ilaç için yok TÜRKÇE SÖZLÜK - ILAÇ IÇIN YOK - ilaç için yok
Ana sayfa


ilaç için yok
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • hiç yok.




    İlgili Kelimeler

    ... damgasını vurmak
    ... düşkünü
    ... fırın ekmek yemesi lazım
    ...-meye görsün (veya gör)
    abajur
    abdala `kar yağıyor` demişler, `titremeye hazırım` demiş
    abdala malum olur
    abdest
    abdest almak
    abdiaciz
    abe
    abli
    abone
    abone etmek
    abone olmak
    abosa
    acemi ocağı
    acı acıyı keser, su sancıyı
    acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler
    acısını çıkarmak
    acizane
    acizleri
    acyocu
    aç elini kora sokar
    aç ile eceli gelen söyleşir
    aç köpek fırın deler
    aç kurt aslana saldırır
    aç kurt yavrusunu yer
    aç tavuk kendini arpa ambarında sanır
    açar
    açık bilet
    açık eksiltme
    açıklama cümlesi
    açıktan para almak
    açılış töreni
    açılma
    açın gözü ekmek teknesinde olur
    açın koynunda ekmek durmaz
    açınsamak
    açış konuşması
    açıt
    açlık grevi
    açlık sınırı
    açmak
    açmalık
    açmaz halatı
    ad çekmeye girmek
    ad durumu
    ada
    ada bana, adayım sana
    ada soğanı
    adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil
    adam olana bir söz yeter
    adam sen de!
    adamakla mal tükenmez
    adaptör
    aday
    aday adayı
    aday göstermek
    aday olmak
    adaylığını koymak
    adet yerini bulsun diye
    adı batası (veya batasıca)
    adım
    adım (veya adımını) atmak
    adımsayar
    adlandırmak
    adlar dizgesi
    adli sicil
    adsız
    aerobik
    af çıkarmak
    af dilemek
    aferin
    afet istasyonu
    affedersin (veya affedersiniz)
    afiş
    afyon çekmek
    afyonkeş
    aganta
    agora
    agucuk
    ağ atmak (veya bırakmak)
    ağ çekmek
    ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz
    ağaçdelen
    ağanın malı çıkar, uşağın canı
    ağırlık
    ağırşak
    ağıtçı
    ağıtlama
    ağız tütünü
    ağızlamak
    ağızlık
    ağızotu
    ağrı kesici
    ağrı yitimi
    ağzına atmak
    ağzına biber sürerim (veya çalarım)
    ağzına bir parmak bal çalmak
    ağzına layık
    ağzına sağlık
    ağzına volta almak
    ağzından burnundan getirmek
    ağzını açacağına gözünü aç
    ağzını kapamak
    ah alan onmaz
    ahar
    ahdetmek
    ahlak zabıtası
    ahlaki vazife
    ahmaklaşmak
    aile matinesi
    ajan
    ajanda
    akaç
    akbaba
    akçalamak
    akıllım
    akkelebek
    akkuyruk
    aklık
    aklına tüküreyim
    akort
    akseptans
    akşam ahıra sabah çayıra
    akşam ezanı
    akşamdan kavur, sabaha savur
    akşın
    al giymedim ki alınayım
    al sana bir ... daha
    alabanda kürek
    alabora
    alaca
    alamana ağı
    alarm
    alavere
    alçıya almak (veya koymak)
    aldı sazı eline
    alegori
    alerji
    alet
    alet edevat
    aleyhine olmak
    alıkoymak
    alış fiyatı
    alıştırma
    alışverişe çıkmak
    alim unutmuş, kalem unutmamış
    alimallah
    aliterasyon
    alkarna
    alkış
    alkışlamak
    allah akıl fikir (veya akıllar) versin
    Allah aşkına
    Allah bahtından güldürsün
    Allah bana, ben de sana
    Allah bir dediğinden başka sözüne inanılmaz
    Allah derim
    Allah ecir sabır versin
    allah hakkı için
    allah hoşnut olsun
    allah kavuştursun
    allah manda şifalığı versin
    allah övmüş de yaratmış
    allah rahmet eylesin
    allah sabırlı kulunu sever
    allah sevdiğine dert verir
    allah sonunu hayır etsin
    allah tamamına erdirsin (veya eriştirsin)
    allah versin
    allah yazdı ise bozsun
    allah yürü ya kulum demiş
    allem
    allık
    almak
    alt geçit
    alt kurul
    alt yanı çıkmaz sokak
    altı alay üstü kalay
    altı kaval, üstü şişhane (veya şeşhane)
    altını üstüne getirmek
    altlık
    altyapı
    ama
    aman
    amatör
    ambargo
    amca
    amcamla dayım, hepsinden aldım payım
    amel
    amenna
    Amerikan bar
    amortisman
    ampul
    ana kucağı
    anahtar
    anahtar uydurmak
    anahtarlık
    anam avradım olsun
    anamal
    anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım
    anan yahşi, baban yahşi
    anasını eşek kovalasın!
    anasını sat! (veya satayım!)
    ANDIÇ
    anestezi
    anestezi bilimi
    angarya (veya angaryasını) çekmek
    angıç
    anık
    anıt
    anız bozmak
    Anlarsın ya!
    anlaşmalı iflas
    anma
    anma töreni
    ant verdirmek
    ant vermek
    antikatot
    antikor
    antioksidan
    antisepsi
    antiseptik
    antitoksin
    apart otel
    apel
    apolet
    aport
    ar belası
    ara
    ara cümle
    ara kapı
    ara kararı
    ara mal
    ara vermek
    araba ile tavşan avlanmaz
    aracı koymak
    araç telefonu
    aradan kaldırmak
    arama
    arama bülteni
    arama emri
    arama izni
    arama kararı
    arama motoru
    arama ruhsatı
    arama tarama
    Arap olayım
    araştırma geliştirme
    araştırmak
    arayıcı
    arda
    ardıç
    ardından sapan taşı yetişmez
    ardiye
    ARGÜMAN
    arıcı
    arıcılık
    Arınıklık
    arıza
    arif olan anlasın (veya anlar)
    ark
    arka arkaya vermek
    arka müziği
    arkadaş değil, arka taşı
    arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim
    arkasına düşmek (veya takılmak)
    arkasında dolaşmak (veya gezmek)
    arkasında yumurta küfesi yok ya! (veya olmamak)
    arkasından koşmak
    arkeometri
    arma soymak
    armadura
    armağan
    armağan etmek
    ARMATÜR
    armudun iyisini (dağda) ayılar yer
    arpa ektim, darı çıktı
    arpalık
    arsa
    artçı
    artı para
    artımlı
    asalaksavar
    asansör boşluğu
    asepsi
    asgari müşterek
    asılmak
    asimilasyon
    asker kaçağı
    askere alınmak
    askere çağrılmak
    askere gitmek
    askı
    askıya almak
    aslanım!
