödeyene ramazan ağır gelir
    baysungur
    baz
    baz losyon
    baz yük
    bazalt
    bazı dingil döner, bazı teker
    bazilika
    bazlaşma
    be
    bebek
    bebek gibi
    bebekçe


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,2587891