yol görünmek TÜRKÇE SÖZLÜK - YOL GÖRÜNMEK - yol görünmek
Ana sayfa


yol görünmek
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • gitmek gerekmek.




    İlgili Kelimeler

    acındırmak
    açık yol
    açılmak
    açısal yol
    adap
    adap erkan
    adım
    adını ...-ye çıkarmak
    adını kirletmek (veya lekelemek)
    adileştirmek
    adrenalin
    ağ mantarlar
    ağbenek
    ağırlaştırmak
    ağız burun birbirine karışmak
    ağlatıcı
    ağlatmak
    ağrıtmak
    ahlat
    akıl
    akıl hocası
    akıl öğretmek
    akıtmak
    akis uyandırmak
    aksatılmak
    aksetmek
    alacalanmak
    alelusul
    alıp satmaz görünmek
    alıştırmak
    allameicihan olmak
    allamelik taslamak
    almak
    alnına kara sürmek
    altmışaltıya bağlamak
    altyapı
    aman zaman
    amipli
    ana cadde
    ana yol
    anahtar
    aptallığa vurmak
    ara sokak
    ARAZÖZ
    arsızlaştırmak
    arter
    aşındırmak
    avukat
    ayağını (veya ayaklarını) sürümek
    ayaklandırmak
    aykırı
    ayrıç
    azarlatmak
    azdırılmak
    azıştırmak
    baca
    bağırtmak
    bağışık serum
    bağnazlaştırmak
    bağrıştırmak
    bakteri
    baktırmak
    baltacı
    baltalama
    baltalamak
    banket
    bar bar
    barut fıçısı gibi
    bastırak
    baş sallamak
    baş yemek
    başına iş açmak
    başına iş çıkarmak
    başını yemek
    başlamak
    başlatmak
    batırmak
    baygıntı
    bayıltmak
    bayılttırmak
    bayırlaşmak
    bayraktarlık etmek
    bedirlenmek
    bela
    benzemek
    beşparmak otu
    beyazlaştırmak
    bezdirilmek
    bıktırmak
    bıraktırmak
    bilgiç
    bilgiçlik satmak (veya taslamak)
    bilmezlenmek
    bilmezlikten gelmek
    bir arpa boyu (gitmek veya yol almak)
    bisiklet yolu
    bitüm
    bocalatmak
    bodrum
    bodur pas
    borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır
    borçlandırılmak
    borçlandırmak
    boş başak dik durur
    boşandırmak
    boy göstermek
    böğürtlen
    bölmek
    bölünmüş yol
    bronzlaştırmak
    budalalaştırmak
    buğday sürmesi
    buğulandırmak
    bulandırmak
    bulaştırmak
    buldozer
    buluş
    bulut
    bunaltılmak
    bunaltmak
    buzkıran
    büyütken
    büzüştürmek
    büzüştürülmek
    cadde
    cadısüpürgesi
    caize
    cama çıkmak
    can olmak
    can vermek
    canlandırmak
    cazırdatmak
    ceremesini çekmek
    cırlatmak
    cızırdatmak
    coşturmak
    çağ açmak
    çağdaşlaştırmak
    çağrıştırmak
    çakıl yol
    çakıldak
    çalkalamak
    çalkantı
    çalmadan oynamak
    çalmak
    çanak tutmak (veya açmak)
    çaprazlaştırmak
    çare
    çaresiz
    çark çevirmek
    çarptırmak
    çatal
    çatallaştırmak
    çatlatmak
    çavmak
    çekişmeli
    çekişmesiz
    çekmek
    çektiri
    çeldirmek
    çeşme
    çevre yolu
    çevrim
    çıbanın başını koparmak
    çığır
    çığır açmak
    çığralık
    çıkarmak
    çıkmak
    çıkmaz
    çıtırdatmak
    çiçeklendirmek
    çim
    çirkefe taş atmak (veya çirkefi üzerine sıçratmak)
    çocuklaştırmak
    Çökertmek
    çöktürmek
    çukurunu kazmak
    çürükçül
    dadacılık
    dadandırmak
    dalaştırmak
    dalıp çıkmak
    dallandırılmak
    dallandırmak
    dam yandı, içindeki sıçan da (birlikte) yandı
    danışmak
    davet etmek
    DEFİ
    değdirmek
