tıkırı yolunda olmak (veya gitmek) TÜRKÇE SÖZLÜK - TıKıRı YOLUNDA OLMAK (VEYA GITMEK) - tıkırı yolunda olmak (veya gitmek)
Ana sayfa


tıkırı yolunda olmak (veya gitmek)
  • SÖZLÜK ANLAMI




  • İlgili Kelimeler

    ... durumunda olmak (veya bulunmak)
    ... haline gelmek
    ... kisvesi altında
    ... nere ... nere
    ... yaşını sürmek
    abacı
    abacılık
    abajur
    abajurcu
    abajurculuk
    abandone
    abanmak
    abanozlaştırabilme
    abartabilmek
    abartı
    abartılabilmek
    abartılmak
    abartmak
    abaşo
    abat olmak
    abayı yakmak
    abazanlaşmak
    abdest bozmak
    abdestbozan otu
    abdestinde namazında olmak
    abdestsiz yere basmamak
    abıkevser
    abiye
    abla
    abli
    abonman
    aborda
    aborda etmek
    aborda olmak
    abosa
    abullabutluk etmek
    acaba
    acayibine gitmek
    acayipleşebilmek
    acelesi olmak
    acem işi
    acemi oğlanı
    acemileşebilmek
    acemleşmek
    acente
    acı badem
    acı haber
    acı su
    acı vermek
    acıkabilme
    acıkabilmek
    acıkılmak
    acıktırmak
    acılanmak
    acılaşmak
    acılaştırabilmek
    acılaştırılma
    acılaştırma
    acıma
    acımak
    acımasızlaşabilme
    acımasızlaşabilmek
    Acından ölmek
    acındırabilmek
    acındırılmak
    acınılmak
    acınmak
    acısını çıkarmak
    acıtabilmek
    acıtılmak
    acıtmak
    acıyabilme
    acıyabilmek
    acibe
    aciz
    acur
    acyo
    acyocu
    aç bırakmak
    açabilmek
    açgözlülük
    açı
    açığa çıkmak
    açığı çıkmak
    açığını aramak
    açığını bulmak
    açığını kapamak (veya kapatmak)
    açık ağıl
    açık ciro
    açık çek
    açık düşmek
    açık eksiltme
    açık giyim
    açık gri
    açık hava sineması
    açık hava tiyatrosu
    açık hesap
    açık kahverengi
    açık kapı bırakmak
    açık kestane
    açık kırmızı
    açık kredi
    açık mavi
    açık olmak
    açık oturum
    açık öğretim
    açık önerme
    açık pazar
    açık pembe
    açık sarı
    açık vermek
    açık yeşil
    açık yol
    açıklama yapmak
    açıklanabilme
    açıklanabilmek
    açıklaştırabilmek
    açıklaştırılmak
    açıklatabilmek
    Açıklayabilmek
    açıklayıcı
    açıklayıvermek
    açıklığa kavuşturmak
    açıklık
    açıklık getirmek
    açıktan geçmek
    açıktan para almak
    açılabilmek
    açılım
    açılış
    açılıverme
    açılmak
    açımlamak
    açımlanmak
    açımlayıcı
    açıvermek
    açkı
    açkılatılmak
    açlık grevi
    açma
    AÇMACI
    açmacılık
    açmak
    açmalık
    açmaz
    açtı ağzını, yumdu gözünü
    açtırabilmek
    Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü
    ad
    ad cümlesi
    ad çekmeye girmek
    ad durumu
    ad takmak
    ad tamlaması
    ada
    adak adamak
    adaletsiz
    adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil
    adam almamak
    adam içine çıkmak
    adam içine karışmak
    adam olmak
    adam sırasına geçmek (veya girmek)
    adamcağız
    adanmak
    aday
    aday adayı
    aday göstermek
    aday olmak
    adayabilmek
    adayavrusu
    adaylığını koymak
    adet görmek
    adet olmak
    adezyon kuvveti
    adı batmak
    adı bile okunmamak
    adı geçmek
    adı kaldırılmak
    adı kalmak
    adı olmak
    adı sanı olmak
    adımını attırmamak
    adımlayabilmek
    adımsayar
    ADINA
    adını koymak
    adını taşımak
    adi defter
    adileşebilme
    adileşiverme
    adlandırmak
    adres
    adres kitabı
    aerobik
    af
    af dilemek
    afallaşmak
    affedebilmek
    affetmek
    affını dilemek (veya istemek)
    Afgan
    afiş
    afişçi
    afişçilik
    afiyet üzere olmak
    Afrikalı
    afrodizyak
    afyonkeş
    aganta
    agnozi

    ağ iğnesi
    ağaç
    ağaç mobilya
    ağanın gözü ata tımardır
    ağarabilmek
    ağartabilmek
    ağbenek
    ağda
    ağdacı
    ağdırmak
    ağıl
    ağır gelmek
    ağır git ki yol alasın
    ağır hapis cezası
    ağır hava
    ağır kaçmak
    ağır makineli
    ağır oturmak
    ağır vasıta
    ağır yara almak
    ağırına gitmek
    ağırlama
    ağırlanmak
    ağırlaşabilmek
    ağırlaşmak
    ağırlaştırabilmek
    ağırlaştırıcı sebep
    ağırlaştırılabilmek
    ağırlatabilmek
    ağırlayabilmek
    ağırlığı olmak
    ağırlığınca altın etmek (veya değmek)
    ağırlık
    ağırlık olmak
    ağırşak
    ağırşaklanmak
    ağıt
    ağıt yakmak (veya düzmek veya tutturmak)
    ağıtçılık
    ağız
    ağız açtırmamak
    ağız değişikliği
    ağız kokusu
    ağız tadı
    ağızda dağılmak
    ağızda sakız gibi çiğnemek
    ağızdan dolma
    ağızlamak
    ağızlık
    ağızlıkçı
    ağlama duvarı
    ağlamak
    ağlamaklı olmak
    ağlamalı olmak
    ağlatabilmek
    ağrı yitimi
    ağrımak
    ağrıtabilmek
    ağrıyabilmek
    ağza (veya ağızlara) düşmek
    ağzı dili bağlanmak
    ağzı kara
    ağzı laf (veya lakırtı) yapmak
    ağzı süt kokmak
    ağzı teneke kaplı
    ağzı yanmak
    ağzına ... koymamak
    ağzına bakakalmak
    ağzına bir parmak bal çalmak
    ağzına sakız olmak
    ağzına tıkmak
    ağzına volta almak
    ağzında büyümek
    ağzında yaş kalmamak
    ağzından (söz veya lakırtı) dirhemle çıkmak
    ağzından dökülmek
    ağzını toplamak
    ağzının kaşığı (veya kalıbı veya lokması) olmamak
    ağzının payını (veya ölçüsünü) almak
    ağzının payını (veya ölçüsünü) vermek
    ah çekmek
    ah vah etmek (veya demek)
    ahbap çıkmak
    ahbap olmak
