sıkı TÜRKÇE SÖZLÜK - SıKı - sıkı
Ana sayfa


sıkı
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • Dar:
    "Sıkı bir kemer."- .

    İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan:
    "Sıkı bir denk."- .

    Zorlu, güçlü ve etkili:
    "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.

    Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan:
    "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

    İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.

    Yoğun:
    "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.

    Cimri.

    zarf Sıkıca, iyice:
    "Sıkı giyinmek."- .

    isim Disiplin.

    isim Zorlayıcı durum:
    "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- .

    isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü:
    "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz.

    Güçlü ve çabuk, hızlı:
    "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

    "sıkı" nasıl hecelerine ayrılır
    sı-kı



    İlgili Kelimeler

    acısını almak
    açılmak
    açmak
    ağır
    ağırlaşmak
    ağırlık
    ağırlık olmak
    ak
    ana kuzusu
    atmak
    ayağının bağını çözmek
    azaplı
    azapsız
    basmak
    baş belası
    başağrısı
    başağrısı olmak
    başı belaya girmek (veya uğramak)
    başı dara düşmek
    başı derde girmek
    başı dönmek
    başına bela olmak (veya kesilmek)
    başını derde sokmak
    bir bu eksikti
    biti kanlanmak
    boğucu
    boğuntu
    boğunuk
    bun
    bunaltı
    bungun
    bungunlaşmak
    bungunlaştırmak
    bungunluk
    bunlu
    bunsuz
    burnunu sürtmek (veya burnu sürtülmek)
    canı tatlı
    canını almak
    cefalı
    cibre
    çatlamak
    çenesini bıçak açmamak
    çile çıkarmak (veya doldurmak)
    çileli
    çöpsüz üzüm
    dar
    dar gelmek
    daralmak
    daraşlık
    derdine deva bulmak
    dikensiz
    dimdik
    dimi
    disiplin
    dişiyle tırnağıyla
    dizel
    dumanlı
    duromer plastik
    düğümlenmek
    dünya varmış
    düzence
    efendi gibi yaşamak
    efkar dağıtmak
    efkarı dağılmak
    et tırnak olmak
    eziyet
    fariğ
    ferahlamak
    fiber
    gaile
    gaile açmak
    gaileli
    gamlı
    geniş bir nefes almak
    gevşek
    gezelemek
    gönül bulantısı
    gün görmemek
    günlük güneşlik görünmek
    hafakan
    hafakanlar basmak (veya boğmak)
    hafif
    havalı
    hummalı
    ıkına tıkına
    içi daralmak
    içi ezilmek
    içi kapanmak
    içi kararmak
    içine atmak
    içine baygınlıklar çökmek
    içine daralma gelmek
    içini boşaltmak
    içini sıkmak
    içinin ateşi küllenmek
    İçtikleri su ayrı gitmemek
    iki arada bir derede (kalmak)
    inkıbaz
    inzibat
    inzibati
    inzibatsız
    kafası dönmek
    kalp ağrısı
    kambur
    kambur üstüne kambur (veya kambur kambur üstüne)
    kanını içine akıtmak
    kapağı atmak
    kapkara
    kara gün dostu
    karabasan
    karabulut
    kasvet
    kasvet vermek
    kasvetsiz
    kavi
    kavzamak
    kemer (veya kemerini) sıkmak
    kendini harap etmek
    kendini sokağa (veya dışarı) atmak
    kenetlemek
    kenetlenmek
    keyif sürmek
    kıble
    kısmak
    kilitlemek
    kolay
    kolaylıkla
    koyuntu
    kul sıkışmayınca (veya daralmayınca veya bunalmayınca) hızır yetişmez
    kurşun gibi
    külfet
    külfete katlanmak
    külfetli
    külfetsiz
    mağmum
    meret
    mihnet
    mihnet çekmek
    mihnetli
    mihnetsiz
    muacciz
    mukassi
    müzayaka
    of
    oflaya puflaya
    olağanüstü hal
    ömür törpüsü
    örfi idare
    paralanmak
    pekişmek
    prese
    rahat
    rahat etmek
    RONDELA
    ruhu karartmak
    safra
    safra atmak
    SAKINTI
    sakil
    sakinleşmek
    sancı
    sancılı
    sancısız
    sansür
    sansürcü
    sansürcülük
    sansürden geçirmek
    sansürlemek
    Sarıp sarmalamak
    sarmalamak
    savmak
    sendrom
    serbest
    serbestlemek
    sıkı denetimci
    sıkıca
    sıkıcılık
    sıkılama
    sıkılamak
    sıkılanma
    sıkılanmak
    sıkılaştırma
    sıkılaştırmak
    sıkılganlık
    sıkılık
    sıkılış
    sıkılma
    sıkılmak
    sıkılmaz
    sıkılmazlık
    sıkınma
    sıkıntılı
    sıkıntısız
    sıkıntısızlık
    sıkışabilme
    sıkışabilmek
    sıkışık
    sıkışıklık
    sıkışma
    sıkışmak
    sıkıştırabilme
    sıkıştırabilmek
    sıkıştırıcı
    sıkıştırılma
    sıkıştırılmak
    sıkıştırış
    sıkıştırma
    sıkkın
    sıklet
    sıkma
    sıkmak
    sıkmalık
    sırat köprüsünden geçmek
    sorun
    taciz etmek
    tazip
    tazip etmek
    tazyik
    tazyik etmek
    tehlikeye düşürmek
    telaş etmek
    telaşlanmak
    ter boşanmak
    terletici
    terletmek
    tıkış tıkış
    tutuk
    tünelin sonunda ışık görünmek
    utangaçlık
    utanmak
    üzerinden atmak
    yakınlık kurmak
    yanık
    yapışmak
    yormak
    yüreği boğazına tıkanmak
    yüreği daralmak
    yürek darlığı
    yüz kızartmak
    yüzü gözü açılmak
    zahmet vermek
    zahmetli
    zahmetsiz
    zapturapt
    zaruret
    zıkkım
    zor
    zorluk
    zülfüyare dokunmak


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,1328125