    asma tavan
    ASMALIK
    astar
    astar bol olmayınca yüze gelmez
    astar boyası
    astarya
    aşevi
    aşı
    aşığa bağdat uzak değil
    aşılamak
    aşırma kayış
    aşka gelmek
    aşlık
    aşoz
    at arabası
    at bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz
    at var, meydan yok
    atel
    ateş
    ateş gemisi
    ateş kayığı
    ateş!
    ateşbaz
    ateşe vursa duman vermez
    ateşle barut bir yerde durmaz
    atıp (veya atmak) tutmak
    atkuyruğu
    atlama beygiri
    atlama tahtası
    atlama taşı
    atlama taşı yapmak
    atlas
    atsan atılmaz, satsan satılmaz
    av
    av avlanmış, tav tavlanmış
    av hayvanı
    av kuşu
    ava çıkmak
    avadanlık
    avantaj
    avara
    avcı ne kadar hile bilse ayı o kadar yol bilir
    avcı uçağı
    avlanmak
    avukat
    avukat tutmak
    ay aydın, hesap belli
    ay çekirdeği
    Ay modülü
    ayağa kalkmak
    ayağına (veya ayaklarına) kapanmak
    ayak divanı
    ayak havlusu
    ayak izi
    ayak teri
    ayak yapmak
    ayakaltında bırakmak
    ayakçın
    ayar
    aydınger
    aydınlık
    ayı
    ayı sevdiği yavrusunu hırpalar
    Ayıkla pirincin taşını!
    ayıklanma
    ayıptır söylemesi
    ayırmak
    ayıyı fırına atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış
    aylığına
    aylık
    aylık bağlamak
    ayna tırnağı
    ayraç
    ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya
    ayranım budur, yarısı sudur
    ayrılık
    az değil!
    az yiyen çok uyur, çok yiyen güç uyur
    aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz
    baba
    baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş
    baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk
    babaköş
    babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır
    babasının (veya babalarının) çiftliği
    baca fırıldağı
    baca şapkası
    badana
    badanalamak
    badem yağı
    baget
    bağ
    bağ babadan, zeytin dededen kalmalı
    bağ bayırda, tarla çayırda
    bağa bak, üzüm olsun, yemeye yüzün olsun
    bağdalamak
    bağın
    bağın vurmak
    bağırdak
    bağırsaklarını deşerim
    bağışlamak
    bağlamak
    bağlaşmak
    bahane aramak
    bahane bulmak
    baharat
    baht
    bahtı bağlı olmak
    bakalorya
    bakan
    bakan yemez, kapan yer
    bakar mısınız?
    bakım
    bakım yapmak
    bakkal çakkal
    baklava açmak
    bakmak
    bal mumu
    bal mumu yapıştırmak
    bal özü
    balans ayarı
    balans pensi
    balast direnç
    balbal
    balık baştan avlanır
    balıksırtı
    balın alası oğlun tazesinden
    balina
    baloz
    balsam
    balsamlı
    bana da ... demesinler
    bandırmak
    banka kartı
    banket
    banko
    bant
    banyo dolabı
    banyo kazanı
    banyo sabunu
    banyo takımı
    bar tutmak
    baraj
    baraj yapmak (veya kurmak)
    barajlı santral
    barbakan
    bardak
    bardakaltı
    BARDAN
    barınmak
    barikat
    barut hakkı
    basamak
    basamak yapmak
    basıla
    basın toplantısı
    basınçlamak
    Basınçlanma
    basınçölçer
    baskı kalıbı
    baskılık
    basma kalıbı
    bastırık
    baş baş
    baş eğmek
    baş havlusu
    baş kesmek
    baş koşmak
    baş örtüsü
    baş yemek
    başa güreşmek
    başfiyat
    başı için
    başına çalsın!
    başına dikilmek
    başına dikmek
    başına gelen başmakçıdır
    başına vur, ağzından lokmasını al
    başını ağrıtmak
    başını çatmak
    başının gözünün sadakası
    başkan vekili
    başköşe
    başlama vuruşu
    başlık
    baştan savmacı
    baştan savmacılık
    başvurmak
    başvuru
    başvurucu
    batırılmak
    batiskaf
    batma
    batmak
    battıçıktı
    bavlı
    bayındır
    bayrağı yarıya indirmek
    bayrak direği
    bayram tebriği
    bayram topu
    bayram yeri
    bayram ziyareti
    baz losyon
    bedel tutmak
    bedel vermek
    bedelci
    bedelsiz ithalat
    BEDİK
    behey
    beis yok
    bekarhane
    Bekle yarin köşesini!
    bekleme salonu
    bekleme süresi
    bekleme yeri
    bekletme süresi
    bela aramak
    belgeleme
    belgeli
    belgit
    bellek
    benim oğlum bina okur, döner döner yine okur
    bent
    benzetme
    benzetmek gibi olmasın
    berat
    bergüzar
    berhava etmek
    bertaraf olmak
    besi
    besi merası
    besin
    besiye çekmek
    Besle kargayı, oysun gözünü
    beslemek
    beslenme
    besmelesiz
    beş para etmez
    beşamel
    beşibirlik
    beşinci kol
    beşli
    betonarme
    bey kardeş
    beyan değeri
    beyanname
    beyaz kitap
    beyazın adı, esmerin tadı
    beyazlatma
    beybaba
    beyefendi
    beygirlik
    beylik fırın has çıkarır
    beyyine
    bez
    bezir yağı
    bezirgan
    bıldırcın
    bırakmak
    bigudi
    bijon anahtarı
    bilanço
    bildiri
    bildirme eki
    Bile bile lades
    bileği
    bileklik
    bilezik
    bilgicilik
    bilgisayar korsanı
    bilirkişi
    bilmem hangi (veya kaç veya kim veya nasıl veya ne)
    bilmezlikten gelme
    bilye
    bin dereden su getirmek
    bin merak bir borç ödemez
    bin yaşa!