    ahırdaş
    ahir zaman
    ahlakçı
    ahlaklılık
    ahlaksızca
    ahmaklaştırmak
    ahretlik
    aile
    aile bütçesi
    ait olmak
    ajan
    ak benek
    ak koyun kara koyun geçit başında belli olur
    akabilmek
    akademici
    akademicilik
    akamete uğramak
    akar edinmek
    akarlar
    akarsu
    akarsu santrali
    akçıllanmak
    akçıllaşmak
    akdedebilmek
    akı karası geçitte belli olur
    akıbet
    akıl durdurmak
    akıl etmek
    akılcılık
    akıllanabilmek
    akılsızlık
    akım
    akım ölçümü
    akın
    akın etmek
    akıntı
    akıntıölçer
    akışkan
    AKIŞMA
    akışmak
    akışmazlık
    akıtabilmek
    akıtma
    akideyi bozmak (veya akidesi bozulmak)
    akis
    akis uyandırmak
    akkarınca
    aklamak
    aklan
    aklanabilmek
    aklanmak
    aklayabilmek
    aklı başından gitmek
    aklı bir (veya beş) karış yukarıda (veya havada) olmak
    aklına tüküreyim
    aklına yelken etmek
    aklını başka yere vermek
    aklının ayarını bozmak
    akma sınırı
    akmak
    Akmasa da damlar
    akompanyatör
    akor
    akordiyon
    akortsuzlaştırmak
    akortsuzluk
    akraba
    akrep gibi
    akromegali
    aksakal
    aksan
    aksatabilmek
    aksayabilmek
    aksedebilmek
    aksesuar
    aksetmek
    aksettirebilmek
    aksırabilmek
    aksırtabilmek
    Aksırtmak
    aksi şeytan
    aksiliği üstünde (olmak)
    aksilik
    aksiyon
    akşamın hayrından sabahın şerri iyidir
    akşamlamak
    akşamlatmak
    akşın
    aktar
    aktarabilmek
    aktarılabilmek
    aktarılmak
    aktarma
    aktarmak
    aktif rol oynamak
    aktif taşıma
    aktifleşebilmek
    aktifleşmek
    aktör
    aktüalite
    akvaryum
    al kanlara boyanmak
    alabanda etmek
    alabilmek
    alabora olmak
    alaca
    alaca karanlık
    alacağı olmak
    alacağım olsun da alakargada olsun
    alacaklı çıkmak
    alafrangalaşmak
    alafrangalaştırmak
    alamana
    alan araştırması
    alan koruması
    alan savunması
    alan talan olmak
    alarga durmak
    alargada durmak (veya tutmak)
    alaşım
    alaturkacı
    alaturkalaşmak
    alay
    alazlama
    alazlanmak
    alçacık dağları ben yarattım demek
    alçaklaşabilmek
    alçaklaştırmak
    alçaktan uçmak
    alçalabilmek
    alçalış
    alçaltabilmek
    alçaltılış
    alçaltış
    alçılanmak
    alçılayabilmek
    aldanabilmek
    aldangıç
    aldatabilmek
    Aldatılabilmek
    aldatılmak
    aldehit
    aldırabilmek
    aldırılabilmek
    aldırış
    aldırmak
    aldırtabilmek
    alegori
    alem
    alem olmak
    alemci
    alemdar
    aleme verir talkını (veya telkini), kendi yutar salkımı
    alenileşme
    alerji
    alet
    alet edevat
    alet olmak
    aletli
    alev
    alev gibi parlamak
    alev lambası
    alevlendirebilmek
    alevlendirilmek
    alevlendiriş
    alevlenebilmek
    alevleniş
    aleyh
    aleyhine olmak
    aleyhtarlık
    alfabe sırası
    alfabetik katalog
    algarina
    algılamak
    algılanmak
    algılatabilmek
    algılatılmak
    Algılayabilmek
    algoritma
    alı al, moru mor
    alıcı çıkmak
    alıklaştırılmak
    alıklık
    alıkonulabilmek
    alıkonulmak
    alıkoyabilmek
    alıkoymak
    alım satım bürosu
    alınabilmek
    alınganlaşabilmek
    alınış
    alınlık
    alınmak
    alıntılamak
    alıntılanabilmek
    alıntılanmak
    alıntılayabilmek
    alıp başını gitmek
    alıp satmaz görünmek
    alışabilmek
    alışagelmek
    alışık olmak
    alışılabilmek
    alışılagelmek
    alışkanlık edinmek
    alışkanlık haline getirmek
    alışkın
    alışkın olmak
    alışmak
    alıştırabilmek
    alıştırılmak
    alışveriş sigortası
    alışverişe çıkmak
    alıvermek
    aliterasyon
    alkış tutmak
    alkışlanmak
    alkışlatabilmek
    alkışlayabilmek
    alkol
    alkol duvarını aşmak
    Allah Allah!
    Allah aşkına
    Allah dört gözden ayırmasın
    Allah etmesin
    allah hakkı için
    allah herkesin gönlüne göre versin
    allah kulunu kısmeti ile yaratır
    allah manda şifalığı versin
    allah yazdı ise bozsun
    allah yürü ya kulum demiş
    allah!
    allak bullak etmek
    allak bullak olmak
    allameicihan olmak
    almak
    Alman usulü
    almaş
    almaşık
    alnı açık yüzü ak
    alnında yazılmış olmak
    alo
    alt kat
    alt kurul
    altı okka etmek
    altı üstü
    altılı
    altın bilezik
    altın çağı
    altın eli bıçak kesmez
    altın kesmek
    altın leğene kan kusmak
    altın suyu
    altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz
    altın yürekli olmak
    altına etmek (veya kaçırmak)
    altına imza koymak
    altında kalmamak
    altını değiştirmek
    altını üstüne getirmek
    altınlaşmak
    altınoluk
    altlı üstlü
    altlık
    altmışlık
    altüst olmak
    altyapı
    ALVEOL
    ama
    amaç
    amaçlanmak
    aması var
    amatör
    ambalajcılık
    AMBALE
    ambar
    ambarlanmak
    ameliyat geçirmek
    AMENTÜ
    Amerikan bar
    amip
    amir
    amma
    amonyaklamak
    ampütasyon
    ana
    ana besleme hattı
    ana bilim dalı
    ana dal
    ana dil
    ana kadın
    ana kent
    ana kolon hattı
    ana kubbe
    ana kucağı
    ana kuzusu
    ana sayaç
    anabilmek
    anadut
    anahtar
    anahtar ağızlığı
    anahtar kelime
    anahtarcı
    anahtarlık
    analı kuzu, kınalı kuzu
    analık
    analizci
    anarşistleşme
    anasını eşek kovalasın!
