kendine mal etmek TÜRKÇE SÖZLÜK - KENDINE MAL ETMEK - kendine mal etmek
Ana sayfa


kendine mal etmek
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • benimsemek veya saymak:
    "Fakat hiçbir taraf beni kendine mal edemiyordu."- H. Taner.

    başkasının yaptığı işi kendisi yapmış gibi göstermek.




    İlgili Kelimeler

    aba altından sopa (veya değnek) göstermek
    abandone
    abartmak
    abes bulmak
    acele etmek
    acımak
    acısını çıkarmak
    aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez
    açgözlülük etmek
    açığa vurmak
    açıklamak
    açıktan para almak
    açılmak
    açımlamak
    açınmak
    açınsamak
    açmak
    ad takmak
    adalet
    adam kullanmak
    adam yerine koymak
    adamak
    adım adım izlemek
    adımlarını sıklaştırmak
    adını anmak
    adlandırmak
    afişe etmek
    aforozlamak
    afyonu patlamak
    ağaca dayanma kurur, adama (veya insana) dayanma ölür
    ağanın gözü öküzü semiz eder
    ağır durmak
    ağır kayıp
    ağırlamak
    ağız birliği etmek
    ağrısız başına kaşbastı bağlamak
    ağzına burnuna bulaştırmak
    ağzından burnundan getirmek
    ağzından düşmemek (veya düşürmemek)
    ağzından girip burnundan çıkmak
    ağzının payını (veya ölçüsünü) vermek
    ahbaplık etmek
    ahdetmek
    ahit
    ahlamak
    ahlat
    ahzetmek
    ahzükabz
    akar edinmek
    akara kokara bakma, çuvala girene bak
    akçalamak
    akılda kalmak
    akıncılık etmek
    aklamak
    aklanmak
    aklı başına gelmek
    aklı kesmek
    aklına koymak
    aklına yatmak
    aklını kullanmak
    akortlamak
    aksesuar
    aksileşmek
    aksilik etmek
    aktif
    alacak
    alacaklandırıcı
    alacaklandırmak
    alan talan etmek
    alay geçmek
    alaya almak
    aldatmak
    alem
    alet olmak
    algılamak
    alımlamak
    alıntılamak
    alıp götürmek
    alış fiyatı
    alışmak
    alkışlamak
    allah büyüktür
    allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
    allem
    almak
    alnından öpmek
    altı üstü
    altını ıslatmak
    altını üstüne getirmek
    altüst etmek
    amaçlamak
    AMBALE
    ambargo koymak
    ameliyat etmek
    ameliyata girmek
    ana erki
    anaforlamak
    anan yahşi, baban yahşi
    anasından doğduğuna pişman etmek
    anasını ağlatmak
    anıştırmak
    anız bozmak
    anlata anlata bitirememek
    anlatmak
    anmak
    ant
    ant içmek
    ar ve haya perdesi yırtılmak
    ara mal
    aracılık etmek
    aradan kaldırmak
    aramak
    aranmak
    araya almak
    arılamak
    arıtmak
    arkadan vurmak
    arkadaşlık etmek
    arkalamak
    arkasını sıvamak
    armağan
    armağan etmek
    arsızlanmak
    artırmak
    arz
    arz talep
    asılanmak
    asılmak
    asileşmek
    asimile
    askıntı olmak
    askıya çıkarmak
    asmak
    aşağı kurtarmaz
    aşağılatmak
    aşağısamak
    aşermek
    aşığa bağdat uzak değil
    aşık atmak
    aşılamak
    aşikar etmek
    aşinalık göstermek
    ata erki
    ata malı mal olmaz, kendin kazanmak gerek
    ataerkil
    atamak
    atasözü
    ateş almak
    ateş!
    atfen
    atfetmek
    atılmak
    atla arpayı dövüştürmek (veya dalaştırmak)
    atmak
    avanaklık etmek
    avareleşmek
    avcı
    avcı ne kadar hile bilse ayı o kadar yol bilir
    avundurmak
    avutmak
    ayağını denk almak
    ayağını vurmak
    ayak tutmak
    ayakkabı vurmak
    ayaklanmak
    aydınlanmak
    ayıkmak
    ayılmak
    ayıplamak
    ayırmak
    ayırt etme
    ayırt etmek
    aylamak
    aymak
    ayrılaşmak
    ayrımsamak
    aytışmak
    azarlamak
    azizlik etmek
    azmış kudurmuştan beterdir
    baba mirası
    babadan kalma
    babalık etmek
    babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır
    babayiğit
    bağ bahçe
    bağdamak
    bağdaşmak
    BAĞDAT
    bağıl
    bağırmak
    bağış yapmak
    bağışlamak
    bağlamak
    bağlaşmak
    bağlı kredi
    bakmak
    balcı kızı daha tatlı
    balcının var bal tası, oduncunun var baltası
    balık baştan avlanır
    baltalamak
    bant çözmek
    baraj
    bas tutmak
    basınçölçer
    baş ağrıtmak
    baş aşağı gitmek
    baş bağlamak
    baş eğmek
    baş göstermek
    başa güreşmek
    başına balta kesilmek (veya olmak)
    başına bela olmak (veya kesilmek)
    başına dolamak
    başına sarmak
    başına yıkmak
    başında değirmen çevirmek
    başını ağrıtmak
    başını döndürmek
    başını vermek
    başkalaşmak
    başkaldırmak
    başlangıç tutmak (veya almak)
    başlık almak
    başlık parası
    başlık vermek
    başvurmak
    batmak
    bayındırlaştırmak
    bayrağı yarıya indirmek
    bayrakları açmak
    bayraktarlık etmek
    beddua etmek
    beğenmek
    bekinmek
    beklemek
    beleşe konmak
    belgelemek
    belirlemek
    belirmek
    benim diyen
    benimsemek
    benliğinden çıkmak
    bent etmek
    benzin
    berhava etmek
    berkitmek
    besleme gibi
    beş paralık etmek
    beşiğini sallamak
    betimlemek
    beyin yıkamak
    beynine girmek
    bezini yıkamak
    bıçak atmak
    bıçak bıçağa gelmek
    bıçaklatmak
    bırakmak
    biat etmek
    biçem bilimi
    biçimsiz
    biçmek
    bildirmek
    bileşmek
    bilgilendirmek
    bilmek
    bilmezlemek
    bilmezlenmek
    bina etmek
    Bindiği dalı kesmek
    bir alem
    bir dostluk kaldı!
