uzak kalmak TÜRKÇE SÖZLÜK - UZAK KALMAK - uzak kalmak
Ana sayfa


uzak kalmak
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • uzakta bulunmak:
    "Ancak seven yürek bu, yavukludan uzak kalmaya dayanır mı?"- N. Hikmet.




    İlgili Kelimeler

    abayı sermek
    abazan kalmak
    abazanlaşmak
    acemleşmek
    acı çekmek (veya duymak)
    acze düşmek
    aç açık kalmak
    açığa çıkarmak
    açık alan
    açık düşmek
    açıklar livası olmak
    açıkta kalmak (veya olmak)
    açıktan geçmek
    açmaza düşmek
    afallaşmak
    ağız burun birbirine karışmak
    ağzı dili (veya ağzı) kurumak
    akamete uğramak
    akarsu pislik tutmaz
    aklına takmak
    aksamak
    alamana ağı
    alarga durmak
    alarga gitmek
    aldırış etmemek
    alışmış kursak bulamacını ister
    anlaşmak
    arka plana kaymak
    arkada kalmak
    arkaya kalmak
    artakalmak
    artmak
    aşmak
    atlama
    avunmak
    ayaklarına (veya ayağına) kara su (veya sular) inmek
    ayazda kalmak
    aydınlık
    aylamak
    ayrı düşmek
    ayrılık
    ayrıntıda boğulmak
    azat olmak
    bakakalmak
    basiretsiz
    baş başa kalmak
    başa baş gelmek (veya kalmak)
    başa gelmek
    başı sıkılmak (veya sıkışmak)
    başı sıkıya gelmek
    başına ekşimek
    başında kavak yeli esmek
    beklemek
    belagat
    beli bükülmek
    beriberi
    beş paralık olmak
    bırakmak
    biçare olmak
    bir fende kazık kakmak (veya çakmak)
    bitmek
    borçlu çıkmak
    boş bırakmak
    boş durmak
    boş kalmak
    boşta kalmak
    boylamak
    boynunda kalmak
    boynunu bükmek
    boyunduruk altına girmek
    buharlaşmak
    bütünlemeye kalmak
    büyüsüne kapılmak (veya tutulmak)
    cascavlak kalmak
    cavlamak
    cehennemin bucağı (veya dibi)
    cereyan çarpmak
    cereyanda kalmak
    ceza çekmek
    cüda
    çağ dışı olmak (veya kalmak)
    Çakılıp kalmak
    çarşafa dolanmak
    çıkmak
    çifte yemek
    çivilenmek
    çocuk peydahlamak
    çöreklenmek
    çözülmek
    çürümek
    dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur
    dağda bağın var, yüreğinde dağın var
    dalıp çıkmak
    darbe yemek
    dayanmak
    demarke olmak
    demir atmak
    derede tarla sel için, tepede harman yel için
    derin
    derinden
    dert eğirmek
    devre dışı
    devre dışı kalmak
    dığdık
    dış
    dış kapının mandalı
    dızdık
    dinozorlaşmak
    dip
    dirsizlik
    dizlerine kara su inmek
    doğru yol
    don yağının tortusu gibi kalmak (veya oturmak)
    donmak
    dönmek
    dört duvar arasında kalmak
    dört yanı deniz kesilmek
    dudak ısırmak
    durakalmak
    durmak
    duygulanmak
    düdük gibi kalmak
    dünya başına dar olmak (veya gelmek)
    dünya yüzü görmemek
    dünyanın öbür ucu
    düşmek
    elde kalmak
    elden gitmek
    elektrik almak
    elenmek
    eli ayağı buz kesilmek (veya tutmamak)
    eli koynunda kalmak
    eli mahkûm olmak
    elinde kalmak
    elinde patlamak
    eline eteğine doğru
    elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar
    enöte
    esir yatmak
    eşekten düşmüş karpuza (veya düşmüşe) dönmek
    eteğini çekmek
    etliye sütlüye karışmamak
    Ettiği yanına (kar) kalmak
    Ettiğiyle kalmak
    felce uğramak
    feleğini şaşırmak
    fıtık olmak
    fransız kalmak
    gaflete düşmek
    gavur orucu gibi uzamak
    gebe kalmak
    gecikmek
    geçirmek
    geçmek
    gemi karaya oturmak
    gerçeküstücülük
    geri kalmak
    gezinti
    geziye çıkmak
    gıllıgışlı olmak
    gıllıgışsız
    gidip de gelmemek var, gelip de görmemek var
    ginseng
    girip çıkmak
    gönülden ırak olmak
    gördün deli, savul geri!
    görmek
    göz alabildiğine
    göz görür, gönül katlanır
    gözü kapalı olmak
    gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
    gözüne uyku girmemek
    guguk
    gurbet
    gurbete (veya gurbet ele) düşmek
    güdük kalmak
    gümlemek
    gün yüzü görmemek
    günleri sayılı olmak
    günöte
    hafazanallah
    halı altına süpürmek
    hangi peygambere kulluk edeceğini şaşırmak
    harap düşmek
    hariç
    hayal olmak
    hayale kapılmak
    hayatını yaşamak
    hısım akraba
    hipnotize olmak
    horozdan kaçmak
    ırak
    IRAKÇA
    ıraksamak
    ıraksınmak
    ışınlandırmak
    iç göç
    iç su
    içtenlikle
    iflahı kesilmek
    ifrat tefritte kalmak (veya bulunmak)
    iki arada bir derede (kalmak)
    ikindiden sonra dükkan açmak
    ikmale kalmak
    iktidardan düşmek