    anca beraber, kanca beraber
    ANDIÇ
    anestezi
    anestezi bilimi
    angarya
    angarya (veya angaryasını) çekmek
    angolalı
    ANGORA
    anıklaşmak
    anılabilmek
    anılmak
    anımsanabilmek
    anımsanmak
    anımsatabilmek
    Anımsatılmak
    anımsayabilmek
    anıştırılmak
    anıt
    anıtlaşabilmek
    anjiyo olmak
    anlam
    anlam çıkarmak
    anlam değişmesi
    anlam kötüleşmesi
    anlama
    anlamlandırabilmek
    anlamlandırılabilmek
    anlamlandırılmak
    anlamsızlaşabilmek
    anlamsızlaştırabilmek
    anlaşabilmek
    anlaşılabilmek
    anlaşılmak
    anlaşmazlık
    anlaşmazlık çıkmak
    anlaştırabilmek
    anlatabilmek
    anlatılabilmek
    anlatılmak
    anlatım
    anlayabilmek
    anlayış
    anlayış göstermek
    anlayışsızlaşmak
    anma gerilim
    anma töreni
    anmak
    anne olmak
    anneannelik
    annelik
    anons etmek
    ansiklopedicilik
    ant
    ant içmek
    ant olsun
    antialerjik
    antibiyotik
    antibiyotik tedavisi
    antiemperyalizm
    antikacı
    antikacılık
    antimon
    antipatik olmak
    antisepsi
    antlaşma
    anzak
    apart otel
    apartman
    apatit
    apazlamak
    aplikasyon
    aplike
    apokaliptik
    apokrif
    apoletleri sökülmek
    apolitik
    aport
    apre
    aprelemek
    APRELİ
    apresiz
    aptallaşmak
    aptallaştırmak
    aptallık etmek
    ar dünyası değil kar dünyası
    ara
    ara cümle
    ara eleman
    ara kapı
    ara nağme
    ara söz
    araba
    araba mezarlığı
    arabacı
    arabacılık
    arabalı vapur
    ARABAŞI
    arabozan
    aracı
    araç
    araçlı
    araçsız
    araklanmak
    araklayabilmek
    aralanmak
    araları limoni olmak
    araları şekerrenk (veya serin) olmak
    aralarında dağlar kadar fark olmak
    aralık
    aralık vermek
    aralıklı
    arama
    arama bülteni
    arama izni
    arama tarama
    arama yapmak
    aramak
    aranılmak
    aranmak
    Arap gibi olmak
    araplaşmak
    arası hoş (veya iyi) olmamak
    arasta
    araştırabilmek
    araştırılabilmek
    araştırma geliştirme
    araştırmak
    aratabilmek
    aratılmak
    araya gitmek
    arayabilmek
    ardılmak
    ardına (veya arkasına) düşmek
    argo
    ARGÜMAN
    arı kovanı gibi işlemek
    arık
    arıklaşmak
    arılamak
    arılar
    arılaştırılmak
    arınabilmek
    arındırabilmek
    arındırılmak
    arıtabilmek
    arıtılmak
    arıza
    Ari
    arife
    ariya
    ariza
    arjantinli
    arka arkaya vermek
    arka olmak
    arkada bırakmak
    arkada kalanlar (veya arkadakiler)
    arkadaşlık etmek
    arkalamak
    arkası gelmek
    arkası pek
    arkasına düşmek (veya takılmak)
    arkasında dolaşmak (veya gezmek)
    arkasından zil takıp oynamak
    arkasını sağlama almak
    arma
    armağan
    armoni
    arpacılık
    arpalık
    arsızlaşabilmek
    arsızlık
    arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser
    arşidüşes
    arşivleyebilmek
    art eteğinde namaz kılmak
    artabilmek
    artağan
    artağanlık
    artçı
    artık
    artırabilmek
    artırılabilmek
    artırılmak
    artırmak
    aruz
    arz odası
    arzu duymak
    arzulayabilmek
    as
    asa
    asabilmek
    asal gazlar
    asalak
    asalaksavar
    asalet
    asansör
    ASETAT
    asfaltlanabilmek
    asfaltlatabilmek
    asfaltlayabilmek
    asıda olmak (veya kalmak)
    asıl azmaz, bal kokmaz
    asıl nüsha
    asıl sayılar
    asılabilmek
    asılmak
    asıntı olmak
    asimetrik
    asimilasyon
    ASİST
    asist etmek (veya yapmak)
    asker
    asker kaçağı
    askerîleştirilmek
    askı
    ASKICI
    askıya almak
    aslanın ağzında olmak
    aslankulağı
    aslen
    aslık
    asma kabağı
    asma tavan
    asmak
    ASMALIK
    asonans
    aspiratör
    ast
    astar
    astar boyası
    astarı yüzünden pahalı olmak (veya pahalıya gelmek)
    astarlatmak
    astarya
    Astığı astık, kestiği kestik
    astırabilmek
    astırılmak
    astronomik
    aşabilmek
    aşağılayabilmek
    aşağılık duygusu
    aşağısamak
    aşağısanmak
    aşama
    aşama sırası
    aşamalılık
    aşçıbaşı
    aşçılık
    aşermek
    aşevi
    aşı
    aşı boyası
    aşı olmak (veya vurulmak veya yapılmak)
    aşı vurmak (veya yapmak)
    aşık
    aşılabilmek
    aşılamak
    aşılanmak
    aşılatabilmek
    aşılatılmak
    aşılayabilmek
    aşılmak
    aşındırabilmek
    Aşındırıcı
    aşındırılmak
    aşındırma
    aşırabilmek
    aşırı
    aşırı besi
    aşırı uç
    Aşırılmak
    aşırma
    aşırmacı
    aşırmacılık
    aşırmak
    aşikar olmak
    AŞİR
    aşiret
    aşka düşmek
    aşmak
    at cambazı
    at koşturmak
    at meydanı
    at ölür, itlere bayram olur
    atabey
    atabilmek
    atak
    ataklık
    atanabilmek
    ataraksiya
    ataşelik
    atbaşı (beraber) gitmek
    ateş
    ateş düştüğü yeri yakar
    ateş kesilmek
    ateş püskürmek
    ateşe vermek
    ateşi düşmek
    ateşlenebilmek
    ateşlenmek
    ateşler içinde yanmak
    ateşleyebilmek
    ateşlik
    atfedebilmek
    atfedilmek
    atfetmek
    atık kağıt
    atılabilmek
    atılgan
    atılı bulunmak
    atılmak
    atımlık
    atın ölümü arpadan olsun
    atıp (veya atmak) tutmak
    atış
    atışabilmek
    atıştırabilmek
    atıştırmak
    atkı
    atladı geçti genç osman!