    bir kalem geçmek
    bir koyundan iki post çıkarmak
    bir şey söylemek
    birbirine girmek
    birbirini yemek
    birey
    bireyselleştirme
    birikim
    birikinti
    biriktirmek
    birlemek
    birleşik fiil
    birleşik kelime
    bitişik kelime
    biyomikroskop
    bizar etmek
    boğaz boğaza gelmek
    boğuntuya getirmek
    boğuşmak
    bok etmek (veya bokunu çıkarmak)
    bono vermek
    borda atışı
    boş bırakmamak
    boşalmak
    boşaltmak
    boşanma davası
    boşlamak
    boynuna geçirmek
    boynunu bükmek
    boynuz çekmek
    boynuz eğmek
    bozmak
    bozum etmek
    bölmek
    bölümlemek
    bölüşmek
    buğzetmek
    buharlaşmak
    bulaşmak
    bulmak
    buluntu
    bunalım
    burmak
    burnuna koymak
    burnunu kırmak
    burnunu sürtmek (veya burnu sürtülmek)
    burnunun direğini kırmak
    buyurmak
    bühtan etmek
    bülbül gibi söylemek
    bürümek
    büyü
    büyüksemek
    büyülemek
    büyütmek
    cadılık etmek
    can atmak
    can yakmak
    cana gelecek mala gelsin
    cana minnet saymak (veya bilmek)
    canı cana ölçmek
    canı çıkmak
    canına acımamak
    canına düşkün
    canına okumak
    canını almak
    canını vermek
    cankurtaran çanı
    cansız hedef
    cansızlaştırmak
    car etmek
    carcur
    cariyelik etmek
    carlamak
    caz yapmak
    cebellezi
    cebine indirmek (veya atmak)
    Cedelleşmek
    cefaya katlanmak
    celbetmek
    cendereleşmek
    cenk etmek
    cenkleşmek
    cesaretini toplamak
    cevretmek
    cezayir menekşesi
    cezbetmek
    cezp
    cızlamak
    ciğerine işlemek
    cinine gitmek
    cisimlenmek
    cisimleşmek
    coşku
    coşmak
    cüret etmek
    çabalamak
    çabuklaştırmak
    çağ
    çağırmak
    çağrışmak
    çakışmak
    çakozlamak
    çalgıcı
    çalmak
    çamur atmak (veya sıçratmak)
    çan çan etmek (veya ötmek veya konuşmak)
    çanak yalamak
    çapmak
    çarçur
    çarpmak
    çatışmak
    çehre etmek
    çekilmek
    çekim
    çekimsenmek
    çekişe çekişe pazarlık etmek
    çekişmek
    çekmek
    çemişlik etmek
    çene çalmak
    çenesi açılmak
    çenesi düşmek
    çenesine vurmak
    çenesini açmak
    çenesinin bağı çözülmek
    çengel takmak
    çeviri yapmak
    çevirim
    çevirmek
    çevrelemek
    çevrilemek
    çevrinmek
    Çıfıtlık etmek
    çıkarmak
    çıkış yapmak
    çıkmak
    çılgına dönmek
    çıplak mülkiyet
    çırpınmak
    çırpmak
    çıtlatmak
    çıvmak
    çıyanlık etmek
    çiçek çocukları
    çift çubuk
    çizginmek
    çoğaltmak
    çok bilen çok yanılır
    çok söylemek
    çökelmek
    çöplenmek
    çözümlemek
    çultutmaz
    dağa çıkmak
    dağılım
    dağıtmak
    daim olmak
    dal sürmek
    dalalete düşmek
    dalaşmak
    dalga geçmek
    dalgalanma
    damga harcı
    damıtmak
    danışmak
    dank
    dans salonu
    davacı olmak
    dayanmak
    dayatışmak
    dayatmak
    dediğine gelmek
    defolu
    değinmek
    değişmek
    değmek
    deklarasyon
    delirtmek
    dem tutmak
    dem vurmak
    demek
    denemek
    denetleme yapmak
    denetlemek
    denize dökmek
    densizlenmek
    denşirmek
    depolamak
    deprenmek
    depreşmek
    derişmek
    derlemek
    dertop
    desteklemek
    deve yapmak
    deveye burç gerek olursa boynunu uzatır
    devinmek
    devir
    devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmen
    devretmek
    dımdızlak ortalıkta bırakmak
    dırdırlanmak
    dırlaşmak
    dış pazar
    dışa vurmak
    dışarı vurmak
    dikizlemek
    dikkatli olmak
    dikkatsizlik etmek
    dikmek
    diktatörlük etmek
    dil çıkarmak
    dilden düşürmemek
    dile dolamak
    dile getirmek
    dilemek
    dili sürçmek
    dili yanmak
    dilimlemek
    dilinden düşürmemek
    diline düşmek
    dillendirmek
    dinlemek
    dinlenme salonu
    dinlenmek
    dipsiz kile, boş ambar
    diremek
    direnmek
    direşmek
    diretmek
    dirimlik
    disipline
    diş göstermek
    dişine vurmak
    diyafram
    diyet
    Doğduğuna pişman etmek
    doğrulamak
    Doğrulatmak
    doğurtmak
    dokundurmak
    dokunmak
    dolandırıcı
    dolanım
    dolaşım
    dolaşmak
    dolaylı anlatmak
    domuzlaşmak
    domuzluk etmek
    donamak
    donatmak
    donuna etmek (veya kaçırmak veya doldurmak veya yapmak)
    doyuma ulaşmak
    doyurmak
    dökme yük
    dökmek
    Döküp saçmak
    döllemek
    dönmek
    dönüşmek
    dönüştürmek
    drahoma
    dudak (veya dudağını) bükmek
    duman etmek
    dumanlamak
    duraklamak
    duraksamak
    durmak
    duygu
    duymak
    duyurmak
    dünden hazır (veya razı) olmak
    dünyalık
    dürtmek
    düstur edinmek
    düşünme
    düşünmek
    düşünür
    düşüp kalkmak
    düşürmek
    düzeltme işareti
    düzeltmek