    değişinimcilik
    delalet etmek
    demir yolu
    deniz feneri
    deniz yolu
    denizaltı
    derdini deşmek (veya depreştirmek)
    dere
    derman
    destur
    deve dikeni
    devindirmek
    dırıltı çıkarmak (veya etmek)
    dış hatlar
    dikiz aynası
    diri kalmak
    diyetetik
    dizanteri
    doğmak
    doğrultu
    doğurmak
    dokunca
    dolaşık
    dondurucu
    dozer
    döl yolu
    döner kavşak
    drezin
    duble yol
    durdurtmak
    duyar
    dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir
    düşmanlaştırmak
    düşün düşün, boktur işin
    düşündürmek
    düşündürmelik
    düşündürücü
    düşürmek
    düzayak
    düzen
    eğimölçer
    eğlendirmek
    ekmek
    ekspres yol
    ekşitmek
    el almak
    el vermek
    elektriklendirmek
    enfeksiyon
    erdirmek
    ergitmek
    eritmek
    erkan
    esritmek
    eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez
    eşkıya
    etiket
    ettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek
    ettirgen
    ettirmek
    evet efendimci
    ezgi
    fazlalaştırmak
    felaket
    fener
    ferman dinlememek
    fındık faresi
    fındık kurdu
    fikir vermek
    filoksera
    fitil
    formunu korumak
    formül
    formül bulmak
    foşurdatmak
    fren mesafesi
    frenci
    frengi
    geciktirilmek
    geçek
    geçit
    geçmek
    geçmişi olmak
    geliştirmek
    gelmek
    gençleşmek
    genelge
    geri hizmet
    geriletmek
    gezinti
    gezinti yeri
    gıcık vermek
    gıcırdatmak
    gidertmek
    girişlik
    gitmek
    gizil güç
    gönül yakmak
    görücüye çıkmak
    görünme
    göstermek
    götürmek
    göz kamaştırıcı
    göz önünde tutmak (veya bulundurmak)
    göze batmak
    gözü (veya gözleri) okşamak
    gözükmek
    gözünde büyümek
    greyder
    gruplaştırmak
    gururlandırmak
    gücendirmek
    güç
    güdümcülük
    güldürtmek
    güldürücü
    gülmek
    gülümsetmek
    gümbürdetmek
    günah
    günaha sokmak
    Güneş açmak
    gürültüye vermek
    güvenlik şeridi
    güzergah
    hafifleştirmek
    hafifletmek
    hak yolu
    hamla
    han
    hapsettirmek
    hararetlendirmek
    harcatmak
    hareketlendirmek
    harelenmek
    hasar
    hasta etmek
    hat
    hatırına getirmek
    hattıhareket
    hava yolu
    havai hat
    haykırmak
    haykırtmak
    hazırlamak
    hıyaban
    hidayet
    hidrosefali
    hipoglisemi
    hislendirmek
    hortumlatmak
    hoşlandırmak
    huylandırmak
    hülasa
    hüzünlü
    ıkındırmak
    ısı
    ışık
    ışık hızı
    ışık yılı
    ışıl küf
    icat çıkarmak
    iç hatlar
    içirmek
    içlendirmek
    iğrendirmek
    ihtiyarlamak
    ikiletmek
    ikili oynamak
    iktidarsızlaştırmak
    ilerlemek
    ilerletmek
    imam osurursa cemaat sıçar
    imrendirmek
    incitmek
    infial uyandırmak
    inişli çıkışlı
    inletmek
    insanda akıl bırakmamak (veya koymamak)
    iplik iplik
    irileştirmek
    irtifak hakkı
    istek uyandırmak
    istifçilik
    iş çıkarmak
    işetmek
    işi ...-e vurmak
    işkillendirmek
    işlem
    işlev
    iti öldürene sürütürler
    itiştirmek
    iyi gün dostu olmak
    izlem
    kaba kuvvet
    kabartmak
    kabuk böcekleri
    kabuksuz yumurtlatmak
    kaçındırmak
    kadınlaştırmak
    kadırga
    kadidi çıkmak