    binaen
    binaenaleyh
    Bindiği dalı kesmek
    bindirme
    binek atı
    binek taşı
    bini
    binmek
    bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez
    bir çiçekle bahar (veya yaz) olmaz
    bir dokun bin ah işit (veya dinle) (kaseifağfurdan)
    bir el
    bir elin nesi var, iki elin sesi var
    bir elmanın yarısı o, yarısı bu
    bir fit bin büyü yerine geçer
    bir işaretine bakmak
    bir kalem
    bir kalem geçmek
    bir kıza dünür düşmek
    bir kol çengi
    bir koltuğa iki karpuz sığmaz
    bir köşeye atmak
    bir yana dünya bir yana
    bira bardağı
    biraz
    bire ... vermek
    bireysel emeklilik
    biri eşikte biri beşikte
    birim
    birincilik
    birleşim
    birlik
    birlik olmak
    bis yapmak
    bitiriş yemi
    bitişkenlik
    biyokatalizör
    biz
    biz bize benzeriz
    bizmut
    bloke etmek
    blöf
    blöf yapmak
    bocurgat
    boğalık
    boğaz derdi
    boğaz içinde kavga var
    boğaz kavgası
    boğazkesen
    boğumlanmak
    bok yoluna gitmek
    boku bokuna
    bol bol yiyen bel bel bakar
    bomba
    BOP
    borç vermekle, düşman vurmakla
    borçlunun duacısı alacaklıdır
    borda ağı
    borda atışı
    borda hattı
    bornoz
    boru mengenesi
    bostan dolabı
    bostan gök iken pazarlık yapılmaz
    bostan gölgeliği
    bostan korkuluğu
    boş başak dik durur
    boş ol (veya olsun)
    boşaltım
    boşanma davası
    boy
    boya
    boya fırçası
    boya kalemi
    boya tabancası
    boyalı basın
    boykot
    boylam ölçeği
    boynunda kalmak
    boyun kesmek
    boyunduruk
    Bozdur bozdur harca
    böceksavar
    böcü
    bölgeci
    bölgecilik
    bölme
    börek açmak
    böreklik
    börkenek
    brit
    briyantin
    bu
    buat
    budamak
    Budistlik
    bugün git, yarın gel
    bugünlük
    bugünlük yarınlık
    buğday ile koyun, geri yanı oyun
    buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince
    buğulaştırıcı
    buhar olmak
    buharlaşmak
    buhurdanlık
    buhurluk
    bukağı
    bulaşık bezi
    bulaşık suyu
    bulgurlu
    bultak
    bumbar
    bunda bir iş var
    burma
    burnunu kırmak
    burnunu sıksan canı çıkacak
    burnunun yeli kırılmak
    burs
    burunduruk
    burunsak
    butafor
    butaforcu
    butik otel
    buz demiri
    buz gibi
    buzdolabına kaldırmak
    buzkıran
    buzluk
    bütçe
    bütünleme sınavı
    bütünler
    büyük kalori
    BÜZÜŞME
    caize
    cam yuvası
    cami
    camlı köşk
    camlık
    can candan şirindir
    can canın yoldaşıdır
    can damarı
    can yoldaşı
    cana gelecek mala gelsin
    canavar düdüğü
    canı cehenneme
    canı sağ olsun!
    canı yanan eşek attan yüğrük olur
    canı yok mu?
    canımı sokakta bulmadım
    canına minnet (olmak)
    canından geçmek
    cankurtaran çanı
    cankurtaran kulübesi
    cankurtaran şamandırası
    canlandırıcı
    canlandırma
    cansız hedef
    cansızlaştırmak
    cariyeniz (veya cariyeleri)
    caydırıcılık
    Ce
    cebir kullanmak
    cebire
    cebirsel deyim
    cebrî yürüyüş
    cenaze töreni
    cep
    cep harçlığı
    cephane
    cer hocası
    cerre çıkmak
    cevaplı telgraf
    cezve sürmek
    cık
    cımbız
    cırcır delgi
    cıvık
    cibinlik
    cicoz
    cihat açmak
    cila
    cilt kapağı
    cilve
    cinnet getirmek
    conta
    cumhuriyet
    cülusiye
    cümle
    cünüp
    cüzdan
    çaba
    çaba göstermek
    çaba harcamak
    Çabalama kaptan ben gidemem
    çabalamak
    çağanoz
    çağırmak
    çağırtkan
    çağrıcı
    çağrılık
    çalışma izni
    çalışma odası
    çalışmak
    çalmak
    çam sakızı çoban armağanı
    çamaşır ipi
    çamaşır mandalı
    çamaşır sodası
    çamaşırlık
    çamurluk
    çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar
    çapa
    çapla
    çaprazlama
    çardak
    çare
    çarık
    çatal bıçak takımı
    çatırdamak
    çatlama
    çatmak
    çay kaşığı
    çay makinesi
    çay saati
    çay şekeri
    çaydanlık
    çaylık
    çek valf
    çekici
    çekilme
    çekilmek
    çekirdek
    çekişe çekişe pazarlık etmek
    çekişmek
    çekmek
    çekmelik
    çektirme
    çekül
    çelenk koymak
    çelik
    çelik başlık
    çelik kasa
    çelme
    çember
    çemrenmek
    çengel takmak
    çengelli iğne
    çentik
    çerçeve
    çerkez peyniri
    çeşme
    çeşmeye gitse çeşme kuruyacak
    çeşnilik
    çete savaşı
    çevirim senaryosu
    çeyiz
    çeyizlik
    çeyrek son
    çığırtkan
    çıkarma harekatı
    çıkıntı
    çıkış
    çıkış belgesi
    çıkış yapmak
    çıkış yeri
    çıkmak
    çımariva
    çıpa
    çırak
    çırakman
    çırpı ipi
    çırpınmak
    çırpma
    çift
    çift atış
    çift çubuk
    çifte demir
    çifte şans
    çiftleşmek
    çiftlik
    çiğ süt emmiş
    çil
    çilecilik
    çinçilya
    çini
    çiten
    çitilemek
    çivi
    çivit
    çizici
    çizmek
    çocuk bahçesi
    çocuk oyuncağı
    çok bilen çok yanılır
    çok katlı otopark
    çok koşan çabuk yorulur
    çorba tabağı
    çöp
    çöplükçü
    çörek otu
    çöreklik
    çözücü
    çözüm
    çözümleme
    çubuk
    çubuklamak
    çullanmak
    çulluk
    çüş
    dadaş
    dağ
    dağ evi
    dağa çıkmak
    dağılmak
    dağlamak
    daha
    dahası var
    daktilo kağıdı
    dalavereci
    daldız
    dalga
    dalgalanmaya bırakmak
    dalgıç böcekler
    dalgıç elbisesi
    dalgıç tüpü
    dalına binmek
    dalyan sepeti
    damatlık
    damıtmak
    damızlık
    damla
    damlalık
    damlatmak
    Damlaya damlaya göl olur
    danışık
    danışıklı dövüş
    danışmak
    danışman
    dans salonu
    dar
    dara
    darağacı
    darılmaca
    darısı ... başına (veya darısı başına)
    dava
    dava etmek (veya açmak)
    davetname
    dayak
    dayaklamak
    dayamak
    dayamsız döşemsiz
    dayanak
    dayanışmak
    debelenmek
    dediğim dedik, öttürdüğüm (veya çaldığım) düdük
    DEFİ
    defin ruhsatı
    defter
    değirmenlik
    değişiklik
    değişiklik önergesi
    değişim yönetimi
    değiştirge
    değme keyfine
    deh
    deliden al uslu haberi
    Deme!