    düzen vermek (veya düzene koymak veya düzene sokmak)
    düzenlemek
    düzlemek
    edinmek
    efektif fiyat
    efelik etmek (veya yapmak)
    eğilmek
    eğitmek
    eğlenmek
    eğleşmek
    ekarte etmek
    eklemek
    ekmek
    ekşimek
    el atmak
    el basmak
    el ense çekmek (veya etmek)
    el için yanma nara, yak çubuğunu bak keyfine
    el katmak
    el koymak
    el uzatmak
    el vermek
    elde avuçta (bir şey) kalmamak
    elde avuçta (ne varsa)
    ele vermek
    elemek
    eleştiricilik
    eleştirmek
    elinden almak
    elinden tutmak
    eline düşmek
    eline geçmek
    elini sürmemek
    elini uzatmak
    emlak
    emrine girmek
    emtia
    enemek
    enjekte etmek
    ensesinde boza pişirmek
    envanter
    ergimek
    erinenin oğlu kızı olmamış
    eritmek
    erketelik yapmak
    Ermeni gelini gibi kırıtmak
    ertelemek
    eselemek beselemek
    esenlemek
    esindirmek
    esir almak
    esir etmek
    esirgemek
    eslemek
    esritmek
    eşantiyon
    eşeğin kuyruğuna kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa
    eşelenmek
    eşelmobil
    eşlik etmek
    etek öpmek
    eteklemek
    eter
    etiketlemek
    etiketlenmek
    etkilemek
    etkimek
    etme
    etrafında dört dönmek (veya pervane olmak)
    evet efendimci
    evirmek
    evlenmek
    eylemde bulunmak
    eylemek
    eyvallah demek
    ezberlemek
    Ezilip büzülmek
    façasını almak (veya al aşağı etmek)
    falcı
    FANFİN
    fark etmek
    farkına varmak
    farkında olmak
    fart furt etmek
    farta furta etmek
    fason
    fasulye gibi kendini nimetten saymak
    faturalamak
    faydasını görmek
    fazla mal göz çıkarmaz
    fenalık etmek
    fener çekmek
    fethetmek
    fetvayişerife çıkarmak
    fır dönmek
    fırıldak çevirmek (veya döndürmek)
    fikrini çelmek
    film çekmek
    film müziği
    finans
    fingirdemek
    fiskelemek
    fiş
    fiyat
    fiyatlandırmak
    formüle
    fotoğraf çekmek
    fotoğraflamak
    fotomekanik
    fuar
    gaddarlık etmek
    gadretmek
    galop yapmak
    gamsız
    ganimet
    gavura kızıp oruç yemek (veya bozmak)
    gavurluk etmek
    gayrisafi millî hasıla
    gazelhanlık
    gebrelemek
    gece kulübü
    geciktirmek
    Geçerlemek
    geçilmek
    Geçinmeye gönlü olmamak
    geçirmek
    geçişmek
    geçit hakkı
    geçmek
    gelberi etmek
    gelişmek
    gelmek
    gemi çıkışı
    genellemek
    genelleşmek
    gerçeklemek
    gerçekleşmek
    gerekli görmek
    gerekmek
    gerektirmek
    geri çevirmek
    geri göndermek
    geri vermek
    geriye bırakmak
    germe
    GETİRİM
    gevezelenmek
    gevezelik etmek
    gevrek gevrek gülmek
    gezinmek
    gezmek
    gır gır geçmek
    gır kaynatmak
    gırtlağına basmak
    gırtlağından kesmek
    gidermek
    girişimde bulunmak
    girişken
    girişmek
    girmek
    gitmek
    giydirmek
    gizlemek
    göçermek
    göçük
    göğsü kabarmak
    göğsünü gere gere
    göğüs vermek
    gölgelendirmek
    gömleğinden (veya gömlekten) geçirmek
    göndermek
    gönlü tok
    gönlünü etmek (veya yapmak)
    gönlünü pazara çıkarmak
    gönül (veya gönlünü) almak
    gönül bulandırmak
    gönül okşamak
    görevlendirmek
    görmek
    Görüp gözetmek
    görüşme yapmak
    görüşmek
    göstermek
    götürmek
    göz etmek
    göz nuru dökmek
    göz ucuyla görmek
    gözcülük etmek
    gözdağı vermek
    gözden çıkarmak
    gözden geçirmek
    göze almak
    göze batmak
    gözetmek
    gözlemek
    gözlemlemek
    gözlerine mil çekmek
    gözlük takmak
    gözü kesmemek
    gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
    gözüne batmak
    gözünü (veya gözlerini) açmak
    gözünü (veya gözlerini) oymak
    grev kırıcılığı
    gülmek
    gümrük
    gümrük kolcusu
    gümrükten mal kaçırır gibi
    günahı kadar sevmemek
    günahına girmek (veya günahını almak)
    günülemek
    güreşmek
    gürültüye getirmek (veya boğmak)
    gütmek
    güven vermek
    güvenmek
    ha gayret
    haberleşmek
    haccetmek
    hacet kapısı
    hacir altına almak
    hafifletmek
    hafifsemek
    hainlik etmek
    hak etmek
    hak ile yeksan etmek (veya olmak)
    hakaret saymak
    haklamak
    halı altına süpürmek
    halk yardakçılığı
    halk yardakçısı
    hallaç pamuğu gibi atmak
    halt karıştırmak
    halt yemek
    halvethane
    ham hum
    harcamak
    harılanmak
    harmanlamak
    harp açmak
    hasbihal etmek
    hasıraltı
    hastalandırmak
    haşat etmek
    hatır gönül yapmak
    hatırını hoş etmek
    hatim sürmek
    hava oyunu
    havlu atmak
    hayalî ihracat
    hayallemek
    hayat standardı
    hayıflanmak
    hazırcı
    hazırlamak
    heba etmek
    heder etmek
    hediye etmek
    helallik vermek
    hem ... hem ...