    ilkel kalmak
    ilsizleşmek
    intikal etmek
    ipini koparmak
    istibat
    iş ayağa düşmek
    iş başa düşmek
    işaretleşmek
    işin içinden çıkmak (veya sıyrılmak)
    işin kolayına kaçmak
    japon eriği
    kabine düşmek
    kaçkın
    kafa (veya kafayı veya kafasını) dinlemek
    kafur ağacı
    kakılıp kalmak
    kalakalmak
    kalbi temiz
    kalıp kesilmek
    kalıvermek
    kalma
    kan oturmak
    kan tere batmak
    kanına işlemek
    kansızlaşmak
    kapalı olmak
    kapılmak
    karakolluk olmak
    karanlığa gömülmek
    karasal kumul
    karaya oturmak
    karış
    karnı büyümek
    karnını doldurmak
    kasınmak
    kaskatı kesilmek
    kaskatı olmak
    katır kuyruğu gibi kalmak
    kavrulmak
    kavuşum
    kaymağı seven mandayı yanında taşır
    kazık dikmek
    keleme olmak
    kenar
    kenar mahalle
    kendi içine çekilmek
    kendini bırakmak
    kendini dinlemek
    kervan
    kesilmek
    kıl (kadar) kalmak
    kılını (bile) kıpırdatmamak (veya oynatmamak)
    kıskıvrak yakalamak (veya bağlamak)
    klasikleşmek
    kokozlanmak
    kokusu sinmek
    kolu kanadı kırılmak
    komprador
    konaklamak
    konmak
    kontrpiyede kalmak
    konuğu olmak
    konuk
    konuk gelmek
    konum
    Kopup gelmek
    korumak
    köhnemek
    kömürcü çırağına dönmek
    kötürüm olmak (veya kalmak)
    kucağında bulmak
    kursağında kalmak
    kuru başına kalmak
    kuru hasır (veya kilim) üstünde kalmak
    kuru tahtada kalmak
    kuşak bağlama
    kutup
    lafı ağzında kalmak
    lak
    lakırtısı ağzında kalmak
    limanlamak
    mahrum olmak
    mail olmak
    masraftan çıkmak
    matematiksel
    maziye karışmak
    Melamilik
    menzilci
    merasimsiz
    miras yemek
    mirasa konmak
    muallakta olmak (veya kalmak)
    münezzeh
    müstebat
    müşkülat çekmek
    nal toplamak
    namerde muhtaç olmak
    nefesi durmak
    nefesi kesilmek (veya daralmak veya tutulmak)
    nereden nereye
    nevmit olmak
    nurlanmak
    ofsayta düşmek
    ofsaytta kalmak
    ORADA
    ORADAN
    ormansızlaşmak
    orta katı kiraya vermek
    ortada kalmak
    oruç
    oturakalmak
    oturmak
    ölü nokta
    önü sıra
    öte
    pagoda
    paradan çıkmak
    paslanmak
    pata gelmek
    pata olmak
    payidar kalmak (veya olmak)
    pineklemek
    Plüton
    post elden gitmek
    postu sermek
    ramak
    sabahlamak
    sadakat göstermek
    sadık kalmak
    sakalı bitmek
    sakınmak
    saldırıya uğramak
    sallanmak
    sapa
    saplanıp kalmak
    saplanmak
    sarsılmak
    selamet
    seyahat etmek
    sıkışmak
    sınıfta çakmak
    sipsivri kalmak
    sitoplazma
    siyam kedisi
    solda sıfır kalmak
    sonra
    sora sora bağdat (veya kabe) bulunur
    soy ağacı
    su basmak
    sudan
    sudan bahane
    sudan cevap
    sudan sebep
    süphanallah
    sürerlik fiili
    sürüncemede kalmak
    sütüne kalmak
    şap gibi yanmak
    şecereli
    şöyle dursun
    şu
    şu günlerde (veya sırada)
    taaccüp etmek
    tabanları yağlamak
    takılı kalmak
    takılmak
    tapi kalmak
    tarihe karışmak
    taşı ölçeyim
    tavan başına çökmek (veya yıkılmak)
    tavır almak (veya takınmak veya koymak)
    tavşanın suyunun suyu
    tehditsiz
    tek durmak
    tekvando
    teleferik
    telemetri
    telesimek
    tenha kalmak
    tenhalaşmak
    tenzih
    tepki çekmek
    tevarüs etmek
    tevriye
    tezkere bırakmak
    tıknefes olmak
    tırıllamak
    tıs kesilmek
    tiksinmek
    top atmak
    toprağı çekmiş
    topu atmak
    torpillemek
    tutmak
    tutunmak
    uğramak
    uğraşmak
    ulaçlı birleşik zaman
    uymak
    uyruğuna girmek
    uyumak
    uyuşmak
    uz
    uzak düşmek
    uzak göçüşme
    uzak görüşlü
    uzak metatez
    uzakça
    uzaklık
    uzaksamak
    uzaktan
    uzaktan akraba
    uzlaşmak
    ümmetçilik
    üstüme (veya üstümüze veya üstünüze) sağlık (veya iyilik sağlık veya şifalar)
    vurgun yemek
    yabancıl
    yabancıllık
    yad eller
    yadigar olmak
    yadsımak
    yakın
    yalın üslup
    yalınlık
    yamanmak
    yanına kar kalmak
    yanmak
    yapışmak
    yatmak
    yaya kalmak
    yedi gömlek uzak
    yellenmek
    yenilmek
    yerini ısıtmak
    yeröte
    yıllamak
    yüzü görmemek
    yüzü yazılı kalmak
    yüzüne hasret kalmak
    yüzünü görmemek
    yüzünü unutmak
    zehirlenmek
    zihni takılmak
    züğürtlemek


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,078125