    atlama
    atlama çizgisi
    atlama tahtası
    atlama taşı
    atlama taşı yapmak
    atlamak
    atlas
    atlatabilmek
    atlatılabilmek
    atlatılmak
    atlayabilmek
    atlı
    atmak
    atmosfer
    atom enerjisi
    atölye
    atsan atılmaz, satsan satılmaz
    attığı tırnak kadar olamamak
    attırabilmek
    attırılmak
    av
    av dönemi
    av hayvanı
    ava çıkmak
    avanak
    avara
    avara etmek
    avarya
    avcılık
    avize
    avlamak
    avlanabilmek
    avlanmak
    avlayabilmek
    avlu
    avucunun içinde tutmak
    avuçlanmak
    avuçlayabilmek
    avunabilmek
    avunmak
    avurt (veya avurtlarını) şişirmek
    avurt ünsüzü
    avurtları çökmek (veya birbirine geçmek)
    Avustralyalı
    Avusturyalı
    avutabilmek
    avutmak
    avutucu
    avutulmak
    ay
    ay parçası
    ayağa düşmek
    ayağa kalkmak
    ayağı alışmak
    ayağı gitmemek
    ayağı yerden kesilmek
    ayağına bağ olmak
    ayağına çelme takmak
    ayağına dolanmak (veya dolaşmak)
    ayağına gitmek
    ayağına üşenmemek
    ayağını (veya ayaklarını) altına almak
    ayağını (veya ayaklarını) sürümek
    ayağını alamamak
    ayağını bağlamak
    ayağını çekmek
    ayağını kaydırmak
    ayağını kesmek
    ayağının pabucu olamamak
    ayak
    ayak açmak (veya vermek)
    ayak atışı
    ayak atmak
    ayak bağı
    ayak bağı olmak
    ayak hatası
    ayak tedavisi
    ayak teri
    ayak üstünde olmak
    ayakkabıcı
    ayaklanabilmek
    ayaklandırabilmek
    ayaklandırılabilmek
    ayakları geri geri gitmek
    ayakları üstünde durmak
    ayaklık
    ayakta tutmak
    ayakta uyumak
    ayaktakımı
    ayan olmak
    ayar
    ayarı bozuk
    ayarlamak
    ayarlanabilmek
    ayarlatabilmek
    ayarlayabilmek
    ayarlı
    ayarsız
    ayartabilmek
    ayartılabilmek
    ayartılmak
    ayazlandırılmış rakı
    ayazma
    aydın
    aydınlanabilmek
    aydınlanış
    aydınlanma
    aydınlanmak
    aydınlatabilmek
    aydınlatılmak
    ayı yavrusu ile oynuyor
    ayık
    ayıklamak
    ayıklanabilmek
    ayıklanma
    Ayıklanmak
    ayıklatabilmek
    ayıklayabilmek
    ayıklayıcı
    ayılabilmek
    ayıltabilmek
    ayıltılmak
    Ayın on dördü gibi
    ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne
    ayıp
    ayıplanmak
    ayıplayabilmek
    ayırabilmek
    ayıraç
    ayırıcı
    ayırmaç
    ayırmak
    ayırt edebilmek
    ayırt edilebilmek
    ayırt edilmek
    ayırtabilmek
    ayırtaç
    ayırtılmak
    ayıt
    aykırı olmak
    aykırılamak
    aylak olmak
    aylığa geçmek
    aylık
    aylık bağlamak
    aymazlaşabilmek
    ayna
    ayna taşı
    ayna tırnağı
    aynacı
    aynacılık
    aynalık
    aynı potada erimek
    ayni hak
    ayniyat
    aynştaynyum
    ayraç
    ayraç açmak
    ayran
    ayrancı
    ayrıklık
    Ayrılabilmek
    ayrılaşmak
    ayrılık
    ayrılmak
    ayrım
    ayrımlaşma
    ayrımsanmak
    ayrıntı
    ayrıntılandırabilmek
    ayrıntılandırılmak
    ayrısı gayrısı olmamak
    ayrışabilmek
    ayrışık
    ayrışmak
    ayrıştırabilmek
    ayrıştırmak
    ayva
    az
    az veren candan, çok veren maldan
    azabilmek
    azalabilmek
    azaltabilmek
    azaltılabilmek
    azaltmak
    azarlanabilmek
    azarlatmak
    azarlayabilmek
    azatlı
    azdırabilmek
    azdırmak
    Azerbaycanlı
    Azeri
    azıklık
    azımsanabilmek
    azımsanmak
    azımsayabilmek
    azınlık
    azınlıkta kalmak
    azıtabilmek
    azıtılmak
    azıtmak
    azimet etmek
    azmak
    azmetmek
    azmettirmek
    azotlama
    azotlamak
    baba
    baba boyunduruğu
    baba mirası
    baba ocağı
    baba olmak
    baba soyluluk
    babaannelik
    babacanlaşma
    babalanabilmek
    babalık
    babasının (veya babalarının) çiftliği
    babasız oğlan doğurmak
    baca dolgusu
    baca kaşı
    baca şapkası
    bacak
    bacası tütmek
    bacası tütmez olmak
    baççılık
    badana
    badanalamak
    badem
    badem olmak
    badi badi yürümek (veya gitmek veya koşmak)
    bagaj kapağı
    bağ
    bağa
    bağcı
    BAĞDA
    bağdadi
    bağdaşabilmek
    bağdaşık
    bağdaşılmak
    bağdaşmak
    bağdaştırabilmek
    bağdaştırılabilmek
    bağdaştırılmak
    bağdaştırmacılık
    bağım
    bağımlaşmak
    bağımlı
    bağımlı akım kaynağı
    bağımlı sıralı cümle
    bağımlılaşabilmek
    bağımsız milletvekili
    bağımsızlaşabilmek
    bağımsızlaştırabilmek
    bağımsızlık
    bağın
    bağıntı
    bağırabilmek
    bağırsak düğümlenmesi
    bağırsak gazı
    bağırsakları bozulmak
    bağırtabilmek
    bağışık
    bağışık serum
    bağışıklık
    bağışıklık kazanmak
    bağışlamak
    bağışlanabilmek
    bağışlanmak
    bağışlatabilmek
    bağışlatılmak
    bağışlayabilmek
    bağıtlanabilmek
    bağıtlanma
    bağıtlaşma
    bağıtlayabilmek
    bağlaç
    bağlaç grubu
    bağlaçlı tamlama
    bağlam
    bağlama zarf-fiili
    bağlamacı
    bağlamacılık
    bağlamak
    bağlamsal anlam
    bağlanabilmek
    bağlanım
    bağlanış
    bağlanmak
    bağlantı
    bağlaşık
    bağlaşım
    bağlaşmak
    bağlatabilmek
    bağlayabilmek
    bağlayış
    bağlı kalmak
    bağlı kredi
    bağlı olmak
    bağlılaşmak
    bağnazlık
    bağrı yanmak
    bağrışabilmek
    bağrışmak
    bağrıştırma
    bahadır
    bahane bulmak
    baharı başına vurmak
    bahçe
    bahis
    bahis konusu olmak
    bahis mevzusu olmak
    bahse girmek (veya tutuşmak)
    bahsedebilmek
    bahsedilmek
    bahsi geçmek
    bahsi kazanmak
    bahşedebilmek
    bahtı açık olmak
    bahtı açılmak
    bahtı bağlı olmak
    bahtı kara olmak
    bahtsız olmak
    bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu
    bakabilmek
    bakakalma
    bakaya
    bakayazmak
    bakı
    bakılabilmek
    bakılmak
    bakımevi
    bakımından
    bakınabilmek
    bakınmak
    bakır
    bakır oksit
    bakırcı
    bakırcılık
    bakış açısı
    bakışabilmek
    bakışım
    bakışmak
    baki kalmak
    bakla
    baklavacı
    baklavacılık
    baklavalık
    bakmak
    bakteri
    bakterikıran
    baktırabilmek
    bal alacak çiçeği bilmek (veya bulmak)
    BALAT
    balayı
    balbal
    balcı
    balcılık
    balçiçeği
    balı dibinden, yağı yüzünden
    balı olan bal yemez mi?