    hep bir ağız olmak
    her çok azdan olur
    her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır
    her yiğidin gönlünde bir aslan yatar
    hercümerç etmek
    hesaplamak
    heveslenmek
    hırçınlaşmak
    hırçınlık etmek (veya yapmak)
    hırgür çıkarmak
    hırsız malı
    hicret etmek
    hiçleştirmek
    hidayete ermek
    himmet etmek
    hissedar
    hodbehot
    hodri
    hora tepmek
    hortumlamak
    hoşbeş etmek
    hoşnut etmek
    hot zot
    hovardalık etmek
    hristiyanlaşmak
    hudut dışı etmek
    hulus (veya huluslar) çakmak
    huysuzlanmak
    huzurunu kaçırmak
    hüküm sürmek
    hükümsüz kılmak
    ıcığını cıcığını çıkarmak
    ıraksamak
    ıralamak
    ırzına geçmek
    ıskarta
    ıslahevi
    ıslıklamak
    ısmarlamak
    ısparta gülü
    ışık tutmak
    icabına bakmak
    iç etmek
    iç geçirmek
    iç işleri
    iç itmek
    içeri girmek
    içermek
    içi içini yemek
    içine etmek (veya sıçmak)
    içine sinmek
    içine tükürmek
    içlenmek
    idare etmek
    iddialı
    idealleştirmek
    ifna etmek
    ifşa etmek
    iftira atmak
    iftira çalmak
    iğfal etmek
    iğrenmek
    ihale
    ihanet etmek
    ihbarlamak
    ihraç
    ihraç etmek
    ihraz etmek (veya eylemek)
    ihsas etmek
    ikame mal
    iki çift laf (veya lakırtı veya söz) etmek
    iki lakırtı etmek
    iki tımar bir yem yerine geçer
    ikrar etmek
    iktisat etmek (veya yapmak)
    ilaç
    ilahi
    ilenmek
    ilerisini gerisini hesaplamamak
    ilerlemek
    ilgi göstermek
    ilgi toplamak
    ilişmek
    iltifat etmek
    ima etmek
    imal
    imal etmek
    imalat
    iman getirmek
    imana gelmek
    imdada (veya imdadına) koşmak (veya yetişmek)
    imdadına erişmek
    imdat etmek
    imgelemek
    imha ateşi
    imha etmek
    İmlek
    imlemek
    imrenmek
    imzayı basmak (veya çakmak)
    inanmak
    inatlaşmak
    inayet etmek (veya eylemek)
    inayette bulunmak
    incelemek
    indirgemek
    indirmek
    inkardan gelmek
    intermezzo
    intizar etmek
    ipek böcekçiliği
    irdelemek
    irite
    irkilmek
    iskele
    iskele almak
    isnat etmek
    israf etmek
    istediğini söyleyen istemediğini işitir
    isteklendirmek
    istem
    istemem diyenden korkmalı
    isteşmek
    istical etmek
    istif etmek
    istifçilik
    istiflemek
    istiğfar etmek
    istihsal etmek
    istihza etmek
    istirham etmek
    istirhamda bulunmak
    isyanları oynamak

    iş bırakmak
    iş edinmek
    işaret fişeği
    işaret vermek
    işareti saymak
    işaretlemek
    işaretleşmek
    işe karışmak
    işin kolayına kaçmak
    işlem görmek
    işlemek
    işmar etmek (veya geçmek)
    işporta malı
    işportacı
    işportacılık
    ithaf etmek
    ithal
    ithal etmek
    ithal malı
    ithalat
    ithalatçılık
    ithamda bulunmak
    itin götüne (veya kıçına) sokmak
    itiraf etmek
    itiyat etmek
    itlaf etmek
    itmek
    ivedilenmek
    ivmek
    iyi karşılamak
    iyileştirmek
    iz sürmek
    izaç etmek
    izafe
    izafe etmek
    izafeten
    izale etmek
    izin vermek
    izine dönmek
    izlemek
    izzetinefis
    jeton geç düşmek
    jurnallemek
    kabadayı
    kabadayılanmak
    kabadayılaşmak
    kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz
    kabalaşmak
    kabartmak
    kabullenmek
    kaça patlamak?