    demediğini bırakmamak (veya koymamak)
    demir
    demir almak
    demir resmi
    demirci mengenesi
    demlemek
    demlik poşet
    -den yana
    denemek
    denet
    denetleme
    dengeleyici
    dengeli beslenme
    deniz aynası
    deniz Kuvvetleri
    denize çıkmak
    denize dökmek
    denize düşen yılana sarılır
    deodorant
    depo
    depozito
    derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
    dericilik
    derin dondurucu
    dernek
    Dernekevi
    ders
    ders çalışmak
    dert ağlatır, aşk söyletir
    destek
    destek doku
    destekleme alımı
    deve kolu
    deveden büyük fil var
    deveye burç gerek olursa boynunu uzatır
    deveyi havuduyla yutmak
    deveyi yardan uçuran bir tutam ottur
    devir
    devlet nişanı
    devredilmezlik
    devrilmek
    dezenfeksiyon
    dış odun
    dışlamak
    dikeç
    dikenli tel
    dikili taş
    dikiş iğnesi
    dikiz aynası
    dikmek
    dikse
    dikte etmek
    dil
    dil (veya diller) dökmek
    dil bir karış
    dil tutmak
    dil uzatmak
    dilaltı
    dilbasar
    dilekçe
    dilemek
    dili ensesinden çekilsin!
    din baronu
    DİNEK
    dini bir uğruna
    dini imanı para
    dinine yandığım
    dink
    dinlemek
    dinlenme salonu
    dinlenmek
    dip ağı
    diploma
    diplomat
    dipsiz kile, boş ambar
    direksiyon kırmak
    direnç
    dirsek
    dirsek çürütmek
    dirsek teması
    dirseklik
    disk
    dispeç
    diş bademi
    diş bilemek
    dişeği
    dişine vurmak
    dişli
    dişlik
    diyafram
    diyecek yok
    dizgi
    dizginlemek
    dizi eylem
    dizin
    doğmadık çocuğa don biçilmez
    doğrulama
    doğrusal
    doğum kontrolü
    dok
    doksan kapının ipini çekmek
    dokuma
    dolaşım ortaklığı
    dolaylama
    doldurboşalt
    doldurmak
    doldurulmak
    domates
    domates salçası
    domuz
    domuz arabası
    domuztırnağı
    donatım
    donatımcı
    donatmak
    dondurmak
    doping
    dosta düşmana karşı
    dostlar başına
    dostlar başından ırak
    dostlar şehit, biz gazi
    dökmek
    döner sermaye
    dönme dolap
    dönüşlü fiil
    dört dönmek
    dört üstü, murat üstü
    dörtlü
    döşemek
    döşemelik
    dövizzede
    dövmek
    dram
    drezin
    dua
    duba
    dudak boyası
    duman etmek
    duraklamak
    duvar dayağı
    duvar dişi
    duvar kağıdı
    duymazlıktan gelmek
    duyuru
    DÜBEL
    düdük
    düğüm noktası
    düğün
    dümen bedeni
    dümenevi
    dünür düşmek
    dünür gezmek
    dünür gitmek
    dünya malı dünyada kalır
    dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir
    dürtmek
    düşman başına
    düven
    düvenci
    düzeçleme
    düzeltici jimnastik
    düzeltme
    düzeltme işareti
    Düzeltmeci
    düzenleme
    düzenleyici
    Düzentileme
    ebe
    ebegümeci
    ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane
    eceli gelmek
    ecinniler top oynuyor
    ecza
    ecza çantası
    ecza dolabı
    eczacı mesul müdürü
    edebî sanat
    edevat
    edilgin
    efendi
    efendibaba
    efendim
    efsanevi
    egzersiz yapmak
    eğe
    eğer
    eğik düzlem
    eğilmek
    eğitim
    eğitim bilimi
    eğitim dönemi
    eğitim enstitüsü
    eğitim fakültesi
    eğrelti otu
    eğretiye almak
    ek
    ek gün
    ek ödenek
    ek süre
    ekipman yatırımı
    ekmediği yerden biter
    ekmek
    ekmek çarpsın!
    ekmek kavgası
    ekmek öpmek
    ekonomi
    eksik olsun
    eksiltme
    eksiltmeye çıkarmak
    el almak
    el arı düşman gayreti
    el bağlamak
    el birliği
    el çırpmak
    el el ile, değirmen yel ile
    el ermez, güç yetmez
    el etek öpmek
    el freni
    el frenini çekmek
    el havlusu
    el için ağlayan gözden olur
    el kapısı
    el kitabı
    el oltası
    el öpmekle ağız aşınmaz
    el sabunu
    el sıkmak
    elçi
    elden geçirmek
    eldiven
    elek
    elektriği yakmak
    elektrik anahtarı
    elektrofon
    eleme
    eleme sınavı
    elemge
    eleştiricilik
    eli ermek
    elini kulağına atmak
    elini veren kolunu alamaz
    elinle ver, ayağınla ara
    elleşmek
    emanet etmek
    emay
    emeği geçmek
    emek
    emek olmadan yemek olmaz
    emek vermek
    EMEN
    emir
    emlemek
    emniyet durağı
    emniyet kemeri
    emrine vermek
    emzik
    endoskop
    engel
    engel sınavı
    engellemek
    engelleyici
    engizisyon
    ensesine binmek
    enstrümantal müzik
    entel
    entrika
    er olan ekmeğini taştan çıkarır
    er oyunu üçe kadar
    eradikasyon
    erek
    erenlerin sağı solu olmaz
    ergime ısısı
    ergin
    erimek
    erinenin oğlu kızı olmamış
    eritmek
    eriyip gitmek
    erkan minderi
    eselemek beselemek
    eski
    eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez
    esnaf ağzı
    esnetme
    espas
    Esperanto
    estetik cerrahi
    estetikçilik
    estomp
    eş güdüm
    eş güdümlemek
    eş tutmak
    eşeği düğüne çağırmışlar, `ya su lazımdır ya odun` demiş
    eşeğin ölümü köpeğe ziyafettir
    eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz
    eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır)
    eşek kuyruğu gibi ne uzar ne kısalır
    eşiğine yüz sürmek
    eşiğini aşındırmak
    eşref saati
    et sığırı
    et tavuğu
    etalon
    etek
    etek bağı
    eti senin, kemiği benim
    etiket
    etlik
    etrafında dört dönmek (veya pervane olmak)
    ev kirası
    ev sahipliği yapmak
    evet efendimci
    evladın var mı, derdin var
    evlek
    evlenmek
    evlerden ırak (veya uzak)
    evliya otu
    eyer boşaltmak
    eylem planı
    ez de suyunu iç
    ezan
    ezici
    ezine peyniri
    faiz
    faize yatırmak (veya vermek)
    fakir
    fakirhane
    fakirizm
    fal taşı
    falcılık
    falya
    fanus
    far
    faraş
    fark etmez
    FASET
    fatura
    fatura kesmek
    faturalamak
    fayans
    fayrap
    feda olmak
    feda olsun!