    kadifeleştirmek
    kalkındırmak
    kalkmak
    kalleş
    kalp krizi
    kalyon
    kan dökmek
    kanal
    kanatmak
    kanına ekmek doğramak
    kanser
    kanser bilimi
    kapı
    kaptırmak
    kara kaplı kitap
    kara yolu
    karabacak
    karaballık
    karabaş
    karataban
    kargaşa
    kargaşa çıkarmak
    karşı
    kaşındırmak
    katalizör
    katetmek
    katıltmak
    kavis çizmek
    kavlatmak
    kavşak
    kaydırılmak
    kaydırmak
    kaynaştırma
    kazalı
    kazmak
    keçeleştirmek
    keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar
    kederlendirmek
    kellik
    kendini beğendirmek
    kepenek altında er yatar
    kere
    kes parmağını çık pazara, merhem buyuran çok olur
    kese
    kestirme
    kestirmek
    keyfî
    kılavuz
    kılavuz gemisi
    kılavuz kaptan
    kılavuzluk etmek
    kımıl
    KIRAY
    kırgın
    kırıtmak
    kıskandırmak
    kıvrılmak
    kıyametler koparmak
    kızak
    kızılyaprak
    kilometre yapmak
    kocabaş
    kocaltmak
    koh basili
    koltuk meyhanesi
    kompresör
    konak
    konaklık
    konkasör
    konuşmak
    konuşturmak
    koparmak
    kordon boyu
    korkutmak
    korse
    kortizon
    koşu yolu
    kömürleşme
    körleştirmek
    kösemen
    kösemenlik
    kösemenlik etmek
    köşe bucak kaçmak (veya saklanmak)
    köşe tutmak
    kötücül yazılım
    kötüleştirmek
    kudurtmak
    kusturmak
    kuş otu
    kuşkulandırmak
    kuşpalazı
    kuyruğuna basmak
    kuzugöbeği
    küflendirmek
    küstürmek
    lağım
    laka
    leke getirmek
    makadam
    makas değiştirmek
    makasçı
    manevra
    mantar bilimi
    mantar hastalığı
    mantar özü
    mantar tabakası
    maraton
    maraza çıkarmak
    maşa varken elini yakmak
    mavihastalık
    maviküf
    mayın
    menzil
    meraklandırmak
    merasim
    meşru müdafaa
    meydana çıkmak
    meydani
    mide fesadı
    mikrop
    mil yapmak
    minval
    miyasma
    muamele
    mucur
    muhakeme
    musahip
    musahiplik
    mutlandırmak
    mutlulandırmak
    müdara etmek
    mühendis
    müsaade etmek (veya buyurmak)
    müsebbip
    nabzı atmak
    naçar kalmak
    nağme yapmak
    naldöken
    narkoz
    nazlanmak
    neden bilimi
    neden olmak
    neftîleştirmek
    numara yapmak
    okumuş olmak
    okunmak
    olağanüstü
    olay yaratmak
    olgu
    olmak
    oluk
    oluklu
    OLURU
    ornatma
    orsa boca
    otoyol
    oyalandırmak
    oyalayıcı
    oynatmak
    öfkelendirmek
    öğrenci
    öğürtmek
    öğüt vermek
    öksürtücü
    öldürmek
    öldürücü
    öngörü
    önlem
    östaki borusu
    övünce
    özletmek
    pahalıya oturmak (veya mal olmak)
    palet
    parke taşı
    parkur
    paslandırmak
    paspartu
    Pastörizasyon
    patika
    patlamak
    patlatmak
    pekleştirmek
    pembekurt
    peron
    peronospora
    pıtırdatmak
    pıtırtı etmek
    pisipisi otu
    piyasa
    protein yetersizliği
    racon
    ray
    reçete
    refakatçi
    rehber
    rehberlik etmek
    reklam
    renk vermemek
    REVİŞ
    rezalet çıkarmak
    roket
    rota
    rutubetlendirmek
    saç sakal birbirine karışmak
    sağ şerit
    sahneye çıkmak
    saka
    SAKINTI
    sapa
    saptırıcı
    sarartmak
    sarhoş etmek
    savaş sebebi
    savul! (veya savulun!)