    kaçak
    kaçak güreşmek
    kaçakçı
    kaçınmak
    kaçırmak
    kaçmak
    kadere boyun eğmek
    kafa (veya kafasını) karıştırmak
    kafa (veya kafasını) şişirmek
    kafa (veya kafasını) ütülemek
    kafa bulmak
    kafa sallamak
    kafası yerine gelmek
    kafasını ezmek
    kafasını kurcalamak
    kafasını tütsülemek
    kafayı bulandırmak
    kafir
    kahpelenmek
    kahpelik etmek
    kahretmek
    kakalamak
    kalbini çalmak
    kalbura çevirmek
    kaldırmak
    kalebent etmek
    kalite kontrolü
    kalleşlik etmek
    kalp
    kam almak
    kamçılamak
    kamış atmak (veya koymak)
    kamu güvenliği
    kamulaştırmak
    kamyon faresi
    kanat açmak
    kanat germek
    kancıklık etmek (veya yapmak)
    kandırmak
    kanıklanmak
    kanıtlamak
    kanıtsamak
    kanmak
    kantarma
    kanun çıkarmak
    kapalı toplum
    kaparoz
    kapatma
    kapatmak
    kapı açmak
    kapılanmak
    kapıya dayanmak
    kaplamak
    kar etmek
    kar zararın kardeşidir
    kara çalmak
    karaborsaya düşmek
    karakter
    karakterize etmek
    karalamak
    karamsarlaştırmak
    kararlamak
    kararlaştırmak
    kardeşlik etmek
    karelemek
    kargımak
    kargış etmek (veya vermek)
    karılık etmek
    karışmak
    karıştırmak
    karinaya basmak
    karşılamak
    karşılaştırmak
    karşısına almak
    Karun
    kasa fişi
    kasılmak
    kastetmek
    kastı olmak
    kaşağı
    kaşağılamak
    kataloglamak
    kategorize
    katıklamak
    katılmak
    katırlaşmak
    katkıda bulunmak
    katlanmak
    katletmek
    katma değer vergisi
    Katolik
    kavalyelik etmek
    kavga
    kavgalaşmak
    kavilleşmek
    kavmiyet
    kavuşmak
    kavzamak
    kaydetmek
    kayırmak
    kayıt
    kayıt koymak
    kayıtlamak
    kayıtmak
    kayıttan düşmek
    kaynaşmak
    kaynatmak
    kaytarmak
    kaza
    kaza geçirmek
    kazan kaldırmak (veya devirmek)
    kazanç
    kazanmak
    kazıkçı
    kazımak
    keçilik etmek
    kedinin boynuna ciğer asılmaz
    kefenin cebi yok
    kefenlemek
    kehanette bulunmak
    kehribar
    kelek yapmak
    kelle koşturmak
    kelleyi vermek
    kemirmek
    kenarda kalmak
    kendi kendini didiklemek
    kendi kuyusunu kendi kazmak
    kendi payına
    kendiliğinden
    kendiliğindenlik
    kendince
    kendinden
    kendine has
    kendine mahsus
    kendine özgü
    kendini (kapıp) koyuvermek
    kendini bırakmak
    kendini bulmak
    kendini hissettirmek
    kendini matah sanmak
    kendini tutamamak
    kendini tutmak
    kendini yoklamak
    kepenkleri indirmek
    kerkinmek
    kesbetmek
    kese
    keseneğe almak
    kesintiye almak
    kesip biçmek
    kestirmek
    keyif vermek
    kılavuzlamak
    kılavuzluk etmek
    kıllanmak
    kılmak
    kıpırdaşmak
    kırınmak
    Kırıp geçirmek
    kırışmak
    kırk basmak
    kırmak
    kırmızı dipli mumla davet etmek
    kısınmak
    kısırlaştırmak
    kısıtlamak
    kıskanmak
    kısmak
    kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır
    kışkırtmak
    kışlatmak
    kıtıra almak
    kıvanmak
    kıyak yapmak
    kıyametler koparmak
    kıyas etmek (veya eylemek)
    kıyaslamak
    kıyıcılık etmek
    kıyışmak
    kıymak
    kız vermek
    kibrit suyu
    kilise
    kira bedeli
    kişiselleştirmek
    kokuşmak
    kol kanat olmak (veya germek)
    kolan çekmek
    kolan vurmak
    kollarını açmak
    koltukları kabarmak
    kompoze
    komşu boncuğunu çalan gece takınır
    komuta etmek
    kondurmak
    konkasör
    kontak kapatmak (veya kapamak)
    konuşmak
    konuşmaya dalmak
    koparmak
    kopyasını çıkarmak
    korkmak
    korte etmek
    korumak
    kovalamak
    kovuşturmak
    koymak
    koyulmak
    kökleşmek
    kökünü kazımak
    köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez
    köprü kurmak
    köpürmek
    kösemenlik etmek
    köşe tutmak
    köycü
    kredi
    kredi açmak
    krediaçan
    kruvazör
    kul etmek
    kulağına inanmamak
    kulağına koymak (veya sokmak)
    kulak (veya kulağını) tırmalamak
    kullanmak
    kurban etmek
    kurban olmak
    kurcalamak
    kurmak
    kurnazlaşmak
    kurşun atmak
    kurşun dokunmak
    kurşun manyağı yapmak
    kurşunlamak
    kurul
    kurutmak
    kusmak
    kuşatmak
    kutlamak
    kutsamak
    kuyruğuna basmak
    kuyruğuna teneke bağlamak
    küfelik
    küfranlık etmek
    kül etmek
    kültür merkezi
    külünü savurmak
    kürünü öldürmek
    laf açmak
    laf atmak
    laf etmek
    laf yakıştırmak
    lafa tutmak
    lafı değiştirmek
    lafını etmek
    laflamak
    laga luga
    lakırtı etmek
    lanetlemek
    latife etmek
    limonata bardağı
    lisans
    lokma
    lokmasını saymak
    lütfetmek
    maça
    madde
    maddeci
    maddecilik
    maddi
    maddi zarar
    maddiyat
    mağlup olmak
    mahalleyi ayağa kaldırmak
    mahkemeleşmek
    mahkûm etmek
    mahsup etmek
    mahvetmek
    makaraya almak (veya sarmak)
    mal beyanı
    mal bildirimi
    mal canı kazanmaz, can malı kazanır
    mal edinmek
    mal kaldırmak
    malca
    malcı
    malı götürmek
    mali
    maliyet
    mallanmak
    mamelek
    marda
    marka giymek
    marmara çırası
    maskara etmek
    maskaralanmak
    maskarasını çıkarmak
    maskaraya almak
    masrafsız
    matah
    matrak geçmek
    mavra atmak (veya sıkmak)
    maytaba almak
    maytap geçmek
    mecbur tutmak
    meftun etmek
    menkul
    merkezlenmek
    mermercilik
    mesele etmek
    meslek
    meşale çekmek
    meta
    metal
    meydana çıkarmak
    meydana vurmak
    meyve almak
    mezat malı
    mır mır etmek
    mırıldanmak
    mızıkçılık etmek
    mızıklanmak
    mızımak
    mızmızlanmak
    MİHR
    millî değer
    millî kimlik
    millî takım
    miras
    miras yemek
    mirî mal
    monolog
    muavenet etmek
    mucize
    muhacir gitmek
    musallat etmek
    musallat olmak
    mutlu etmek (veya kılmak)
    muvafakat etmek
    muvafık bulmak
    muz
    mübadele etmek
    mücadele vermek
    müdana etmek
    mükafatını görmek
    mülk
    münasip bulmak
    münkir olmak
    müracaatta bulunmak
    müşteri
    müteessif olmak
    müvekkil
    müvekkile
    müzaheret etmek
    nafaka sağlamak
    nakavt etmek
    nakdî vergi
    nakşolmak
    nalıncı keseri
    nanik yapmak
    nasır yakısı
    nasihatte bulunmak
    nasip almak
    naylon fatura
    nazarıitibara almak
    ne ... ne ...