    fedakarlığa katlanmak
    feliks
    fena bulmak
    fena kalpli
    fenafillah
    feneri nerede söndürdün
    ferahi
    fermanlı
    fernez
    festival
    fetihname
    fetva vermek
    fır dönmek
    fırça
    fırçalamak
    fırdöndü
    fırıldak
    fırıldak çevirmek (veya döndürmek)
    fırsat
    fırsat düşkünü
    fırsat her vakit ele geçmez
    fırsat kollamak (veya gözlemek)
    fırsat sakal altından geçer
    fırsat vermek
    fısfıs
    fısfıslamak
    fısfıslanmak
    fısfıslatmak
    fidan
    fide
    fidye
    fihrist
    fikir danışmak
    filantrop
    file
    filenk
    film
    filoz
    finansman
    firkete
    fiş
    fişek
    fişka
    fitil
    fiyat
    fiyat biçmek
    flaş
    flaş conta
    flit
    flitlemek
    fodra
    fol
    folluk
    folyo kağıdı
    fon
    fon kağıdı
    fonda
    fondöten
    fonografi
    fora
    form
    formalık
    foroz kayığı
    forum
    fotomekanik
    fotomodel
    fotomontaj
    foya
    fötr
    fraksiyon
    frengi
    fünye
    gabari
    galatımeşhur
    galvanize
    galvanizlemek
    gangster
    ganyan
    garanti etmek
    garantilemek
    gard
    garnitür
    garsoniyer
    gavur inadı
    gayret göstermek
    gaz ibiği
    gaza basmak (veya dayanmak)
    gaza yüklenmek
    gazete
    gazlamak
    gazometre
    gebelik testi
    gece kulübü
    gecelik
    geç olsun da güç olmasın
    geçici
    geçici işçi
    geçici madde
    geçici plaka
    geçim dünyası
    geçim kapısı
    geçim yolu
    geçimini doğrultmak
    geçiniz
    geçinme endeksi
    geçinmek
    geçiştirici
    geçit hakkı
    geçmişini kurcalamak
    gelberi
    gelen ağam giden paşam
    gelenekçilik
    gelin
    gelin alayı
    gelin alıcı
    gelin hamamı
    gelinlik
    gem
    gemi müdürü
    gemi takımı
    gemisini kurtaran kaptan
    genel af
    genel gider
    gerdellik
    gereç
    gereği düşünülmek
    gereksemek
    geri almak
    gerilemek
    gerilim
    germe
    geyşa
    gez göz arpacık
    gezdirmek
    gezen kurt aç kalmaz
    gezinmek
    gezlemek
    gıcır
    gırtlağına basmak
    gırtlağından kesmek
    gider
    Gideren alan
    giderici
    giderilmek
    gidermek
    gidi
    gidici
    giriş kapısı
    giriş ücreti
    girişim
    girişimci
    girişlik
    girmek
    gitmek
    Gitti de geldi
    giymek
    giyotin
    gizlicilik
    glüten ekmeği
    göbeği biriyle bağlı (veya beraber kesilmiş)
    göbeği çatlamak
    göbek bağı
    göbek taşı
    göbel
    göce
    göçebelik
    göçmen
    göğüslük
    gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar
    gölge
    gömlek
    gömüldürük
    gömülmek
    gönlünü pazara çıkarmak
    gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz
    gönül dilencisi
    gönül gezdirmek
    görelilik
    Görevdaşlık
    görücü
    görücü gitmek
    görümlük
    görünüşü kurtarmak
    gösteri
    gösteri yapmak
    gösteri yürüyüşü
    gösteriş
    gösteriş yapmak
    göstermelik
    götürmek
    gövde gösterisi
    göz bankası
    göz banyosu
    göz kamaştırmak (veya almak)
    göz kırpmak
    göz nuru
    gözaydın etmek
    gözden geçirmek
    gözene
    gözenek
    gözleği
    gözlem
    gözlemlemek
    gözlerini kaçırmak
    gözlük
    gözü yılmak
    gözüm çıksın (veya kör olsun)
    gözünü dört açmak
    gözünü toprak doyursun
    gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
    gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
    gramaj
    gres pompası
    grev kırıcı
    grev kırıcılığı
    gri pasaport
    guguk guguk
    guguk kuşu
    gurka yatmak
    gurup
    gübre
    gübrelemek
    gübrelenme
    güherçile
    gülabdan
    gülle
    gülü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz
    gülük
    gün
    gün almak
    gün doğmak
    gün koymak
    günah benden gitti (veya gitsin)
    günah çıkarmak
    günahına girmek (veya günahını almak)
    gündeme getirmek
    gündüz külahlı, gece silahlı
    Güneş yağı
    güneşlik
    günleri sayılı olmak
    günlüğüne
    günlük
    günlük değer
    günü yetmek
    gününü doldurmak
    güven mektubu
    güven oylaması
    güven yazısı
    güvence
    güvenlik şeridi
    güvenoyu
    güvercinlik
    güzellerin talihi çirkin olur
    güzlek
    ha
    ha babam (ha)
    ha gayret
    haber çıkmamak
    haber stüdyosu
    haberin olsun!