    balığa çıkmak
    balıkçı
    balıkçılık
    balkon
    ballı pasta
    balon
    balta olmak
    baltacı
    baltalama
    baltalamak
    baltalanabilmek
    baltalanmak
    baltalayabilmek
    baltalık
    balya makinesi
    balyalayabilmek
    balyoz gibi
    balyozlanma
    bam teli
    bam teline basmak (veya dokunmak)
    bambul otu
    banabilmek
    bandajlanmak
    bandırabilmek
    bandırma
    bandırmak
    bando
    bandoculuk
    Bangladeşli
    banjo
    bankacı
    banket
    banko geçmek
    banmak
    bant
    bant zımpara
    bantlayabilmek
    banttan vermek
    banyo
    banyo kazanı
    bar bar
    bar havası
    bara
    baraj
    baraj yapmak (veya kurmak)
    BARATA
    baratarya
    barbarizm
    barbarlaşabilmek
    barbunya
    barcılık
    bardağı taşıran damla
    bardakaltı
    BARDAKÇI
    BARDAN
    baret
    barınabilmek
    barındırabilmek
    barındırılabilmek
    barındırılmak
    barınmak
    barışabilmek
    barışık
    barıştırabilmek
    barıştırılmak
    barikat
    barit
    baro
    barograf
    barok müzik
    baronluk
    barut
    barutçu
    barutçuluk
    baruthane
    barutluk
    basabilmek
    basamak
    basıcılık
    basıla vermek
    basılabilmek
    basılmak
    basın ataşesi
    basın bildirisi
    basın özeti
    basın toplantısı
    basınç anahtarı
    basınç duyumu
    basınçlamak
    basıölçer
    Basıp gitmek
    basit
    basitleşebilmek
    basitleştirebilmek
    basketbolculuk
    baskı
    baskı grubu
    baskın
    baskın yapmak
    baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır
    baskül
    basmacı
    basmak
    basmayazı
    bastıbacak
    bastırabilmek
    bastırılmak
    bastırmak
    bastika
    baston
    baston (veya baston yutmuş) gibi
    baston kösteği
    bastoncu
    bastonculuk
    baş
    baş aşağı gitmek
    baş bağlamak
    baş başa bırakmak
    baş başa kalmak
    baş başa vermek
    baş bodoslaması
    baş çekmek
    baş dümeni
    baş edebilmek
    baş ol da istersen soğan başı ol
    baş olmak
    baş tutamamak
    baş tutmak
    baş ucu
    baş üstünde yeri var
    baş yemek
    başa baş gelmek (veya kalmak)
    başa baş noktası
    başa güreşmek
    başağrısı
    başak
    başak toplamak
    başakçı
    başakçık
    başarabilmek
    başarılmak
    BAŞARIM
    başarısızlığa uğramak
    başarmak
    başbuğ
    başçı
    başhakem
    başhemşire
    başı açık
    başı ağrımak
    başı belada olmak
    başı bütün
    başı çekmek
    başı darda kalmak
    başı dönmek
    başı için
    başı kabak
    başı kazan gibi olmak
    başı sağ olsuna gitmek
    başı taşa değmek
    başı tutmak
    başı üstünde yeri olmak
    başı yastığa düşmek
    başı yerine gelmek
    başıboş
    başıboş bırakmak
    başına bela açmak
    başına bela olmak (veya kesilmek)
    başına bir hal gelmek
    başına dikmek
    başına ekşimek
    başına gelmek
    başına iş çıkarmak
    başına iş çıkmak
    başına kalmak
    başına vurmak
    başında olmak
    başından aşağı kaynar sular dökülmek
    başından geçmek
    başını alıp gitmek
    başını bağlamak
    başını boş bırakmak
    başını derde sokmak
    başını taştan taşa vurmak
    başının etini yemek
    başının gözünün sadakası
    başkalaşabilmek
    başkaldırabilmek
    başkaldırı
    başkan
    başkan vekili
    başkanlık
    başkanlık etmek
    başkanlık makamı
    başkatip
    başköşe
    Başkurt
    başlama vuruşu
    Başlama!