    nefeslemek
    nevi şahsına münhasır
    nikahlamak
    nimet bilmek
    niyetlenmek
    noter
    numara
    nüfus sayımı
    nüfuz ticareti
    ocağı tütmek
    od ocak
    odaklamak
    oflamak
    oftalmoskop
    okşamak
    okumak
    olmak
    oluruyla yetinmek
    oluşmak
    oluşturmak
    onamak
    onarmak
    onaylamak
    onur
    onurlandırmak
    onurlanmak
    onuruna yedirememek
    oranlamak
    ornatmak
    ortada bırakmak
    ortadan kaldırmak
    ortak fark
    ortaklık
    ortaya çıkarmak
    oruç açmak
    osmanlı tokadı yemek
    otamak
    otarsi
    otlatma sistemi
    otomatiğe almak (veya bağlamak)
    oturmak
    Oturup kalkmak
    oyalamak
    oylaşmak
    oynamak
    oynaşmak
    oyun bozmak
    ödeme belgesi
    ödemek
    ödev bilmek (veya saymak)
    ödünç vermek
    öfke yüzü göstermek
    öfkesini kusmak
    öğürleşmek
    öğüt vermek
    öğütlemek
    öhö
    ökse
    öküzgözü
    ölçmek
    ölçü almak
    ölçümlemek
    ölçünmek
    ölçüşmek
    ölçüştürmek
    Ölmek var, dönmek yok!
    ölümlük dirimlik
    ölümü gör (veya öp)
    ölümü göze almak
    öncelemek
    öncül olmak
    öndelik
    öne düşmek
    öneride bulunmak
    önermek
    öngörmek
    önüne düşmek
    örgütlemek
    örtbas
    övmek
    övünç duymak
    övünmek
    öykülemek
    öykünmek
    öz
    öz güven
    öz saygı
    özel hayat
    özel mülkiyet
    özen göstermek
    özendirmek
    özenmek
    özetlemek
    özgülemek
    özgün
    özgür
    özlemini duymak
    özümlemek
    pabuç eskitmek (veya paralamak)
    pah
    paha biçmek
    pahacı
    paketlemek
    palavra savurmak (veya atmak veya sıkmak)
    pantograf
    paralanmak
    parayı denize atmak
    parçalamak
    parçalanmak
    parmağı ağzında kalmak
    pasif
    patlamak
    payını almak
    paylaşmak
    pazarcı
    pazarlaşmak
    pazarlık
    peçelemek
    pekiştirmek
    pekitmek
    pençeleşmek
    perdah çekmek
    perişanlık vermek
    pes demek
    pes etmek
    peşinde (veya peşinden) koşmak
    petek
    pey sürmek
    peylemek
    pışpışlamak
    pıtırdamak
    pilavdan dönenin kaşığı kırılsın
    pisipisi otu
    pislemek
    pist
    piyasa
    plak bozulmak
    planlı büyüme
    polisaj
    politik davranmak
    posta treni
    pöstekisini çıkarmak
    pragmacı
    problem etmek (veya yapmak)
    proje
    protesto etmek
    puan almak (veya kazanmak)
    puan tutturmak
    puding
    puflamak
    pusmak
    pusula
    pürdikkat kesilmek
    püskürmek
    rafa koymak (veya kaldırmak)
    rahat bırakmamak (veya vermemek)
    rahmet okumak
    raks etmek
    ram olmak
    rampalamak
    rast gelmek
    rastlamak
    rastlaşmak
    razı olmak (veya gelmek)
    refakat etmek
    rehberlik etmek
    reklam etmek
    rekor kırmak
    renk vermek (veya katmak)
    renkli
    riayetkar olmak
    ricada bulunmak
    röntgen
    röntgen çekmek
    rüşvet
    rüşvet almak
    rüşvet vermek
    saban sürmek
    sabotaj yapmak
    saçını süpürge etmek
    sağaltmak
    sağlamak
    sakalına gülmek
    sakatlamak
    sakınmak
    saklamak
    saldırmak
    salgın
    salık vermek
    salıvermek
    sallandırmak
    sallasırt
    saltanat sürmek
    samimiyetle
    sanmak
    saptamak
    saraka etmek
    sarakaya almak
    SARIMLI
    sarmak
    sasımak
    sataşmak
    satılmak
    satımlık
    satın almak
    satmak
    savaş
    savaşım vermek
    savaşmak
    savlamak
    savmak
    savsaklamak
    savsamak
    savunmak
    savurmak
    sayesinde sayeban olmak
    saygısızlık etmek
    sayıklamak
    sayışmak
    saymak
    sayrımsamak
    secdeye varmak (veya kapanmak)
    seçmek
    sefer etmek
    serbest bırakmak
    sergi
    sergilemek
    sermaye mal
    serseme çevirmek
    servet
    servis yapmak
    servise çıkmak
    serzenişte bulunmak
    seslenmek
    seyahat etmek
    seyretmek
    sezdirmek
    sezmek
    sıçmak
    sığınmak
    sıkboğaz
    sıkılamak
    sıkıntı vermek
    sıkıştırmak
    sıkıysa
    sıkmak
    sımak
    sınamak
    sındırmak
    sınıflamak
    sınırlı sorumluluk
    sınırsız sorumluluk
    sıra malı
    sıra savmak
    sırretmek
    sırtından bıçaklamak