    hacamat baltası
    hacamat şişesi
    hacet
    hacet kapısı
    hacet yok
    hacı
    hacı fışfış
    hacıağalık etmek
    hacıyatmaz
    haciz
    haczetmek
    hadde
    haddeden geçirmek
    hafazanallah
    hafif güverte
    haftalığına
    hak ile yeksan etmek (veya olmak)
    hakan
    hakem
    hakim rüzgar
    hakkı için
    halebi orada ise arşın burada
    halı
    haline köpekler bile güler
    halk odası
    halk okulu
    halk oylaması
    halka dönük
    halkçı
    halkoyu
    halvethane
    hamam kesesi
    hamam otu
    hamamlık
    hamle etmek (veya yapmak)
    hamur boya
    hamurlamak
    han
    hangi
    hangi dağda kurt öldü?
    hanımefendi
    hani yok mu
    HANUT
    hap
    harabati
    harcama
    harcamak
    harç
    harçlı
    harçlık
    hareket
    haritadan silinmek
    harlamak
    harman savurmak
    harmanlık
    hasbetenlillah
    hasiyet
    haspam!
    hasta ol benim için, öleyim senin için
    hastane gemisi
    HASTEL
    haşa sümme haşa
    haşlamak
    hatıl
    hatır için çiğ tavuk yemek
    hava
    hava atışı
    hava hoş
    hava hukuku
    hava kaçırmak
    Hava Kuvvetleri
    hava parası
    havai hat
    havale
    havalimanı
    havlu atmak
    havluluk
    havuç
    havuz
    havuzlamak
    havuzlanmak
    havya
    hayat mücadelesi
    hayda
    haydalamak
    haydi
    haydi oradan
    haydin
    hayır
    hayır dile komşuna, hayır gele başına
    hayır dua almak
    hayırdır inşallah
    hayırlısı ile
    hayırsever
    haylamak
    hayra alamet değil
    hayrat
    hayrını gör
    hazır
    hazır mezarın ölüsü
    hazır ol
    hazır yemek
    hazırlık
    hazırlık dönemi
    hazırlık görmek (veya yapmak)
    hazırlık sınıfı
    hazırlıklı
    hazırlıksız
    heba
    hedef göstermek
    hediyelik
    helak
    helak olmak
    helal olsun
    helalühoş
    hele
    hele bak
    hele hele
    helikopter
    helvalık
    hem
    hem ... hem ...
    hem de
    hem kel hem fodul
    hemodiyaliz
    heple hiç ilkesi
    her ağaçtan kaşık olmaz
    her çok azdan olur
    her işte bir hayır vardır
    her nasılsa
    herek
    herkesin hamuru ekmeğine göredir
    hesaba çekmek
    hesaba dökmek
    hesabına
    hesap
    hesap açmak
    hey
    heykelci kalemi
    hıfzıssıhha
    hık mık etmek
    hınzır
    hırka
    hırsını yenmek
    hırsıza kilit olmaz
    hız almak
    hiçlemek
    hiçten
    hijyen
    hilaf yok
    hilal
    hile
    hilesi, hurdası yok
    himmetin var olsun
    hipermetrop
    hisar
    hizmet içi eğitim
    hizmetçi
    hoplamak
    hoppala
    horoz evlenir, tavuk tellenir
    hoşt
    hotoz
    hovarda
    hovardalık etmek
    höst
    höt
    huni
    huyu batsın (veya batasıca)
    huyu huyuna suyu suyuna (uygun)
    huzur hakkı
    hücre yutarlığı
    hükûmet darbesi
    hülle
    hülle yapmak
    hünkar
    hünnap
    hürriyeti seçmek
    hürya etmek
    ıcığını cıcığını sormak
    ığrıp çekmek
    ıh
    Ikınıp sıkınmak
    ırz düşmanı
    ısı tedavisi
    ısınma koşusu
    ıskarmoz
    ıskartaya çıkarmak (veya ayırmak)
    ıskat
    ıskota
    ısmarlamak
    ıstakoz
    ıstakozluk
    ışık
    ışık aynası
    ışık bacası
    ışık çanağı
    ışıkçı
    ışıldak
    ızgara parmaklığı
    ibadet de gizli, kabahat de
    icabına bakmak
    icraya vermek
    iç oğlanı
    içerlemek
    içi beni yakar, dışı eli (veya seni) yakar
    içi sızlamak
    içinden gelmek
    içine sinmek
    içme
    idareten
    idman
    iflas etmek
    ifna
    ifna etmek
    ifşaat
    iftar sofrası
    iftar tabağı
    iftar yemeği
    iftariye
    iftariyelik
    iftarlık
    iğdemir
    iğne
    iğne olmak
    iğne yapmak (veya vurmak)
    ihanet
    ihtira beratı
    ihtiyaç duymak
    ihtiyaç molası
    ihtiyat kuvvetleri
    ihzar müzekkeresi
    ikaz yeleği
    iki ayağını bir pabuca sokmak
    iki buçukluk
    iki emini bir yemin aralar
    iki gönül bir olunca samanlık seyran olur
    iki rahmetten (veya iyilikten) biri
    ikileme
    ikili
    ikindi ezanı
    ikindi vakti
    ikramiye
    iksir
    ilaç
    ilaç için olsun
    ilaçlamak
    ilaçlı
    ilaçlık
    ilahi
    ileri gözetleyici
    ilik
    ilişmek
    ilkokul
    ilmihal
    iltifat
    imale
    imamın abdest suyu gibi
    imarethane
    imha
    imha ateşi
    imha etmek
    imtiyaz
    imza
    in cin yok
    inayet ola
    incir kuşu
    indirgemek
    indirimli satış
    indis
    inekçi
    inha
    inha etmek
    inhisar etmek
    inkılap
    inkıraz
    inkıraz bulmak
    inkıraza uğramak
    insanmerkezcilik
    insülin
    inziva
    ip iskelesi
    ip koptuğu yerden bağlanır
    ip takmak
    ipekhane
    iplikçilik
    irap
    iskandil
    iskele
    iskele babası
    iskonto
    iskota
    islim
    ispiralya
    istatistik
    isteka
    istemem diyenden korkmalı
    istiare
    istihare
    istihareye yatmak
    istika
    istimzaç
    istinabe
    istinat duvarı
    istinga

    iş (birine) kalmak
    iş bırakımı
    iş göstermek
    iş gücü
    iş olsun diye
    işaret fişeği
    işaretleşmek
    işgal
    işgaliye resmi
    işgüzar
    işi resmiyete dökmek
    işi sağlama almak
    işi üç nalla bir ata kaldı
    işlem
    işleme
    işsizlik
    iştahı kapanmak (veya kesilmek)
    işte
    işten güçten vakit bulamamak
    işve
    it ağzını kemik tutar
    it dalaşı
    it sürü para kazan
    iteği
    ithalat
    itibar mektubu
    itiraf etmek
    itlaf
    itlaf etmek
    itle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir
    iven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz
    iyi kalpli
    iyilik iki baştan olur
    iyiye iyi, kötüye kötü demek
    izale
    izale etmek
    izbiro
    izci
    izi silinmek
    izin
    izin almak
    izin vermek
    izinli
    izinli çıkmak
    izinname
    izlem
    izlemek
    izne çıkmak (veya ayrılmak)
    izole bant
    izomer
    japon sarmaşığı
    jelatin
    jeotermal
    jest
    JİKLE
    jimnastik
    jimnastik yapmak
    jübile yapmak
    kaba kağıt
    kaba kuvvet
    kaba sıva
    kabak çekirdeği
    kabaklamak
    kabara
    kabil değil
    kaç
    kaçak
    kaçamak
    kaçamak yol
    kaçımsamak
    kaçlı
    kaçmak
    kadeh kaldırmak
    kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası
    kadir gecesi
    kadir gecesi doğmuş
    kafa çıkışı
    kafa sallamak
    kafa yok!