    sebebiyet
    sebebiyet vermek
    sebep
    sebep olan sebepsiz kalsın
    sebep olmak
    seçenek
    seğirdim yolu
    seremoni
    ses yolu
    sevindirici
    sevindirmek
    seyretmek
    sezdirmek
    sıcaklık seviyesi
    sıkıntı
    sırat
    sırtarmak
    sızdırmak
    silikon
    silindir
    sinirlendirici
    sistem
    soğukluk
    soğutmak
    sokak
    sol şerit
    sonuçlamak
    sorguçlanmak
    sökün
    sövdürmek
    söyletmek
    söz getirmek
    söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir
    stabilize
    stabilize yol
    sterilize
    suret
    sureti haktan görünmek
    susatmak
    süluk
    Sünnilik
    sürme
    sürüden ayrılmak
    sürüklendirmek
    süzmek
    şahtere
    şamandıra
    şarampol
    şekil
    şerit değiştirmek
    şımartmak
    şirketler birliği
    şose
    taban tepmek (veya patlatmak)
    tabulaşmak
    tahsisli yol
    takırdatmak
    takiye yapmak
    taktik
    taktik vermek
    tali yol
    talimat vermek
    tarak işi
    taraklı
    tarama
    tarik
    tarz
    tasarım
    taşırmak
    tatarcık
    tavsiye
    tebarüz etmek
    tecahül etmek
    tecelli etmek
    tehlike
    tehlike atlatmak
    tehlikeye atılmak
    tek tanrıcılık
    tek yön
    teknik
    tel kurdu
    temyiz
    teneşir paklamak
    tepindirmek
    tepke
    tercihli yol
    tereddütlü
    tereddütsüz
    terletici
    teşne olmak
    tetanos
    tezgah
    tıkamak
    tınlatmak
    tiksindirmek
    titretmek
    toprağa bakmak
    trafik terörü
    tramvay
    tramvay hattı
    trotinet
    tutum
    tünel
    tüp geçit
    türbülansa girmek
    tüylendirmek
    uçkurutan
    uçmak
    uçurtmak
    uğrak
    uğraştırmak
    uğur
    umutlandırmak
    unutturmak
    usandırmak
    usul
    utanç vermek
    Utandırıcı
    utandırmak
    uyandırmak
    uyuz böceği
    uyuz böcekleri
    uzun yol sürücülüğü
    uzun yol sürücüsü
    uzun yol şoförü
    ürkütücü
    Ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir
    üşütücü
    üzüntü vermek
    vadi
    vakitsiz öten horozun başını keserler
    vardırmak
    varyant
    vazıh olmak
    verem
    vermek
    vız gelmek
    vitamin
    viyadük
    vurdurmak
    vurmak
    yadırgatmak
    yakışıksız kaçmak
    yakmak
    yaltaklanmak
    yan yol
    yanağına kan gelmek
    yangın
    yanıltmaç
    yanıltmak
    yapı
    yapmak
    yaratmak
    yaşartıcı
    yavaşlatmak
    yaya yolu
    yayalık
    yelken gemisi
    yelyutan
    yer vermek
    yıkıcı
    yıkım
    yıkım olmak
    yıkmak
    yıldırımları üstüne çekmek
    yoksulluk sınırı
    yol açmak
    yol bel
    yol işareti
    yol kardeşi
    yol şaşmak
    yol uğrağı
    yol vurmak
    yol yapmak
    yola (veya yollara) düşmek
    yola dizilmek
    yoldan çıkmak
    yoldaş
    yolluk
    yortmak
    yorucu
    yön
    yönelme durumu
    yönerge
    yöntem
    yöntem bilgisi
    yörünge
    yürümek
    yüze gülmek
    yüzü seçilmemek
    yüzüne gülmek
    zangırdatmak
    zarar
    zararı olmamak
    zayıflatmak
    zecrî tedbir
    zehretmek
    zeytin kurdu
    zonklatmak
    zorbaca
    zuhur etmek
    zülfüyare dokunmak
    züppe


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,3652344