    başlamak
    başlanabilmek
    başlangıç noktası
    başlangıç tutmak (veya almak)
    başlanmak
    başlatabilmek
    başlatıcı
    başlatılabilmek
    başlayabilmek
    başlık
    başlık almak
    başlık parası
    başlık vermek
    BAŞLIKÇI
    başoyuncu
    başrol
    başsız bırakmak
    başsızlık
    başta (veya başında) bulunmak
    başta gelmek
    baştan aşmak
    baştan savmacı
    başucu uzaklığı
    başvurabilmek
    başvurdurma
    başvurmak
    başvuru
    başvurulabilmek
    başyardımcı
    başyazar
    başyazı
    başyıldız
    başyönetmen
    batabilmek
    batağa saplanmak
    batakhane
    bataryalı
    batılı
    batılılaşabilmek
    batılılaşmak
    batılılaştırılmak
    batırabilmek
    BATIRIK
    batırılabilmek
    batırılmak
    batırmak
    batik
    batmak
    battaniye
    bavul ticareti
    bavulcu
    bay
    bayağı kaçmak
    bayağılaştırmak
    bayağılık
    bayan
    bayatibuselik
    bayatlatmak
    bayılabilmek
    bayılayazmak
    bayılmak
    bayılttırma
    bayındırlaştırabilmek
    bayi
    bayrak
    bayrak açmak
    bayrak çekmek (veya asmak)
    bayrak yarışı
    bayrakçı
    bayraklaşabilmek
    bayraklaşma
    bayram
    bayram şekeri
    bayramlaşabilmek
    bayrı
    baz almak
    BAZA
    bazilika
    bazofil
    bazofobi
    bebecik
    bebek
    becerebilmek
    becerilmek
    becermek
    bedbin olmak
    bedbinleşmek
    beddua sinmek
    bedel
    bedel vermek
    bedelsiz ithalat
    beden eğitimi
    bedirik
    beğendirebilmek
    beğendirilmek
    beğenebilmek
    beğeni
    beğenilme
    beğenilmek
    beğenmek
    beğenmezlik
    bekar
    bekar kalmak (veya yaşamak)
    bekarhane
    bekçi
    beklemeye almak
    beklenebilmek
    beklenilme
    beklenmek
    beklenti
    bekleşme
    bekleşmek
    bekletebilmek
    bekletilebilmek
    bekletilme
    bekletilmek
    bekleyebilmek
    bektaşi üzümü
    bel
    bel kemeri
    bel vermek
    bela
    bela kesilmek
    bela olmak
    belçikalı
    belediyelik olmak
    beleşten
    belgelendirebilmek
    belgelendirilebilmek
    belgelenebilmek
    belgelenmek
    belgeleyebilmek
    belgelikçi
    belgelikçilik
    belgesel
    belgesel film
    belgeselci
    beli açılmak
    belinden gelmek
    belirebilmek
    belirginleşebilmek
    belirginleştirebilmek
    belirginleştirilebilmek
    belirlenebilmek
    belirlenim
    belirleşme
    belirleyebilmek
    belirli
    belirli nesne
    belirmek
    belirsiz geçmiş
    belirsizleşebilmek
    belirsizleştirebilmek
    belirsizleştirilebilmek
    belirtebilmek
    belirti
    belirtilebilmek
    belirtilmek
    belirtke
    belirtme sıfatı
    bellek karışıklığı
    bellek yitimi
    belleme
    bellenebilmek
    bellenmek
    belletebilmek
    belletilebilmek
    belletilmek
    belleyebilmek
    belsoğukluğuna uğratmak
    bembeyaz
    ben
    bencilleşebilmek
    beneklenebilmek
    benekleşme
    benim oğlum bina okur, döner döner yine okur
    benimsenebilmek
    benimsenmek
    benimsetebilmek
    benimsetilebilmek
    benimsetilmek
    benimseyebilmek
    benliğinden çıkmak
    benlik davası
    benlik ikileşmesi
    benmari
    benzemek
    benzemez
    benzer
    benzeşen
    benzeşmek
    benzeşmezlik
    benzetebilmek
    benzetilebilmek
    benzetilmek
    benzetmek gibi olmasın
    benzeyebilmek
    benzi solmak
    benzinci
    benzincilik
    benzinleme
    berabere bitmek
    beraberlik müziği
    berat
    berber
    Berberi
    bere
    bereketlenebilmek
    bereketlenme
    bereketli ola! (veya olsun!)
    berelenebilmek
    berelenme
    bereleyebilmek
    berhava olmak
    berhayat olmak
    beriki
    berkinme
    berkitilmek
    berraklaşabilmek
    berraklaşma
    berraklaştırabilmek
    bertilme
    besi
    besi merası
    besleme basın
    besleme gerilimi
    beslemek
    beslenebilmek
    beslenilme
    beslenilmek
    beslenme bozukluğu
    beslenmek
    besletebilmek
    besletme
    besleyebilmek
    bestelenebilmek
    bestelenmek
    besteleyebilmek
    beş paralık olmak
    beşerî coğrafya
    beşiğini sallamak
    beşik
    beşikçi
    beşli
    beşlik
    beterleşebilmek
    beterleşme
    beterleşmek
    betili
    betim
    betimleme
    betimlemek
    betimlenebilmek
    betimleyebilmek
    betisiz
    betoncu
    bevliyecilik
    bey
    beyaz bayrak
    beyaz iş
    beyaz kitap
    beyaz yakalılar
    beyazlaşma
    beyazlatabilmek
    beyazlatıcı
    beyazlatma
    beyefendi
    beygir
    beygirci
    beyin kanaması
    beyin takımı
    beylik çeşmesinden su içme
    beylik tabanca
    beyni bulanmak
    beyni karıncalanmak
    beyni sıçramak
    beyni sulanmak
    bez
    bez bağlamak
    BEZCİ
    BEZCİLİK
    bezdirebilmek
    bezdirici
    bezdirilebilmek
    bezdirilme
    bezdirilmek
    beze
    bezebilmek
    bezekçi
    bezemeci
    bezenebilmek
    BEZENME
    bezenmek
    bezgin
    bezik
    bezilebilmek
    bezilmek
    BEZLEMEK
    bıçak altına yatmak
    bıçak gibi kesmek
    bıçakçı
    bıçakçılık
    bıçaklanmak
    bıçaklayabilmek
    BIÇIK
    bıçkı
    bıkabilmek
    bıkılabilmek
    bıkmak
    bıktırabilmek
    bıktırıcı
    bıktırılabilmek
    bıktırılmak
    bılkıma
    bıngıldamak
    bırakabilmek
    bırakılabilmek
    Bırakılma
    bırakılmak
    bırakmak
    bıraktığım (veya bağladığım) yerde (veya çayırda) otluyorsun (veya otluyor)
    bıraktırabilmek
    bıraktırılabilmek
    biber turşusu
    biçebilmek
    biçerdöver
    biçicilik
    biçilebilmek
    biçilmek
    biçimci
    biçimlendirebilmek
    biçimlendirilebilmek
    biçimlendirmek
    biçimlenebilmek
    biçimsizleşebilmek
    biçimsizleştirebilmek
    biçivermek
    biçtirebilmek
    bidon
    biftek
    bigudi
    bijuteri
    bikini
    bilanço
    bilardo masası
    bilardocu
    bilardoculuk
    bildik
    bildik çıkmak
    bildirebilmek