    kafasını ezmek
    kafaya çıkmak
    kafayı (bir yere) vurmak
    kafes
    kafeslemek
    kafir
    kaftan
    kahhar
    kahır
    kahırlanmak
    kahkahayı ağzında söndürmek
    kahrolası
    kahrolsun
    kahve kaşığı
    kahve makinesi
    kahve parası
    kalafata çekmek
    kalastra
    kalaylamak
    kalbur
    kalçın
    kaldırmak
    kale
    kale vuruşu
    kalecikkarası
    kalem çekmek
    kalem kırmak
    kalemtıraş
    kalender
    kalıba vurmak
    kalıcı
    kalımlı
    kalımsız
    kalıplamak
    kalıptan kalıba girmek
    kalibrasyon testi
    kalite çemberleri
    kalite kontrolü
    kalite riski
    Kalk borusu
    kalkan
    kalkışa geçmek
    kalkmak
    kalori
    kama
    Kambersiz düğün olmaz
    kambiyo
    kambur felek
    kambura yatmak
    kamburu çıkmak
    kamçı
    kamera
    kameriye
    kamet getirmek
    kamış
    kamış kalem
    kamp
    kamp kurmak
    kampanya
    kan bankası
    kan taşı
    kan vermek
    kana
    KANAVİÇE
    kancayı takmak (veya atmak)
    kanepe
    kanırtmaç
    kantarma
    kap
    kapak kızı
    kapak yıldızı
    kapalı tribün
    kapalılık
    kapamak
    kapan
    kapan kurmak
    kapanca
    kapı
    kapı kapı dolaşmak (veya gezmek)
    kapı perdesi
    kapı yapmak
    kapıdan kovsan bacadan düşer
    kapısına kilit vurmak
    kapıya dayanmak
    kaplamak
    kaplan böcek
    kaporta kafesi
    kapriçyo
    kapsül
    kaputluk
    kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz
    kara kaplı kitap
    kara para aklamak
    karabuğday
    karaca darısı
    karada ölüm yok
    Karadeniz
    karakol gemisi
    karakoncolos
    karalama
    karamusal
    karanlığı deşmek (veya yırtmak)
    karantina
    karantina süresi
    karar
    kararlaşmak
    karayılan
    karbon kağıdı
    karbonat
    karbonizasyon
    karelemek
    karga etmek
    kargı
    karık
    karıklama
    karılık etmek
    karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar
    karıştırmak
    karlık
    karmık
    karne
    karnı tok, sırtı pek
    karşılaştırma
    karşılaştırmak
    karşılık
    kart
    Karun
    kasa
    kasa fişi
    kasaba kurnazlığı
    kasık bağı
    kasıntı
    kaside
    kasis
    kask
    kasko
    kasnak
    kasnaklamak
    kastanyola
    kastanyola yuvası
    kaşağı
    kaşağılamak
    kaşımak
    kaşınma kazığı
    katafalk
    katgüt
    katmak
    katran yağı
    katresi kalmadı (veya yok)
    kavara
    kavga
    KAVİLYA
    kavrak
    kavuk sallamak
    kavukçu
    kavurga
    kavurmalık
    kavuşma
    kayak
    kaydetmek
    kaydırak
    kaydiye
    kayganalık
    kayışkıran
    kaymağı seven mandayı yanında taşır
    kaynamak
    kaytan
    kayyum
    kazamat
    kazaya bırakmak
    kazdığı çukura (veya kuyuya) kendisi düşmek
    kazık
    kazıklamak
    kazımak
    kebaplık
    keçi
    keçiye can kaygısı, kasaba et (veya yağ) kaygısı
    keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur
    kedi ile köpek gibi
    kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir
    kedi yetişemediği (veya uzanamadığı) ciğere pis (veya murdar) dermiş
    kediye peynir (veya ciğer) ısmarlamak
    kefalet mektubu
    kefalet senedi
    kefe
    kefen parası
    kefenin cebi yok
    kefenlik
    kefil göstermek
    keklik
    kel başa şimşir tarak
    kelalaka
    kelepçe
    kelimenin tam anlamıyla
    kelin merhemi olsa başına sürer (veya kelin medarı olsa kendi başında olur)
    kemane
    kement
    kemerlik
    kemik atmak
    kenar bobini
    kendi adına
    kendine yedirememek
    kendini göstermek
    kendini tartmak
    kepçe
    kepenk
    kerpiç
    kerte
    kerteriz
    kerteriz noktası
    kervansaray
    kes
    kese
    kese çiçeği
    kese kağıdı
    kesek
    keselemek
    kesin kayıt
    kesinti
    kesintiye uğramak
    keski
    kesme
    kesme işareti
    kesme taş
    kestane kabuğundan çıkmış da kabuğunu beğenmemiş
    kesyapıştır
    keş
    keşide
    keşif
    keşif kolu
    kevgir
    kıblenüma
    kılağı
    kılavuz
    kılavuz gemisi
    kılıf
    kılık kıyafet köpeklere ziyafet
    kınalı kuzu
    kıraathane
    kıracak
    kıran
    kırılmak
    kırıntı
    Kırıp sarmak
    kırk gün günahkar, bir gün tövbekar
    kırk gün taban eti, bir gün av eti
    kırk hamamı
    kırk kapının ipini çekmek
    kırkı (veya kırkları) karışmak
    kırklamak
    kırklık
    kırma
    kırmak
    kırmızı bülten
    kırmızı dipli mumla davet etmek
    kırmızı pasaport
    kısa dalga
    kısılma
    kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır
    kısmi seçim
    kış
    kış kayıtı
    kış uykusu
    kışkırtmak
    kışlık
    kıtık
    kıvam
    kıyas kabul etmez
    KIYILIK
    kız istemek
    kızağa çekmek
    kızak
    kızdırma
    Kızılelma
    ki