    sızlanmak
    siftahlamak
    silah başına
    silah silaha girmek
    silip süpürmek
    silkinip sıyrılmak
    silmek
    sinagog
    sindirmek
    sinerji yaratmak
    sinir ilacı
    sinirlenmek
    sinizm
    sinmek
    siperlenmek
    sistirelemek
    sitemde bulunmak
    soğurmak
    sohbet etmek
    sokaktan toplamak
    solunmak
    sonuçlandırmak
    sormak
    sorun etmek
    sorun yapmak
    sosyokültürel
    soysuzlaşmak
    sökün
    Söküp atmak
    sömürgeci
    sönümlemek
    söylemek
    söylenmek
    söyleşmek
    söz atmak
    söz birliği etmek
    söz götürmek
    sözlü saldırı
    sözüne gelmek
    spot alım
    spot mağaza
    spot satım
    stok etmek
    su katılmamış
    suçlamak
    sunmak
    sunu
    sunu ve istem
    susturmak
    suya götürüp susuz getirmek
    süblimleştirme
    sükût ikrardan gelir
    sülfürimetre
    sürdürümlemek
    süregelmek
    sürmek
    sürtünmek
    sürümlü
    sürümsüz
    sürüp gelmek
    Sürüp gitmek
    süslemek
    süt çalmak
    şahitlik etmek
    şakalaşmak
    şakaya almak
    şakımak
    şapka çıkarmak
    şarlamak
    şart etmek
    şart olsun
    şartlaşmak
    şaşırmak
    şaşmak
    şefaat etmek
    şehadette bulunmak
    şekvacı olmak
    şereflendirmek
    şereflenmek
    şeytanlık etmek
    şırıngalamak
    şiar edinmek
    şifa vermek
    şikar
    şikayette bulunmak
    şişinmek
    şoke
    şusu busu
    şutlamak
    taannüt etmek
    tabaklamak
    taban çıkmak
    taban girmek (veya koymak)
    tabancaya davranmak
    tabi kılmak
    taciz ateşi
    taciz etmek
    tacizlik etmek
    tacizlik vermek
    tadına bakmak
    tahakküm etmek
    tahayyül etmek
    tahkiye etmek
    takas tukas etmek
    takınmak
    takip
    takla atmak
    takmak
    taksim etmek
    talimar
    tanıklık etmek
    tanılamak
    tanımak
    tanımlamak
    tanıştırmak
    tanıtmak
    tansiyon ölçmek
    tapon mal
    taponcu
    taramak
    tarihî tiyatro
    tartak martak etmek
    tartışmak
    tartmak
    tarumar etmek
    tarz
    tasalanmak
    tasallut etmek
    tasasız
    tasfiye
    tasfiye etmek
    tasımlamak
    tasniflemek
    taş taş üstünde bırakmamak
    taşımacılık
    tatmin etmek
    tavassut etmek
    tavlamak
    tavsiyename
    tavuk ayağı yemek
    tayin etmek
    tayyetmek
    tebelleş etmek
    tebligatta bulunmak
    tecavüz etmek
    tecelli etmek
    tecrübe tahtasına çevirmek
    tedariklemek
    tedip etmek
    tefrik etmek
    tek başına
    tek vücut olmak
    tekkeyi bekleyen çorbayı içer
    tekme atmak (veya vurmak)
    telakki etmek
    telaş almak
    telaş etmek
    telaş göstermek
    telaşlanmak
    telef etmek
    telekart
    temas etmek
    temasta bulunmak
    tembihlemek
    temellük
    temin etmek
    temizlemek
    temizlik yapmak
    tempo tutmak
    temsilci
    temyiz etmek
    teneke çalmak
    tenezzül etmek
    tepesinde bitmek
    tepesinde havan dövmek
    tepinmek
    ter
    ter ter
    terbiyesini bozmak
    terebentin
    terennüm etmek
    terhis etmek
    terk etmek
    ters düz
    tersinmek
    terslenmek
    tersleşmek
    terzil etmek
    tesahup etmek
    teshir
    teshir etmek
    tesirini göstermek
    teslim bayrağı çekmek
    teslim etmek
    teslim olmak
    teslimiyet göstermek
    tespih çekmek
    teşhis etmek (veya koymak)
    tetiğe basmak (veya dokunmak veya tetiği çekmek)
    tevarüs etmek
    tevkil etmek
    tevriye
    tezvir çıkarmak
    tezyif etmek
    tımarlamak
    tıraşlamak
    tırmalamak
    tırmanma
    tırnaklarını sökmek
    tırpanlamak
    ticaret
    tiksinmek
    tip
    tiryaki
    titreşmek
    tiye almak
    tok
    tokat (veya tokadı) yemek
    top atmak
    topa çıkmak
    topa tutmak
    toparlamak
    toplanmak
    toplum dışılamak
    toplumlaştırmak
    topu atmak
    tornistan etmek
    toz etmek
    tozu dumana katmak
    töre bilimi
    törpülemek
    tövbekar olmak
    transit geçmek
    tulum çıkmak
    tuşa getirmek
    tutmak
    tutturmak
    tutuklamak
    tutunmak
    tuzla buz etmek
    tüfek atmak
    tüketici
    tüketmek
    tümlemek
    ucuz alan, pahalı alır