    bildiri
    bildirilebilmek
    bildirilme
    bildirilmek
    bildirişme
    bildirişmek
    bildirme eki
    bilebilmek
    bileğinde altın bileziği olmak
    bileğine güvenmek
    bilek gibi
    bilenebilmek
    bilenmek
    bileşik
    bileşik kesir
    bileşikgiller
    bileşim
    bileşmek
    bileştirmek
    bilet
    biletebilmek
    biletilmek
    bileyazmak
    bileyebilmek
    bilezik
    bilgeleşebilmek
    bilgi
    bilgi çarpıtma
    bilgilendirebilmek
    bilgilendirilebilmek
    bilgilendirme
    bilgilenebilmek
    bilgilenme
    bilgilenmek
    bilgisayar
    bilgisayar ağı
    bilgisayarcı
    bilgisayarcılık
    bilgisizlik
    bilim
    bilimsel deneycilik
    bilinç
    bilinçlendirebilmek
    bilinçlendirilebilmek
    bilinçlenebilmek
    bilinebilmek
    bilinmek
    bilirkişi
    biliş
    biliş çıkmak
    bilişmek
    billurlaşabilmek
    billurlaştırabilmek
    bilmece
    bilmek
    bilmem hangi (veya kaç veya kim veya nasıl veya ne)
    bilye
    bin pişman olmak
    bina
    bindallı
    bindirebilmek
    bindirilebilmek
    bindirilme
    bindirme
    bindirme kilit
    bindirmek
    binek atı
    binek taşı
    bini aşmak
    binişmek
    binit
    binivermek
    binmek
    bir arpa boyu (gitmek veya yol almak)
    bir ayağı çukurda olmak
    bir başka (olmak)
    bir çatı altında (olmak veya bulunmak)
    bir çekirdek geri kalmamak
    bir dalda durmamak
    bir de
    bir dereceye kadar
    bir deri bir kemik (kalmak)
    bir eli yağda bir eli balda (olmak)
    bir fende kazık kakmak (veya çakmak)
    bir gömlek fazla eskitmiş olmak
    bir göz ağlarken öbür göz gülmez
    bir gözeliler
    bir hizaya gelmek
    bir hoşluğu olmak
    bir hücreli
    bir ilke imza atmak
    bir karıyla bir koca, dırdır eder her gece
    bir kaşık suda boğmak
    bir kolayını bulmak
    bir köroğlu, bir ayvaz
    bir köşeye oturmak
    bir köşeye sinmek
    bir olmak
    bir sıkımlık canı olmak
    bir şey (veya şeyler) olmak
    bir şey yapmak
    birahane
    birbiri üstüne gelmek
    birbirini yemek
    birbirinin ağzına girmek
    birbirinin gözünü oymak
    birçoğu
    birçokları
    birer ikişer
    bireşim
    bireycilik
    bireyleşebilmek
    bireylik
    birikebilmek
    birikim
    birikinti konisi
    biriktirebilmek
    biriktirilebilmek
    birincil enerji
    birincil grup
    BİRKAÇI
    birleşebilmek
    birleşik cümle
    birleşik fiil
    birleşik kelime
    birleşik oturum
    birleşilebilmek
    birleşilme
    birleşivermek
    birleşmek
    birleştirebilmek
    birleştirici
    birleştirilebilmek
    birleştirivermek
    birleştirme
    birli
    birlikten kuvvet doğar
    biryancı
    bis yapmak
    bisküvi
    bitebilmek
    bitik
    bitirebilmek
    bitirilebilmek
    bitirilmek
    bitirme fiili
    bitirmiş
    bitişebilmek
    bitişik
    bitişik kelime
    bitişken
    bitiştirebilmek
    bitiştirilebilmek
    bitkileşme
    bitkisel hayat
    bitlenebilmek
    bitlis köftesi
    biye
    biyodizel
    biyokatalizör
    biz bize benzeriz
    blok
    blok yapmak
    bloke etmek
    blöf
    blöf yapmak
    bluz
    bobin
    bobinaj
    boca
    bocalamak
    bocalatabilmek
    bocuk domuzuna dönmek
    bodoslama
    boduç
    bodurlaşma
    boğabilmek
    boğada
    boğasak
    boğasama
    boğasamak
    boğazına bir yumruk tıkanmak (veya gelip oturmak)
    boğazında düğümlenmek
    boğazından geçmemek
    boğazını sevmek
    boğazlamak
    boğazlanabilmek
    boğazlanmak
    boğazlatabilmek
    boğazlayabilmek
    boğazlayıvermek
    boğdurabilmek
    boğmak
    boğuklaştırmak
    boğulmak
    boğuluvermek
    boğum
    boğumlanmak
    boğuntuya getirmek
    boğuşabilmek
    boğuşulma
    bohem
    bohriyum
    bok soyu (veya bokun soyu)
    bok yoluna gitmek
    boklamak
    boksörlük
    boku çıkmak
    bokuyla kavga etmek
    bol
    bolalma
    bolarabilmek
    BOLARMA
    bolivyalı
    bollaşabilmek
    bollaşıvermek
    BOLLAŞMA
    bollaştırabilmek
    bollaştırılabilmek
    bollaştırma
    bomba
    bombacı
    bombacılık
    bombalanabilmek
    bombalanmak
    bombalatabilmek
    bombalayabilmek
    bombalayıvermek
    bombardıman etmek
    bombelenebilmek
    bomboş olmak (veya kalmak)
    bon otu
    bonboncu
    bonbonculuk
    boncukçu
    boncukçuluk
    bone
    bonkörleşebilmek
    bor
    borasit
    borca batmak
    borcunu bilmek
    borç
    borç almak
    borçlanabilmek
    borçlandırabilmek
    borçlandırılabilmek
    borçlandırılma
    borçlanılma
    borçlanmak
    borçluluk dengesi
    borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir
    borda
    borda hattı
    bordada teslim
    borsa acentesi
    borsa oyunu
    borsa simsarı
    borsacılık
    boru askısı
    boru hattı
    borusu ötmek
    bosna hersekli
    bostan gölgeliği
    bostan korkuluğu
    boş
    boş torba ile at tutulmaz
    boşalabilmek
    boşalıvermek
    boşalma
    boşalmak
    boşaltabilmek
    boşaltılabilmek
    boşaltılma
    boşaltılmak
    boşaltıvermek
    boşaltma havzası
    boşanabilmek
    boşandırma
    boşanıvermek
    boşanmak
    boşatabilmek
    boşatılabilmek
    boşatılmak
    boşayabilmek
    Boşnak
    boşta gezmek
    bot
    botanik bahçesi
    boy otu
    boy vermek
    boya
    boya fırçası
    boya tutmak
    boyacılık
    boyalı
    boyalı basın
    boyama
    boyama kazanı
    boyamak
    boyanabilmek
    boyar madde
    boyatabilmek
    boyatılabilmek
    boyayabilmek
    boykot
    boykotçu
    boylanabilmek
    boylayabilmek
    boynu eğri olmak
    boynu kıldan ince olmak
    boynueğri
    boynuna almak
    boynunda kalmak
    boynunu kırmak
    boynunu uzatmak
    boynuz
    boynuzlanma
    boynuzlanmak
    boynuzlaşma
    boynuzlayabilmek
    boynuzlu
    BOYOZ
    boyu boyuna, huyu huyuna
    boyun eğmek
    boyun olmak
    boyunca
    boyunca çocuğu olmak