    kibrit çakmak
    kibrit suyu
    kilise
    kilosikl
    kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır
    kira
    kira bedeli
    kiralama
    kiralık adam
    kiralık katil
    kirebolu
    kireç ocağı
    kireç sütü
    kiril alfabesi
    kirkit
    kirliye atmak
    kişilik
    kitap sarayı
    kivi
    klasör
    klorlamak
    kocakarı ilacı
    koç katımı
    koçkar
    kod adı
    kokar ağaç
    kokarca
    koklamak
    koku
    kokulandırma
    kokulu çayır otu
    kol demiri
    kola çıkma
    kolalamak
    kolan
    kolan vurmak
    kolayını aramak
    kolcu
    kolçak
    koleksiyon
    kolluk
    koltuk kavgası
    koltuklama
    koltukluk
    koluna kuvvet
    kombinezon
    komita
    komitacı
    kompostoluk
    kompozisyon
    kompresör
    komprime
    komşu komşunun külüne (veya tütününe) muhtaçtır
    komut
    komut vermek
    komün hayatı
    konak
    kondisyon aleti
    konferans
    konkasör
    konmak
    konsey
    konsültasyon yapmak
    konşimento
    kont
    kontak açmak
    kontak anahtarı
    kontak kapatmak (veya kapamak)
    kontratabla
    kontrol kulesi
    konuk
    konuk gelmek
    konuk köşesi
    konukevi
    konumlandırmak
    konuşma
    konuşma engelli
    konuşu
    konut fonu
    konut kredisi
    konvansiyon
    kooperatif
    kooperatifleşmek
    kopanaki
    kopya
    kopya çekmek
    kopya kağıdı
    kopya vermek
    koral
    kordon
    kordon altına almak
    korku damarı
    korkuluk
    korna
    koro
    korse
    kortizonlu ilaç
    korumacılık
    korumak
    korunak
    koruncak
    koruyucu
    kostüm
    koşma
    koşmak
    koşu atı
    koşu yolu
    koşul
    kota
    kov
    kovan anahtar
    kovuşturma
    kovuşturmak
    Koyduğum yerde otluyor
    koydunsa bul
    koyma akıl
    koymak
    koynuna almak
    koyun
    kozalak
    köfterlik
    kök doğrayıcısı
    kökleme
    köklendirmek
    kökü kazınmak
    kökü kurumak
    kökünü kazımak
    köleniz (veya köleleri)
    kömür
    köpeğe hoşt, kediye pişt dememek
    köpeğin ağzına kemik atmak
    köpek
    köpek yese kudurur
    köpekkuyruğu
    köpeksiz köy bulmuş da çomaksız (veya değneksiz) geziyor
    köprü
    köprübaşı
    kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur
    körük
    kös
    kös dinlemek
    kösele taşı
    köstek
    köşelik
    köşklü
    kötü gözle bakmak
    kötülemek
    köy korucusu
    köy odası
    krallara layık
    KRAMPON
    kredi
    kredi anlaşması
    kredi mektubu
    krem
    kriz masası
    kriz yönetimi
    kronaksi
    Kubbealtı
    kuçu kuçu
    kudas
    kuduz böceği
    kukla hükûmet
    kul kusursuz olmaz
    kul sıkışmayınca (veya daralmayınca veya bunalmayınca) hızır yetişmez
    kulağı dikilmek
    kulağına koymak (veya sokmak)
    kulağını bükmek
    kulağını çekmek
    kulak çivisi
    kulak kıvırmak
    kulak tıkacı
    kulaklık
    kulis
    kulis yapmak
    kullanılmış
    kullanmak
    kulp takmak
    kulpunu bulmak
    kuluçka
    kuluçka dönemi
    kuluçkaya oturmak (veya yatmak)
    kulunuz
    kulübe
    kum havuzu
    kumanda kolu
    kumanya
    kumbara
    kumlama
    kundak
    kundak sokmak (veya koymak)
    kundakçı
    kundakçılık
    kuracı
    kurban
    kurban etmek
    kurban kesmek
    kurban olmak
    kurbanlık
    kurgu
    Kurgulamak
    kuron
    kurt masalı
    kurtağzı
    kurtarıcı
    kuru
    kuru pil
    kurul
    kurutma kabı
    kurutma kağıdı
    kurutmaç
    kurutmak
    kurutmalık
    kusturucu
    kuş kanadına kira istemez
    kuşa kafes lazım, boruya nefes
    kuşak
    kuşevi
    kuşmar
    kutup engel
    kuyruk
    kuyu
    kuzu postuna bürünmek
    küçük köyün büyük ağası
    küfür
    kül etmek
    külah
    kültür mantarı
    külünü savurmak
    küme
    küpelik
    kür
    kürdan
    kürek çekmek
    kürk
    kürk hayvanı
    küskü
    kütikül
    laboratuvar
    lacivert pasaport
    laf
    laf söyledi bal kabağı!
    laf yok!
    lafı mı olur?
    lağım
    lağım çukuru
    lağımcı
    lahavle
    lakırtısı mı olur?
    lale
    lamba karpuzu
    lamı cimi yok
    langust
    lapa
    lastik
    lava
    lavdanom
    lavman
    laytmotif
    leğen
    leğen ibrik
    lekeci kili
    lesepase
    levazımatçı
    levha
    levye
    leyleğin ömrü (veya günü) laklakla geçer
    leylekgagası
    lif
    limonata bardağı
    lisans
    lisans sözleşmesi
    livar
    livarlı tekne
    lobut
    loğ
    lok
    lokma dökmek
    lokma karın doyurmaz, şefkat artırır
    lokman hekim
    lomboz
    lüzumsuz adam
    mablak
    macar ineği
    macun
    macun çekmek
    maça
    madem
    mafiş
    mağlup olmak
    mahal yok
    mahıv
    mahmuz
    mahmuzlamak
    mahrem


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,1210938