    ucuz etin yahnisi yavan (veya tatsız) olur
    uğramak
    uğrulamak
    uğurlamak
    ulama
    ulamak
    ulaşmak
    ulemalık taslamak
    ulusal ekonomi
    ulusal savunma
    ummak
    umuda düşmek
    umursamak
    uşaklık etmek
    utandırmak
    uyarlamak
    uyarmak
    uydurmak
    uygulamak
    uymak
    uyruğuna girmek
    uyuşmak
    uzak benzeşme
    uzaksamak
    uzatmak
    ücret
    üleştirmek
    ülfet etmek
    ümide kapılmak
    üretim
    üretmek
    ürkmek
    üslenmek
    üslup
    üstelemek
    üstenmek
    üstlenmek
    üstünde kalmak
    üstüne
    üstüne oturmak
    üstüne yatmak
    üstüne yüklenmek
    üvey evlat gibi tutmak (veya saymak)
    üzerinde kalmak
    üzerine almak
    üzerine oturmak
    üzerine yüklenmek
    vaaz vermek
    vakanüvis
    vakfetmek
    vakıf malı
    vals yapmak (veya etmek)
    varagelmek
    variyetli
    varlık
    varsaymak
    vedia
    veraset ve intikal vergisi
    vermek
    veryansın
    vıcırdamak
    vırıldanmak
    vido çekmek
    vidoyu görmek
    vinterize
    vitrin
    vurgun vurmak
    vurmak
    vurunmak
    vücuda getirmek
    yadırgamak
    yadsımak
    yaftalamak
    yağ çekmek (veya yapmak)
    yağ yakmak
    yağcılık etmek
    yağma etmek
    yağmalamak
    yağmur yağarken küpünü doldurmak
    yakadan geçirmek
    yakalamak
    yakarmak
    yakasını bırakmamak
    yakı
    yakınmak
    Yakıp yıkmak
    yaklaştırmak
    yakmak
    yalakalık etmek
    yalan yere yemin etmek
    yalanlamak
    yalıtmak
    yalnız başına
    yaltaklanmak
    yalvarmak
    yama gibi durmak
    yamamak
    yan basmak
    yanıp tutuşmak
    yanıp yakılmak
    yankılamak
    yansılamak
    yansızlaştırma
    yanşamak
    yapım
    yapınmak
    yapışmak
    yapmak
    yar olmak
    yaranmak
    yararlanmak
    yaraştırmak
    yaratmak
    yardakçılık etmek
    yardım görmek
    yardımcı fiil
    yardımda bulunmak
    yardımına koşmak
    yarenlik etmek
    yarık
    yarışmak
    yarlıgamak
    yas tutmak
    yaşamak
    yaşatmak
    yatağa bağlamak
    yataklık yapmak (veya etmek)
    yatırmak
    yatıştırmak
    yatmak
    yayımlamak
    yaylanmak
    yazı tura atmak
    yazıklanmak
    yedekleşmek
    yeğ tutmak
    yeğlemek
    yekinmek
    yel üfürdü, sel (veya su) götürdü
    yelengeç
    yelken açmak
    yelken basmak
    yelkenleri suya indirmek
    yeltenmek
    yemek
    yemini basmak
    yengen olur!
    yenik saymak
    yer kapmak
    yere baktırmak
    yere vurmak
    yerin dibine batırıp çıkarmak
    yerinde bulmak
    yerine getirmek
    yerini bulmak
    yerini yapmak
    yerle bir etmek
    yerle yeksan etmek
    yerli
    yerli yerine
    yeşil ışık yakmak
    yeşillenmek
    yetinmek
    yetirmek
    yetişmek
    yetkinleşmek
    yetmek
    Yığımlık
    yıkmak
    yılan gibi sokmak
    yıpratmak
    yırtmak
    yiğitlenmek
    yiğitleşmek
    yinelemek
    Yiyip bitirmek
    yoğunlaşmak
    yoğunlaştırmak
    yok etmek
    yok satmak
    yoklamak
    yokumsamak
    yol
    yol göstermek
    yol tutmak
    yola vurmak
    yorum
    yorumlamak
    yozlaşmak
    yozlaştırmak
    yönelmek
    yöneltmek
    yönetmek
    yörüngesine oturmak
    yurt edinmek (veya tutmak)
    yurtlandırmak
    yutkunmak
    yutmak
    yuva
    yuvarlanmak
    yuvasını yıkmak
    yük
    yüklenmek
    yüksünmek
    yükümlenmek
    yülümek
    yüreği geniş
    yürekten çağırmak
    yürümek
    yürürlükte kalmak
    yürüyüş
    yürüyüş düzenlemek
    yürüyüş yapmak
    yüz etmek
    yüz vermek
    yüzünü güldürmek
    yüzüstü bırakmak
    zahmete girmek (veya katlanmak)
    zaman ile yarışmak
    zamparalık etmek
    zarar vermek
    zararlı çıkmak
    zatî
    zehir saçmak
    zekat
    zekat vermek
    zemberek kutusu
    zengin etmek
    zengin olmak
    zevk için
    zevklenmek
    zevzeklik etmek
    zıddı olmak
    zımparalamak
    zırıltı çıkarmak
    ziftlenmek
    zihnini toplamak
    zil takıp oynamak
    zilsiz oynamak
    zimmetine geçirmek
    zor alıma çarpmak
    zorlamak
    zorsunmak
    zorunda bırakmak
    zorunlu kılmak
    zulmetmek


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    6,542969E-02