    boyunduruk
    boyunduruk parası
    boyut
    boyut katmak
    boza
    boza olmak
    bozabilmek
    bozacı
    bozacılık
    BOZALIK
    BOZARMA
    bozdurabilmek
    bozdurtma
    bozdurulabilmek
    bozdurulma
    bozguna uğramak (veya vermek)
    bozkırlaşma
    bozmak
    bozucu
    bozucu etki
    bozuk çalmak
    bozulabilmek
    bozulmak
    bozum olmak
    bozunmak
    bozuntu
    Bozunum
    bozuşabilmek
    bozuşuvermek
    böbürlenebilmek
    böcekçil
    böceklenebilmek
    böceklenmek
    böcekli
    böcelenme
    böğürebilmek
    böğürüvermek
    böldürebilmek
    bölebilmek
    bölge
    bölgesel
    bölme
    bölme işareti
    bölmek
    bölü
    bölük
    bölüm
    bölümlemek
    Bölümlenme
    bölümlenmek
    Bölünebilmek
    bölünen
    bölüşebilmek
    bölüşmek
    bölüştürebilmek
    bölüştürülebilmek
    bölüşülebilmek
    börek
    börekçi
    börekçilik
    börkenek
    börtük
    börtülmek
    böyle
    böyle başa, böyle tıraş
    branda
    Brezilyalı
    briketçi
    briketçilik
    brit
    brokar
    bromür
    bröve
    bu
    bu abdestle daha çok namaz kılınır
    buat
    bucak bucak kaçmak
    budamak
    budanabilmek
    budanmak
    budatabilmek
    budayabilmek
    buğulanabilmek
    buhar olmak
    buharlaşabilmek
    buharlaşmak
    bukağılayabilmek
    BULA
    bulabilmek
    bulanabilmek
    bulandırabilmek
    bulandırılabilmek
    bulandırmak
    bulanıklaşma
    bulanıklaşmak
    bulanmak
    bulaşabilmek
    bulaşık
    bulaşık deterjanı
    bulaşık gemi
    bulaşılma
    bulaşılmak
    bulaşmak
    bulaştırabilmek
    bulaştırılma
    bulaştırılmak
    Bulaştırma
    bulayabilmek
    buldozer
    buldurabilmek
    buldurtmak
    Bulgar
    Bulgaristanlı
    bulgu
    bulgulanabilmek
    bulgulanmak
    bulgulayabilmek
    bulgurculuk
    bulmak
    bulunabilmek
    bulundurabilmek
    bulundurulabilmek
    bulunmak
    buluntu
    buluş
    buluş belgesi
    buluş hakkı
    buluşabilmek
    buluşturabilmek
    buluşturulabilmek
    buluşulabilmek
    buluşuvermek
    bulut olmak
    bulutlanıvermek
    buluttan nem kapmak
    bumbar
    bunalım
    bunalıma düşmek
    bunalmak
    bunaltabilmek
    bunaltılma
    bunda bir iş var
    burabilmek
    burç
    burçlar ışığı
    burdurabilmek
    burgulanmak
    burkabilmek
    burkulabilmek
    burkulmak
    burkuvermek
    burnu (bile) kanamamak
    burnundan (fitil fitil) gelmek
    burnundan düşen bin parça olmak
    burnundan kıl aldırmamak
    burnundan solumak
    burnunu kırmak
    burnunun direği kırılmak (veya düşmek)
    burnunun direği sızlamak
    burnunun ucundan ötesini (veya ilerisini) görmemek
    burnunun ucunu görmemek
    burnunun yeli kırılmak
    burs
    buruklaşma
    burulabilmek
    burundili
    buruşabilmek
    buruşmak
    buruşturabilmek
    buruşturulabilmek
    buyruğu altına girmek
    buyurabilmek
    buyurmak
    buz
    buz gibi
    buz kayığı
    buzculuk
    buzkıran
    buzlanabilmek
    buzlaşabilmek
    buzluk
    buzul
    buzul taş
    buzullaşma
    büğlü
    bük
    bükebilmek
    bükme
    büktürebilmek
    bükücü
    bükücülük
    bükülebilmek
    bükülmek
    bükün
    büküntü
    bülbül gibi bilmek
    bülbül kesilmek
    bülbülleşmek
    bülten
    bünye
    bürünebilmek
    bürünmek
    bürüyebilmek
    büstiyer
    bütçe
    bütçelemek
    bütünlemeye kalmak
    bütünlenebilmek
    bütünlenme
    bütünlenmek
    bütünler
    bütünleşebilmek
    bütünleştirebilmek
    bütünleştirilebilmek
    bütünletebilmek
    bütünleyebilmek
    büyü bozulmak
    büyü yapmak
    büyük görmek (veya bilmek veya tutmak)
    büyüklenebilmek
    büyülenebilmek
    büyülenmek
    büyüleyebilmek
    büyüleyici
    büyültebilmek
    büyüme
    büyümek
    büyütebilmek
    büyütülebilmek
    büyüyebilmek
    büzebilmek
    büzgen
    büzmek
    büzülebilmek
    büzüşebilmek
    büzüştürebilmek
    büzüştürülebilmek
    büzüşük
    cacık
    caddeyi tutmak
    cadı kazanı gibi kaynamak
    cağ
    cahil
    caka yapmak
    cakacılık
    cakasını bozmak
    cam
    cam resim
    cam suyu
    camadan
    cambaz
    cambazlık
    camcı
    camcılık
    camekan
    caminin mumunu yiyen kedinin gözü kör olur
    camlı köşk
    can boğazdan gelir (veya geçer)
    can damarı
    can dayanmamak
    can feda
    can kaygısına düşmek
    can pahasına
    can suyu
    canavar kesilmek
    canavarlaşabilmek
    canciğer olmak
    cangıl cungul
    canı acımak
    canı burnunda olmak
    canı burnundan çıkmak
    canı çekilmek
    canı çıkasıca
    canı çıkmak
    canı ile uğraşmak
    canı yanan eşek attan yüğrük olur
    canımı sokakta bulmadım
    canımın içi
    canına değmek
    canından bezmek (veya bıkmak veya usanmak)
    canından geçmek
    canını sıkmak
    canını vermek
    canının derdine düşmek
    cankurtaran
    cankurtaran çanı
    cankurtaran gemisi
    cankurtaran kulübesi
    cankurtaran sandalı
    cankurtaran simidi
    canlanabilmek
    canlandırabilmek
    canlandırıcı
    canlandırılabilmek
    canlandırılmak
    canlandırma
    canlanmak
    canlı model
    canlı müzik
    cansız düşmek
    cariyeniz (veya cariyeleri)
    cart (veya zırt) kaba kağıt
    cart curt etmek
    cayabilmek
    caydırabilmek
    caydırıcı
    caydırılabilmek
    cayırdamak
    cazcı
    cazcılık
    cazipleşebilmek
    cazipleştirebilmek
    cazipleştirilebilmek
    cebinden çıkarmak
    cebire
    cebirsel deyim
    cebrî yürüyüş
    cefalı
    cehennemin dibine gitmek
    cehri
    celallenebilmek
    cemaat
    cemaatleşme
    cemaziyelevvelini bilmek
    cemiyet
    cenabet
    cennet taamı
    cep
    cep harçlığını çıkarmak
    cep televizyonu
    cep yakmak
    cephaneci
    cephe
    cephe almak
    cepheden hücuma geçmek
    cer hocası
    cereme


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,2265625